Bilinçaltını yönlendirmek

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve ema1 tarafından 15 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    15 Ekim 2009
    Konu Sahibi : ema1
  1. ema1

    ema1 Hayat, sen plan yaparken başına gelenlerdlr Pro Üye

    Katılım:
    10 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    19.459
    Beğenildi:
    7.408
    Ödül Puanları:
    238
    BıLıNÇALTINI YÖNLENDıRMEK

    Bakış açılarımız, dünyayı ve kendimizi değerlendirme kriterlerimiz farklı. Başınıza gelen bir olaya üzülüp hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Bunu bir deneyim

    http://[​IMG]




    olarak görüp yeni öğrenim ve farkındalıklarınıza da odaklanabilirsiniz. Seçim sizin… Çok gelişmiş bir bilgisayar saniyede 100 milyonun üzerinde işlem yapabiliyor. Bu bilgisayarın 100 sene boyunca yapabileceğini bizim beynimiz 1 dakikada yapabilecek kapasiteye sahip. Peki bu muazzam gücümüzün ne kadar farkındayız? Eğer farkındaysak ne yönde kullanıyoruz? Evimize, kendimize yeni bir eşya alırken onu; kalitesi, fiatı, işlevselliği gibi belirli kriterler bakımından imtihana tabi tutuyoruz. Duygularımızın, düşüncelerimizin, davranışlarımızın kaynağı; bizi oluşturan her şeyi kontrol eden beynimiz hakkında neler biliyoruz? Zihnimizi temel olarak bilinç ve bilinçaltı olarak iki kısımda inceleyebiliriz. Bilinçli zihnimiz zihnimizin rasyonel düşünen kısmı.Yani farkında olduğumuz düşüncelerimiz. Siz bu yazıyı okumaya karar verdiniz. ışte bilinçli zihniniz şu anda çalışıyor. Biraz sonra belki karnınız acıkacak. Tarhana çorbası içmeye karar vereceksiniz. Bu da bilinçli zihninizin bir tercihi.. Yapılan araştırmalara göre zihnimizin bu kısmı 5 ila 9 arası veri alabiliyor. [URL="http://[]Bilinçaltımızı bir depoya benzetebiliriz. Zihnimizin % 88lik bir kısmını oluşturuyor. Beş duyumuz vasıtasıyla alınan her bilgi, yani bütün yaşamımız, bir kameraya çekilmiş gibi orada kayıtlı. O uyku da uyumuyor. 24 saat çalışıyor. Nefes alışımızı, kalbimizin atışını, kan dolaşımımızı, sindirim sistemimizi; kısaca size ait olan her şeyi siz düşünmeden sizin için kontrol ediyor. Bilinçaltı bu kadar gücüne karşın o kadar aptal ki, gerçekle gerçek olmayanı ayırt edemiyor. Yani kör ve sağır. Çünkü ona söylediğiniz her şeyi gerçek gibi algılıyor. ışte biz bunu avantaj olarak kullanabiliriz. Bilinçaltımızı kullanarak hayatımızı değiştirebilir, istediğimiz her şeye kavuşabiliriz. Nereye gittiği belli olmayan bir arabanın kontrolünü elimize alabiliriz. Hadi arka koltuktan direksiyona geçelim. Arabayı istediğimiz yöne doğru sürelim. 90’lı yılların başında bir bilim dergisi olan Research Qarterly’de yayınlanan çok ilginç bir araştırma var. Bu araştırmada basketbol oynayan öğrenciler üç guruba ayrılıyorlar. ılk gurup basketbol topunu fileye sokabilmek için 20 gün boyunca fiziksel antreman yapıyor. Ter döküyor. ıkinci gurup hiçbir şey yapmıyor,yan gelip yatıyor. Üçüncü gurupsa 20 gün boyunca her gün zihinse antreman yapıyor. Yani zihinlerinde hayali olarak topu tutuyorlar, paslaşıyorlar, çok güzel atışlar yapıyorlar, terlediklerini hissediyorlar, inanılmaz güzellikte bir maç çıkararak seyircinin alkış seslerini duyuyorlar, maç bitiminde gelen tebrikleri kabul ediyorlar. 20 günün sonunda her gün antreman yapan ilk gurubun performansında % 24‘lük bir artış oluyor. Yan gelip yatan ikinci gurupta, beklenilebileceği gibi, hiçbir değişiklik yok. Zihinsel antreman yapan üçüncü gurubun performansında da % 23’lük bir artış oluyor. Dikkat edin! Topu ellerine bile değdirmeden hemen hemen ilk gurup kadar başarı sağlıyorlar. Yani bilinçaltı beş duyunun etkili bir şekilde kullanıldığı ve canlı hayallerin kullanıldığı bir senaryonun sürekli tekrarlanmasıyla, aslında henüz gerçekleşmemiş şeyleri gerçekmiş gibi kabul etmeye başlıyor ve beyne bu sinyali gönderiyor. Ne müthiş bir güç öyle değil mi? Maalesef korkularımız da bu yolla oluşuyor. ınsanoğlunun doğuştan sahip olduğu iki temel korku var. Düşme ve ses korkusu. Kalan bütün korkularımızı süreç içerisinde öğreniyoruz… Nasıl mı? Hepimizin korktuğumuz şeylerle alakalı senaryolarımız var. Bunlar olumsuz görüntüler, sesler ve hisler içeriyorlar. Düşüncelerimiz kendilerini gerçekleştirme kehanetine sahiptirler… Çevremizdekilerin iyi yönlerini görürsek hep iyi insanlar, kötü yönlerini görürsek hep kötü insanlar çıkar karşımıza…

    Odaklandığınız şeyler yaşamınızın kalitesini belirler…
     
  2. 15 Ekim 2009
    Konu Sahibi : ema1
  3. melekberke

    melekberke Serseri aşığım..... Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    1.347
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Gerçektan de çok doğru. Moralimi bozan kafayı taktığım veya çok etkilendiğim bir konu, bir olay olunca gece rüyalarım peşimi bırakmaz. Ben izin veriyorum buna. Çok düşünerek tekrar tekrar o olayı yaşıyorum demekki.. Negatif enerjiyi çekiyorum.

    Çok güzel bir yazı olmuş. Teşekkürler...
     
  4. 15 Ekim 2009
    Konu Sahibi : ema1
  5. nevban

    nevban Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Mart 2007
    Mesajlar:
    162
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Bildiğim ama unuttuğum bir konuyu yeniden hatırlamama vesile oldunuz
    Teşekkür ederim bu güzel yazı için
     
  6. 16 Ekim 2009
    Konu Sahibi : ema1
  7. cemre-fck

    cemre-fck Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Eylül 2007
    Mesajlar:
    204
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    çok güzel bir yazı.deneyeceğim bunları teşekkürler.
     
  8. 27 Ekim 2009
    Konu Sahibi : ema1
  9. WildRosee

    WildRosee Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2009
    Mesajlar:
    598
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Valla çok güzel bir paylaşım ellerinize sağlık
    Kendi hayatımızın akışını farkında olmadan kendimiz belirliyoruz..