Beyaz Atlı Prens...

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve ooopapatyaaa tarafından 22 Haziran 2008 başlatılmıştır.

    22 Haziran 2008
    Konu Sahibi : ooopapatyaaa
  1. ooopapatyaaa

    ooopapatyaaa Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    91
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    76
    "Ne kadar da çok yalnız ve mutsuz kadın var. Hepsi de prenslerini bekliyor ama prens ya hiç gelmemiş ya da terketmiş gitmiş. Sizce bu bir tesadüf mü?"


    Beyaz atlı prensi beklemeyin!

    40 Yaşında bir feminist hemcinslerine sesleniyor: "Daha azına razı olun, yoksa koca bulamayacaksınız!"
    Sperm bankasından aldığı spermlerle hamile kalıp doğum yapan 40 yaşındaki feminist ve bekar anne Laurie Gottlieb, İngiliz The Times gazetesinde kaleme aldığı makalesinde acı itiraflarda bulundu.

    “Dış dünyaya karşı hala kendimize ‘feminist’ diyor ve kendi ayakları üstünde duran bağımsız kadınlar olduğumuzu söyleyip duruyoruz ama aslında hepimiz geleneksel aile düzenini özlemekteyiz” diye yazısına başlayan feminist yazar sözlerine şöyle devam ediyor:

    “Tabi ki bunu kabul etmeyecek kadar gururluyuz. Ama etrafınızda gördüğünüz 40 yaşını aşmış yalnız ve heteroseksüel her kadına hayatta en çok istediği şeyin ne olduğunu sorarsanız, ve eğer samimi iseler, hiç biri size kariyer beklentisi içinde olduğunu, zayıflamak istediğini veya daha büyük bir apartman dairesine sahip olmayı arzuladığını söylemeyecektir. Büyük olasılıkla gerçekten istediği şeyin bir koca ve buna ilave olarak bir çocuk olduğunu itiraf edecektir.”

    Yüzyıllarca süren kalıpları kırarak nihayet kadınlar daha yüksek ideallere, eğitim ve kariyer gibi hedeflere yönelmeye başlamışlardı. Ama ne kadar ihtiraslı ve başarılı olsalar da kadınlar 30 yaşlarına gelip hala evlenemedilerse panik ve depresyon hissine kapılıyorlar.

    Laurie Gottlieb kendi yaşıtı bekar kadınlara basit bir tavsiyede bulunuyor: Razı olmasını bilin! Yoğun bir duygu paylaşımı veya kuvvetli bir ruhsal çekim beklemeyin. Çocukça alışkanlıkları veya hoşunuza gitmeyen yanları olsa bile bulduğunuz adamı 'düzeltmeye' çalışmayın.

    DAHA AZINA RAZI OLUN, YOKSA KOCA BULAMAYACAKSINIZ!

    “Rüyalarınızın aşkını bulup derin ve anlamlı bir ilişkiyi sonsuza kadar yaşama hayaliniz varsa, gözünüzü açın ve etrafınıza bakın” diyor İngiliz feminist yazar ve hemcinslerine “Ne kadar da çok yalnız ve mutsuz kadın var. Hepsi de prenslerini bekliyor ama prens ya hiç gelmemiş ya da terketmiş gitmiş. Sizce bu bir tesadüf mü?” uyarısında bulunuyor.

    Laurie Gottlieb önerdiği bu yöntemin en ideal çözüm olmadığının farkında olduğunu belirtmekle birlikte ‘düzenli ve güvenilir bir aile hayatı’ isteyen kadınların da vermesi gereken tavizler olacağının hatırda tutulmasını istiyor.

    Yaşınız ilerledikçe öncelikleriniz değişir. Romantik bir ilişki yaşamak hayalinizi ‘aile kurmak’ arzusuyla değiştirdiğinizde erkekte aramanız gereken özellikler de değişecektir. Bazı erkekler size çarpıcı gelmeseler bile iyi baba olurlar. Hayatınızın aşkı olmasa bile, entelektüel anlamda takdir ettiğiniz bir erkek eğer size saygılı da davranıyorsa belki üstünde düşünülmeye değer fırsat yakalamışsınızdır.

    Arasıra bazı evli kadınlar Laurie’ye imrendiklerini söylüyorlar:

    “Ne kadar şanslısın, çocuğa özel ders aldırmak konusunda ikna etmen gereken bir kocan yok” veya
    “Çok şanslısın, s*** yapmak istemediğin bir adamla sevişmek zorunda değilsin...” Ve bu liste uzayıp gidiyor.

    Laurie Gottlieb ise kendisine bu tür kıskançlık kıskançlık sözleri söyleyen hemcinslerine şöyle cevap veriyor:
    “Tamam o halde. Eğer siz mutsuzsanız ve bana imreniyorsanız, kocanızı terkedin. Hatta kocanızı beğenmiyorsanız, onu bana gönderin..”

    Söylemeye gerek yok: Ne kadar mutsuz olduğundan dem vuran ve sürekli sızlanıp duran evli kadınların bir tanesi bile bu teklifi kabul etmeye yanaşmıyor.