Bir Boşanma Hikayesi

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve AYN tarafından 9 Kasım 2006 başlatılmıştır.

    9 Kasım 2006
    Konu Sahibi : AYN
  1. AYN

    AYN SİDİKLİ Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.495
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106

    Bir boşanma hikayesi

    "Ben yapmam asla" diye düşünebilirsiniz, bu öyküyü okuduğunuzda. "Ne kadar da çirkin davranmış; kadınlığın asaletine yakışır mı?" diye kaşlarınızı çatabilirsiniz.

    Ya da "Oh ne iyi etmiş, eline sağlık" da diyebilirsiniz. Sonuçta böyle bir durumla karşılaşırsanız, gerçek anlamda ne yapacağınızı, nasıl davranacağınızı, nasıl bir tepki göstereceğinizi bilemezsiniz. Aklı başında, kariyer yapmış genç bir kadın anlatıyor bunları. Aldatılmış bir kadının gün be gün boşanma öyküsü bu.

    Gencecik kızlara soruyorlar, eşiniz sizi aldatırsa ne yaparsınız, diye. "Ben de onu aldatırım" diyorlar; saçmaladıklarının farkında bile olmadan. Aldatma konusunda şakalar yapılıyor her yerde. Oysa aldatma şakaya gelemeyecek kadar ciddi. Ama insanda belki de aklının ucundan bile geçmeyecek tepkiler yaratabiliyor işte. Bakın yaşadığı o acı dolu günleri nasıl dile getirmiş sevgili okurum. Ne kadar gerçekçi ve bir o kadar da ciddiyetle yargılayabilmiş kendini.

    Yine de beyler, temkinli olun. Aldatılmış ve boşanmak üzere olan bir kadının tepkilerini önceden kestiremezsiniz. Sakın anlamsız anlamsız, "Benim karım efendi kadındır; yapmaz böyle" diye düşünmeyin. Hiç belli mi olur?

    RUMUZ: Perle

    Aldatıldım. Hem de yıllarca, farklı kişilerle aldatıldım. Hep hissettim ama peşine düşmedim. Ona o kadar inanıyor ve seviyordum ki; ayrıca araştırmayı kendime yakıştıramadım hiç.

    Kesin olarak aldatıldığımı bir şubat günü, müthiş bir gafleti sonucu tesadüfen öğrendim. Ağladım, kahroldum, yumrukladım, hakaret ettim. Ruh sağlığım bozuldu

    Çılgınlar gibi yürüdüm, koştum sokaklarda günlerce. Peşime takıldı, ama hiç üzüntü duymadı; sanki bıyık altından gülümsüyor, kendiyle gurur duyuyordu.

    İnkár etti, hep inkár etti; aldatmalarına, görüşmelerine devam etti. Bana hiç acımadı.

    Adliyeye gittim; boşanma davası açtım. Usulü bilmediğim için pis bir kulübeye gidip sevimsiz bir adama dilekçe yazdırdım, onun iğrenç bakışlarına maruz kaldım. Benim buralarda ne işim vardı?

    Gidip arabasının camına hakaret notu bıraktım. Bundan utanıyorum. Her şeyini karıştırdım, elbiselerini, pasaportunu, resimlerini yırttım. Oysa o benim canımdı, içim kan ağladı, ona hiç kıyamıyordum, ona kıyamazdım ben. Ama ayakkabılarını çiğnedim, pijamalarını kestim. Benim ütülediğim gömleklerin, elbiselerin, yıkadığım çamaşırların içinde çapkınlık yaptı, başkasıyla yakınlaştı diye, hediye ettiğim kravatları kestim. Bunları yaptığım için kahroluyorum

    Onurlu davranamadım. Gözyaşlarımı içime akıtıp dimdik durabilmek isterdim. Yapamadım. Onu seviyordum. Anı defterim doldu taştı. Acılarım hiç dinmedi, derdimi kimsenin anlayabileceğini düşünmedim. Kimseye anlatamadım.

    KENDİMDEN NEFRET EDİYORUM

    Ben, bir kariyeri olan, az çok görmüş geçirmiş, sevilip sayılan bir kadın... Ben tüm bunları yaptım. Bağırarak ağladım her yerde. Sokakta bile. Kontrolümü tamamen kaybettim; bundan nefret ediyorum

    Günlerce uyudum. Dünya başına yıkılmak, yanmak, kavrulmak, donup kalmak, yüreğine bıçak saplanmak, tarifsiz acılar çekmek gibi, çoğu zaman basmakalıp bulduğumuz ifadelerin ne kadar anlamlı olduğunu o günlerde anladım.

    Çok yalnızlık hissettim; şefkat bulmak için yine ona gittim. Başımın okşanmasına ihtiyacım vardı. Sevgisiz ve şefkatsiz, hele aşksız yaşayamazdım. Kime gidecektim. Yine ona gittim.

    Yaptığım ve kendime yakıştıramadığım şeyler, yaşadığım kötü anlar hiç yakamı bırakmıyor bugün. Bu anılardan kurtulamıyorum.

