Bir kadını ağlatmak

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve sonsuzluk tarafından 15 Aralık 2006 başlatılmıştır.

    15 Aralık 2006
    Konu Sahibi : sonsuzluk
  1. sonsuzluk

    sonsuzluk Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Eylül 2006
    Mesajlar:
    20
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    BU DA İKİNCİ GÜZEL BİR YAZI



    BİR KADINI AĞLATMAK
    Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye
    ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya... En az erkekler
    kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın
    yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir.
    Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile
    kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe!
    İşte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının.
    Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır.
    Gözleri buğulanır kadının sonra.
    Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte.
    Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu
    acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür
    yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli... Ve
    kadın ağlar; hem de çok!
    Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir
    onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç
    kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o
    yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır.
    Her damla, daha çok kadın yapar kadınları. Her damla bir derstir çünkü.

    Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü
    yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o
    irini temizlerler yaralarındaki!
    Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları.
    Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar.
    Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler.
    Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini.
    Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni
    acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda
    öğrenirler kendilerine sarılmayı...
    Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında.
    Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça
    inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe
    değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir
    kadın yaratırlar kendilerinden.
    Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan...
    İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var
    diye; hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar.
    Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok
    ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına
    inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar.
    Çünkü biliyorlar ki
    sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep
    bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların.
    E.. o zaman niye sarılsınlar ki!
    Niye sarılalım ki!
    Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki
    olgunlaşıyordur.
    Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır.
    Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır.
    Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır.
    O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü!