Bir de bunu okuyun derim

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve banueralp tarafından 20 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    20 Nisan 2009
    Konu Sahibi : banueralp
  1. banueralp

    banueralp Aktif Üye Pro Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    541
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için
    sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil
    çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali
    hazırlanmamıştı. Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu. Nihayet
    zil çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı.
    Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor,
    bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu.

    Öğretmeni, onun bu halini fark etti:

    - Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?

    Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:

    - Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.

    - Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?

    - Ahmet arkadaşımız var ya...

    - Evet, ne olmuş Ahmet'e?

    - Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi
    şeyler koymuyor.

    - Eee?
    - Ona yardim etmek istiyorum. Ama benim yardim ettiğimi bilirse
    üzülür. Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz
    de ona verseniz?
    Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine
    koydu. Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup düşündü.
    Ali hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin durumu
    pekiyi değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi
    niyetli ve düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu değildi. Buna
    rağmen yardim etmek istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini
    istemiyordu.
    Nurhan Öğretmen:

    - Dur bakalım Ali, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz
    pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?

    - Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş
    bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.

    - Nerede çalışıyorsun?

    - Simit satıyorum.

    Nurhan Öğretmen yine durup düşündü. İyiliğin bu kadarına ne demeliydi
    şimdi? Bunun gerçekleşmesi zordu. Onu, bundan vazgeçirmek için bir
    çare bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı.
    Onunla biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu.
    Nurhan Öğretmen, Ali'ye dondu:- Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.- Çok zengin bir işadamı...- Niçin?

    - İnsanlara daha çok yardım etmek için...

    - Güzel, dedi Nurhan Öğretmen. Bak simdi Ali, Ahmet'in ailesinin
    durumu pekiyi değil, bu doğru. Ama sizinki de bundan pek farklı değil.
    İstersen acele etme. Çok zengin olduğun zaman insanlara yardim
    edersin. Olmaz mı?
    - Olmaz, dedi Ali. Şimdi yapmalıyım.
    -- Neden olmaz?
    -- Üç sebepten dolayı olmaz.

    Birincisi: Bu para zaten benim değil. İyilik ettiğim için Allah, beni
    insanlara sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok
    simit alıyorlar. Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit
    satıyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp
    güvercinlere veriyor.

    İkincisi: 'Ağaç yas iken eğilir.' deniliyor. Şimdiden iyilik yapmayı
    öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam. Şimdiden iyilik yapmayıp bunu
    zenginlik günlerime ertelersem, zengin olduğum günlerde de daha zengin
    olduğum günlere erteler kendimi kandırmış olurum.

    Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak
    istiyorum. Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.
    Nurhan Öğretmen, karsısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:
    - Bu sonuncusunu pekiyi anlayamadım, dedi.
    - Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali. Şimdi, çok zengin olmadığım için,
    ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. Bundan
    fazlasını veremem. Allah, Cennet'i gücü kadar iyilik edene veriyor.
    Şimdi gücüm bu olduğuna göre, Cennet'in fiyatı birkaç simit parası
    kadardır. Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet'e
    girebilirim. Bundan daha karlı bir yatırım olur mu?

    Nurhan Öğretmen'in gözleri dolmuştu. Başını 'Evet' anlamında sallarken
    Ali'yi evine yolladı.
    Sınıfa geri dönerken okulun boşaldığını fark etti. Eşyalarını toplamak
    için masasına döndüğünde Ali'nin bıraktığı paraların masa üstünde kaldığını fark etti. sandalyesine gayri ihtiyari oturdu ve paraları
    eline aldı.
    Hiçbir para ona bu kadar kıymetli gelmemişti. Sanki elinde dünyanın en
    kıymetli incilerini, yakutlarını, elmaslarını tutuyordu. Hatta bu
    paralar onlardan bile kıymetliydi. Bu paralar, bu bozuk SIMIT
    paraları, Cenneti satın alabilecek paralardı. Sanki hiç bırakmak
    istemeyen bir duygu ile sımsıkı kavradı bu bozuk simit paralarını.

    Oturduğu yerden kalkamadı Nurhan Öğretmen. İçinin dolduğunu, Tarif
    edilemeyen duygulara boğulduğunu hissetti. Birden boşalan sağanak
    yağmurlar gibi ağlamaya başladı. Ağladı... Ağladı... Ağladı.


    Kendine geldiğinde aksam olmuştu. Yavaş adımlarla sınıftan çıkıp
    okuldan ayrılırken bekçi Sadık 'Bozuk Simit paraları ile cenneti
    satın almak, Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak' diye
    Nurhan öğretmenin sayıkladığını duydu. Bekçinin hayretler içinde, 'Ne
    dediniz hocam?' demesini bile duymayan Nurhan öğretmen, bekçinin
    şaşkın bakışları altında akşamın alaca karanlığına karışıvermişti


    Hikayeyi beğenmişseniz ve Ali'den utanmışsanız, maddi durumunuz iyi
    değilse bile, iki tane ekmek alıp bölgenizdeki bir fakirin kapısına
    bırakın.

    Bir okul önünde biraz bekleyip yırtık ayakkabısı olan bir çocuğa ayakkabı alın.

    Maddi ihtiyacı olan bir akrabanıza yardım edin.

    Yeter ki boş durmayın!

    "Ekmeği paylaşmak ekmekten daha lezzetlidir."
     
  2. 21 Nisan 2009
    Konu Sahibi : banueralp
  3. ddilsah

    ddilsah ♥♥♥ VOLİM TE ♥♥&#982 ÜZGÜN Pro Üye

    Katılım:
    7 Mart 2012
    Mesajlar:
    4.231
    Beğenildi:
    82
    Ödül Puanları:
    78
    daha önce başka bir yerde okumuştum.a.s çok hoş...paylaşım için teşekkürleryerimseniben:1hug:
     
  4. 21 Nisan 2009
    Konu Sahibi : banueralp
  5. Egem

    Egem Yokluk içinde Cumhuriyeti kuranların torunuyuz. Pro Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2007
    Mesajlar:
    21.623
    Beğenildi:
    9.435
    Ödül Puanları:
    238
    çok çok güzel anlayana iyi bir dersa.s
     
  6. 7 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : banueralp
  7. esranindunyasi

    esranindunyasi Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    70
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86