    Büyük oğlum hastalandı, sabah alıp hastaneye götürdüm. Göğsünde bir ağrı, çok endişelendim. Biz hastanedeyken hiç aramadı. O saatlerde sevgilisine arzu dolu mesajlar gönderiyordu oysa. Okuduğum mesaj tarihlerinden biri de o güne aitti.

    Kariyerinde başarılı olsun diye hiçbir sorun götürmedim ona. O ise ona sağladığım bu zamanı onlarla harcarmış meğer. Renkli kağıtlara yazılmış mektuplar, hediye kutuları, prezervatifler buldum çekmecesinde. Bunun ne demek olduğunu, dilerim hiçbir seven kadın yaşamak zorunda kalmaz. Şehvet mesajları okudum telefonunda. Yandım ben, bittim, kayboldum. Hafiyelik yaptım. Oysa bundan nefret ediyorum.

    BENİ FARK ETMEMİŞ!

    Birazcık romantizm yaşama arzusuyla yüreğim burkulurken, filmlerdeki, romanlardaki her aşk sahnesinde gözlerimden yaşlar süzülürken; sessizce, sevişenlere imrenirken, yaş günümde bir demet nergis beklerken, romantik hediyeleri, mektupları, mesajları o başkalarına verdi. Oysa ben burada hep onu bekledim içim titreyerek.

    Mutsuz bir aileden geldiğimden, eşim ve çocuklarıma asla mutsuzluk yaşatmamak üzere hayatımı onunla birleştirdim. Biz hep çok iyi anlaştık, bana hep çok nazik davrandı. Beni hep özgür bıraktı. Bu, onu sevme nedenimdi.

    Bana asla baskı yapmadı, aksine benim gibi çekingen bir insanın ufkunu açtı, beni iş hayatımda teşvik etti. Tolerans mı, yoksa ilgisizlik mi diye düşündüğüm çok oldu. Beni hiç kıskandığını görmedim.

    Süper anne, süper iş kadını, süper sevgili, süper eş olmaya çalıştım hep. Kilo almamak, onun yanında gurur duyacağı bir imaj olarak yer almak için, yıllarca aç gezdim. "Ben burada aşkım, romantizmim, kadınlığım, dostluğum, ona olan sonsuz desteğimle ve mesleki kariyerimle dururken daha ne aradı" dedim. Yine bütün içtenliğimle, keşke bana söyleseydi aslında ne istediğini, ben onu da yapardım dedim. Yapardım da. Bende olmayan, ya da olan neydi, dedim. Beni fark etmemiş; öyle, dedi.

    BİZ DE HERKES GİBİYMİŞİZ

    Aldatılmak için bir erkeğin karısı olmanız yeterli. Başka bir kusurunuzun olması gerekmiyor. Anladım.

    Panik atak hastası olmuşum, dedim bir gün. Ama sen de çok sinirliydin, dedi, çıktı gitti. Oysa hastanede bana bu teşhisi koydukları sırada, şehir dışından beni aradı. İyiyim, evdeyim, merak etme, dedim; üzülür, kafası karışır, diye. "Sen orda keyfine bak, ben burada kimlerle uğraşıyorum" dedi. Sevgilisiyleymiş meğer...

    21 yaşımda tanıdım, sevdim onu. Ona hep saygı, sevgi ve hayranlıkla baktı gözlerim. Biz farklıyız sanıyordum. Herkesten farklı olacaktı her şey. Bunun için çok çaba gösterdim. Bizimle birlikte evlenen herkes boşandı. Başkalarıyla evlendiler, başka şeyler yaptılar.

    Oysa ikimiz de sağlıklı insanlardık, Allah bize cömertçe her şeyi vermişti. Düzgün, tertemiz bir yaşantımız olamaz mıydı? Bu, bu kadar zor muydu? Aldatmadan yapamaz mıydı? Dünyaya, nefsimizin bitip tükenmeyecek isteklerini yerine getirme peşinde koşmak için mi geliyoruz? Dünyaya geliş nedenimiz gerçekte bu kadar basit midir?

    Aldatmak bir gönül kırmaktır. Tamirsizdir. Benim gönlüm kırık artık.






     
  2. 9 Kasım 2006
    Konu Sahibi : AYN
  3. wonderfulgirl84

    wonderfulgirl84 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    151
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Çok Uzun Ama Çok Içim Burkuldu Yorum Bile Yapamiyoruz
    Çok Üzüldüm Zaten Depresyona Girdim Iyice Bittim Yani....
     
    salisss bunu beğendi.
  4. 9 Kasım 2006
    Konu Sahibi : AYN
  5. AYN

    AYN SİDİKLİ Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.495
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    wonnn canım noldu yaa,aksi bi durum yoktur inşalla,görüşemiyoruz artık yaa
     
