***** Benzersiz Van Kedisi*****

Konusu 'Evcil Hayvanlar' forumundadır ve Meg tarafından 30 Ocak 2010 başlatılmıştır.

    30 Ocak 2010
    Konu Sahibi : Meg
  1. Meg

    Meg ⓚeditör Editor

    Katılım:
    27 Kasım 2008
    Mesajlar:
    53.491
    Beğenildi:
    16.605
    Ödül Puanları:
    388
    Benzersiz Van Kedisi

    Türkiye’de kedilerden bahsederken ilk akla gelen türlerin başında Van kedisi gelir. Suya olan düşkünlüğü, cana yakınlığı, beyaz, ipeksi kürkü, aslan yürüyüşü, sarılı, uzun ve kabarık tilki kuyruğu ve değişik göz renkleri ile. Van Kedisi, dünya üzerinde melezleşmeyen, saflığını koruyabilmiş hayvanların başında gelir. Bu özelliği onu, hem kedi dünyasının hem de diğer canlıların yıldızı yapar.

    Anadolu’ya tam olarak ne zaman ve nasıl geldiği bilinmeyen Van kedisi, diğer canlılarda olduğu gibi bulunduğu bölgenin şartlarına ayak uydurdu. Türkiye’nin çatısı olan Doğu Anadolu’daki yüksek sıcaklık farklarına kürkü sayesinde kolayca ayak uydurabilir Van kedisi. Yılda en az 6 ay karlarla kaplı bu bölgede uzun tüyleriyle kar ve soğuktan korunurken, yazın birden ısınan hava nedeniyle tüylerini dökerek Van Gölü’nün ılıman iklimine uyum sağlar. Ancak yaygın olan yanlış bir inanış vardır ki, o da bu kalın kürkü nedeniyle Van kedisinin üşümediğidir. Halbuki, her kedi gibi o da kürkü kalın olmasına rağmen soğuktan etkilenir ve üşür.

    Van kedisini diğer kedilerden ayrılan ilginç özelliği, suya olan düşkünlüğüdür. Özellikle ılık ve sığ sularda yüzmeyi seven Van kedisi, evlerde musluktan damlayan sulara pati atar ya da banyoda size eşlik eder.
    Kediler bir sahipten çok bir mekanı benimserler. Kendi hakimiyetlerini kurdukları alanlarda yabancı bir kedinin barınmasına çoğu zaman imkansızdır. Kedilerin mekan değiştirmekteki inatçılığı, Van kedisinde fazla görülmez. Kediler, yeni yerlerine alışamıyor veya beğenmiyorsa eski evine dönmeye çalışırlar. Hatta kendi evine dönmeye çalışırken kilometrelerce yol kat etmiş kedileri duymuşsunuzdur. Van kedilerinin farkı, bu yeni yaşama alanlarına 20-30 gün içinde adapte olabilmeleridir.

    Van kedisinin belirgin özelliklerinden biri de tüylerindeki iki renkliliktir. Çoğunlukla kulak çevresinde ve kuyruğunda tüyler turuncu-sarı lekeler halindedir. Van Kedisi'nin postu kalın, tüyleri normal uzunluktadır. Yazın diğer kediler gibi tüy değişimi yaşar ve o dönemde tüyleri azalır. Kışın yeniden eski rengini ve beyaz bir kar topu halini alır. Bu uzun kuyruklarına sahip olmakta bazen zorlanabilirler; öyle ki, başlarını kollarının üzerine koyup, kuyruklarını altlarına alırlar. Van kedileri, diğer türlere oranla biraz daha iricedir. Erkeklerde vücut ağırlığı ortalama 3,5kg, iken dişilerde 2.8kg. olur. Vücutları uzun ve kaslı bir yapıda ve kemikleri iridir.

    Kocaman, geniş pembe kulaklara sahiptir Van kedisi. Kulaklarda dibe doğru bir yuvarlaklık göze çarpar. Bazen yavruların iki kulağı arasında bir-iki siyah benek görülebilir. Van kedilerinde sağırlığın yaygın olduğu sanılsa da bu Ankara kedisinin bir özelliğidir. Van kedileri, tek göz ve mavi gözlü kedilerde ancak %2-3 civarında sağırlık vardır.

    Van kedisi, her yıl Şubat, Mart ya da Haziran aylarından birinde kızgınlık periyoduna girer. Bu periyot yaklaşık 10 gün sürer. Kızgınlık döneminde gebe kalırsa genellikle o yıl içinde bir daha kızgınlık göstermez. Gebelik süresi 62 gündür. Gebeliğin 1. ayından sonra karın şişmeye başlar ve bu dönemden itibaren karnını kimseye dokundurtmaz. Van kedisi de diğer kedilerde olduğu gibi gözlerden uzakta doğurmayı sevdiğinden, birinci ayın sonundan itibaren ıssız ve karanlık yer aramaya başlar. Van kedisi bir batında dört yavru doğurur.

    Van kedisi yavrularında genellikle iki kulak arasında bir - iki siyah nokta olduğu görülür. İki siyah nokta taşıyan yavruların çoğu tek renk gözlü olur. Ve bu siyah noktalar, adeta tek-göz kedilerin mührüdür. Ancak baştaki bu siyah noktalar doğumdan sonra bir iki ay içinde kaybolur. Ve bazen sayıları 8-30 arasında değişen miktarda siyah kıllar olarak kalır.

