Bir Kedi Anlatiyor.dikkatlice Dinleyin

Konusu 'Evcil Hayvanlar' forumundadır ve dita tarafından 12 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    12 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : dita
  1. dita

    dita PeriliKöşkünPİreliKedisi Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2006
    Mesajlar:
    463
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    108
    DİKKATLİCE DİNLEYİN.KENDİSİYLE İLGİLİ ÇOK ÖNEMLİ İPUÇLARI VERİYOR.ÜŞENMEYİN OKUYUN:)

    Hiç kusura bakmayin ama, benim için aile lideri diye bir kavram olmadigindan, kendimi size ya da baskalarina begendirmek gibi bir çabam da olamaz.

    Beni, yapmami istemediginiz bir seyden vazgeçirmenin en kolay yolu, daha cazip bir seçenek sunmanizdir.

    Yaptigim yanlis davranistan uzaklastirmak için yapacaginiz uyariyi uzaktan kontrol ile yaparsaniz sevinirim. Bu uyariyi sevdigim, biricik sahibimden direk almamaliyim. Nasil mi; Örnegin, çignememi istemediginiz elektrik kablosuna limon sürebilirsiniz.

    Çesitli nesnelere, esyalara çenemi, ayaklarimi, yanagimi sürtmem sizi sasirtmasin. Bu esyalarin benim oldugunu belirtmem için kokumu birakip isaretliyorum.

    Alnimi sürtmem ne anlama mi geliyor? Bu bir dost selamlasmasi. Alnimi sürterek "sen benim dostumsun" diyorum, anlamadiniz mi?

    Esyalari tirmaliyorum diye bana kiziyorsunuz. Halbuki ben, tirnagimin ölü katmanlarini atip, tirnak bakimi yapiyorum. Esyalar üzerine kokumu birakiyorum. E bir de, esnekligimi saglayici kaslarimi kuvvetlendirerek, egzersiz yapiyorum. Ne var bunda? Tirnaklarima çok özen gösteririm. Yürürken tirnaklarim içeri çekiktir. O yüzden hiç asinmazlar. Siz ille de esyalariniza zarar vermeyeyim diye tirnaklarimi kesmek istiyorsaniz, her defasinda sadece bir-ikisini keserek beni fazla bunaltmadan halledin.


    Açikçasi ben öyle köpeklerin çok sevdigi sürekli fiziksel temastan pek hoslanmam. Uzayan bir oksama beni yadirgatir. Bazen o denli gevserim ki, kendimi birakirim, sonra hemen toparlanir kendime gelirim.
    Ben kesfetmeyi istedigim seye önce patilerimle dokunur, ne oldugunu anlamaya çalisirim.

    Benim, sizlerde olmayan üçüncü bir göz kapagim vardir. Çalilarin arasinda dolasirken açilir, gözümü korur, gerekli olmadigi zamanlarda ise onu gözümün iç kösesinde gizli tutarim.

    Benim renkleri görüp görmedigim çok merak edilir. Evet bazi renkleri (özellikle kirmizi ve mavi) algilarim. Örnegin;kirmiziyi yesilden, maviden ve griden, sariyi da mavi ve griden ayirt edebilirim. Diger renk çiftlerini ayirt edip edemedigimi henüz bilmiyorsunuz. Ama zaten benim görmem gereken, avladigim bir hayvanin renkleri degil hareketidir. Zaten günümün 6-8 saat gibi uzun bir süresini alan avlanma faaliyetim içerisinde 15 avlanma çabamdan 1 tanesinde basarili olur. Bu durumda renklerin ne önemi var, ne renk olsa yerim yani.


    Benim gözüm çok maharetlidir. Parlak isikta göz bebegim (pupilla) dikeylesip (Pupillar Reflex), retinayi parlak isiktan korur. Ayrica saldiri durumunda ya da niyetinde gözbebegim daralir, korktugumda genisler.

    Görme ile ilgili tek sikintim, 25 cm'den yakin mesafeleri görememem. Yani ne yazik ki ortalama 3 derece miyobum.

    Geceleri karanlikta nesnelere çarpmadan yürüyebilirim. Biyiklarim hava akimindaki degisiklikleri algilar, bu sayede oraya buraya çarpmadan rahat dolanirim.

