Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi / Brad Pitt & Cate Blanchett

Konusu 'Sinema & Tiyatro' forumundadır ve seaBahAR tarafından 29 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    29 Ocak 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238


    [​IMG]


    Yönetmen: David Fincher :hooray:

    Senaryo :
    F. Scott Fitzgerald (kısa hikâye)
    Eric Roth (senaryo)

    Oyuncular :
    Brad Pitt, Cate Blanchett, Taraji P. Henson, Julia Ormond, Tilda Swinton, Mahershalalhashbaz Ali, Jared Harris, Jason Flemyng

    Müzik: Alexandre Desplat

    Görüntü yönetmeni: Claudio Miranda

    Tür: Drama

    Yapım: ABD 2008 166 dakika

    Dil: İngilizce

    Vizyon tarihi (TR): 6 Şubat 2009

    Filmin Orijinal Adı: The Curious Case Of Benjamin Button


    Internet adresi: The Curious Case of Benjamin Button


    Özet:

    11 Kasım 1918'de, New Orleans insanları 1. Dünya Savaşı'nın bitişini kutlarken, bir bebek 86 yaşındaki bir adamın fiziksel görünüşü ile doğar. Bebeğin annesi doğumdan kısa bir süre sonra ölür ve babası, Thomas Button, bebeği alır ve onu huzurevinin önüne bırakır. Huzurevinde çalışan Afrikalı-Amerikan çift Queenie (Henson) ve Tizzy (Ali) bebeği bulurlar. Hamile kalamayan Queenie, bebeği kendi üstüne almaya karar verir. Bebeğe Benjamin ismini verir.

    Hikâyenin akışında, Benjamin'in fiziksel gelişimi başlar. 1930'da, hâla yetmişlerinde görünürken büyükannesi huzurevinde yaşayan Daisy (Fanning) ile tanışır. Benjamin ve Daisy birlikte oynarlar.

    Birkaç yıl sonra, Benjamin, Kaptan Mike nedeniyle New Orleans rıhtımındaki bir römorkörde çalışmaya gider. Boş zamanlarında, Mike Benjamin barlara ve genelevlere götürür. İlk gittiğinde Benjamin, babası olduğunu belli etmeyen Thomas Button'la tanışır. Sonra, uzun dönem iş için New Orleans'tan ayrılır.

    Rusya'da, Benjamin, Elizabeth Abbott (Tilda Swinton) adlı bir İngiliz kadıla tanışır ve ona aşık olur. Yeni evli Elizabeth eşiyle birlikte İngiliz hükümeti adına casusluk işinde çalışıyor; fakat Benjamin'le bir işi vardır. Bir gün, 8 Aralık 1941 sabahında (Pearl Harbor Saldırısı'ndan sonra) Elizabeth beklenmedik şekilde ayrılır ve arkasında bir not bırakır: Tanıştığıma memnun oldum.

    1945'te, Benjamin New Orleans'a döner ve yine Thomas Button'la tanışır. Thomas kendisinin babası olduğunu söyler ve Benjamin'e ev, Button aile şirketini de içeren bütün servetini miras olarak bırakır.

    Benjamin, Daisy'nin New York'ta başarılı bir dansçı olduğunu öğrenir. Benjamin, New York'a Daisy ile tanışmaya gittiği zaman, Daisy'yi başka bir dansçıya aşık olmuş olarak bulur. Sonra, Paris'teki dans turu sırasında, dans kariyerini engelleyen, bir araba kazası geçirir. Benjamin Daisy'nin arkadaşlarından birinden telgraf alır ve hemen onu bulmak için Paris'e gider. Daisy'nin Benjamin'i gördüğündeki ilk yorumu Mükemmelsin olur. Sonra Daisy, Benjamin'e sırtını döner ve hayatından çıkmasını söyler. Daha sonra, Daisy, güçlü fiziksel terapilerden geçerek yürümeye yeteneğine tekrar kavuşur.

