Bin Misket

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve realist tarafından 1 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    1 Ocak 2008
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Yaşlandıkça cumartesi sabahlarından daha fazla
    zevk alıyorum. Belki de bunun sebebi
    ilk uyanan kişi olmanın getirdiği sessiz yalnızlık ya da
    işte olmak zorunda olmamanın sağladığı sınırsız mutluluktur.
    Her iki durumda da, cumartesi sabahının ilk bir kaç saati
    en zevk aldığım anlardır.

    Birkaç hafta önce,
    bir elimde buharı tüten bir fincan kahve,
    diğer elimde gazete ile mutfağa doğru gidiyordum.
    Sıradan bir cumartesi sabahı ile başlayan gün,
    hayatın zaman zaman bize verdiği
    derslerden biri haline geldi.
    Size anlatayım.

    Cumartesi sabahları yayınlanan bir sohbet
    programını dinlemek için radyonun sesini açtım.
    Altın sesli yaşlı bir adamın konuştuğunu duydum.
    Tom adında biriyle "Bin Misket" hakkında konuşuyordu.
    Söylediklerini merakla dinlemeye başladım.

    "Tom, işinle çok meşgul gibi görünüyorsun.
    Eminim iyi maaş alıyorsundur.
    Ama aileden ve evinden bu kadar uzak olmak çok ayıp.
    Genç bir adamın iki yakasını bir araya getirmek için
    haftada altmış veya yetmiş saat
    çalışmak zorunda kalmasına inanmak gerçekten zor.

    Kızının dans gösterisini kaçırmış olman
    gerçekten çok yazık."
    Ve devam etti. "Sana bir şey anlatacağım.
    Bu, bana önceliklerim konusunda daha iyi
    bir bakış açısına sahip olmamda yardım etti.
    Senin anlayacağın,
    bir gün oturdum ve biraz aritmetik yaptım.

    Ortalama bir kişi yetmiş beş yaşına kadar yaşar.
    Biliyorum, bazıları daha çok bazıları da daha az yaşar.
    Ancak, ortalamada insanlar yetmiş beş yaşına kadar yaşar.
    Yetmiş beş'i elli iki ile çarptım ve
    ortalama ömre sahip bir insanın tüm yaşamında
    sahip olacağı cumartesi sabahı sayısı olarak
    -3900- rakamına ulaştım. Tom, şimdi beni iyi dinle.
    En önemli kısmına geliyorum.

    Bütün bunları ayrıntılı olarak düşünmeye elli beş
    yaşında başladım." Ve devam etti. "Bu yaşıma kadar
    iki yüz seksenin üzerinde cumartesi yaşadım.
    Sonra, düşünmeye başladım. Eğer,
    yetmiş beş yaşına kadar yaşarsam,
    yaşayacağım cumartesi sayısı sadece bin adet olacak.

    Bir oyuncak dükkânına gittim ve
    elindeki tüm misketleri aldım.
    Bin adet misketi bir araya getirmek için
    üç tane daha oyuncak dükkanı ziyaret ettim. Bunları
    eve getirdim ve atölyemdeki radyomun yanında duran
    büyük, şeffaf bir kabın içine hepsini doldurdum.

    O günden sonra, her cumartesi
    bir tane misket aldım ve attım.
    Misketlerin azaldığını gördükçe, hayatımdaki
    önemli şeyleri daha fazla düşünmeye başladım. Hiçbir şey,
    dünyadaki zamanınızın akıp gittiğini seyretmek kadar
    önceliklerinizi düzene sokmanıza yardım edemez."

    Programı kapatmadan ve güzel karımı
    sabah kahvaltısı için dışarıya çıkarmadan önce
    son bir şey daha anlatacağım.

    Bu sabah, kabın içindeki son misketi de aldım.
    Eğer önümüzdeki cumartesiye kadar yaşarsam,
    bana biraz daha zaman verilmiş olacak.
    Hepinizin kullanabileceği şey;
    biraz daha fazla zamandır."

    "Seninle konuşmak çok güzeldi Tom. Umarım
    sevdiklerinle biraz daha fazla zaman geçirirsin
    ve umarım bir gün tekrar görüşürüz.
    İyi sabahlar"