    Van kedisi, sevilmekten çok hoşlanır ve kendisine gösterilen sevgiye aynı şekilde karşılık verir. Kendisini sevenlerin kucağına çıkıp, okşayan elleri önce hafifçe ısırır sonra yalayarak sevgi gösterisinde bulunur ve mırıldanır. Yemeği verildiğinde yemeden önce minnet göstermek için bacaklara sürünme huyu vardır. Tuvalet ihtiyacını duyduğunda da, kapının önüne giderek miyavlayarak kapının açılmasını ister, eğer kapıyı açan yoksa bunu kendi başına halletmeye karar verir ve kapı koluna uzanıp çekerek kapıyı açar.

    Van kedileri kendi aralarında ve insanlarla haberleşmek için bir takım sesler çıkarırlar. Çıkarılan bu sesler onların hissi durumları ile ilgilidir. Kedilerin miyavlamaları isteklerine göre çeşitlilik gösterir. Bu miyavlamanın bir kısmı insanlarla olan ilişkileri, bir kısmı yavrularıyla veya erişkinlerde seksüel aktivite ilgili haberleşme şeklidir. İhtiyaçlarına göre çıkardıkları seslerin yüksekliği ve frekansları değişir. Van kedisi sabahleyin sahibiyle karşılaşmasında yüksek sesle miyavlayarak sevincini gösterir. Acıktığında mutfak kapısına doğru giderek, acıktığını belirtecek şekilde miyavlar.

    Van mı Ankara mı?

    * Van kedisi gözleri ve tüyleri nedeniyle Ankara kedisi ile sıkça karıştırılır. Van kedisinin gözleri her ikisi mavi, her ikisi kehribar veya bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte olmak üzere üç çeşit olabilir. Mavi renk, daima turkuvaz mavisi olurken, kehribar rengi farklı tonlarda görülebilir. Mavi gözlü kedilerde, mavi gözlü kısa, kadife kürklü ve mavi gözlü-uzun ipek kürklü kediler diye ayrılır.
    * Van kedisinin gözleri badem şeklinde ve kehribar rengindeyken Ankara kedisinin gözleri yuvarlak ve mavi-sarı renktedir.
    * Van kedisinin yüzü daha yuvarlak, Ankara kedisinin sivridir.
    * Van kedisinin baş ve kuyruk kısmında sarı lekeler bulunur, Ankara kedisi ise genellikle bembeyazdır.
    * Van kedisinin tüyleri Ankara kedisine göre daha kısadır.

    Van Kedileri ile ilgili Kurtarıcı Çalışmalar

    Binlerce yıldır Anadolu topraklarında insanlarla birlikte yaşayan Van kedilerinin nesli, ülkemizde tükenme tehlikesi ile karşı karşıya. Eskiden Van yöresinde sıkça rastlanan ve hemen her evde bulunan Van kedilerinin sayılarının azalmasında en başlıca nedenler, melezleşmeleri ve doğal yaşama alanlarından koparılarak yurt dışına kaçırılmalarıdır.

    Son yıllarda Van Valiliği ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin işbirliğiyle çok çeşitli çalışmalar başlatıldı. Van kedilerinin neslini korumak, tedavilerini sağlamak üzere modern bir "Van Kedi Evi" yaptırıldı. 1992 yılında, Van kedisi Araştırma Müdürlüğünü kuruldu. Van Kedisi Ana Yavru Sağlık Dispanseri’ni kurarak, Van’daki bütün kedilere nüfus cüzdanı verip, kayıt altına alındı. Tüp kedi projesinden, kemik gelişiminin saptanmasına, böylece çiftleşme dönemlerinin belirlenmesine, melezleşmenin önlenmesine kadar birçok konuda araştırmalar burada sürdürülüyor.


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]


    [​IMG]




    05 Ekim 2006

    Alıntıdır..
     
  2. 30 Ocak 2010
    Konu Sahibi : Meg
  3. __TanRIcA__

    __TanRIcA__ AfroDİt Üye

    Katılım:
    23 Aralık 2009
    Mesajlar:
    7.528
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    çiğ yumurtaya can veren rabbim sen neler yaratıyosunboshayallersmile
    [​IMG]
     
  4. 31 Ocak 2010
    Konu Sahibi : Meg
  5. er_ca

    er_ca 6-11-2012 Üye

    Katılım:
    28 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.225
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    148
    van kedisi dünyada tek sanıyorum. iki renlik göz bir arada:) çok şahane. ayrı bir hava katıyor.
     
  6. 31 Ocak 2010
    Konu Sahibi : Meg
  7. olgu35

    olgu35 ölümden başkası yalan Pro Üye

    Katılım:
    11 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    3.424
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    148
    nekadar güzeller ve göz renkleriyle nekadar ayrıcalıklı opuyorumnanaktan
     
  8. 31 Ocak 2010
    Konu Sahibi : Meg
  9. white_girl

    white_girl Kıbrıslı gız Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2007
    Mesajlar:
    1.280
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    [​IMG]

    hayretler içindeyim kedi ve su :1shok: