Bilim Adamlari

Konusu 'Bilim ve Teknik' forumundadır ve realist tarafından 8 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    8 Kasım 2007
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Albert Einstein

    [​IMG]

    Alman asilli ABD'li fizikci. Dindar olmayan Yahudi bir ailenin cocugu olarak olarak 1879 yilinda dogdu. 1902'de Isvicre vatandasi oldu. E=mc² formulunu buldu. 1921'de Nobel Fizik odulunu aldi. Hitlerin iktidara gecmesiyle bir daha ulkesine donemedi. Atom bombasini buldu fakat hic bir ulkeye uygulanmasini istemedi. 1946'da Atom Bilginleri Uyaniklik komitesi baskani oldu ve olumune kadar Nukleer Silahlara karsi cikti. 1955' de vefat etti.

    Not: Albert Einstein'in okul yillarinda basarili bir ogrenci olmadigi bir soylentidir. O aslinda cok basarili bir ogrenciydi. Sadece ogretmenleriyle iyi gecinemiyordu.


     
    cef182 bunu beğendi.
  2. 8 Kasım 2007
    Konu Sahibi : realist
  3. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Galileo Galilei

    [​IMG]

    Italyan fizikci-astronom ve yazarç Modern mekanigin kurucularindan fizik kanunlari aciklamak icin matematigin kullanilmasinda buyuk rol oynamistir. Bircok deneyin sonucunda cisimlerin boslukta dusmesi yasasini kesfetmis, atalet ilkesini ilk kez formule etmis. Hizlarin olusumu ilkesini sezinlemis ve sarkacin sallanimindaki es zamanligi saptamistir. Astronomide dubunu kullanarak evrenin gozlenmesinde bir devrim yaratmistir. Ay'ın engelbelerini, Jupiter gezegeninin baslica uydularini , Venusun safhalarini ve Samanyolunda yildizlarin varligini kesfetmistir.
     
  4. 8 Kasım 2007
    Konu Sahibi : realist
  5. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Alfred Nobel

    [​IMG]

    (İsvecli kimyaci 1833 - 1896) Stockholm yakinlarindaki kucuk laborotuarinda hitrogliserin uretmeyi basardi. Labarotuarinda bir patlamadan kardesini kaybetti. Sonra Vinterviken'de ve Hamburg yakinlarinda laboratuarlar kurdu. Dinamit barutunu buldu. Daha sonra dinamit lokumunu buldu. Olumunden beri edebiyat, baris ve bilim dallarinda Nobel odulu denilen odulleri dagitilmaya baslandi.
     
  6. 8 Kasım 2007
    Konu Sahibi : realist
  7. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Robert Boyle

    [​IMG]

    İngiliz fizik ve kimya bilgini olmasına rağmen felsefeye oldukça gerekli bir ekti yaratmıştır. 25 Ocak 1626'da İrlanda'da doğmuş olup, 30 Aralık 1691'de Londra'da ölmüştür. Boyle, ilk olarak kiliseye girmeyi planlıyordu fakat sağlık durumunun zayıflığı nedeniyle, Fransa, İtalya ve İsviçre'de yaptığı bir kaç seyahatten sonra Stalbridge'deki çiftliğine çekilerek servetini bilimsel incelemelere tahsis etti. İngiltere'deki iç savaşları ve kargaşalıklar arasında 1645'ten itibaren felsefi kolej üyelerinin arasında Kral cemiyeti kurulmadan önce, mevcut olan bilginler toplantısında eserlerini hazırladı.

    Boyle, II. Charles tarafından Londra'da açılmasına izin verilen Kral Cemiyeti'nin kurucularından biri oldu. Servetini, bilim işleriyle, hayır işlerine ve Hindistan'daki misyoner kurullarına harcadı. Ünü bütün Avrupa'ya yayılmıştı. Öldüğü zaman Westminster kilisesi mezarlığına gömüldü. Yeni kimyanın kurucusu olan Boyle, simyacılara şiddetle hücum etmiş, havanın özelliklerini açıklayan gözlem ve deneylemelerle hem fizik hem de kimyaya hizmet etmiştir.

