Bir Köpeğin Ağzından

Konusu 'Evcil Hayvanlar' forumundadır ve Yelizz tarafından 16 Mart 2007 başlatılmıştır.

    16 Mart 2007
    Konu Sahibi : Yelizz
  1. Yelizz

    Yelizz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2006
    Mesajlar:
    445
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    Bir köpeğin ağzından


    Bir köpeğin ağzından yazılmış bu öykü, büyük bir gerçeği gözler önüne seriyor.


    Üzerinden seneler geçti, şimdi hatırlıyorum da, ben yavruyken şirinliklerime katıla katıla güler, beni yavrum diye çağırırdın. Birkaç dişlenen ayakkabı ve katledilen yastığı saymazsak, kısa zamanda senin en vazgeçilmez dostun oldum. Ne zaman bir muzırlık yapsam bana parmağını sallar ve "nasıl yaparsın" diye çıkışırdın. Ne var ki hemen arkasından kızgınlığın geçerdi ve beni yere yatırır, göbeğimi okşardın.

    Çok meşguldün o aralar... Dolaysıyla tuvalet eğitimim tahminimizden uzun sürdü ama el ele verip üstesinden gelmiştik. Sana sokulup da koynunda geçirdiğim geceleri unutamam. Sen farkında değildin belki ama ben senin rüyalarını ve hayallerini gizlice dinler, bundan daha mutlu olunamayacağına kanaat getirirdim.

    Beraberce uzun yürüyüşlere çıkar, parklarda koşuşturur, dondurma yerdik, hatırlıyor musun? Bana sadece külahını verirdin dondurma bana dokunur diye. Ve evde senin işten dönüşünü beklerken sırtımı ılık güneşe verir, huzurlu, derin bir uyku çekerdim.

    Zamanla işinde daha fazla vakit geçirmeye başladın, boş zamanlarında da kendine bir eş aramaya koyuldun. Ben seni her zamanki gibi sabırla bekledim, sana hayal kırıklıkların ve acılarında teselli oldum. Yanlış kararlarını hiçbir zaman kınamadım, her defasında seni büyük bir sevinçle karşıladım. Sonunda birine aşık oldun ve evlendin.

    BARINAĞA TERK EDİLDİM

    Ne var ki eşin köpeklerden pek hazzeden biri çıkmadı. Yine de ben onu sevinçle karşıladım ve ona sevgi gösterdim. Mutluydum, çünkü sen mutluydun. Sonra insan bebekler geldi aramıza. Yeni yavruların heyecanını sizinle aynen paylaştım. Onların pespembe yumuşacık tenleri, mis gibi bebek kokuları beni heyecanlandırıp hayran bırakıyordu. Ben de onlara annelik etmek istiyordum. Ne yazık ki -her nedense- hem eşin hem de sen onlara zarar vereceğime kanaat getirdiniz ve beni ayrı bir odaya kapattınız hep. Oysa ben sevgiden mahrum kaldıkça, onlara olan sevgim daha çok arttı. Bilemediniz hiç.

    Çocuklar büyüdükçe onların en yakın dostu oldum. Tüylerime tutunup tombul bacaklarının üzerinde ilk adımlarını attılar, minicik parmaklarını gözlerime soktular, kulaklarımın içini karıştırdılar, burnuma öpücükler kondurdular. Gerektiğinde onları hayatım pahasına korumaya hazırdım. Ama bu arada senin dokunuşuna ise hasret olmuştum. "Köpeğin var mı?’ sorusuna, cüzdanından resmimi çıkarıp, hakkımda şirin hikayeler anlattığın zamanlar artık geride kalmıştı. Senin köpeğin olmaktan çıkıp, itin biri oldum; bana yaptığın her masraf sana batmaya başladı.

    Sonunda da başka bir şehre tayinin çıktı. Yeni apartmanınızda sana ve ailene yer vardı ama bana yoktu. Ailen için en doğru kararı verdin belki ama unutma ki, bir zamanlar ailen sadece benden ibaretti.

    Son araba gezintimize çıktığımızda heyecanlıydım. Ta ki barınağa varana kadar. Barınak köpek, kedi, korku ve umutsuzluk kokuyordu. Gereken evrakları doldurduğunu ve "ona çok iyi bir ev bulacağınıza eminim" dediğini hatırlıyorum. Omuz silkip sana karamsar bir bakış attılar. Onlar orta yaşlı, terk edilen bir köpek veya kedinin akıbetinin farkındaydılar.

    Oğlunun tasmama yapışan elini zorla açmak zorunda kaldın. Çığlık çığlığa haykırmasına aldırmadın belki ama ben onun adına hem üzüldüm hem de çok endişelendim. Endişem, ona o anda arkadaşlık, sadakat, sevgi ve sorumluluk, bir cana duyulan saygı konusunda vermiş olduğun hatalı hayat dersinde yatıyordu. Başıma son bir kere dokunup bana veda ettin, göz göze gelmemeye özen gösterdin. Gitmen gereken yerler, yetişmen gereken işler vardı ve zaman aleyhine çalışıyordu nasıl ki şimdi de benim aleyhime çalıştığı gibi.

    Sen ayrıldıktan sonra, barınaktaki iki tatlı kadın taşınacağını aylar öncesinden bildiğin halde bana uygun bir yuva bulmak için en ufak bir çaba sarf etmediğinden yakındılar. Sadece üzüntü içinde başlarını sallayıp, "Nasıl yaparsın" diye sordular arkandan.

