Bir kadın anlatıyor

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve emdev tarafından 15 Şubat 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    15 Şubat 2010
    Konu Sahibi : emdev
  1. emdev

    emdev Guest

    E-mailime geldi bu yazı,paylaşmak istedim...
    Bir kadın anlatıyor:
    Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın
    göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı…:teselli:

    Gel gör ki iki yıl nişanlılık
    ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir
    zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.fisfisfis

    İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara,
    küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği,
    başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni
    aşktan almış, uzaklaştırmıştı.:çok üzgünüm:


    Sonunda kararımı ona da
    açıkladım: Boşanmak istiyordum.
    Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye
    sordu.
    'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.'
    Bütün
    gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da
    artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile
    aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki! :sm_confused:
    Sonunda
    sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?'
    Demek ki söyledikleri doğruydu:
    insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da
    kaybolmuştu.
    'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup
    kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.'
    'Diyelim dağın tepesinde
    bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp
    vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl'olacak. Bunu benim
    için yapar mısın?'
    Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın
    vereceğim' dedi.
    Bu cevapla son ümidim de yok
    olmuştu.senağlama

    Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt
    şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not
    bırakmıştı.
    'Sevgilim' diye başlıyordu,
    'O çiçeği senin için koparmazdım'
    Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

    'Çünkü her zaman yaptığın gibi
    bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde
    ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım
    var.'

    'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden
    önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım
    var.'

    'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu
    kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım
    var.'

    '<Sâdık arkadaşın>ın her ayki ziyaretinde sebep olduğu,
    karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım
    var.'

    'Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can
    sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikây eler anlatabilmem için
    ağzıma ihtiyacım var.'

    'Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan
    gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını
    kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem,
    merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin - gençliğinde
    senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım
    var.'

    'Ama seni benden daha fazla seven biri varsa,
    evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir
    tanem.' :çok üzgünüm:


    Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer
    dağılıyordu.
    Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.
    'Mektubu okuduysan ve kalbin
    ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle
    kapıda bekliyorum.'
    Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde
    sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.
    Artık çok iyi
    biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçe ği uçurumun kenarında
    bırakmaya karar verdim..

    Bu gerçek aşktı.


    İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o
    heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya
    devam ettiğini göremeyebiliyoruz.

    Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta
    belki yüzsüz.... Ama hep oralarda bir yerdedir.

    Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman
    sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.

    Hayat tam da böyle bir şeydir.:1rolleyes:

    Alıntı
    __._,_.___

     
  2. 15 Şubat 2010
    Konu Sahibi : emdev
  3. why_be

    why_be varken yok gibi Üye

    Katılım:
    18 Aralık 2008
    Mesajlar:
    3.320
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    harika bir paylaşım olmuş
    teşekkürlera.s.
     
  4. 15 Şubat 2010
    Konu Sahibi : emdev
  5. Pili

    Pili Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Aralık 2007
    Mesajlar:
    922
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    hayat sakin vede sevgi dolu
     
  6. 15 Şubat 2010
    Konu Sahibi : emdev
  7. Glorya

    Glorya SıkıLdımmı ne? Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2009
    Mesajlar:
    571
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    mükemmel bi paylaşım boshayallersmile
     
  8. 16 Şubat 2010
    Konu Sahibi : emdev
  9. Denmur

    Denmur Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.326
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    çok güzeldi teşekkür ederim balıma.s.
     
  10. 16 Şubat 2010
    Konu Sahibi : emdev
  11. dilegim

    dilegim artık bambaşka biri Üye

    Katılım:
    21 Ocak 2008
    Mesajlar:
    2.077
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    of offffff aşka bak beeee :asigim:
     
  12. 16 Şubat 2010
    Konu Sahibi : emdev
  13. Paradoks

    Paradoks Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.958
    Beğenildi:
    38
    Ödül Puanları:
    148
    tek gerçek bu işte..huzurzemuszemus
     
  14. 16 Şubat 2010
    Konu Sahibi : emdev
  15. olgu35

    olgu35 ölümden başkası yalan Pro Üye

    Katılım:
    11 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    3.424
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    148
    herkesin kendisinden bir kesit bulabileceği ve bir çoğumuzun aklından geçenlerin çok iyi ifade edildiği güzel bir yazı. aşk bitti diye sitem ederiz bazen. tamda o an anımsamamız gereken anlamlı paylaşımın için teşekkürler a.s.
     
  16. 17 Şubat 2010
    Konu Sahibi : emdev
  17. cagla67

    cagla67 Ne Mutlu Türk'üm Diyene.. Üye

    Katılım:
    24 Nisan 2009
    Mesajlar:
    1.318
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    çok güzeldi...boshayallersmile
     
  18. 17 Şubat 2010
    Konu Sahibi : emdev
  19. nalansu09

    nalansu09 çatlak patlak yusyuvarlak Pro Üye

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    3.015
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    146
    evet ya çok güzel..emdevim merci hayatım..
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.