Bir Hayatı Paylaşmak

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve kavakyeli00 tarafından 6 Mart 2008 başlatılmıştır.

    6 Mart 2008
    Konu Sahibi : kavakyeli00
  1. kavakyeli00

    kavakyeli00 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2008
    Mesajlar:
    139
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Bir Hayatı Paylaşmak

    Her sabah uyandığımda yokluyorum onu dedi kadın. Yüzünde acı bir gülümsemeyle yanında duran adamın göğsüne dokundu. Sonra buruşmuş iki el birbirine değdi. Yüzleri birbirine dönük bir çiftti karşımda oturan. Ölümle dalga geçmek istercesine tebessüm ettiler birbirlerine.

    Karşılarında oturan atmışlı yaşlarda başka bir kadın otuz yıllık hayat arkadaşından bahsetmeye devam etti. Seksenlerine merdiven dayamış bir adamı sevmekten hiç vazgeçmediğini söylüyordu. Anlatırken titreyen sesinden anladım yürüdükleri zorlu yolları.

    "O " diyordu. "Yol arkadaşım… "

    Neredeyse bütün hikâyeyi dinleyebilecek kadar uzundu yolumuz. Ellerim kalorifere, başım cama dayalı boğazın karanlık sularını izliyordum Kadıköy Beşiktaş vapurunda. Onların gözünde gereksiz kalp kırıklıkları yaşamış hayatın şımarmak için en güzel zamanlarında karanlık sulara bakan karamsar bir duruşum vardı belki de. Oysa hiçbir zaman bilmeyeceklerdi yıllanmış aşklarının bir yabancı tarafından kaleme alındığını.

    Yaşanan otuz yılın verdiği gurur ses tonundan hissedilir bir havası vardı yanımda oturan kadının. Her geçen gün ölüme biraz daha yaklaşan kocasının yanında nasıl dimdik kalabildiğini gösteriyordu hikâyesi. Geçirdiği her ameliyatın, beklenen her saniyenin ne kadar önemli olduğunu anlatıyordu karşısındaki yaşlı çifte. Umutların ve sabrın ilişkiyi nasıl canlı tuttuğunu söylüyordu.

    Belki bu kadar şeyi ben anlatıyor olsaydım gözlerimden süzülen yaşlara engel olamazdım. Sadece sevgimi değil sahip olduğum gücün önemini vurgulardım her cümlemde. Onu ne kadar çok sevdiğimden öte hayata nasıl tek başıma göğüs gerebildiğim üzerine konuşurdum.

    O yaşlı kadınsa kendinden ve aşkından o kadar emindi ki gözlerinden bir damla bile yaş süzülmedi anlatırken. Tüm yaşanan sıkıntıları sakin bir ses tonu ve yüzündeki küçük tebessümle anlattı karşısındaki çifte.

    Geçmişle bugün arasında yaşanan hayatları, uğruna ölünesi aşkları, yaşam mücadelesi içinde omzunu dayayabileceğin birilerinin ne kadar önemli olduğunu gösteriyordu ağzından dökülen her cümle.

    Nasıl oluyor da bu kadar sevebiliyordu insan. Vücudundaki tüm gençlik hücreleri yok olmuşken umutları ve hayalleri nasıl bu kadar canlı ve genç kalabiliyordu?

    Vapur iskeleye yanaşırken ilk defa acele etmeden kalktım yerimden. Belki duymam gereken birçok şey kalmıştı ardımda.

    Başka yaşamların oluşturduğu bulutlardan kendi yaşamıma doğru süzülürken düşündüm Özveri denen şeyin vücudumun gençliğini ve hızını yitirdiğinde, bir bardağa uzanırken ellerim titremeye başladığında, ona hala eskiden kalma aşkımla bakabilmek olduğunu.

    Burçin Çobanoğlu


    [​IMG]
     
  2. 6 Mart 2008
    Konu Sahibi : kavakyeli00
  3. filiz80

    filiz80 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2007
    Mesajlar:
    29
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    merhaba,
    güzel bir yazıymışa.s.
     
  4. 6 Mart 2008
    Konu Sahibi : kavakyeli00
  5. busem68

    busem68 çok şükür Allah'ım Üye

    Katılım:
    26 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.337
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    evet
    gerçekten çok güzel.