    Barınakta, zamanları izin verdiği ölçüde bizimle ilgileniyorlar. Bizi besliyorlar tabii ki ama bende iştah falan kalmadı. Önceleri ne zaman biri kafesime yaklaşsa sensindir diye kafesin önüne koşardım. Belki kararını değiştirdin, belki bunların hepsi kötü bir rüyadan ibaretti veya belki bana acıyan biri beni kurtarmaya gelmişti... Ama anladım ki, şirin yavru köpeklerle bu konuda yarışmam söz konusu bile değil. İşte o zaman kaderime razı olup köşeme çekildim ve akıbetimi beklemeye koyuldum.

    VE ÖLÜM...

    Önce ayak seslerini duydum onun. El ayak çekildikten sonra beni kafesimden çıkardı. Onu uslu uslu koridorun sonundaki odaya kadar takip ettim. Sessiz, sakin bir odaydı. Beni yavaşça kaldırdı ve masanın üstüne koydu, başımı okşadı, kulaklarımın arkasını kaşıdı, tasalanmamamı söyledi. Kalbim heyecanla çarpıyordu ama aynı zamanda içimi de sonsuz bir huzur kapladı. Sayılı günlerim dolmuştu demek ki... Kendimden çok onun için üzülüyordum. Üzerindeki yük çok ağırdı, onu eziyordu ve beraberliğimiz süresince senin de her ruh halini anladığım gibi onun da içinde bulunduğu durumun farkındaydım.

    Eli çok hafifti, gözünden akan yaşları görmesem, ön patimdeki damarıma bağladığı turnikeyi nerdeyse fark etmeyecektim bile. Seneler önce seni de teselli ettiğim gibi, hafifçe elini yaladım. İğnenin ucunu usulca damarımdan içeri kaydırdı. Önce hafif bir sızı, arkasından damarlarımda dolaşmaya başlayan buz gibi sıvıyı hissettim.

    Kafam ve gözlerim ağırlaştı ve onun merhamet dolu gözlerine bakarak son defa "Nasıl yaparsın" diye fısıldadım. Belki de benim lisanımı anladığı için, "Ne kadar üzgünüm bilemezsin" diye cevap verdi. Bana sarıldı, beni çok daha huzurlu ve güzel bir yere göndermekte olduğunu anlatmaya başladı. Öyle bir yer ki, bir daha ne ihmal edilecek ne acı çekecek ne de kendimi korumak zorunda kalacaktım. Öyle bir yer ki, sevgi ve ışık içinde, bu sefil dünyadan daha farklı güzellikte bir yerdi...

    Son nefesimle kuyruğumu son bir kez sallayarak, "Nasıl yaparsın" derken onu kastetmediğimi anlatmaya çalıştım. Kastettiğim sendin, canımdan çok sevdiğim sahibim! Seni her zaman anacağım, sonsuza dek bekleyeceğim, bunu bil. Son dileğim, hayatındaki herkesin sana benim gösterdiğim sadakati göstermesi.
     
  2. 31 Ocak 2010
    Konu Sahibi : Yelizz
  3. er_ca

    er_ca 6-11-2012 Üye

    Katılım:
    28 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.225
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    148
    çok severek okuduğum bir hikayedir. güncellemek istedim.:)
     
  4. 31 Ocak 2010
    Konu Sahibi : Yelizz
  5. olgu35

    olgu35 ölümden başkası yalan Pro Üye

    Katılım:
    11 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    3.424
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    148
    Son dileğim, hayatındaki herkesin sana benim gösterdiğim sadakati göstermesi. mafoldumben
     
  6. 1 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Yelizz
  7. tubiis

    tubiis Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2010
    Mesajlar:
    193
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok güzel ya kıyamam ben onlara uf :gitme:
     
  8. 1 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Yelizz
  9. Egem

    Egem Yokluk içinde Cumhuriyeti kuranların torunuyuz. Pro Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2007
    Mesajlar:
    21.623
    Beğenildi:
    9.435
    Ödül Puanları:
    238
    mafoldumben
     
  10. 1 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Yelizz
  11. azelya55

    azelya55 Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    7.116
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    0
    mafoldumbenOkurken gözümde canlandı..Çok kötü ya, kimse aldığı hayvanı başka sebeplerden vermesin ya :sinifsinif:
     
  12. 1 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Yelizz
  13. tubiis

    tubiis Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2010
    Mesajlar:
    193
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    ve kimse bi heves ugruna eger kısa süre bakıp geri yollıcaklarsa kendilerinden kesinlikle emin olmadıktan sonra evlerine kedi köpek almasınlar. Onlar tam sahiplerine alıstıkları sırada baska bi yere gönderilmek onları derinden etkiler senağlama
     
  14. 1 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Yelizz
  15. Glorya

    Glorya SıkıLdımmı ne? Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2009
    Mesajlar:
    571
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ayy gözlerim doldu mafoldumben
     
  16. 17 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Yelizz
  17. minik_kadin

    minik_kadin Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    23 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.411
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    canım ya kıyamam ki hiç mafoldumben
    içim acıdı okurken
     
  18. 7 Mart 2010
    Konu Sahibi : Yelizz
  19. kubrabarbaros_canbey

    kubrabarbaros_canbey Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Şubat 2010
    Mesajlar:
    230
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    gözlerim dola dola okudum çünkü bende bir köpek sahibiyim ve onu beebğim gibi büyüttüm koynumda uyutuyorum daha 3 yaşında ama sayılı gün çabuk dolar derler..umarım bu bizim için böyle olmaz çünkü ondan ayrılacağımı düşünmeye bile tahammülüm yok arkadaşlar nolur saçma sapan hevesler uğruna onları alıp alıp sokağa atmayın yada barınağa vermeyin.çünkü onları aldığınız andan itibaren hayattaki tek aileleri sizler oluyorsunuz.bizler gibi onlarında canlı varlıklar olduklarını unutmayalım lütfen...