    1962'de, Benjamin New Orleans'a geri döner, yeniden Daisy ile görüşür ve ona aşık olur. Benjamin, Thomas Button'dan miras kalan evi satar ve Daisy ile bir dubleks apartmana taşınırlar. Çift, Daisy'nin yaşlanırken Benjamin'in gençleşmesi olayıyla mücadele ederler. Birkaç yıl geçer, Daisy bir kız doğurur: Caroline. Benjamin, devamlı ters yaşlanma nedeniyle, uzun süreli gerçek bir baba olamayacağına inanır ve Caroline bir yaşına geldiğinde, bütün servetini ve ait olduklarını Daisy'ye bırakıp ayrılmaya karar verir.




    -alıntı/derleme-
     
  2. 2 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  3. Ceylan

    Ceylan BiHüzünSaklı ve BinUmutla Pro Üye

    Katılım:
    11 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    12.898
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    Saat gecenin 01.21 şimdi izledim filmi uyumadan hemen size yazmak istedim Kızlar film tek kelimeyle mükemmel..Biraz sıkıcı başlıyor ama katiyen ekran başından kalkmayıp izleyin
    Cangelina-Sahtekar Angelia Joe'nin filmini izlerken de bu denli zevk almıştım ......
     
  4. 3 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  5. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Daisy : Beni yaşlandığımda da seviyor olacak mısın? Cildim kırışmaya başladığında..?
    Benjamin : Peki sen beni altıma ıslatıyor olduğumda seviyor olacak mısın..?


    80 yaşındaki bir insanın hastalıklarıyla doğan Benjamin'in gerçekten de tuhaf hikayesi.. Yıllar geçtikçe gençleşen Benjamin ve normal gelişim gösteren Daisy'nin buluşma, ayrılma, yeniden buluşma hikayaleri..

    Filme bir aşk hikayesi demek çok basite almak olur.. İçinde, üzerinde derinlemesine tartışılabilecek bir çok küçük öykü barındırıyor..

    "Seven" ve "Fight Club" filmlerinden tanıdığımız David Fincher, yine iyi iş çıkartmış.. Brad Pitt'in oyunculuğunu da oldukça başarılı buldum. Film boyunca beni etkileyen şey, Pitt'in gözlerindeki ifade oldu.. Makyaj hilesi miydi bilemiyorum.. Ama eğer değilse, bugüne kadar fazla ciddiye almadığım Pitt'le, bundan sonra daha yakından ilgilenmem gerekiyor demektir..

    Son 1.5 yıldır izlediğim filmler arasında, benim için tek akılda kalanı "OldBoy" olmuştu.. İkinci sıraya bu filmi alabilirim..

    Dilerim, film üzerinde içerikli sohbet edebileceğimiz arkadaşlar olur da tadına biraz daha varırız.. yerimseniben
     
  6. 3 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  7. EU1

    EU1 Guest

    evet katılıyorum kesınlıkle super bı fılm cok ılgınc ki sonunda ben kötü duygular ıcıne gırdım o kadar asık o kadar sevıyor ama mecburen aılesını bırakmak zorunda kalıyor sonunda da duygulandım agladım sevgılısı kollarında bı bebek ve son nefsını verıyor gercekten ılgıyle ızlenebılecek bır fılm ayrıca brad pitt in makyajı cok ıyıydı tanınmayacak hale getırılmıstı yaslı halıyle... geçişler de gayet güzeldi yıldan yıla yaşanan değişimler yani... tavsiye ederim bu filmi arkadaşlar..
     
  8. 3 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  9. EU1

    EU1 Guest

    püskürtcüm su sözün benımle aynı dusuncede ve duyguda oldugunu gosterıyor
    Brad Pitt'in oyunculuğunu da oldukça başarılı buldum. Film boyunca beni etkileyen şey, Pitt'in gözlerindeki ifade oldu.. Makyaj hilesi miydi bilemiyorum.. Ama eğer değilse, bugüne kadar fazla ciddiye almadığım Pitt'le, bundan sonra daha yakından ilgilenmem gerekiyor demektir..


    kesınlıkle aynı seylerı dusunuyorum brad pitt benı cok etkıledı hıc yakısıklı bulmazdım bazıları delı dıyecek belkı ama delikafaduldenyanı cok samımı soyluyorum brad pitt deyınce ayyyy fılan yapanlar olurdu cok gulerdım kaydirigubbakcemile3 gercekten bakısları yuzundekı ıfadeler ve genclestıgı donemlerde gıt gıde yakısıklı oldu be yasositosositoeşimle beraber ızledıgım ıcın pek bı seslı yorum yapmadımsırnaşık şey burda ıcımı dokeyım bareee... bı de oyunculugunu konusalım brad pitt in daha önce hiç bir filmi ilgimi çekmemişti ama bu fılmde rolu cok guzel oturtmus ustune tebrıkler yaniii:icecream:
     
  10. 3 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  11. EU1

    EU1 Guest

    bu arada eşimin cd dükkanı var cogu fılmı çarçabuk elıme gecırıp seyredebılıyorum şanslı mıyım neee:teytey: benjamin button u 30 ocak ta seyrettım:lepi:
     
  12. 3 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  13. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Ben Brad Pitt'i bir tek "Seven" filminde fena bulmamıştım.. Ama diğerlerinde ilgimi çekmemişti. Zaten aynı senin de dediğin gibi tipim değil.. şakkıdı

    Filmde ilgimi çeken şu oldu..

    Oldukça büyük bir bölümünde yaşlı, orta yaşlı vs derken 30 lu yaşların sonunda gördük Pitt'i..

    Ve bu sahnelerin hepsinde de inanamadım adamın bakışlarına..

    Hani, sanki, ben çok şeyler gördüm, çok şeyler deneyimledim der gibi.. O sıradışılığın ve yalnızlığın yansıdığı inanılmaz bakışlar..

    Sonra.. 30 lu yaşların altına indiği sahnede... ve zaten bu tek bir sahne biliyorsun.. Daisy'i ziyarete geliyor.. Ve Daisy de tam o sırada bale okulundan çıkmak üzere.. Vakit akşam.. Hava karanlık.. Oda loş..

    Orada Pitt genç ama gözlerindeki ifadeyi algılamak mümkün değil..

    dolayısı ile sanki burada yönetmen hile yaptı gibi geliyor bana.. Özellikle o loş odada verdi Pittin gençlik halini.. Fincher bütün filmlerinde Pitt'i oynatmaya pek meraklı.. Herhalde film boyunca, bizim rol kabilieti olabilir mi acaba diye düşündüğümüz şey mekyaj hilesinden ibaret diyip, Pitt'i kavanozuna geri kaldıralım derim ben.. yerimseniben
     
  14. 3 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  15. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238
    Ya.. bak unutmuşum yazmayı..
    O saat hikayesi neydi öyle ya!
    Olmaz böyle bir şey.. Çok etkilendim çok..
    Acaba Fitzgerald da kitabında hikayesini böyle mi yazdı yoksa senaristin mi eklemesi..

    Saati yapan adamın, istasyonda yaptığı konuşmayla, yani ilk 3 dakikada ben filme girdim zaten.. yerimseniben
     
  16. 3 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  17. EU1

    EU1 Guest

    ben zaten fılmın ılk dakıkalarında fılmın ıcıne gırdım gamyoncuiremsu hep sonunda ne olacagını nasıl olacagını merak ettım bır sanıyede kafamda bın tane sahne urettım diyebilirim... zaten bahsettiğin kızı ziyarete geldiğinde hemen hemen kendı kızıyla aynı yasta gıbıydı hava dedıgın gıbı hafıf los ve karsısında esi anneannesı gıbı yıllar sonra... neden gerı geldıgını bı turlu anlamadım ama sanırım o kuculurken guvenebılecegı ona bakacak bır baska ınsan olmadıgı ıcın sanırım. peki niye gitti gelicekse de denılebılır... gıtmesı gerekırdı cunkı kızları da vardı hayatlarının ıcınde yanlız degıllerdı... bir baba tanımalıydı... bu baskası bıle olsa... onunla oyun oynıycak ve daha sonra altını ıslatmaya başlayacak bır bebek onun babası olamazdı ve kızı bunu bılmemelıydı psikolojısı onemlıydı genc kız olurken... yası bellı bır olgunluga erıstıkten sonra elbet kavrayabılırdı ama kabullenebılır mıydı orası mechul....şakkıdı
     
  18. 5 Şubat 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  19. EU1

    EU1 Guest

    [​IMG] [​IMG]











    [​IMG] [​IMG]


    aradaki farklara bakın pitt in yaşlanmış haliidelikafadulden