    Her ne kadar kulaklarim tikali olarak dünyaya gelsemde, 1 haftalikken açilirlar. 15 günlükken annemin sesini fark ederim, 1 aylik oldugumda kulagimi sese göre hareket ettirebilecek kadar iyi duyarim. Isitme yetenegim de sizden de, hatta köpeklerden de daha üstündür 60 000 Hz üzerindeki sesleri isitebilir, sizin kulaginizin algilayamayacagi derecede düsük frekansli sesleri algilayabilirim. Yüksek frekansli seslerde de, sizin duyabileceginizden 2 oktav daha yüksek sesleri duyarim. (Insanda isitme yetenegi 20-20 000 (Frekans/saniye). Ancak sizlerde oldugu gibi, benim de, yasim ilerledikçe duyma yetenegimde azalma olur. L seklindeki kulak kanalim da, sekil olarak degisiktir. Önce dikey sonra yatay olarak devam eder.


    KEDİ ANLATMAYA DEVAM EDİYOR:
    Vücut dilimden anlarsaniz size pek çok ipucu verebilirim. Biyigimin pozisyonu aklimdan geçenleri gösterir. Dik ve ileri dogru uzanmis ise, tetikte her an harekete hazirim demektir. Yanlara dogru açiksa, rahatça dinleniyorum anlamindadir. Biyiklarim yanaklarima dogru yapismis vaziyette ise, korktugumun isaretidir.

    Kulaklarim da pek çok durumu anlatir. Rahat bir pozisyondaysam, güvende oldugumu hissediyorsam, bir seyleri kesfediyorsam ya da dostça bir selami aliyorsam kulaklarim ileri dogru yönelmistir. Sizi dinliyorsam kulaklarim sizin sesinize çevrilmistir. Eger kulaklarim yatay durumdaysa yaklasmayin, öfkeliyim her an saldirabilirim. Kulaklarimi vücuduma tümüyle yapistirmissam kavganin en atesli yerindeyim demektir. Korkun benden, ya da en azindan dikkatli olun..


    Köpekler gibi sevindigim zaman kuyrugumu sallamam. Tam aksine saga sola salladigim kuyrugum heyecanimi ya da, huzursuzlugumu simgeler. Huzursuzlugum kizginliga -öfkeye dönüsüyorsa kuyrugumu sallama ritmim de hizlanir.

    Dostane bir selamlama için kuyrugumu dik tutarim. Kendimi güvende hissettigim bir ortamda da kuyrugumu dik tutarim. Bir kedi arkadasimla karsilastigim zaman, kuyruklarimizi havaya kaldirarak ilkin birbirimizi selamlariz. Sonra burun buruna koklasiriz. En son arka kisimlarimizi koklama fasli gelir.
    Kuyrugum asagiya inikse, kendimi rahat hissediyorumdur. Ama yay seklindeyse gerginim demektir.

    Ciddi anlamda tehlikede isem, yan dönerek kendimi savunmaya hazirlarim.

    Benimle günde en az 2 kez oyun oynarsaniz sevinirim. Bu oyunlar 15 er dakikadan ibaret olursa iyi olur. Eger 5 dakikada oyunu keserseniz, en heyecanlandigim yerde oyunu keserek davranis sorunlarimin ortaya çikmasina neden olabilirsiniz.

    Ideal oyuncaklarim; pinpon topu, içine havlu serilmis karton kutu, bos kese kagidi, alis veris torbasi hatta yesil fasulye ve üzümdür.


    Yemek yeme aliskanligima gelince; Ben bir etoburum. Sindirim kanallarim kisadir. Gövde uzunlugumun barsak uzunluguna orani yaklasik 1/4 dür. Bu oran köpekte 1/6, siz insanlarda ise daha da uzundur. Ince bagirsaklarim 85 cm, kalin bagirsaklarim ise 30 cm'dir. Gidalar 15-18 saatte bagirsaklarimi terk ederler. Bundan anlasilacagi üzere sindirimim 24 saatten az sürer. Yediklerimi yutak ve yemek borumun genis olmasi sayesinde kolayca yutarim. Yine bu sayede avladigim hayvanlarin deri ve tüylerini de kolayca kusarim. Av demisken deginmeden geçemeyecegim, disi olanlarimiz erkeklere göre daha iyi avcidir. Anne kedi olarak, nasil avlanacagini yavrularimiza ögretiriz, bazen avlanmayi ögretmek için yakaladigim avi size da getirir gösteririz, ama siz nedense, bundan pek hoslanmaz, agzimizda tuttugumuz hele hele bir fare ise çigligi basarsiniz.

