Bir kadını ağlatmak(aziz nesin)

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve evinam tarafından 3 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    3 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : evinam
  1. evinam

    evinam seviyorum seni Üye

    Katılım:
    18 Şubat 2009
    Mesajlar:
    364
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Bir
    kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye
    ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya... En az erkekler kadar
    yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten
    ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir.
    Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! -
    İşte
    o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz,
    nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır
    kadının sonra.
    Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte.
    Çünkü
    yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne
    kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden;
    önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve kadın ağlar; hem de çok!

    Sanmayın
    ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan,
    orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile
    izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz,
    ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar
    kadınları. Her damla bir derstir çünkü.
    Bazen
    kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun
    için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan
    kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren!
    Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler
    yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları.
    Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar.
    Zaman
    geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım
    öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların
    doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o
    yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı...
    Çok
    ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her
    damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça
    inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini
    yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar
    kendilerinden.
    Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...
    İnsanlar
    soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi
    kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
    Zamanında
    yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki!
    Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden
    kendilerine sarılıyorlar.
    Çünkü biliyorlar ki
    sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların.
    E.. o zaman niye sarılsınlar ki!
    Niye sarılalım ki!
    Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur.



    Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır.



    Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır.



    Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.
    O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünku




    :1closedeyes::1closedeyes::1closedeyes:işte kadınlar bunu için mı askta korkuyorlar yorumlarınızı beklıyorum
     
  2. 4 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : evinam
  3. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.