    Ona göre kimya, cisimlerin maddesel bileşiklerini inceleyen bir bilimdir. De Ispa Natura'sında doğayı canlı bir kişiymiş gibi anlayan görüşlere hücum ederek, doğada gizli bir esas güç yada ruhsal gücün bulunmadığını hatta onun bir 'şey' bile olmadığını ileri sürerek dedr ki; "Doğa eşyanın büyük yaratan tarafından eylemsiz olarak güçlerle cisimlerin etkilemesi ve etkilenmesi için belirttiği bir düzgü sistemidir. "Evreni ve atomların hareketlerini Tanrı yaratmıştır ve tanrı, doğanın akışına karışabilir; fakat âlemi biz düzenli bir surette işleyen saat, "kozmik bir mekanizm" gibi anlamaya mecburuz. Bu nedenle Boyle, mistisizmin gizli güçleriyle Paracelsus'un doğa felsefesinin, Aristo ve skolastiklerin 'tözel' biçimlerine son vermiş olur.

    Boyle, Descartes metafiziğini de reddeder ve atom felsefesine yeni bir anlayışla katılır. Boyle'a göre, cisimlerde müşterek, uzamlı içine girilemeyen, fakat bölünebilen bir öz'ün niteliklerini taşıyan bir madde vardır. Tanrı, maddeyi hareketle birlikte, biçim ve durumlarda birçok küçük 'zerreler'in meydana gelmesine neden olur, bunlar birleşmek ve karışmak suretiyle bileşik olan 'moleküller'i oluştururlar.

    Boyle'in atomculuğu, Epikür'ün ve daha çok Gassendi'nin atomculuğuna benzer. Bunun eskilerin atom anlayışından farkı, Boyle'nin Descartes'la birlikte, atomların hareketleri yüzünden maddenin parçalanmasını kabul etmesivle bu hareketleri bilinmez bir nedenin ya da doğrudan doğruya Tanrı'nın oluşturduğunu iddia etmesidir. Bu görüş, Newton'un çekim teorisini yıkmıştır.
     
  8. 8 Kasım 2007
    Konu Sahibi : realist
  9. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Emil Fischer

    [​IMG]
    Hermann Emil Fischer (d. 9 Ekim 1852, Euskirchen - ö. 15 Temmuz 1919, Berlin), Alman kimyager.

    Önce Münih'te Baeyer'in asistanı oldu (1875), sonra sırasıyla, Erlangen (1882), Würzburg (1885) ve Berlin üniversitelerinde kimya profesörlüğüne tayin edildi (1892). Fischer, karbonhidratlar ve fermentler üzerinde araştırmalar yaptı. Fermentler ile şekerleri birlikte inceleyerek birincilerin spesifik etkilerini ortaya koymak suretiyle kimya ile biyoloji arasında bir ilişki kurdu ve bu incelemeleri stereokimya araştırmalarına bağladı. 1887'de elementlerinden başlayarak sentez yoluyla früktoz, glikoz ve bazı yeni şekerler elde etti. Aminoasitlerle peptonlara benzer bileşikler meydana getirdi. Ayrıca kafeini ve teobromini inceledi. Birçok anilin boyasının kimyasal yapısını açıkladı. 1902 yılında Nobel Kimya Ödülü'nü kazandı.
     
  10. 9 Kasım 2007
    Konu Sahibi : realist
  11. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Thomas Edison (1847 - 1931)

    [​IMG]


    İnsanlık tarihinin en büyük mucitlerinden biri olan Thomas Edison, 1847’de Amerika’nın Ohio eyaletinde dünyaya geldi. Yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Michigan'daki Port Huron'a yerleşti ve ilköğrenimine burada başladı. Fakat başladıktan yaklaşık üç ay sonra algılamasının yavaşlığı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı. Bundan sonraki üç yıl boyunca özel bir öğretmen tarafından eğitildi. Son derece meraklı ve yaratıcı kişiliğe sahip bir çocuk olan Edison, 10 yaşına geldiğinde kendisini fizik ve kimya kitaplarına verdi.

    Oniki yaşına geldiğinde ailesine yardım etmek için Port Huron ile Detroit arasında çalışan trende gazete satmaya başlayan Edison, evlerindeki laboratuvarını trenin yük vagonuna taşıyarak, çalışmalarını burada sürdürdü. Bu dönemde Edison; Michael!Faraday’ın “Experimental Research in Electricity” adlı yapıtını okudu ve derinden etkilendi. Bunun üzerine bir yandan Faraday'ın deneylerini tekrarladı bir yandan da kendi deneylerine ağırlık vererek daha düzenli çalışmaya ve notlar tutmaya başladı.

