bir dokunuş,bir hayat...

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve talin tarafından 13 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

    13 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    [​IMG]

    Geçenlerde bir arkadaşım ileti adresime iki tane resim göndermiş. Resimler haklı olarak yüzyılın en iyi fotoğrafları seçilmiş. Resimlerle ilgili açıklama eklemeyi de ihmal etmemiş.

    Birinci resim; anne karnındaki bir bebeğe müdahale yapıldığı esnada, bebeğin henüz yeni oluşmuş minicik elleri ile doktorun bir parmağını tutuşunun karesi. Bebek henüz gözlerini dünyaya açamaz ve bedeni fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremezken dahi bu hareketi ile daha önceden oluşmaya başlamış olan dokunma duyusu sayesinde doktora olan inancını, güvenini ve yardım talebini ortaya koyuyor.

    İkinci resim de en az diğeri kadar etkileyici ve düşündürücü. İngiltere’de bir hastanede aynı kuvözde yatan kardeşlerden sağlıklı olanının, hasta olana sarılışının hikâyesi.

    Doktorların, ikizlerden birinin yaşama şansı olmadığını söylemesi üzerine kural tanımaz ancak yüreği sevgi ve merhamet dolu bir hemşire tarafından ikizler aynı kuvöze konur. Aynı kuvöze konan ikizlerden sıhhatli olanı, yaşama ümidi olmayan kardeşine sarılır. Bu sarılışın etkisiyle, kendisinden ümit kesilen bebeğin kalp atışlarında düzelme ve vücut ısısında normalleşme tespit edilir. Böylece, dokunmanın gücü ve etkisi sağlıksız bebeğin hayat fonksiyonlarının düzelmesini sağlamış, bebek diğer kardeşinin yardımıyla hayata tutunmuştur. Sağlıksız olan sağlıklı olandan aldığı güven ve sevgi ile yaşama azmini ortaya koymuştur.

    Dokunmak hissetmektir, paylaşmaktır. Karşımızdakine olan inancımızı, güvencemizi gösterir. Yanında olduğunu, desteklediğini ve arkasında durduğunu göstermektir.

    Birbirimize sarılalım, sevdiklerimizin kulağına sevgi sözcükleri fısıldayıp, aşk şarkıları terennüm edelim. Bütün bunları yapmaktan çekinmeyelim, korkmayalım. Sonunda kaybeden değil, kazanan biz oluruz.

    Sıkıntı ve sorunların paylaştıkça azalacağını, mutlulukların paylaştıkça çoğaldığını biliriz. İşte o anlarımızda en yakınımızdakine sarılarak ondan güç almalıyız.

    Dokunmak ve sarılmak aradaki mesafeleri kaldırarak hemhal olmaktır. Karşımızdakinin sıcaklığını hissederek ruhuna, yüreğine hitap etmenin yollarından biridir.

    Bazen teninin yumuşaklığını, kokusunu bilmektir. Kalpleri fethetmenin yöntemidir.

    Galiba bebekler ve çocuklar bu işi büyüklerinden daha iyi yapabiliyorlar. Daha iyi olmasının nedeni saf ve temiz duygularla eylemi gerçekleştirmeleridir. Pozitif enerjilerini karşıdakine aktarmada daha mahirler.

    Dokunmanın gücü ve etkisini bundan daha iyi hangi örnekler gösterebilir? Bu iki yaşanmış örneğin üzerine daha fazla ne söylenebilir, bilemiyorum.

    Evet, sevgi ve aşk ile dokunalım. Taciz amaçlı değil.

    cemil melik'ten alıntıdıra.s.
     
  2. 20 Mart 2013
    Konu Sahibi : talin
  3. penelopem

    penelopem Üye Üye

    Katılım:
    1 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    27
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    kesinlikle çocuklar bunu daha iyi yapabiliyor