    Mide hacmim 300-400 mililitredir. Yani hacimli bir mideye sahibim. Sindirim sekresyonum (salgilamam ) pepsin ve hidroklorik asit yönünden zengindir. Mide öz suyumdaki %0. 6-1 oranindaki serbest hidroklorür besinleri bir dereceye kadar sterilize edip onlari sindirir.
    Eriskin biri isem, 1 hafta kadar açiga dayansam da, yavru bir kedi olarak yemek yemeden en çok 12 saat yasayabilirim. Bana günlük 200 gr yiyecek yeterlidir. Ancak gidamin yarisi et olmalidir. Yemegime koyacaginiz misir yagi veya bira mayasi yemegimi lezzetlendirir. Bu arada bira mayasini çok severim. Beni zaman zaman bira mayasi tabletleri ile ödüllendirebilirsiniz. Bira mayasinda B vitaminleri ve aminoasitler de oldugundan sagligim için de iyi olur. Ama, alt idrar yollarimda sikintim varsa bira mayasi vermeyin. Çünkü bira mayasinda bulunan magnezyum bu rahatsizligimi siddetlendirebilir.

    Kisirlastirilmis isem kilo almaya meyilli olurum. Ameliyat sonrasi ilk 2 ay, kilo alma açisindan en tehlikeli dönemimdir. Eger dozu kaçirip, fazlaca kilo almissam, L-karnitin takviyeli mamalarla besleyerek, kas kaybi olmaksizin vücut yag depolarimin kullanimini kolaylastirabilirsiniz. L-karnitin, vücutta iki esansiyel amino asit olan L-lisin ve L-methionin'den sentezlenen ve vücutta depolanan yaglarin enerjiye çevrilmesinde rol oynayan, ayni zamanda bir kalp güçlendiricisidir.


    1 bardak bira mayasi, 1 bardak yulaf veya kepek unu 2 bardak granül Lesitin. Bu karisimdan günde ½ veya 1 çay kasigi (en fazla 2 çay kasigi)yas mamama ilave edin. Bira mayasinin etkisini yukarida açiklamistim. Yulaf ve kepek de lifli gida olduklari için bagirsaklarimdaki tüy yumaklarinin disari atilmasini saglarlar. Lesitin, besinin hücrelerden inis ve çikisini saglayan, yaglari parçalayip onlarin suda dagilmasini ve böylece vücuttan atilmasini saglayan bir tür lipit. Lesitin de vücudumda olusan yag birikintilerinin atilmasini saglayip, kürkümü güzellestirir. Eger bana kalsiyum da vermeniz gerekli ise adi geçen karisima ¼ bardak kemik unu ilave edebilirsiniz. Kemik unu yerine kalsiyum kaynagi olarak tebesir tozu, veya kalsiyum karbonat da verebilirsiniz.
    Her ne kadar bizler için esansiyel (Disaridan alinmasi zorunlu) bir vitamin olmasa da, haftada 2-3 kez 100mg/gün seklinde vereceginiz C vitamini stres ve depresyonuma iyi gelir. Ayrica viral hastaliklardan beni korur. Domates suyunda bol C vitamini vardir. Pek hoslanmam ama deneyebilirsiniz. Fazla C vitamini alirsam fazlasini idrarla atarim. Yani fazla fazla verebilirsiniz. Bir sey olmaz.

    Yine stresli dönemde 10-15mg/gün seklinde B vitamini de verebilirsiniz. En azindan haftada 3 kez.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 12 Mayıs 2008
  2. 12 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : dita
  3. dita

    dita PeriliKöşkünPİreliKedisi Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2006
    Mesajlar:
    463
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    108
    Ton baligina bayilirim. Tadi ve kokusuna bir alismissam kolay kolay vazgeçemem. Ancak Veteriner Hekimler, Ton baligi kedi için faydali degil diyorlar. Neymis efendim, içinde doymamis yaglar varmis, zor sindirilirmis, yüksek mineral ve tuz içerdiginden idrar yolu tasi yaparmis, vücut yaglarini sertlestirir deri altinda yumrular yaparmis, deride yaglanma ve donuklasma yaparmis. Yani uzun lafin kisasi, zararli diye bize ton baligi önermiyorlar. Eger bir kez yemege alismissam kolay kolay birakamiyorum. Iyisi mi siz siz olun su merete hiç alistirmayin beni. Sigara aliskanligi gibi vallahi. Birakmasi da bir o kadar zor.

    Biz kediler, siz insanlar ve köpeklerden farkli olarak bitkilerdeki beta karoteni A vitaminine çeviremiyor yani, A vitamini sentezleyemiyormusuz. Hayvansal kökenli, A vitamini kaynaklarina (et, karaciger, balik gibi) ihtiyacimiz varmis. O yüzden hafta bir kez karaciger yersem iyi olurmus. Çünkü karaciger iyi bir A vitamini deposuymus. Ancak, fazlasi da zararliymis. Omurilik blokaji yapabilirmis. Aman dikkat edin. Günlük A vitamini gereksinimim 1600-2000 IÜ olmakla birlikte, anne adayi bir kediysem ya da bebeklerimi emziriyorsam bu miktar artar.


    Balik için iyi bir Iyot ve taurin kaynagi diyorlar. Biz etoburlarin da iyot ihtiyaci fazlaymis. Ancak baligi kesinlikle pismis yemeliymisiz. Çünkü çig balik B 1 vitaminini etkisiz hale getiren bir enzim (thiaminase) içerirmis. Bu enzim de B 1 vitaminini parçalar etkisiz hale getirirmis. Bu arada balik haslanirsa içindeki yararli vitaminler de ölürmüs. O yüzden ille de izgara balik yiyecegiz. (Yasasin iste bu güzel haber.) Balik yiyen Siyam irki arkadaslarimin dikkatine; Balikla beslenen Siyam kedilerinin tüyleri koyu olurmus. Tüy rengimizin güzelligi ve yogunlugunun korunmasi için L-tirozin aminoasitini yeterli miktarda tüketmemiz gerekiyormus. Saglikli ve güzel tüylerimizin sirrini çözen mama üreticileri, artik tükettigimiz ticari mamalara bu tür katkilari eklemeyi unutmuyorlar, yasasin!

    Dikkat edecegimiz bir konu da süt ile ilgili. Sürekli süt ve süt ürünleri ile beslenirsem, demir eksikligim olumus. Eger süt içecek isem bu düsük laktozlu olmaliymis, çünkü ben, inek sütünün içerdigi yüksek orandaki Laktoz'u sindirebilecek yeterli miktardaki Laktaz enzimine sahip degilmisim. O yüzden içtigim fazla süt, sindirim sistemimde bozukluklara yol açabilirmis. Çünkü yasim büyüdükçe laktozu sindirme yetenegim yavas yavas azalirmis. Süt yerine yogurt daha yararliymis.


    KEDİSİ OLAN HERKES BU SESE KULAK VERSİN:
    Size ilginç bir sir vereyim. Ben dilimdeki tat tomurcuklarinin özelligi nedeniyle sekeri, tatli olarak algilayamam. Bu yüzden sizler gibi seker, çikolata sevmem. Köpek gidalarinin lezzetini arttirdigi bilinen gida maddelerinin benim damak zevkim üzerine hiçbir olumlu etkisi yoktur.

    Dilimdeki tat tomurcugu sayisi 473' tür. Oysa bu sizin dilinizde 9.000, köpeklerde ise 1.700 dür. Ayrica ben, eriskin bir kedi oldugumda bile, büyüme dönemimin ilk basamaginda yedigim menüyü hep tercih ederim. Köpeklerle kiyaslanirsam onlardan daha bir et oburum. Zayif asidik (Ph 5-7 arasi) gidalari severim. Yüksek derecede yag içeren gidalar hep tercihimdir. Aci lezzetlerden sakinirim. Yemekte görüntüye önem veririm. Yagli veya pudra görünümündeki gidaya hos bakmam. Gidanin isisi da önemlidir. Önüme koydugunuz yemegim 30-40 santigrad derece arasinda olursa sevinirim

    Sayet sulu besinlerle besleniyorsam günlük 30 gram, kuru besinlerle besleniyorsam 200 gram suya ihtiyacim vardir. Ben, hep akan suyu durgun suya tercih ederim. Taze su isterim. Kuru gida tüketimime bagli olmakla birlikte, yedigimin 2-3 kati su içer, günde 2-3 kez çisimi yaparim.
    Inaktif olan arkadaslarima, günlük 60 kcal/kg kalori yeterli olsa da aslinda ortalama günlük kalori ihtiyacim 350 kaloridir. (70-90 kcal/canli agirlik). Bunu 200 gram yagli kirmizi et yiyerek karsilayabilmem mümkündür. Aslinda tükettigim gida miktari, yemegin konsantrasyonu ve lezzeti ile ilgilidir. Az enerji veren yemegi, miktar olarak daha çok tüketirim. Yani kalori alimini, gereksinimlerime göre karsilamaya özen gösterir, formumu korumaya çalisirim. Ama ne yazik ki kisirlastirildigim taktirde sismanlamaya baslarim. Kisirlastirilmis bir erkek kedi isem, kisirlastirilmis disiye göre 2 kat fazla sismanlik riski tasirim.


    Her ne kadar yas mamayi kuruya göre daha lezzetli bulsam da, yas ve kuru mamayi dönüsümlü olarak verebilirsiniz. Bana sabah aksam olmak üzere, günde 2 kez yemek verin. Yemegimi tabakta 15 dakikadan fazla tutmayin. Yemiyorsam kaldirin. Yemekten önce oynadigim oyun istahimi açar. Tok iken idrar Ph degerim alkali iken, aç oldugumda asittir. Idrarimda bulunan bazi maddeler sadece asitli ortamda çözünür. Sürekli alkali yapidaki idrarim ise, sistit ve idrar yolu iltihaplarina neden olabilir. O yüzden ne sürekli tok ne de uzun süreli aç olmamam gerekir.

    Magnezyum, bir inorganik elementtir, B6 vitamini ile birlikte, böbreklerimden oksalatlarin (idrarla vücuttan atilan bir organik madde çesidi) idrarla atilmasini kolaylastirir. Ancak rasyonumdaki fazla magnezyum da amonyum-magnezyum-fosfat (struvit) taslarinin olusumuna neden olur. Kaliteli mamalarin içerdigi magnezyum orani daha az oldugu için idrar yollarinda zarara yol açmaz ama, kötü kaliteli mamalarda bu orana dikkat edilmediginden idrar yolu taslarimin çikmasina neden olabilirler.


    Benim için yararli sebzeler;havuç, kabak, kereviz, salatalik, brokoli, yesil fasulye ve hatta üzüm imis. Asla yememem gereken gidalar ise, kemik ve çikolataymis. Sakin beni çikolata ile ödüllendirmeye kalkmayin. Zaten sevmem. Çikolatada bulunan Teobromin maddesi benim için zehirleyici ve hatta öldürücü olabiliyormus. Aman dikkat!
    Ayrica stresli bir devrede isem, tanidik gidalari tercih ederken, yeni bir seyi n tadina daha güvenli bir yerde bakmak isterim.
    Burnum tikaliyken yemegin kokusunu alamadigim için istahim kapanir yemek yiyemem. Yemegimin hafifçe isitilmasi koku salmasini saglar ki bu da istahimi açar. Hele bir de yemege sarimsak veya bira mayasi ilavesi yaparsaniz yemegin kokusu daha bir yogunlasir. Tadina da doyum olmaz. Benim için yemekte koku lezzetten daha önce gelir.

    Bazen ben de de gida allerjileri olabilir. Özellikle sütten erken kesilmissem, gida allerjisine daha yatkinimdir. Genelde gida allerjilerim 4 yas civarinda ortaya çikar. Allerjime neden olan her ne ise, yedikten 4-24 saat sonra ortaya çikan kasinti ile öncelikle kulaklarim etkilenir. O zaman kuzu eti -pirinç formülünü deneyin. Göreceksiniz düzelecegim.


    Ürkek ve asabi isem, haftada 2-3 kez yemegime koyacaginiz ari poleninin faydasini göreceksiniz. Ayrica Papatya da yatistirici etkiye sahiptir. Bir kasik kurutulmus papatya yapragini yas mamama katabilirsiniz.

