Bir Bebein gnl:(

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve nursel22 tarafından 18 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

    18 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : nursel22
  1. nursel22

    nursel22 Guest

    bir bebeğin günlüğü okuyun :KK43:(
    bir bebegin günlügü

    5 Ekim: Bugün var edildim. Buradayım. Varım. Müthiş bir duygu bu. Var
    olduğumu henüz annem ve babam bilmiyor.

    Bir elma çekirdeğinden bile küçüğüm. Ama ne de olsa, ben benim. Varım ya!
    Bu bana yetiyor. Henüz bedenim belli belirsiz, yüzüm yok ama, varlığımı ve
    benliğimi hissedebiliyorum. Bir kız olacağım ve baharda çiçekleri
    seveceğim.

    19 Ekim: Biraz büyüdüm. Kımıldamam mümkün değil. Annem henüz farkında değil
    ama onun kanıyla besleniyorum. Kalbini dolaşıp gelen sımsıcak kan bana
    geliyor. Beni sevecek bir kalbin kıpırtılarını şimdiden hissediyorum. Annem
    beni çok sevecek. Annem için güzel bir sürpriz olacağım.

    23 Ekim: Hiç göremediğim bir el ağzımı biçimlendirmeye başladı.
    Dudaklarımda onun dokunuşunu hissediyorum. Bu "el"in dokunduğu yerler
    dudağım damağım oluyor. Düşünün bir yıl sonra bu elin dokunduğu yerde
    cümler açacak, güleceğim. Dudağımdan ve dilimden sözler dökülecek.
    Herhalde önce "Anne!" diyeceğim. Anne duyuyor musun beni? Seninle
    konuşacağım. Sana güleceğim. Kimilerine göre hâlâ daha var değilmişim...
    Nasıl olur? Varım ve gülücükler sunacak dudaklarım da olmak üzere ya... Hem
    sonra bir ekmek kırıntısı ne kadar küçük olursa olsun yine ekmektir. Öyle
    değil mi anneciğim? Ah bir konuşabilsem!

    27 Ekim: Bugün pek mutluyum. İçimde tatlı bir kıpırtı başladı. Artık bir
    kalbim var. Kalbim atmaya başladı. Hayatım boyunca böyle atıp duracak.
    Sevgilerle dolduracağım kalbimi. Tıpkı anneminki gibi... Annem bedeninde
    iki kalbin birden atmaya başladığını bilseydi ne kadar sevinirdi! Duyuyor
    musun anne?

    2 Kasım: Her gün biraz daha büyüyorum. Kollarım ve bacaklarım da
    biçimlenmeye başladı. Hele bir büyüsün kollarım bak nasıl kucaklayacağım
    seni anneciğim. Şu ayaklarım da tamamlansın da, beraber çiçekli bahçemizde yürürüz. Belki birlikte okula gideriz.

    12 Kasım: Ah evet... Bunlar, bunlar ne kadar sevimli ve küçük şeyler. Aman Allah'ım parmaklarım da çıkmaya başladı. Bunlarla çiçek toplayacağım, annemin elini tutacağım, kalem tutacağım. Belki de güzel bir şiir yazacağım. Anneciğim, orada mısın? Ellerimi ellerinin arasına koymak için sabırsızlanıyorum.

    20 Kasım: Oh, nihayet.. Annem doktora gitti. Burada olduğumu öğrendi..
    Yaşasın! Doktor teyze özel bir cihazla gördü beni. Ultrason diyorlarmış.
    Resmimi bile çekti. Sevinmiyor musun anneciğim? Seneye kalmaz kollarının
    arasında olacağım...

    25 Kasım: Artık babam da burada olduğumu biliyor. Fakat henüz kız olduğumun
    farkında değiller. Onlara sürpriz yapacağım..

    10 Aralık: Bugün yüzüm tamamlandı. Artık iki güzel gözüm, bir küçük burnum,
    dudaklarım ve yanağım var... Anneme benziyorum galiba...

    13 Aralık: Artık çevreme bakabiliyorum. Etrafım çok karanlık ama olsun.
    Yine de mutluyum. Yaşıyorum ve varım. Kısa bir süre sonra gün ışığını
    görebileceğim, renkleri ve çiçekleri tanıyacağım. Rüyamda gördüm. Dünyada
    gökkuşağı diye bir şey varmış.. Onu çok merak ediyorum.. Anneciğim,
    babacığım sizin yüzünüzü de göreceğim. Tanışacağız.... Mutlu olacağız.
    Gülüşeceğiz..

    24 Aralık: Kulaklarım daha iyi duyuyor artık. Anneciğim, senin kalbinin
    seslerini duyuyorum. Benim kalbimin atışlarını da sen duyabiliyor musun?
    Hatta sesini bile tanıyabiliyorum. Sesin ne kadar tatlı... Hiç duymadığım
    bir şey bu... Güzel ve sağlıklı bir kız olacağım. Kollarında uyuyacağım,
    yüzüne bakacağım, o tatlı sesini dinleyeceğim. Benim için ninni de
    söyleyecek misin anneciğim? Sen de beni özlüyorsundur mutlaka... Beni
    koklayacaksın.. Çok seveceksin, değil mi?

