benim aşkım uymaz öyle her saza

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve xsxulem tarafından 26 Aralık 2006 başlatılmıştır.

    26 Aralık 2006
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    Belki de mahşeri kalabalığa okunan bu şiirin hangi hislerle
    yazıldığını
    tahmin bile edemezsiniz? Bilinen gerçekleri arda, arda sıralamak
    sizleri
    aydınlatabilir. Dilenirse şairimiz hakkında kısaca bilgi vererek
    konuya
    girmek istiyorum.
    Şöyle ki; şiirimizin yazarı Sezai Karakoç ilk, ortaokulu ve liseyi
    Diyarbakır, Gaziantep, K.Maraş'ta tamamladıktan sonra Ankara
    Üniversitesi
    Siyasal bilimler fakültesini kazanır. Ve gider, gider ama başına
    geleceklerden veya başına getireceği olaylardan habersizdir.
    Neden sonra başlar okula dersler devam ederken şairimim gönlünü
    kaptırır bir
    muhacir kızına ve işte bütün mesele başlar, başlar ki ne
    başlar. Sonu
    olmayan bir başlangıçtır. Kısa bir süreden sonra dayanamaz ve
    kendini o kıza
    açmaya karar verir. Uzun bir tasavvurdan sonra İstediği gibi yapar
    ve
    gönlünde biriktirdiği aşkı artık kaldıramaz olmuştur.teklifine
    ret cevabı
    alma riski yüksek olduğu halde bırakır kendini uçsuz bir
    ummana.istediğicevabı alamamıştır,bu samimi Anadolu çocuğu
    kırılmıştır
    işte o an. Lakin bu
    kırgınlık uzun sürmez (çünkü uzunu daha başlamamıştır.)
    azimle tekrar
    deneyecektir.lakin istediği gibi hiç olmayacaktır.Ve bu hep böyle
    sürer
    gider. Ta ki gelir ,gelir ve bir yerde tıkanır işte bu tıkandığı
    yer 4.
    sınıf olur.ama o samimi delikanlı hiç pes etmemiştir.tam dört
    yıl hep
    istemiştir onu ,kendinden. Ama istediği hiç olmamıştır.belkide
    bir gün
    olacaktır.! Artık okul bitmek üzeredir.tam dört yıl geçmiştir
    .Geçmiştir ,ya
    delmişte geçmiştir kimi sineleri.
    Mezuniyet merasimi düzenlenmektedir Ankara üniversitesinde
    öğrenciler 4
    yılın yorgunluğunu ,bitirmenin sevinciyle bu merasimde
    birleştirecektir.lakin birleştiremeyenlerde vardır o mahşeri
    kalabalıkta
    onlar gerçekle yapışmış yüreklerini koyacaklardır ortaya. İşte
    burada Sezai
    Karakoç onların hepsine tercüman olacaktır o mükemmel ve emsalsiz
    sevgisiyle
    .
    Bu program da Sezai Karakoç yazdığı şiiriyle yerini almıştır.ve
    de işte o
    beklenen an gelir çatar. O yılların gerçekleri bir şamar gibi
    patlar ortada
    ve sesi yankılanır Ankara sokaklarında.
    Sezai Karakoç anons edilir. Yazdığı şiiri okumak üzere. Ankara
    siyasalın önü
    ana baba günü gibidir herkes ordadır bütün hocalar öğrenciler ve
    hatta
    misafirler lebalep dolup taşmıştır.merasim alanı.Sezai Karakoç
    şöyle bir
    kalabalığa bakar o buğulu gözlerle ,gönlünde yer alamadığı
    insanı
    aramaktadır mahşeri kalabalık içinde ve şiirini okumaya başlar.

    Mona roza siyah güler ak güller
    Geyve'nin gülleri beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Ah senin yüzünden kana batacak
    Mona roza siyah güller ak güller

    Şiir bitene kadar kalabalıktan hiç ses gelmez olur, ta ki son
    kıtayı okuyana
    dek ve kalabalıkta müthiş bir uğultu patlar. Herkes bir birine bir
    şeyler
    sormaktadır ama sadece bilinen bir gerçek var ki herkes bu şiirden
    çok
    etkilenmiştir hele biri var ki gönlünde fırtınalar kopmuştur tam
    dört yıl
    sonra geçte olsa anlamıştır ve işte o uğultunun arasından bir
    kız öğrenci
    sıyrılır kürsüye yaklaşır dört yılı harabeden ve sonrasını
    da edecek olan
    kişidir O,O MUAZZEZ AKKAYA' dır.Ağlayarak ve yalvarmalı bir sesiyle
    -ben seni kabul ediyorum der.
    Ama çok geçtir artık çünkü bu samimi genciz bu ağır aşka
    dayanacak takati
    kalmamıştır kürsüye dönerek - şimdi de ben kabul etmiyorum der
    ne derece yürekten gelerek söylediği tartışılır ama beklide bir
    intikamdır
    ,beklide ilk defa gururu aşkının önüne geçmiştir delikanlının
    Ve bir daha
    Muazzez Akaya'yı hiç kimse görmemiştir çünkü o ret cevabının
    ardında intihar
    etmiştir. Doğruyu geç bulup erken kaybetmek buna denir galiba
    Şimdi Sezai karakoç 65-70 yaşlarında ve hiç evlenmemiş hiç
    gönlüdeki o
    muazzam yere dokunmamıştır.size şimdi bir sır veriyorum Mona Rosa
    şiirinin
    kıtalarının ilk harfleri onun ismini veriyor.

    (bence bir aşk bukadar yaşanır ve halen daha AŞK da gurur olmaz
    diyenlere
    çok güzel

    bir cevaptır gurusuz hiçbir aşk olmaz olmamalıda Sezai karakoç un
    bu olaydan
    sonra hiç evlenmemeside ilginçtir aşk ın bir kereye mahsus
    yaşanan bir duygu
    olduğunun göstergesidir

    bencede insan yüzlerce kez hoşlanabilir hayatında birkaç kez
    sevdiğini
    sanabilir ama aşk birkez yaşanır bir kez yaşanırsa böyle ebedi
    bir aşk olur

    düşününce şöyle bir sevdiği kadının intihar edeceğini
    bilseydi sezai karakoç
    onu kabul ederdi sanırım belki samimyetine inanmadı belkide
    4yıllık bekleyiş
    onu içinde öldürdü farklı düşünler aşağıda yorum
    yazabilirler untmadan
    muzzez akkaya şiirdede geçer Geyve'nin gülleri diye geyve ye
    döner(sakaryanın ilçesi)orta intihar eder:KK43: şaiir nede güzel
    demiş benim
    aşkım uymaz öyle her saza)...