    Ikindi kahvaltisinda peynir veya yogurda asla hayir demem. Haftada 2 kez vereceginiz yumurta da hiç fena olmaz yani. Yumurta iyi bir, demir, protein, riboflavin, folik asit, B12 vitamini, A vitamini ve D vitamini kaynagiymis. Sadece C vitamini ve Karbonhidrat yönünden fakir olsa da, protein kalitesi çok yüksekmis. Ama yumurta verirken dikkat edeceginiz bir durum var. Çig yumurta aki vermeyin. Çig yumurta akinda bulunan Avidin maddesi, bir vitamin çesidi olan Biotin' in emilimini engelliyormus. O yüzden ya yumurta sarisini yalniz verin ya da yumurtayi bir zahmet pisirin de öyle verin.

    Yemekle ilgili önemli bir nokta daha;ben, sizin gibi ter bezi ve deriye sahip olamadigim için fazla tuzlu gida yersem, tuzu terimle atamadigim için böbreklerim yorulur, hatta hastalanabilirim bile.


    Bazen bana kizarsiniz. Evdeki çiçeklerinizin yapraklarini kemiriyorum diye. Oysa ben, çiçek yapraklarini çigneyerek midemde biriken kil yumaklarindan kurtulmaya çalisiyorum. Ama bazen de sadece can sikintisindan bu çiçeklere dadandigim olabilir. Çünkü ben aslinda yesillik kemirmekten pek hoslanirim. Bana kizmak yerine sadece benim için saksida bugday, çavdar, çim, kedi nanesi, kekik, ada çayi ya da maydanoz dan birini yetistirebilirsiniz. Ot çignemek faydalidir da. Bana fazladan folik asit saglar. Ette olmayan bu vitamin hemoglobin üretiminde de rol oynar. Böylece ben otumla oyalanirken siz de çiçeklerinizi kurtarmis olursunuz. Yine de çiçeklerinize ilgi duyuyorsam, çiçek yapraklarina sulandirilmis limon suyu püskürtün. Limondan nefret ederim.
    Bazen yünlü esyalari emer, çignerim. Bunun yemek yeme dürtüsü ile bir alakasi yoktur. Yüne kokusunu veren Lanolin annemin memesinin ucunu hatirlatir. O yüzden özellikle annemden erken ayrilmissam yün emerek anneme duydugum özlemi gidermeye çalisirim. Ayrica bu davranis daha çok Siyam ve Burmese irki olan arkadaslarimda görülür ve stres sonucu yavru davranislarina dönüs olarak tanimlanir.

    Mama kabi olarak cam veya çelik kaplari tercih ederim, çünkü bazilarimiz plastige allerjiktir.
    Ben aliskanliklarimla yasarim. Sizler gibi degisikliklerden hoslanmam.

    Size ilginç gelecek bir sir daha. Klasik müzikten çok hoslanirim. Gevser, rahatlarim.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 12 Mayıs 2008
  4. 12 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : dita
  5. dita

    dita PeriliKöşkünPİreliKedisi Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2006
    Mesajlar:
    463
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    108
    Gelelim egitim durumuma. Örnegin tuvalet egitiminden baslayalim. Bu benim için çok kolaydir. Tuvalet yapacagim yeri ögretmek için, oraya eseleme hareketi yaptirip, ayaklarimi sürtmeniz yeterli olur.
    Sayet bu hareketle ögrenememissem, iste size diger metod. Yasadigim alani sinirlayin. Tuvalet ya da küçük bir odada, (3 metreye 3 metre idealdir) bir köseye tuvalet kabimi diger köseye de su ve mama kabimi koyun. Bir - iki oyuncak koymayi da ihmal etmeyin ki canim sikilmasin. Tuvalet kutumun dibine suyla karistirilmis amonyak damlasi koyun. Ancak tuvalet kabi ve mama kaplari arasinda rahatça hareket edebilecegim genislikte bir alan olmalidir. Bu alanda benimle biraz oynayip vakit geçirin ki, uyguladiginiz metodun ceza olmadigina kanaat getireyim. En çok, bes gün sonra tuvalet ihtiyacimi kuma giderdigime sahit olursunuz.. E artik disari çikmama izin verin. Tuvalet egitimim basariyla tamamlanmistir. Tuvalet kabimi normalde koymak isteginiz yere birakabilirsiniz.


    Ben üzerinde yürürken alüminyum folyonun çikardigi sesten hiç hoslanmam. Belki bu bilgi de egitimim konusunda size yardimci olabilir.

