Benden çok kazanıyor!

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve NILBERA tarafından 20 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    20 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : NILBERA
  1. NILBERA

    NILBERA SeVGi KeLeBeĞi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    6.271
    Beğenildi:
    82
    Ödül Puanları:
    153
    Benden çok kazanıyor!


    Büyük bir aşkla başlayan ilişkiler, kadının eğitim durumunun daha iyi olması veya daha çok para kazanması nedeniyle çıkmaza girebiliyor. Bunların yanı sıra kadının ailesinin maddi durumunun iyi olması, mütevazı bir hayat yaşayan erkeği zaman zaman rahatsız edebiliyor ve eşler arasında "Babamın evinde arabam vardı" veya "Git o zaman o istediğin pahalı yüzüğü baban alsın" tarzında kavgalar yaşanabiliyor.

    İlişkinin koptuğu an

    Kıskançlık, çoğu zaman kişilerin birbirlerinin ayaklarına dolanmalarına neden olabiliyor. Özellikle ikili ilişkilerde kadın biraz sivrilmeye başladığında erkek paniğe kapılıyor. Kaybetme korkusu ve yetersizlik duygusu kişiyi karşı tarafı kırmaya itiyor. Teşvik etmeyi, sevinci paylaşmayı, yükü azaltmayı bir tarafa bırakın, karşısındakinin tökezlemesi için kişi neredeyse her şeyi yapıyor.

    Oysa kadın ve erkek önce sevgiyle bir araya geliyor. Huzur, mutluluk, saygı ve paylaşım temel beklentilerini oluşturuyor. Her şey başlangıçta iyi gidiyor. Sonra kadının veya erkeğin hayatında iş ya da ilgi alanı açısından farklılaşmalar yaşanıyor. Seyahatler, toplantılar geliyor gündeme. Özellikle kadının hayatındaki değişiklikler, erkeği çıkmaza sokuyor. "Karım çok para kazanırsa beni terk eder mi?", "Eli para görünce, sözüm geçmez mi olur?", "Ya gittiği seyahatte başka birine aşık olursa?" gibi endişeler erkeği bunalıma sürüklemeye başlıyor. Konu hakkında konuşulmadıkça kuruntular büyüyor. Erkek kıskanıyor, söyleyemiyor, karşı çıkamıyor ama, gerginlik artıyor, tartışma yaşanıyor. Kırıcı, kişiliğe zarar verici sözler söyleniyor ve saygı zedeleniyor. Sonunda sevgiyle beraber ilişki de bitiyor.

    Çözüm; iletişimden geçiyor

    Elbette her zaman olaylar böyle gelişmiyor. Durumu sindirmesini ve anlayışla karşılamasını bilen erkek, eşine her konuda destek oluyor ve başarısını paylaşıyor. Bu da ancak iletişim sayesinde gerçekleşebiliyor. Eğer eşler doğru frekansta buluşabiliyorsa, bir süre sonra kadın - erkek ayrımı da ortadan kalkıyor. Kadın işyerinde fazla mesaiye kaldığında, erkek rahatlıkla mutfağa girip yemeği hazırlayabiliyor veya erkeğin işi uzadığında kadın otomobili servise bakıma götürebiliyor. Maddi konularda da çözüme gitmek zor değil. Örneğin bir taraf su faturasını öderken, diğer taraf da elektrik faturasını üstlenebilir. Mutfak veya ev kirası gibi masraflar paylaşılabilir. Karşılıklı anlayış ve destek, ilişkinin sorunsuz bir şekilde yürümesini sağlıyor. İki taraftan biri, diğerini çekemiyor ve huzursuzluğa neden oluyorsa, ilişki sendelemeye başlıyor.

    Karşınızdaki insanı en iyi flört veya nişanlılık döneminde tanırsınız. Aranızdaki en ufak bir anlaşmazlık, ilerde daha büyük bir sorun haline gelebilir. Maalesef "evlenince her şey daha iyi olur" mantığı pek gerçekleşemiyor. Bu nedenle bir karara varmadan önce, bazen aşkı bir kenara bırakıp mantıkla hareket etmek gerekiyor.

    Üç soru - üç cevap

    1- Erkek arkadaşım lise, ben üniversite mezunuyum. Evlenmeyi düşünüyoruz. Aramızdaki bu eğitim farkı ilerde ilişkimizi etkiler mi?

    Bu soruyu sorduğunuza göre, korkarım bu konudaki şüpheleriniz, ilerde eşinizde çekindiğiniz davranışı tetikleyebilir. Eşler arası statü farkları ve sebep oldukları problemler, cemiyetlerdeki eşitlik / eşitsizlik, din ve politik sistemle de yakından orantılı. İnsanların arasında açıklık, eşitlik olan cemiyetlerde eşlerin meslekte ilerleme ve başarı konularında birbirlerine karşılıklı destek verildiği görülür. Eşinizin, mesleğiniz nedeniyle sahip olacağınız bağımsızlık, sosyal çevre ve hayatınızı kabul edip takdir edebilecek bir karekteri varsa, eminim problem olmayacaktır. İlerde aile içi yarışma dediğimiz bir durum olabilir. Erkek, karısının statüsünden rahatsızlık duyabilir. Ancak bunlar halledilmeyecek problemler olarak gorülmemeli. Sizin başarınız, ona iyi bir model olmanız, onu da motive edip başarıya ulaştırabilir. Eşinizin, başarınızda onun da payı olduğunu bilmesi önemli. Bu sizin de tutumunuzla yakından ilgili. Birbirini hayat arkadaşı seçmiş iki insanın birbirlerine destek olmaları gerekir.

    2- Kocamdan daha çok kazanıyorum. İş toplantılarım ve başarılarım onu rahatsız ediyor. Ne yapabilirim?

    Eşiniz kendini ifade edemiyor olabilir. Belki sadece "Seni seviyor ve kaybetmekten korkuyorum" demeye calışıyor olabilir mi? Çünkü kadın ve erkek beyinlerini farklı kullanıyor. Çoğunlukla erkekler beyinlerinin lojik ve mantıktan sorumlu sol tarafını, kadınlar ise iletişim ve geniş algılamadan sorumlu duygusal sağ tarafı kullanıyor. Sağ ve solu bağlayan kısım ise kadınlarda yüzde 40 daha gelişmiş. Yani beyinleri sağ ve sol arası iletişimi daha çabuk gerçekleştirebiliyor ve olayları daha iyi algılıyor.

    3- Eşim çocuğumuz doğduğundan beri çalışmamı istemiyor. Çok iyi kazanıyordum, işimi bırakmalı mıyım?

    Sevdiğimiz insanlar isteklerimizi kabul etmeyecek düşüncesiyle bazen bizi mutlu edecek yaşam tarzımızdan vazgeçeriz. Sürekli vazgeçmek, dilekleri yokmuş gibi yapmak bir şekilde kendini belli edecektir. Kocanızla birlikte alınması gereken kararların dışında (nerede yaşanacak, çocuk istiyor muyuz v.s.) çalışıp para kazanmak gibi en doğal hakkınız ile ilgili seçiminizde eşinizden yeşil ışık almanız şart mı? Bir bakın, yaptığınız her adımda 'izin' almaya mı alışmışsınız? Siz mutlu değilseniz evliliğiniz, ilişkiniz nasıl mutlu olabilir? Unutmayın, eşinizle zaman zaman aynı fikirde olmamanız çok normal. Onu korkulacak bir baba gibi görmeyin. Sizi anlamak isteyen, belki korkuları olan ve sizi 'korumaya' çalışan bir yaşam arkadaşı olarak görmeye çalışın. İsteklerinizi kabul ettirmek için uğraşın. Sizin gereksinmeleriniz önemli, onları yapın. Sizin için önemli isteklerden vazgeçerseniz, ilerde evliliğinizden de vazgeçmek zorunda olabilirsiniz.
     
  2. 20 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : NILBERA
  3. eny

    eny Guest

    3- Eşim çocuğumuz doğduğundan beri çalışmamı istemiyor. Çok iyi kazanıyordum, işimi bırakmalı mıyım?

    Sevdiğimiz insanlar isteklerimizi kabul etmeyecek düşüncesiyle bazen bizi mutlu edecek yaşam tarzımızdan vazgeçeriz. Sürekli vazgeçmek, dilekleri yokmuş gibi yapmak bir şekilde kendini belli edecektir. Kocanızla birlikte alınması gereken kararların dışında (nerede yaşanacak, çocuk istiyor muyuz v.s.) çalışıp para kazanmak gibi en doğal hakkınız ile ilgili seçiminizde eşinizden yeşil ışık almanız şart mı? Bir bakın, yaptığınız her adımda 'izin' almaya mı alışmışsınız? Siz mutlu değilseniz evliliğiniz, ilişkiniz nasıl mutlu olabilir? Unutmayın, eşinizle zaman zaman aynı fikirde olmamanız çok normal. Onu korkulacak bir baba gibi görmeyin. Sizi anlamak isteyen, belki korkuları olan ve sizi 'korumaya' çalışan bir yaşam arkadaşı olarak görmeye çalışın. İsteklerinizi kabul ettirmek için uğraşın. Sizin gereksinmeleriniz önemli, onları yapın. Sizin için önemli isteklerden vazgeçerseniz, ilerde evliliğinizden de vazgeçmek zorunda olabilirsiniz

    Valla ben de işten ayrıldım ama para kazanmaya alışan kadın için erkeğin eline bakmak çok zor , bu konumda olan varsa 2 kere düşünsün derim..
     
  4. 20 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : NILBERA
  5. 1_sen

    1_sen Guest

    valla bende yillarca calisip hem aileme hem kendime baktim..oldukca iyi maasim vardi..2.5 yildir calismiyorum..esimden birsey istemek gercekten zor oluyor..