berfinbilgen / Kendi iirleri

Konusu 'Kendi Şiirleriniz' forumundadır ve berfinbilgen tarafından 7 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    7 Nisan 2009
    Konu Sahibi : berfinbilgen
  1. berfinbilgen

    berfinbilgen Yeni Üye Üye

    Katılım:
    17 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.097
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Bügün papatyalar topladım senin için ,güneşin doğuşunu izledim

    Gökyüzünü izledim, sensizliğin sessiz hıçkırıyla haykırdım dağlara

    Umutlar tükenmeden çaresiz bekledim seni, ama sen bilmedin ne fayda

    Sensiz kalmayı kaldıramıyor yüreğim özlemim büyüdükçe büyüyor içimde

    Ben yine aynı yollardan yürüyorum yine gözlerim ıslanıyor yoksun diye.

    Ben yine her şeye rağmen yaşıyorum,belki sensiz, belki çaresiz

    Sen bana kaçılmayacak kadar yakın Tutulamayacak kadar uzak yerlerdesin

    Sıçrayarak uyanıyorum geceleri yine rüyamda sensin ama sen bunu hiç bilmeyeceksin

    Tekrar gözlerimi kapatıyorum,dönüp duruyorum sabaha kadar yine güne yorgun uyanıyorum

    Gözlerine dalmak ve sevdiğimi haykırmak istiyorum sesim kısılana dek

    Şimdi yanımda olsa diyorum deniz kenarında yürüsek el ele dalgalarla konuşsak beraber.

    Beraber yürüsek yağmur yağsa üzerimize ıslansak,üşüsek,sarılsak birbirimize ama yoksun işte.

    Bu gecede sensiz geçecek yine deniz kenarında yine yalnızım yine sensiz yine çaresiz.

    Yine tek başınayım deniz kenarında şehir ışıkları dans ediyor yine denizin üzerinde

    Şimdi yanlızlığın tam ortasındayım yine çaresiz.
     
  2. 7 Nisan 2009
    Konu Sahibi : berfinbilgen
  3. berfinbilgen

    berfinbilgen Yeni Üye Üye

    Katılım:
    17 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.097
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Seni sevdim hiç sonumu düşünmedim
    Yaktın gülün bile acıymış be aşkım
    Katlandım derde seni sende düşledim
    Son arzum sensiz asla olmaz be aşkım

    Seni sevdim hiç sonumu düşünmedim

    Hasret bıraktın özlem zor be aşkım
    Bıraktın beni dilimden düşürmedim
    Canım çıkmaz seni görmeden be aşkım

    Seni sevdim hiç sonumu düşünmedim
    Beni öldürdün inan ölüyüm aşkım
    Hasretin gibi yakıyor gülmedim
    Dön gel üzülürüm aglarım gel aşkım

    Seni sevdim hiç sonumu düşünmedim
    Ayrılık yok tu hesapta sevdim aşkım
    Senin ugrunda candan kendimden, geçtim
    Nefesim dinmez seni görmeden aşkım
     
  4. 7 Nisan 2009
    Konu Sahibi : berfinbilgen
  5. berfinbilgen

    berfinbilgen Yeni Üye Üye

    Katılım:
    17 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.097
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Halbuki geldim! ..
    Ordayım, iyi bak;
    uzanıver içine,
    tut elimden al beni! ..

    Uzakta mı sanıyorsun?
    Değilim...
    Uzakta mı sanıyordun?
    Değildim!

    Orda idim! ..
    Yüzün avucumdaydı,
    ve sarı kanatların savrulup sürtünüyordu parmaklarıma...
    Ve dünya yeşile kesmişti yıldızların altında! ..
    Şehir, ve şehrin göğü,
    ve bir nehr'olup akan zaman üstündeki şavkı bütün ışıkların;
    Yeşildi, ve yemyeşildi...

    İçim dökülüyordu gözlerine;
    En yükseklerden! ..

    Bir orman gölü gibiydi gözlerin, uzuun sazların arasında;
    Işıltılı...
    Deriin ormanların, yağmura doymuş dallarındaki her rengi yansıtan göllere benzeyen bu gözler, "koyu yeşil" oluyordu;
    Kapanmak için beni beklerken, dudakların!..

    Sen, akmaya hazır gözlerinle gözlerken beni...
    Ben, gözlerine dökülüyordum!

    Şimdi ben...
    Nice dağlardan yuvarlanıp, sana dolduktan sonra... Açsan bile kapılarını, nereye gideyim; kanatsız bir kuş gibi?..
    Kafesimsin!..

    Ve nefesimsin; uzaklaşamadığım... Tuttuğum...
    İçimde tuttuğum!

    Uzakta mı sanıyorsun?
    Değilim...
    Uzakta mı sanıyordun?
    Değildim!
    Ve uzakta mı sanacaksın hep beni?..

    Halbuki ben; uzakta olmayacağım!..

    Bak, gene geldim.
    Ordayım işte...
    Uzanıver içine, tut elimden; al beni!.
     
  6. 7 Nisan 2009
    Konu Sahibi : berfinbilgen
  7. berfinbilgen

    berfinbilgen Yeni Üye Üye

    Katılım:
    17 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.097
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?

    Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
    Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?

    Sevmek için güzele mi bakmalı?
    Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?

    Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
    Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?

    Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
    Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?

    Solması için gülü dalından mı koparmalı?
    Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?

    Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
    Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
     
  8. 7 Nisan 2009
    Konu Sahibi : berfinbilgen
  9. berfinbilgen

    berfinbilgen Yeni Üye Üye

    Katılım:
    17 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.097
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahları
    Seninle uyanmak nice çılgın gecelerden sonra

    Alır götürür beni kokun uzaklara en uzaklara
    Ağzın dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları


    Tenin çekiyor beni tenin tutmuş saclarımdan
    Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum
    Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum
    Olurum çekersen ellerini avuçlarımdan

    Donsun başım tutuşsun damarlarımda kanım

    Gel otur yanı başıma erişilmez kadınım

    Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini

    Ser önüme bir hazine gibi güzelliklerini

    Sana en muhtaç olduğum su anda gel
    Yasamak olsan da gel, ölüm olsanda gel
     
  10. 7 Nisan 2009
    Konu Sahibi : berfinbilgen
  11. berfinbilgen

    berfinbilgen Yeni Üye Üye

    Katılım:
    17 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.097
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Besbelli ölümüm sabahleyindir
    İlk ışık korkuyla girerken camdan,
    Uzan,başucumda perdeyi indir,
    Mum olduğu gibi kalsın akşamdan.

    Sonra koş terlikle haber vermeye,
    Kiracım bu sabah can verdi diye,
    Üç beş kişi duysun ve belediye,
    Beni kaldırmaya gelsin odamdan.

    Evden çıkar çıkmaz omuzda tabut,
    Sende eller gibi adımı unut,
    Kapımı birkaç gün için açık tut,
    Eşyam bakakalsın diye arkamdan.

    Ahmet Kutsi Tecer
     
  12. 7 Nisan 2009
    Konu Sahibi : berfinbilgen
  13. berfinbilgen

    berfinbilgen Yeni Üye Üye

    Katılım:
    17 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.097
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Sen Üzülme
    Yıkılan bir dünyanın
    En acı feryadıyım
    Gitmenin yollarında
    Çaresiz isyandayım

    Sen üzülme
    Ben çeker giderim buralardan
    Sen üzülme
    Ben kahrolurum senin yerine
    Sen üzülme
    Yeterki sen üzülme

    Dön arkanı sevdiğim
    Neolur ben giderken
    Sakın bakma yüzüme
    Bakmaki kahrolupda üzülme

    Sen üzülme
    Ben çeker giderim buralardan
    Sen üzülme
    Ben kahrolurum senin yerine
    Sen üzülme
    Yeterki sen üzülme

    Sen üzülme
    Ben akıtırım gözyaşlarımı içime
    Sen üzülme
    Ben kanatırım kalbimi senin yerine
    Sen üzülme
    Ben ağlarım senin içinde
    Yeterki sen üzülme
     
  14. 7 Nisan 2009
    Konu Sahibi : berfinbilgen
  15. berfinbilgen

    berfinbilgen Yeni Üye Üye

    Katılım:
    17 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.097
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    çıldırmıştı güz
    eylül esiyordu yapraklar
    ben
    tarihin misafiriydim
    insanlığın, hiçe sayıldığı zamanlarda

    yapraklar soluyordu
    yaz baharında
    güz baharında
    nazik
    ve çocuğumsu
    yeşil yapraklar dökülüyordu
    benim sonbaharımdan

    eylül eserdi baharlardan
    daha çağlaya hazırlanmadan
    koparıldılar dallarından
    kayısı kıvamında çiçekler
    koparıldılar
    eylül şafaklarında

    günlükler kan lekesi
    kurşunlar sağanak
    ve hava ağır
    kent
    küf kokuyor
    kalleş bir gecenin şafağında

    global patentli ajans
    altın tabaklar içinde
    bir jest sunuyordu
    bir siyasinin amerikan günlüğüne

    Tarih
    çizik plak misali
    ben ise hüzünlere gebeyim

    bugün
    on gül açıyor
    on gül batıyor
    benim günlüğümde
    2000
     
  16. 7 Nisan 2009
    Konu Sahibi : berfinbilgen
  17. berfinbilgen

    berfinbilgen Yeni Üye Üye

    Katılım:
    17 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.097
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Bülbül ne yatarsın bahar erişti
    ulu sular göl olduğu zamandır
    kat kat olup gül yaprağa karıştı
    yine bülbül kul olduğu zamandır

    yine bahar oldu, açıldı güller
    figana başladı yine bülbüller
    başka bir hal olup açtı sümbüller
    aşıkların del' oldugu zamandır

    yine bülbül bilir gül'ün halinden
    yeter ,deli oldum yarin elinden
    aşıp aşıp gelir yayla belinden
    yardan bize gel olduğu zamandır

    yine geldi türlü baharlar bağlar
    bülbül figan edip kamuyu daglar
    türlü çiçeklerle bezenmiş dağlar
    ulu dağlar yol olduğu zamandır


    meyve vermez oldu gönül bağlarım
    aklıma geldikçe durmaz ağlarım
    gözüm yaşı sel olduğu zamandır