    1868'de kendine atölye kurdu ve aynı yıl geliştirdiği elektrikli bir oy kayıt makinasının patentini aldı. Aygıt oldukça ilgi topladı ama kimse tarafından satın alınmadı. Tüm parasını yitiren Edison, Boston'dan ayrılarak New York'a yerleşti. Edison'un şansı altın borsasının düzenlenmesinde kullanılan telgrafın bozulması üzerine döndü. Borsa yetkililerinin istemi üzerine aygıtı ustaca tamir eden Edison, Western Union Telegraph Company'den geliştirilmekte olan telgraflı kayıt aygıtları üzerinde yetkinleştirme çalışması yapma önerisi aldı. Bunun üzerine bir arkadaşı ile birlikte Edison Universal Stock Printer mühendislik şirketini kurdu. Ve sattığı patentlerle kısa sürede önemli bir servet edindi.

    Bu parayla New Jersey'deki Newark'ta bir imalathane kurarak telgraf ve telem aygıtları üretmeye başladı. Bir süre sonra imalathanesini kapatarak New Jersey'deki Menlo Park'ta bir araştırma laboratuvarı kurdu ve tüm zamanını yeni buluşlar yapmaya yönelik çalışmalara ayırdı.

    Edison, 1876'da Graham Bell'in geliştirdiği konuşan telgraf üzerinde çalışmaya başladı. Aygıta karbondan bir iletici ekleyerek telefonu yetkinleştirdi. Ses dalgalarının dinamiği üzerine yaptığı bu çalışmalardan yararlanarak 1877'de sesi kaydedip yineleyebilen gramafonu geliştirdi. Geniş yankı uyandıran bu buluşu ününün uluslararası düzeyde yayılmasına neden oldu.

    1878'de William Wallace'in yaptığı 500 mum güçündeki ark lambasından etkilenen Edison, bundan daha güvenli olan ve daha ucuz bir yöntemle çalışan yeni bir elektrik lambasını geliştirme çalışmasına girişti. Bu amaçla açtığı bir kampanyanın yardımıyla önde gelen işadamlarının parasal desteğini sağladı ve Edison Electric Light Company'yi kurdu. Oksijenle yanan elektrik arkı yerine havası boşaltılmış bir ortamda (vakum) ışık yayan ve düşük akımla çalışan bir ampul yapmayı tasarlıyordu. Bu amaçla 13 ay boyunca flaman olarak kullanabileceği bir metal tel yapmaya uğraştı. Sonunda 21 Ekim 1879'da özel yüksek voltajlı elektrik üreteçlerinden elde ettiği akımla çalışan karbon flamanlı elektrik ampulünü halka tanıttı. Üç yıl sonra New York sokakları bu lambalarla aydınlanacaktı.

    İki kez evlenerek altı çocuk sahibi olan Edison, 1931 yılında New Jersey’de hayata gözlerini yumdu.





     
  12. 9 Kasım 2007
    Konu Sahibi : realist
  13. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Pierre Curie


    [​IMG]

    Pierre Curie, (d. 15 Mayıs 1859, Paris - ö. 19 Nisan 1906, Paris) Fransız fizikçi; kristalbilim, manyetizma, piezoelektrik ve ışınetki biliminin öncülerinden. Kimyager eşi Marie Curie ile beraber 1898 yılında radyumun elementini buldu. 1903 yılında Henri Becquerel tarafından bulunan radyasyon olgusu üzerine yaptıkları ortak çalışmalarla sağladıkları üstün hizmetler için eşi Marie Curie ile beraber Nobel Fizik Ödülü aldı.

    Çocukluk dönemininin en mutlu olanına sahipti, fakat geleneklere uymayan eğitiminin anlamı ;Fransız Bilim Kurulu tarafından, Pierre Curie hiç sessiz kabul görmedi. Babası, bir hekim, oğlunun akıl sahibi ve kişiliğinin özel öğretim yolunda en iyi yetiştirici olabilirliğine inandı.

    Pierre 14 yaşında iken, matematik için hırs ve yeteneği ispatlamıştı. 16’sında üniversite çalışmalarına başladı ve 18’inde Amerikan Master Derecesinin eşdeğeri ile ödüllendirildi. Fakat parasızlık onu doktora çalışmasından kesin olmayan bir ertelemeye sürükledi. Kötü ücretli bir laboratuar asistanı haline geldi.

    Onun ilk önemli bilim işbirliği büyük kardeşi Jacques ileydi. Pierre 21 ve Jacques 24 yaşlarında iken, kardeşler piezoelektrik (yunancadan gelen “to press” den ) etkisini keşfetmişti. Curie Kardeşler katı kristallere basınç uygulandığı zaman, kristallerden elektrik enerjisi üretildiğinin bulmuştu. Aynı kristaller sıkıştırılmış olduğunda orada bir elektrik alan varlığı karşılıklıdır. İki tane doğaüstü olay arasındaki bağlantının gerçeğini anlamak, Pierre’e fiziğin kanunlarından simetriğin asıl rolü hakkında öncü bilgi geliştirmek için yardım etti.

    Kardeşler, yeri gelmişken belirtelim, buluşlarını acil pratik kullanıma koydular , piezoelektrik kuvars elektrometre (zayıf akım ölçme) ile. Yaklaşık 20 yıl sonra cihaz Marie Cuire’e başlangıç araştırmalarında yardım etti. Keşfi takip eden yüzyılın içinde piezoelektrik etki kullanıma konuldu, mikrofon, kuvars saatler ve elektronik elemanlar gibi
     
  14. 9 Kasım 2007
    Konu Sahibi : realist
  15. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Conrad Rontgen

    [​IMG]

    Wilhelm Conrad Röntgen, (d. 27 Mart 1845, Remscheid-Almanya – ö. 10 Şubat 1923, Münih). Alman asıllı, Nobel Fizik Ödülü sahibi fizikçi. Röntgen ışınlarını bulması ile tanınır.


    Hayatı [değiştir]Röntgen Prusya'nın Lennep şehrinde doğdu. Çocukluğu ve ilköğretim yılları Hollanda'da ve İsviçre'de geçti.1865 yılında girdiği Zürih Politeknik'te üniversite eğitimi gördü ve 1868 yılında makine mühendisi olarak mezun oldu. 1869 yılında Zürich Üniversitesi'nden doktorasını aldı. Mezuniyetinin ardından 1876'da Strazbur'da, 1879'da Giessen ve 1888'de Würzburg Julius-Maximilians-Üniversitesi'nde fizik profesörü olarak öğretim görevi yaptı. 1900'de Münih Üniversitesi Fizik kürsüsüne ve yeni Fizik Enstitüsünün yöneticiliğine getirildi.

    Karısının ölümünden dört yıl sonra 1923 yılında,I. Dünya Savaşı'nın yarattığı yüksek enflasyon ekonomisi ortamında maddi sıkıntılar içinde Münih'te öldü.


    Röntgen ışınları [değiştir]Öğretim üyeliği görevinin yanı sıra araştırmalar da yapmaktaydı. 1885 yılında kutuplanmış bir geçirgen hareketinin, bir akımla aynı manyetik etkileri gösterdiğini açıkladı. 1890'lı yılların ortalarında çoğu araştırmacı gibi o da katot ışın tüplerinde oluşan lüminesans olayını incelemekteydi. "Crookes tüpü" adı verilen içi boş bir cam tüpün içine yerleştirilen iki elektrotdan (anot ve katot) oluşan bir deney düzeneği ile çalışıyordu. Katottan kopan elektronlar anoda ulaşamadan cama çarparak, floresan adı verilen ışık parlamaları meydana getirmekteydi. 8 Kasım 1895 günü deneyi biraz değiştirip tüpü siyah bir karton ile kapladı ve ışık geçirgenliğini anlayabilmek için odayı karartıp deneyi tekrarladı. Deney tüpünden 2 metre uzaklıkta baryum platinocyanite sarılı olan kağıtta bir parlama farketti. Deneyi tekrarladı ve her defasında aynı olayı gözlemledi. Bunu mat yüzeyden geçebilen yeni bir ışın olarak tanımladı ve cebirde bilinmeyeni simgeleyen X harfini kullanarak "X ışını" ismini verdi. Daha sonraları bu ışınlar, "Röntgen ışınları" olarak anılmaya başlanmıştır.

    Bu buluşundan sonra Röntgen farklı kalınlıktaki malzemelerin ışını farklı şiddette geçirdiğini gözlemledi. Bunu anlamak için fotoğrafsal bir malzeme kullanıyordu. Tarihteki ilk tıbbi X ışını radyografisini de (Röntgen filmi) yine bu deneyleri sırasında gerçekleştirdi ve 28 Aralık 1895 yılında bu önemli keşfini resmi olarak duyurdu.

