Ben Ölüme Giderken

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Elif tarafından 28 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

    28 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.644
    Beğenildi:
    5.180
    Ödül Puanları:
    438

    As I Lay Dying adlı romanda yazar birey ve aile arasındaki ilişkinin sorunlarla dolu bir ilişki olduğunu vurgularken bu sorunlara çözüm bulma gibi bir girişimde bulunmaz. Romanda, geleneksel aile kurumunda bulunan ortak hedeflere yönelme, anlayış ve iyi niyet gibi kavramların yerini bireyler arasında iç çekişmelerin yaşandığı parçalanmış bir aile imajı alır. Böylesine olumsuz bir aile yapısı içinde yer alan bireyin kendi özgürlük kimliğini gerçekleştirmesi oldukça zordur.
    Romanda Bundren ailesinin grotesque yolculuğu trajik bir mizahla anlatılır. Anse, eşi Addie'ye ölümünden sonra onu Jefferson'a defnetme sözü vermiştir. Addie'nin ölümü üzerine Bundren ailesi -Anse, Darl, Jewel, Dewey Dell and Vardaman -bu sözü yerine getirmek üzere Jefferson'a doğru yola koyulur. Romanın ana olay örgüsünü teşkil eden yolculuk süreci gerek bireysel gerekse ailenin tümü açısından tam bir hüsrandır. Maceralarla dolu yolculuk sırasında ailenin her üyesi kendi davranışlarıyla hakettiği kötü bir veya birkaç olay yaşar. Uzun ve maceralı bir yolculuğun sonunda Bundren ailesi Jefferson'a varır ve orada cenazeyi defneder.
    Romanda tasvir edilen anne karakteri geleneksel çizgiden oldukça uzaktır. Addie, çocuklarıyla ilgilenmek, onların ihtiyaçlarını karşılamak gibi anneliğin gerektirdiği temel davranışlardan yoksun, bencil bir kadındır. Başkalarına istediği şeyleri yaptırmayı, onların kendi üstün kişiliğini kabul etmesini bekler. Bu bencil dürtü bazen onun çocuklarına ve öğrencilerine karşı şiddete başvurmasına da neden olur. Aile reisi konumunda bulunan Anse elinden hiçbir iş gelmeyen tembel bir insandır. Bir eylem adamı olmaktan çok hayatını klişe sözlerle hiç bir şey yapmadan geçiren bir kişidir. Çevresinde meydana gelen olayları gerçekçi bir biçimde değerlendirme yeteneğinden yoksun bir kişi olan Anse, ne iyi bir aile reisi olabilmiş ne de ailenin diğer üyelerini doğru olarak anlayabilmiş bir insandır. Karısı Addie gibi o da bencil bir insandır; salt kendisini düşünen birisi olduğunu en açık şekilde gösteren olay eşi henüz gömülmeden kendisine yeni bir eş bulmasıdır.
    Ailedeki çocuklar arasında derin anlaşmazlık ve çekişmeler yaşanır. Jewel dışa dönük ve hareketli bir gençtir. Annesini en çok seven ve onun tarafından en çok sevilen odur. Bundren ailesi fertleri arasında, yalnızlık ve yabancılaşma duygusunu en yoğun yaşayan kişi Darl'dır. Darl, Addie'nin kendisini sevmediğini ve ona ilgi göstermediğini çok iyi bilir. Bu nedenle o da annesini ve onun gözdesi olan Jewel'i pek sevmez. Darl sadece kimlik bunalımı yaşayan bir kişi değil, aynı zamanda dünyadaki varlığından da tam olarak emin olmayan bir kişidir. Ailenin en ince ve derin düşünebilen üyesi olan Darl'ın gizemli bir gücü vardır. Zaman zaman kendini aşarak başka birinin kişiliğine uzanır; o kişinin ne düşündüğünü ve hissettiğini anlamak gibi bir yeteneği vardır. Ancak romanın sonunda Darl bu üstün yeteneği nedeniyle ailenin diğer fertlerinin isteğiyle akıl hastanesine gönderilir.
    Tıpkı Darl gibi Dewey Dell de kendisini bir hiç olarak görür, çünkü o da yoğun bir yalnızlık duygusu yaşar. Uğradığı tecavüz sonucu hamile kalan Dewey Dell en yakın kasabadaki bir eczaneden hap alarak düşük yapmak istemektedir. Ancak, ne tuhaftır ki, bu hapları ararken bir eczacı tarafından ikinci kez tecavüze uğrar. Ailenin en küçük ferdi, Vardaman, hayal dünyasında yaşayan, aklı dengesi yerinde olmayan, yarım-akıllı bir çocuktur. Vardaman'ın yaşantısına yön veren algıları gerçek dünyadan öylesine kopuktur ki, çoğu zaman söylediği şeyler anlamsız kelime gruplarından başka bir şey değildir. Zaman zaman "Annem bir balıktır", "Jewel'in annesi bir attır" gibi mantıksız sözler sarfettiği duyulur. Cash aile fertleri içinde yapım işlerinde en usta olanıdır. Addie'nin tabutunu yapan Cash, yolculuk boyunca ailenin karşılaştığı fiziksel engel ve sorunları aşmada Jewel ile birlikte en büyük katkıyı sağlayan kişidir.
    Romanda birçok "grotesque" sahne yer alır: Ailece nehri geçerlerken Cash'in bacağı kırılır. Daha sonra bacağına çimento ile sargı yapılır ve bu da bacağının enfeksiyon kapmasına neden olur. Yolculuk uzadıkça, etrafa kötü kokular yayan cesedin çevresinde sinekler toplanmaya ve uçuşmaya başlar. Bu duruma daha fazla dayanamayan Darl ahırı ateşe vererek kokmakta olan cesetten bir an önce kurtulmaya çalışır. Annesinin ölümünü tam olarak kabul etmeyen Vardaman matkapla tabutta delikler açarak annesinin hava almasını sağlamak ister. Bunu yaparken de farkında olmadan annesinin yüzünde delikler açılmasına neden olur.