Bir gençlik arıyorum (MUTLAKA OKUYUN)

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve eldeniz tarafından 24 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    24 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : eldeniz
  1. eldeniz

    eldeniz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2007
    Mesajlar:
    701
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    Bir gençlik arıyorum

    Otobüsteyim. Arka tarafta bir genç, dinlediği hareketli müziği, herkese dinletiyordu. Şoför hemen arkasındaki beyefendiye ricada bulunarak “Söyleyin şuna da sesini kıssın” dedi. Beyefendi gence seslenerek “şunun sesini biraz kısar mısın?” diye ikazda bulundu. Genç oralı bile olmayınca, sesini biraz daha yükselterek “Arkadaş sana diyorum, sesini kısar mısın şunun” der demez, genç aniden yerinden fırladı ve adamın yakasına yapıştı: “Sen nasıl bağırırsın bana! Benim kim olduğumu biliyor musun! Senin beynine sıkarım, dağıtırım beynini u..n!..” diye tartaklamaya başladı.
    Vay be! Bir ses kısma meselesi yüzünden, beyinlere kurşun sıkacak bir gençlik!


    **


    Bir arkadaşım oturduğu semtte geçen bir hadiseyi anlatıyordu. Olayın kahramanları, o semtte oturan bir grup genç. Çete gibi sokaktan geçenlerin yolunu kesen bu gençler, gözüne kestirdiklerinden haraç istiyorlarmış. Bir gün bir kadıncağız gençlere direnmiş, vermek istememiş. Onca genç üzerine saldırmış. Kadını yerlerde tartaklamışlar. Bu semt öyle dağ başında falan değil ha! İstanbul’un orta yerinde. Kurtların saldırması için illa vadiye gerek yok ki. Şehre inmişler... Her ıssız sokak, bir vadi olmuş onlar için. Dizilerden mi, filmlerden mi, özentiden mi, eğitimden mi, yoksa eğitimsizlikten mi?.. Nedir? Gençleri kaybediyoruz.
    Her gördüğü kadına bir anne edasıyla hürmet ederken, şimdi onu üç kuruş için yerlerde sürükleyecek kadar gözü dönmüş bir gençlik!


    **


    Başka bir gün otobüs bekliyorum. Durak kalabalık. Yaşlı, ak sakallı bir dedenin bir noktaya, başını sallayarak dikkatle baktığını gördüm. Başımı çevirip o tarafa baktım. İki genç sarmaş dolaş olmuşlar, nerdeyse düğüm olacaklar. Kız, zaman zaman kaçamak gözlerle etrafına bakıp, onca kalabalığın içinde yaptıkları ayıptan tedirgin olsa da, kirpi gibi saçlarıyla hangi toplumun ferdi olduğunu kendi de bilmeyen, Hint horozlarına benzeyen kılıksız gencin umurunda bile değildi. O, anatomi derslerinde merak ettiklerini, öğrenmekle meşguldü. Durakta bekleyenlerin “iyi ki bizim kızımız değil” gibilerden hicapla baktıklarını hisseder gibiyim. Ne fark ederdi ki, başka bir gün, bizim kızımız olmayacağı ne malum. Onları tanımasak da bizim çocuklarımız, bu ülkenin çocukları değil miydi?


    Batıya özen neleri alıp götürmüştü böyle?
    Daha dün annesinin, eşinin, kızının bir saç telini kıskanırken, bugün; mahrem sahneleri sokaklara taşıyacak kadar kendini kaybeden bir gençlik...
    Şairlerin sultanı üstat Necip Fazıl Kısakürek, sanki bunları yıllar öncesinden görmüş de şiir mısralarına taşıyıvermişti.
    ...


    Bir şey koptu benden, şey, her şeyi tutan bir şey,
    Benim adım bay Necip, babamın ki Fazıl bey;
    Utanırdı burnunu göstermekten süt ninem,
    Kızımın gösterdiği; kefen bezine mahrem.
    Ey tepetaklak ehram, başı üstünde bina,
    Evde cinayet, tramvay arabasında zina!
    ...
    **


    Ey gençler! Ne oldu size? Sizin tarihiniz ayıplarla dolu değil ki ayıp işler yapıyorsunuz. Sizler, dünyaya insan gibi yaşamayı öğretmiş medeni bir milletin torunları değil misiniz? O halde nedir bu insanlığınızı unutturan hezeyan, boş vermişlik, Kayıtsızlık? Silkinin, kurtulun ucubelerinizden, kendinize gelin!


    Yarın, çocuklarının yüzüne utançla değil şerefle bakmak isteyen, ey münevver gençler! Size sesleniyorum.



    Nerdesiniz?
    Efendim duyamadım? Daha güçlü haykırın!
    Nerdesiniz?...




    ALINTIDIR
     
  2. 24 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : eldeniz
  3. narinim78

    narinim78 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Nisan 2008
    Mesajlar:
    76
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ben mersinde oturuyorum.kızıma hamileydim doktorum son kontrole çağırdı neredeyse doğuracam yani o derece karnım burnumda.mersin üniv.kampüsünden kalkan minibüsüne bindim içerisi tıklım tıklım dolu.hepside üniv.gençliği minibüs hareket etti kimseden tık yok.şöför seslendi gençleeer ablanıza yer verin gençler görmemezliğe geldi.bende birşey diyemedim artık minibüs anayola çıkınca oturamayacağımı anladım ve indim.inerken duyduğum vede 4 senedir kulaklarımda çınlayan şey ise şuydu;hamile kalırken bizemi sordun ablaaaaaa... yazıklar olsun seni yetiştiren ana babaya, okuduğun okula. herşeyden önce diliyorumki allah çocuklarımıza vicdan merhamet versinnnn.
     
  4. 24 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : eldeniz
  5. ladyyuppi

    ladyyuppi namidiger platonik_ask ;) Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    3.323
    Beğenildi:
    83
    Ödül Puanları:
    153
    cok utanc verici simdiki gencligin böyle olmasi,
    ben 20 yasindayim su gencligi duyunca utandim genc oldugum icin
    türkiyeye geldigimde 2005 senesinde, bir keresinde otobüsdeyken, otobüs bir durakta durmustu
    sonra bi teyze bindi, bende baktimki yer yok, kendimi övmek icin söylemiyorum!,
    kalktim yer verdim teyzeye, o kadar cok tesekkür ettiki sasirdim, ve söyle
    düsündüm vay be artik bu kadar mi degerli olmus bir yer vermek,
    su hic bisey umrumda olmayan genclige söylüyorum :
    ne varki azcik yerinden kalkip büyügüne yer versen, bir yerin mi kirilir??
     
  6. 1 Kasım 2008
    Konu Sahibi : eldeniz
  7. irem-ozge

    irem-ozge :) Üye

    Katılım:
    4 Mart 2008
    Mesajlar:
    5.439
    Beğenildi:
    336
    Ödül Puanları:
    188
    Maalesef ki artık gençlik böyle. Çoğu böyle demek daha doğru. İçlerinde hala terbiye ahlak sınır ne deemek bilenlerde var.
    Hamile olduğu dönemde işe gidip gelirken çoğu kez lise öğrencileriyle dolu otobüste ayakta gittiğimi bilirim. Şansıma orta yaşlı hatta yaşlı insanlar varsa otururdum utana sıkıla. Düşünebiliyormusunuz. 50-60 yaşında insanlar yer veriyor da gencecikler vermiyordu.
    Umarım bizlerin çocukları böyle olmaz diyorum.