  6. 9 Kasım 2006
    Konu Sahibi : AYN
  7. onetimes

    onetimes Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    773
    Beğenildi:
    16
    Ödül Puanları:
    108
    hayır ya ben kabul etmiyorum. bukadar basit değil bu kadar güçsüz değil kadınlar. bunu yazanlar tüm duygularını anlatmış ama hata yapmış bi kişinin hayatı için kendi hayatından vazgeçmiş. neden adamın yaptıgı hatanın cezasını kendisine çektiriyor ki. :1no2:
     
  8. 9 Kasım 2006
    Konu Sahibi : AYN
  9. karabiber

    karabiber Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2006
    Mesajlar:
    24
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    hiç uzun gelmedi bana bi solukta okudum..

    bi cok kadının kendinden bişey bulabileceği bi yazı.. ne yazıkki günümüzde bunları yaşayan cok bayan var.. ne denebilir ki tüylerim ürperdi
     
  10. 9 Kasım 2006
    Konu Sahibi : AYN
  11. zeytin1955

    zeytin1955 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Eylül 2006
    Mesajlar:
    34
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    "Aldatılmak için bir erkeğin karısı olmanız yeterli. Başka bir kusurunuzun olması gerekmiyor. Anladım.

    Aldatmak bir gönül kırmaktır. Tamirsizdir. Benim gönlüm kırık artık."



    [B]....Çok güzel bir yazıyı paşlaşmışsın canım..Mesleğim avukat olduğu için biliyorum..Aldatıldığı için boşanmaya gelen kadınlardan duydum bu duyguları..Pisikatristler ve pisikologlarda varsa sitemizde; eminim onlarda bu duyguları aktaran kadınlar olduğunu söyleyeceklerdir..Tıpatıp aynı duygular..Bunu yaşayan bir kadın yazmış !!!..
    Niye böyle yapmış, zayıfmış, acizlikmiş diye yorumlamıyorum..asla bu kadar basit duygular değil çünkü..Onların acılarına saygı duyarım..Onlardan birisine rastlarsanız sevgiyle, şevkatle dinleyin ve sabır dileyin..sabırla bu acıdan tez zamanda kurtulmalarını dilerim..

    Yazıyı Paylaştığın için çok teşekkürler AYN canım..sağolasın..
    [/B]
     
  12. 9 Kasım 2006
    Konu Sahibi : AYN
  13. SENACE

    SENACE Guest

    ÇOK ETKİLENDİM HİÇ UZUN GELMEDİ,
    DUYGULARINI NE KADAR GÜZEL PAYLAŞMIŞ.
    EVET DAHA FARKLI DAVRANABİLECEK KADINLARDA VARDIR.
    FAKAT KENDİNİ TAMAMEN EŞİNE, EVİNE ÇOCUKLARINA ADAMIŞ BİR KADIN SIĞINACAK BAŞKA BİR LİMAN BULAMAZ.
    NE BAŞKA BİRİNİ, NE YAPACAK BAŞKA BİR İŞİ, NE DE ADAM SENDE AMAAAN DİYECEK YÜREĞİ....
    OKURKEN ÇOK DUYGULANDIM ve ÜZÜLDÜM.
    NE KADIN NE DE ERKEK NEDE HİÇBİR CANLI YAŞAMASIN BÖYLE ACI DUYGUYU.
    YAZILABİLECEK O KADAR ŞEY VARKİ KONU ÜZERİNE....
    KİMSENİN EVİNDE OCAĞINDA BÖYLE SIKINTI OLMASIN.
     
  14. 9 Kasım 2006
    Konu Sahibi : AYN
  15. tutcshee

    tutcshee Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2006
    Mesajlar:
    112
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    bir kadın bu kadar da basit olamaz bence ne bu yaa iyi dayanmış kadın valla ben gebertirdim kocamı
     
  16. 9 Kasım 2006
    Konu Sahibi : AYN
  17. EU1

    EU1 Guest

    Aslında bana yazıdaki kadının duyguları çok doğal geldi. İnsan başına gelmeyen bir olay hakkında yorum yapamıyor,ama yerine kendimi koyduğumda ono ve yaptıklarına hak veriyorum.hayatın her devresinde var. Aldatma çocukluktan başlıyor anneyi aldatmak, öğretmeni aldatmak, ve her yaşta devamı geliyor. Oysa aldatan insan karşısındakini değil kendini kandırdığını anladığında iş işten geçmiş oluyor.
     
  18. 9 Kasım 2006
    Konu Sahibi : AYN
  19. Esssen

    Esssen Guest

    neden bu davranislarin basitlik olarak tanimlandigini anlamiyorum. cok sevmis hayatini ona, onu mutlu etmeye adamis oldugunu yazmis. boyle bir durumda kim olsa ayni seyleri hisseder. herkesin tepkisinin ayni olmasini bekleyemezsiniz,belki siz de bu derece uzulursunuz ama onun yaptiklarini yapmazsiniz, bu size onu basit olarak tanimlama hakkini vermez
    cokkkk sevmek ve ihanete ugramak neymis ancak yasayinca anlasilacak bir durum. yargilamayalim...

    Allah herkesi boylesi durumlari yasamaktan korusun.