Bir Gün Babamızın Resmide Ölür

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve yelda85 tarafından 24 Şubat 2009 başlatılmıştır.

    24 Şubat 2009
    Konu Sahibi : yelda85
  1. yelda85

    yelda85 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    360
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Çoğumuz babamız henüz hayattayken onun yüzüne bir kere bile dikkatle bakmayız. Baba 'baba' sözcüğünü kullanmaya başladığımız günden itibaren sürekli karşımızda duran bir alışkanlıktır. Yıllarca babamızdan değil,bir alışkanlıktan bahsederiz:

    Annemize,'babam bu gün neden gecikti'diye sorarız; kardeşimize, 'babam yine su istiyor'der ve dertleniriz; bazen de, 'babama hangi yalanı uydursam, 'diye planlar kurarız kafamızda. Baba her seferinde bize biraz uzak, biraz yabancı birisidir. Her gün elbiselerini giydirip sokaklara saldığımız o 'biraz' yabancının, zamanın karşısında an be an nasılda eriyip gittiğini farkedemeyiz bile.

    Oysa ilkin ve hep onun elbiseleri yaşlanır, ilkin ve hep onun saçları ağarır
    ve hep o öksürür. Bizim, bir alışkanlığın perde gerisinden baktığımız o yüzde zaman, çizgilerden, girintilerden ve çıkıntılardan yeni bir yüz yapar, bunu da farketmeyiz. İçimizden az buçuk dikkatkesilenler bilirler ki, baba göz altlarındaki torbalarda yorgunluk biriktiren kederli göçmenidir evimizin.Bir an gelir,göz altlarındaki torbaların ağzını gözlerinin feriyle bağlayamaz olur artık.

    Bir an gelir, o iki bağcık da hiç ummadığımız bir vakitte, hiç ummadığımız bir yerde çözülüverir. Çözülüverir ve babamız,bizden sakladığı bütün yorgunluklarını orta yerde bırakıp, kasketinin altını terkeder. Biliyormusuz,babamız bir gün ilk defa gerçekten ölür!..

    Babamız bir gün ilk defa gerçekten ölür ve biz ilk defa o gün anlarız, evimizde bir babamız olduğunu. O gün anlarız ki, aramızda dolaşan yalnızca alışkın olduğumuz bir gölge değildi; o gün anlarız ki artık annemizle anlaşarak kandıracağımız bir saflık, sessiz sedasız çekilip gitmiştir aramızdan;
    ve o gün anlarız ki 'baba'dan bize kalan, bir kelimeden çok öte, çok daha ağır bakiyedir. Şeceremizi bir arada tutan en kalın damar ansızın kopmuş, şimdiya kadar nasıl durduğunu düşünmediğimiz aile şemsiyemiz yağmur vurdukça su geçirmeye başlamıştır. Daha başka şeyler de olmuştur baba gidince:içimizdeki korku kaybolmuştur artık;sofranın baş köşesinde yaşlı, kocaman bir boşluk açılmıştır; akşam haberlerinde esirgenmeden savrulan bir küfür orta yerde sahipsiz kalmıştır; dahası, babayla beraber ilgi duymadığımız pek çok memleket haberi de sınırlarımızın ötesine göçmüştür.

    Baba ölürken bize bir iyilik yapmış,üzerine dertlenilen bir ülkeyi de kendi gövdesiyle beraber ölmüştür...

    Artık içimizden hiç kimsenin, babanın yerine baba olamayacağını, vaktin çıkıp çıkmadığını onun sesiyle soramayacağını anladığımızda, çaresiz bir şeyler yaparız:kendimizi babamızın hiç ölmediğine, şeceremizin hiç dağılmayacağına inandırmak için,onun en sevdiğimiz resmini büyülterek, annemizin
    ya da en büyük kardeşimizin odasındaki duvarın orta yerine konduruveririz. Konduruveririz ve resme bakarken ilk defa babamızın yüzüyle yüzleşiriz.

    Böylelikle ilk kez, babamızın gözlerinde bir göç öncesinin alınganlığını görürüz; babamızın saçlarının fazlasıyla beyazlaşmış olduğunu görürüz,ilk kez görürüz ki, babamızın alnı yaşadığımız coğrafyanın kaderiyle aynıdır: Babamızın alnı,sanki savaştan hiç kurtulmamış bir cephe yerine benzetilmektedir; babamızın alnı,bizzat hayatın alnıdır! Onu yeniden aramıza çağırmakla,
    onun yüzünü her gün görebileceğimiz bir yerde ağırlamakla, bir süreliğine de olsa, ölü babamızla ilk kez içtenlikle baba evlat haline geliriz. Konuk ettiğimiz insanlara anlatırız onu,onun kim olduğunu sorançocuklara; öyle ki, onun kim olduğunu sormayanlara içlendiğimiz bile olur. Duvarda,bir yanlarını yeni
    yeni hatırladığımız, çerçeve içinde bir babamız vardır artık...