    Olayın fiziksel açıklaması 1912 yılına kadar net olarak yapılamasa da, buluş fizik ve tıp alanında büyük heyecan ile karşılandı. Çoğu bilim adamı bu buluşu modern fizik|modern fiziğin başlangıcı saydı. Amerikalı mucit Pasteur 1898 yılında tıpta fizik tedavide kullanılmak üzere X ışınları üreten bir aygıt geliştirdi.Ama çok miktarda X ışınına maruz kalındığında meydana gelebilecek sağlık sorunlarını kimse farketmedi
     
  16. 9 Kasım 2007
    Konu Sahibi : realist
  17. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    William Ramsay

    [​IMG]

    William Ramsay (d. 2 Ekim 1852 – ö. 23 Temmuz 1916). İskoçyalı kimyager.

    Asal gazları keşfetmiş ve bu buluşu ona 1904'te Nobel Kimya Ödülü'nü kazandırmıştır.
     
  18. 9 Kasım 2007
    Konu Sahibi : realist
  19. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Orlando Lawrence

    [​IMG]

    Ernest Orlando Lawrence(1901-1958)

    Ernest Orlando Lawrence 8 Ağustos 1901'de güney dakota Canton'da doğdu. Annesi ve babası Norveç göçmeni Carl Gustavus ve Gunda Lawrence idi. Ilk öğrenimini Canton lisesi'nde, sonra St. Olaf College de tamamladı. 1919'da Güney Dakota Universite'sinden kimya diploması, bir yıl sonrada Minnesota üniversite' sinden M.A aldı. Chicago Universite'sinde bir yıl fizik çalıştı. 1925'de Yale Universitesi'nden Ph.d ile ödüllendirildi.

    Sonraki iki yılında ulusal araştırma üyesi ,bir yılında asistan olarak Yale Universite'sinde çalışmaya devam etti. 1928'de associate profesör olarak, Berkeley California Universite'sine atandı Iki yıl sonra Berkeley'in en genç profesörü oldu. 1936'da ölünceye kadar sürdüreceği üniversitenin radyasyon labaratuar şefliğine atandı.

    II. dünya savaşı sırasında atom bombası çalışmalarında bir çok görev alarak hayati katkılarda bulundu. Savaş yıllarından sonra 1958'de ki Cenova konferansında Amerika'nın delegesi olarak atom bombası testlerinin durdurulması için antlaşma sağlanmasına çalıştı.

    Lawrance'in çalışmaları Nükleer Fizik üzerine olmuştur. Ilk olarak iyonlaşma ve metal buharının iyonlaşma potansiyeli konularında çalıştı. 1929'da düşük voltajlarda nükleer parçacıkları çok yüksek hızlara çıkarabilecek Cyclotron'u keşfetti.Bu hızlı parçacıklar çeşitli elementlerin atomlarına bombardıman edilerek, atomların ayrışmasına ve bazen farklı bir elementin doğmasına neden oluyordu. Bilinen elementlarin yüzlerce izotopu keşfedildi. Üniversitenin tıbbi fizik laboratuvar şefi olan kardeşi Dr John Lawrence ile birlikte Cyclotron'un tıp ve biyoloji alanlarındaki uygulamalarında işbirliği yaptı. Sonra Columbia Universite'si kanser araştırmaları enstütüsü danışmanı oldu.

    Lawrance, Cyclotron'un daha büyük ve güçlü modellerini geliştirdi. 1941' de Cyclotron, kozmik parçacık meson'un yapay olarak üretilmesinde kullanıldı. Daha sonra çalışmalarını antiparçacıklar üzerine genişletti.
    Lawrance iyi bir yazardı. 1924'le 1940 arasında 56 yayıma imza attı.Elektrik yükü boşaltılmasıyle saniyenin milyarda biri zamanı ölçen bir yöntem geliştirdi. Bundan başka evrenin temel sabitlerinden biri olan e/m oranını çok kesin olarak veren bir method buldu.Çalışmalarının çoğunu The Physical Review ve the Proceedings of the National Academy of Sciences kitaplarında topladı.Aldığı biçok ödülden bazıları; Franklin Institute'un the Elliott Cresson Madalyası , National Academy of Sciences in the Comstock Prize ödülü ,Royal Society'nin The Hughes Madalyası, Royal Physical Society'nin Duddell Madalyası ,Faraday Madalyası, ve The Enrico Fermi ödülüdür. Ayrıca Liyakat madalyası ile onurlandırıldı Onüç Amerikan ve ingiliz üniversitesinden(Glasgow) onursal doktora aldı.Birçok Amerikan ve yabancı derneğinde üyesiydi.
    Lawrence, Mary Kimberly Blumer ile 1932 de evlendi. Altı çocukları oldu. Tekne, tenis,buzpateni ve müzik boş zamanlarında ilgi alanlarındandı.

    27 ağustos 1958'de California palo alto'da öldü.