Bilmiyordum

Konusu 'Bunları biliyor muydunuz ?' forumundadır ve SEPTEMBER LOVE tarafından 22 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    22 Nisan 2009
    Konu Sahibi : SEPTEMBER LOVE
  1. SEPTEMBER LOVE

    SEPTEMBER LOVE eylül gelini Üye

    Katılım:
    6 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.443
    Beğenildi:
    255
    Ödül Puanları:
    153
    Kirpikler Neden Sabit Uzunlukta Kalır?

    Kirpiklerin saç kadar uzayıp gözlerimizin önüne düşmesi hem görüşümüzü
    engelleyecek,
    hem de göze girerek bizim için hayati önem taşıyan bu organımıza zarar
    verecekti. Bu
    nedenle kirpiklerin belirli bir uzunluğu vardır ve bu uzunluk sabit
    kalır. Yanma ve benzeri
    bir kaza sonucu kirpiklerimiz kısalırsa, yeniden eski "ideal" boya
    gelinceye kadar uzar ve
    durur.

    Buharlaşan Su Neden Uzaya Kaçmaz?

    Yeryüzündeki hayatın devamı, su döngüsü sayesinde sağlanır. Ölçümlere
    göre,
    yeryüzünden bir saniyede 16 milyon ton su buharlaşmaktadır. Bir yılda
    bu miktar 505
    trilyon tona ulaşır. Bu, aynı zamanda bir yılda Dünya'ya yağan yağmur
    miktarıdır. Yani su,
    sürekli bir denge içinde, "bir ölçüye göre" dönüp durmaktadır. İnsan
    sahip olduğu tüm
    teknolojik imkanları kullansa dahi bu döngüyü asla yapay olarak
    gerçekleştiremez. Eğer bu
    miktarda en küçük bir değişiklik olsa, kısa zaman sonra büyük bir
    ekolojik dengesizlik
    ortaya çıkacak ve bu da hayatın sonunu getirecektir.

    İnsan vücudu En Dayanıksız Madde Olan Etten Oluştuğu Halde Nasıl
    Bozulmaz?

    İnsan vücudu, ortalama 60-70 kiloluk bir et ve kemik yığınıdır.
    Bilindiği gibi et doğadaki
    en dayanıksız malzemelerden biridir. Açıkta kaldığında birkaç saatte
    bozulur, bir-iki gün
    içinde kurtlanır ve dayanılmaz bir koku yaymaya başlar. Bu çürük
    malzeme, insanın
    vücudunun büyük bölümünü oluşturur. Ama onu besleyen kan dolaşımı ve
    dışarıdaki
    bakterilerden koruyan deri sayesinde insanın , 70-80 yıllık yaşamı
    süresince, bozulmadan,
    çürümeden saklanır.

    Bebeğin Gelişiminde Hayati Öneme Sahip Sıvının Rolü Nedir?

    Bebek tüm hamilelik süresince etrafı zar ile çevrili bir kese içinde
    gelişimini sürdürür. Bu
    kesenin adı amniyon kesesidir. Amniyon kesesinin içi amniyon sıvısı adı
    verilen bir sıvı ile
    doludur. Amniyon sıvısının yaklaşık %99'u sudur. Amniyon sıvısının su
    içeriği her 3 saatte
    bir değişir. Bu sıvı bebeğin;
    Akciğer gelişimini sağlar.

    Enfeksiyonlardan korur.

    Amniyon kesesine yapışmasını engeller.

    Annenin maruz kaldığı darbe ve yaralanmalardan korur.

    Vücut ısısının sabit tutulmasını sağlar.

    Rahat hareket etmesine, kas ve iskelet sisteminin gelişmesine yardım
    eder.

    Dünyanın Manyetik Alanı Biraz Daha Farklı Olsaydı Ne Olurdu?

    Daha Güçlü Olsaydı: Çok sert elektromanyetik fırtınalar olurdu.

    Daha Zayıf Olsaydı: Güneş rüzgarı denilen ve Güneş'ten fırlatılan
    zararlı partiküllere karşı
    Dünya'nın koruması kalkardı. Her iki durumda da yaşam imkansız olurdu.

    Dünyanın Kendi Çevresindeki Dönme Hızı Şimdikinden FarklıOlsaydı Ne
    Olurdu?

    Daha Yavaş Olsaydı: Gece gündüz arası ısı farkları çok yüksek olurdu.

    Daha Hızlı Olsaydı: Atmosfer rüzgarları çok büyük hızlara ulaşır,
    kasırgalar ve tufanlar
    hayatı imkansızlaştırırdı.

    Bebeğin Kafası Neden Yumuşaktır?

    Yeni doğan bir bebeğin kafatası kemikleri çok yumuşaktır. Bu kemikler,
    birbirlerinin
    üzerinde az da olsa hareket edebilirler. Bu esneklik sayesinde bebeğin
    başı doğumda bir
    hasar görmez. Eğer kafatası kemikleri sert bir yapıda olsalardı, anne
    karnından çıkarken
    çatlayabilir hatta kırılarak bebeğin beyninde büyük hasarlara yol
    açarlardı.

    İnsanın Tüm Organlarının Aynı Anda Büyümesinin Hikmeti Nedir?

    Gelişen kafa yapısında, beyinle birlikte onu çevreleyen kafatası da
    büyümektedir. Eğer
    beyne oranla daha yavaş genişleyen bir kafatası olsaydı, beyni
    sıkıştıracak ve kısa sürede
    insanın ölümüne neden olacaktı. Aynı denge kalp ve akciğerlerle göğüs
    kafesi, göz ile göz
    çukuru gibi başka organlar için de geçerlidir.