Bir Gayemiz Varmi?

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve dilara tarafından 14 Aralık 2007 başlatılmıştır.

    14 Aralık 2007
    Konu Sahibi : dilara
  1. dilara

    dilara Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2006
    Mesajlar:
    120
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    BİR GAYEN VAR MI?

    Ne kış dedim ne bahar

    İçtim sabaha kadar

    Erken ağardı saçlar

    Yılların günahı ne?

    Ben şaşırdım yolumu

    Yolların günahı ne?

    Gayesi olmayan insan yoktur. Kimisinin gayesi ulvîdir, kimisinin gayesi süflîdir. Her insan kendisine şunu sormalıdır: "20 sene sonra ben ne olacağım?" İnsanın bir gayesi olacak ki, 20 sene sonra o gayeye ulaşsın...

    "Ben zengin olacağım", "Ben falan sanatta usta olacağım", "Ben İslam alimi olacağım"... Bunlar insanların gayesi olabilir.

    Gaye yokuşun başında bir noktadır. O noktaya ulaşmak için, o yokuşu tırmanmak gerekir. Tahsil yapmayan, sanat öğrenmeyen, bir konuda uzmanlaşmayanın hayatı zor olur. Öyleyse öncelikli gayemiz şu olmalıdır: "Şu dünyada kimseye muhtaç olmadan nasıl yaşayabilirim?" Bu problemi hallettikten sonra, "Kendim için, ailem için, akrabalarım için ne yapabilirim?" Bu sorulara cevap buldukça hayat güzelleşir. İnsanı koşturan hedefidir, gayesidir. Gayesi olmayanların hayatı sönük geçer. Ulvî bir gaye, insanı yüceltir. Bir karar vermek, insanı bir menzile götürüyor!.. Seçme hakkı bizde!..

    Yani...

    Kendimizi bir konuya vermemiz lazım. O konuya odaklanmamız lazım. Dikkatle çalışmamız lazım. Anlaya anlaya gitmek lazım. Mukayeseler yapmak lazım. Çalışmalarda bunlara dikkat etmek lazım.

    Topraktaki köklerden, gökteki yıldızlara kadar her şeyde sıddıkiyet vardır. Hepsi birbirine bağlıdır. Sıddıkiyet çok önemli. İnsan evvela kendine yâr olacak! İnsan, samimi olarak bir şeye bağlanmalı. Bağlandığı şeyin prensiplerine uymalı. Eğer bazı prensiplere uyulmazsa, o manevî irtibat kopar.

    Zaman bir nehir gibi akar. Yaşadığımız anın, hayatı verenin isteğine uygun olup olmadığına bakmak lazım. Çünkü o an gelip geçecek. Öyle hızlı bir akış var ki, insan şaşırıyor. Mademki zamanın dakikaları bize aittir, ömrümüzün parçalarıdır onlar; onları değerlendirmek de bize düşer. Nefeslerimiz sayılıdır. Aldığımız nefes sayısı tamamlandığı anda, bu dünyadaki ömrümüz bitecek. Ölüm o kadar yakın... Ölüm o kadar uzak...

    İnsan, en güzel hayata, en güzel şartlara namzet olarak yaratılmıştır. İnsan niçin yaratıldığını bilmezse yanlış hareket eder, perişan olur.

    Hayatı yanlış tutuyorlar.

    Hayatı yanlış tutmak ne demektir? Yaşam şeklimizi maddî ve manevî menfaatlerin dışında tutmaktır.

    Şartlar ne olursa olsun, idealimiz yürümeli. Çocuk önce emekliyor, sonra koşulara katılıyor. Bir şey bütünüyle elde edilmezse, bütünüyle de terk edilmez. İnsan ne durumda olursa olsun, hayatını iyiye de kullanabilir kötüye de...

    Hayat, Allah'ın bize verdiği bir arabadır. İstersen çarp bir duvara, istersen gidebildiğin yere kadar git, Allah'ın izn-i inayetiyle.

    HEKİMOĞLU İSMAİL