Bencil

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Elif tarafından 28 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

    28 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.595
    Beğenildi:
    5.125
    Ödül Puanları:
    438

    Kitap, Güney Afrika’nın sömürge haline getirilme dönemindeki göçmen halkının yaşamış olduğu maceracı ruhu yansıtmaktadır. Kitapta öne çıkan karakterler Sean, kardeşi Gary, baba Waite Courtney, anne Ada, kız arkadaşı Anna (daha sonra Gary’nin eşi olacak) uşak Mbejane (Zulu kabile reisinin oğlu), Dufford Charlleywood (Duff), Haradsky (maden şirketi sahibi), Candy Rautenbuch (otel ve restoran işletmecisi), Katrina Paulas (Sean’ın eşi) ve Jan Paulas’tır (Hollanda göçmeni fil avcısı).

    Eser üç bölümden oluşmaktadır: Birincisi Natal, ikincisi Witwatersland, üçüncüsü ise: Issız topraklar, adı altındadır.

    Kitabın birinci bölümünde Sean’ın Port Natal’daki çiftlik evi, ailesi, çocukluk ve gençlik evresini anlatılmaktadır. Sean, çocukluk devresinde kardeşi Gary tarafından bir av kazası neticesinde sakat bırakılmıştır. Sean, buna sığınarak ve Gary’nin vicdan azabından yararlanarak onu kullanmış ve bunun neticesinde bencil, tembel ve kıskanç bir yapıya bürünmüştür. Bu sırada yerli halkın elinden topraklarının ve hayvanlarının alınması üzerine bir savaş çıkmış, Sean babasını kaybetmiş ve Zuluların eline düşmüştür. Burada bir süre esir kalan gençten ailesi ümit kesmiş ve kendisinin savaşta öldüğünü düşünmeye başlamıştır. Esaretten uşağının yardımı ile kurtulan Sean sonunda geri dönmüş, fakat sevdiği Anna‘nın Gary’le evlendiğini öğrenince çiftlikten uzaklaşmıştır.

    İkincisi bölümde ise Candy’nin yolu Witwatersland’a (maden kasabası) düşer, burada Duff’la tanışır. Beraber altın işine girişerek şanslarının yaver gitmesi neticesinde zengin olurlar. Fakat daha sonra almış oldukları maden topraklarının sanayileşmiş büyük şirketler tarafından ele geçirilmeye çalışılması tehlikesine karşı topraklarını korumak zorunda kalırlar. İyi dostlukları, uşaklarının bağlılığı ve çok zengin olmaları neticesinde bu durumdan kurtulurlar; fakat bir süre sonra Haradsky’le şirketlerini birleştirmeleri sonunda iflas ederler.

    Kitabın üçüncü bölümünde ise çiftin Güney Afrika’nın iç kesimlerindeki ormanlarda yeniden zengin olma umudu ile fildişi avcılığı yapmaları, burada Duff’ın bir köpek tarafında ısılarak kuduz olması ve tecrit edilerek (ormanda zincirlenerek) kuduzdan ölmesi anlatılmaktadır. Daha sonra Sean, arkadaşı Duff’ın payını gömdükten sonra bir Hollandalı aile ile tanışır ve bu ailenin kızları olan Katrina’ya aşık olur. Fakat bu sırada ortaya çıkan bir sel felaketi, Katrina’yı tehlikeye düşürür. Onu kaybetme korkusuna kapılan Sean, sevgisinin gücü ile genç kızı bu tehlikeden kurtarır ve sonunda evlenerek Witwaterland’a dönerler. Burada çocuk sahibi olurlar, fakat Sean’ın oradaki eski dostluklarına kızan Katrina’nın kıskançlığı neticesinde intihar etmesi ile hikaye son bulur.

    Kitaptan alınması gereken derslerin en başında, çalışmanın, azmin ve dostluk bağlarının ne çeşit tehlikeler karşısında dayanabildiği gelmektedir. Bunun yanında kıskançlığın ve bencil duyguların getirdiği felaketin altı çizilmektedir.