    28 Aralık: Anne burada bir şeyler oluyor. Doktor abla neden mutsuz bakıyor
    böyle... Sen acı çekiyor gibisin. Kalp seslerin değişti... Sustun. Benimle
    niye konuşmuyorsun anne? Anne... Anne... Anneciğim... Yüzümde soğuk bir şey hissediyorum. Anne, yüzümü parçalıyorlar... Anne bir şeyler yap... Anne... Kolumu çekiyorlar anne... Canım yanıyor anne... Anne... Ayaklarımı parçalıyor bu şey anne... Beni sana bağlayan damarı kopardılar anne... Anne kalbimi parçalıyorlar... Anneciğim... Anne... Anne... An... Ah!

    Kürtajınız tamamlandı hanımefendi. Geçmiş olsun!

    :gitme::gitme::gitme::gitme::gitme::gitme::gitme:
     
  2. 18 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : nursel22
  3. chocolatestar

    chocolatestar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2008
    Mesajlar:
    1.683
    Beğenildi:
    221
    Ödül Puanları:
    153
    yasal kurtaj siniri 8 haftadir... demek ki bebekte bir gelisim bozuklugu varmis...

    kurtaj olmak zorunda olan, tecavuze ugrayip istemeden hamile kalan, korundugu halde bir sekilde hamile kalan ve dogurmasi mumkun olmayan vs. kadinlar varken lutfen boyle ajitasyonlar yapmayalim...
     
  4. 18 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : nursel22
  5. merwe90

    merwe90 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    29 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    521
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Katılıyorum. :1closedeyes:
     
  6. 18 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : nursel22
  7. kardelen_78

    kardelen_78 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    63
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    arkadaşlar ajitasyon demişler ama 8 haftalık bile olsa bebeğin sinir sistemi gelişmiştir ve acı çeker. eğer kürtajın nasıl yapıldığını seyrettiyseniz parçalanarak yapıldığını görürsünüz. ve birisi sizi parçalasa ne kadar acı çekeceğinizi düşünün siz bunu kendi çocuğunuza yapıyorsunuz
     
  8. 18 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : nursel22
  9. CADISILA87

    CADISILA87 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    27 Nisan 2009
    Mesajlar:
    1.531
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    büyük konuşmamayım ama bencede çok yanlış kürtaj
    ama mecbur olanlarıda unutmamak lazım keyiften kimsede çocuk aldırmazki aklı başında oaln biri
     
  10. 18 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : nursel22
  11. AdaEge

    AdaEge Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.820
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    146
    Allah kimseyi bunu yaşamak ve bir parçasına yaşatmak zorunda bırakmasın...
     
  12. 18 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : nursel22
  13. kar

    kar içim buz tutmuş.. Pro Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    5.353
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    kendı canından kanından bı parca sızce hangı anne ısteyerek yapar kı kurtaj!..
    hıc bı anne !..egerkı dogurupda bakamıycaksa en gzuelı kurtaj kusura bakmayın ama kurtaj gunah vs bunlara katılmıycam asıl gunah nedır bııyomusunuz o bebegı dogurmak herseyın bası tum egıtımlerın temelı ailede baslamıyomu!..
    aile yoksa ortada nasıl dogursun nasıl sıcak bı yva versın cocuga annesı..
    cocuga temellerı saglam bı ailede hayat vermezse gelecekde ne olcak ya tınercı ya gasp cı sokaklarda yasanan olaylara bakın sızce duzgun bı ailenın cocugu yaparmı bunları!..yapmaz..evet hayatta en agır seydır belkı bı kadının bebegını aldırması ama bebek ıcınde belkıde en ıyısıdır..
     
  14. 18 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : nursel22
  15. Gxuxlsxuxm Sultan

    Gxuxlsxuxm Sultan Popüler Üye Üye

    Katılım:
    22 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.226
    Beğenildi:
    23
    Ödül Puanları:
    146
    Kesinlikle ve Kesinlikle bunu alternativ korunma yöntemi gibi kullanan veya gören hemcinslerime tepkim cok büyük....Cocuk istemiyorsan korunacaksin...bu kadar basit.:kahve:

    Lakin mecbur kalanlarda var....hastalik yüzünden, cocugun engeli dogma ihtimali, tecavüz sonrasi vs. vs....

    Bu kadinlar zaten yavrularini aldirmanin acisni yasiyorken, bu tür paylasimlari görmelerini okumalarini hic dogru bulmuyorum.....yaraya tuz basmak gibi birsey bu....
     
  16. 18 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : nursel22
  17. kardelen_78

    kardelen_78 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    63
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Allah doğacak her çocuğun rızkını ben veririm sakın açlık korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin diye emrediyor. her çocuk rızkıyla gelir ki bunu çok gördüm. normalde karnını zor doyuran ama çocuktan sonra işi açılıp ev alan insanlar tanıdım eğer insar çalışıyorsa çocuğa çok rahat bakar ama tembellik yapıp çalışmıyorsa suçu başka şeylere atmasın o zaman baştan önlemini alıp çocuk yapmasın.
    benim babam çok küçük yaşta öldü ama annem hep çalışarak bize baktı ve okuttu bende ortaokuldan sonra hep çalışıp kendi harçlığımı çıkartırdım. yani insan çalıştımı fakirlik bahane benden çok fakirlik çeken olmasın.
    hem herşey maddiyat mı o zaman neden zengin çoğunlukla zengin çocukları alkolik uyuşturcu bağımlısı veya ruhsal olarak sorunlu
     
  18. 18 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : nursel22
  19. karamelito

    karamelito Guest

    katılıyorum ama şunuda ekleyeyim (ukalalık gibi olmasın sadece bilgilendirme amaçlı) yasal süre 9 hafta 6 gündür. yani 9+6
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 18 Ağustos 2009