    Evde köpek de varsa, o asla benim tuvalet kabima yaklasmamalidir..Lütfen gereken önlemi alin

    Egitim konusuna devam edelim. Mobilyalariniza zararimi önlemek için size bir tavsiye. Bana bir tirmalama sütunu yapin. Ancak bu yumusak puf gibi bir halidan olmamali. ya sert, kisa tüylü bir hali yada halinin ters tarafindan ibaret olmali.


    Mutfak tezgahina çikmami engellemek için, siz mutfakta çalisirken tezgaha ziplarsam, su tabancasi ile beni islatirsaniz, bir daha tezgaha çikmam.

    Ben turunçgillerin kokusundan hiç hoslanmam. Limon kolonyasi emdirilmis pamuk parçalarini bos bir margarin kutusuna koyup kapagini da birkaç yerinden delip, gitmemi istemediginiz yere koyarsaniz, o bölgeye yaklasmam.

    Yaramazlik yapinca sert ve keskin bir ses tonu ile azarlayip iki parmaginizla burnuma hafifçe vurmaniz yeterlidir. Sakin fazlasini denemeyin, fena yaparim.

    Zararli bir davranisimi gördügünüzde bunu engellerken ayni zamanda islik çalarsaniz, daha sonrasi için bu bende çagrisim yapar, ve sonrasinda istenmeyen hareketimi gördügünüzde sadece islik çalarak beni engelleyebilirsiniz. Ben isliga çok duyarliyimdir.

    Ulasmami istemediginiz yere içine madeni para atilmis bos kola kutusu (delik kismi seloteyple kapatilmis) koyarsaniz, yürüdügümde bu devrilince çikan sesten çok ürkerim. Bir daha oralara çikmamam için caydirici olur.


    Eger sizin elinizi isirmissam, birdenbire elinizi çekmeyin. Çünkü kaçmak ava özgü bir davranis olup, bu bende kovalama içgüdüsünü dogurur. Yüksek sesle bagirin. Ahh gibi. (bunu zaten düsünmeden yaparsiniz, dislerimiz fena yapar çünkü) Sonra elinizi çekmek yerine bana dogu itin. Isin büyüsü bozulacagi için elinizi birakirim.

    Beni enseden yakalamaniz hosuma gitmez. Annemin bebekken beni enseden tasidigi günleri hatirlar, bozulurum. Ayrica ense isirmak bizim üreme seramonilerimize de yansiyan bir davranistir. Enseden tutmaniz bu durumlari çagristirdigindan pek hoslanmayiz.

    Hastane, veteriner klinigi gibi saglik hizmeti veren yerlerin kendine has bir kokusu vardir. Veteriner klinigine kontrol veya baska amaçli gittigimde bu koku üzerime siner. Ben bundan hiç hoslanmam. Evde birkaç kedi bir arada yasiyorsak bu koku hepimizi rahatsiz eder ve korkutur. Bunun için Veterinere gittiysem üzerimden bu kokuyu çikarmak için bira mayasi sürün. Bira mayasinin kokusu diger kokulari gizler. Üstelik yaladigimda da faydalidir. Bazilari bu amaçla bebek pudrasi kullanmayi düsünebilir. Ancak bunu soluyabilecegimi ve yalayabilecegimi düsünerek bira mayasini tercih etmenizi öneririm.


    Bizler köpeklerin aksine sürü hayvani degilizdir. Yalniz yasariz ve genelde üremek için bir araya geliriz. Ama bizim de bir hiyerarsik düzenimiz vardir. Bu bir tür gruptur. Grubumuza üye olmayanlar giremezler. Yeni birisi grubumuza girebilmek için gücünü göstermelidir. Bunun için dövüsüp yenmelidir. Grup üyeleri olarak arada bir ortak bir mekanda toplanip kongre yapariz. Yani sessiz sedasiz çevreye bakinir, yalanir kendimizle ve çevreyle ilgili tespitlerde bulunuruz.

    Biyiklarimin çok duyarli olduklarindan yukarida bahsetmistim. Mama kabim bir pasta tabagi gibi düz olsun lütfen. Biyiklarimin kâse gibi derin kaplarin kenarina degince çok huylanirim. Sonra mama tabaginin dibinde kalan mamalari yemiyorum diye beni ya da mamayi suçlamayin.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 12 Mayıs 2008