    Ama mevsimler, gün gelir, babamızın duvardaki resmini de soldurmaya başlar.Babamızın göz altlarını tutan o incelmiş bağcıklar, bir kere daha unutkanlığımız tarafından kopmaya terk edilir. Aramızda heyecanla çağırdığımız sevgili ölümüzü yüzü, mahkum olduğu çerçeve içinde tekrardan bir gölgeye,
    tekrardan bir alışkanlığa dönüşür. Bir evden başka bir eve taşınırken, eşyalarımızın arasında can çekişir durur; yeni evimize uygun olup olmadığını düşünecek kadar uzaklaşır aramızdan.

    Nihayet, yeni evlerimiz, bu yakışıksız yabancının resmini duvarları için uygunsuz bulmaya başlar.Yeni evlerimizin duvarları, su kenarlarını, tarlaları, yorgun işçi tulumlarını, bir memurun çantasını, bir askerin kaputunu, bir kasketin alınlığını ve bütün o eski alışkanlıkları kabul etmez olur artık.
    Bir gün biz yine fark etmeden, duvardaki yerinden de devrilir babamız.
    BİR GÜN BABAMIZ İKİNCİ KEZ ÖLÜR!senağlama

    alıntı.
     
  2. 24 Şubat 2009
    Konu Sahibi : yelda85
  3. Nil

    Nil KK Kro Pro Üye

    Katılım:
    22 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    9.669
    Beğenildi:
    91
    Ödül Puanları:
    153
    ben büyüdükçe babamı özlüyorum...ona kalben hiç uzak olmadım ama belli bazı mesafelerde hep uzaktan sarılıp ,kokladım onu...içime sokarcasına sarılamıyorum hiç, ama her sarıldığımda da kokusunu içime ala ala sarılıyorum o kısacık an da sevgim çoşar babama...
    büyüdükçe ,yaşadıkça ,yaş aldıkça hayattan ve hayatın içindekilerden ,anladıkça düzeni ben daha da çok özler oldum babamı...aşık oldum,evlendim,anne de oldum hatta ama bu sevgi de apayrı ! babama olan özlemimi ve sevgimi büyüttü hayat içimde .. ve artık büyük bir kaybetme korkusu,telaşı sardı beni,ben büyüdükçe o onu daha da sevip ,özledikçe ,zamanımız küçülüyor sanki...senağlama



    yazı için çok tşk ederim arkadaşım harikaydı...........
     
  4. 24 Şubat 2009
    Konu Sahibi : yelda85
  5. Çxoxpçxux

    Çxoxpçxux Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.544
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    148
    babamı hiç görmediğim için baba sevgisi nedir bilmiyorum:uhm:
     
  6. 1 Mart 2009
    Konu Sahibi : yelda85
  7. whisper34

    whisper34 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Ocak 2009
    Mesajlar:
    186
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Başlığı görünce kaşlarımı çattım kusura bakılmasın :KK43:
    10 yıl oldu odama o resmi asalı ve hala orada durur ve birgün o duvardan sadece başka bir evin duvarına asılmak için çıkartılır...

    zaten yeterince uzak dimi...

    uffffssss
     
  8. 1 Mart 2009
    Konu Sahibi : yelda85
  9. olivia

    olivia bazen gitmek en dogrusu, elveda KK ve sevdiklerm ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    5.097
    Beğenildi:
    5.651
    Ödül Puanları:
    238
    Baba sevgisi cok özel bir sevgi, hele hele baba senden dolayi mutlu ise. Yani babani üzmemis isen ve baban sana : ben kizimla gurur duyuyorum, demis ise artik bu hayatta belin yere gelmez.
    Onun resmi hep olacak, istersem en modern evde oturayim aile resmim hep olacak...
    Ben babamin kiziyim, onu hic unutabilirmiyim? O hep icimde yasar, ve resmide bizimle yasar...7 aydir babamsiz bu hayata devam ediyorum hala alisamadim aslinda. Nur icinde yat babam:Saruboceq:
     
  10. 1 Mart 2009
    Konu Sahibi : yelda85
  11. Hayat87

    Hayat87 ♥αşĸıм,oğlυм ve & Üye

    Katılım:
    17 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.459
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    106


    Ben babamı çok seviyorum ama o benim kıymetimi bilmiyor bana karşı hep sert ve soğuk :çok üzgünüm:senağlama