" Bir küçük oğlancık "

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve radika tarafından 14 Mart 2010 başlatılmıştır.

    14 Mart 2010
    Konu Sahibi : radika
  1. radika

    radika Popüler Üye Üye

    Katılım:
    22 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    " Bir küçük oğlancık ". Yazarı Helen Buckley ,
    İrlanda'da Dublin Üniversitesi'nde öğretim üyesi. Hem çocuk edebiyatı üzerine, hem yetişkinlere seslenen çocuk pedagojisi üzerine sayısız çalışması var. Toplumsal çalışmalarda yoğunlaşmış, üretken bir yazar. Kendini çocuk haklarına, çocukların her tür şiddetten, baskıdan korunmalarına ve onların toplumsal bireyler olarak yetişmesine adamış... İşte şiir olarak yazdığı öykü:

    " Bir küçücük oğlancık bir gün okula başladı.
    Pek mi pek akıllıydı.
    Okulu da pek mi pek büyüktü.
    Ama akıllı çocuk sınıfına dışarıdan kestirme bir yol buldu.
    Buna çok sevindi.
    Artık okul ona kocaman görünmüyordu.

    Bir zaman sonra bir sabah
    Dedi ki öğretmen
    "Bugün resim yapacağız.."
    "Ne güzel" diye düşündü çocuk.
    Resim yapmayı çok severdi.
    Her şeyin resmini yapardı:
    Aslanlar, kaplanlar, tavuklar, inekler, trenler, gemiler.
    Mum boyalarını çıkardı ve çizmeye başladı.

    Ama öğretmen "Durun" dedi, "Henüz başlamayın!"
    Ve herkes hazır görünene dek bekledi.
    "Şimdi" dedi öğretmen,
    "Çiçek çizmesini öğreneceğiz".
    "Ne güzel" diye düşündü çocuk. Çiçek çizmeyi çok severdi.
    Ve en güzellerini yapmaya başladı:
    Pembe, mavi, kavuniçi mum boyalarıyla.

    Ama öğretmen "Durun" dedi.
    "Size nasıl çizileceğini göstereceğim". /

    Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizdi.
    "İşte" dedi öğretmen. "Şimdi başlayabilirsiniz".
    Küçük çocuk bir öğretmenin çiçeğine baktı
    Sonra kendi çiçeğine.
    Kendi çiçeğini daha çok sevdi
    Ama bunu söyleyemedi.
    Defterinde sayfayı çevirip
    Öğretmeninki gibi çizdi
    Kırmızı bir çiçek sapı yeşil...

    Bir başka gün
    Dedi ki öğretmen:
    "Bugün çamurdan bir şeyler yapacağız".
    "Ne güzel" diye düşündü çocuk.
    Çamurla oynamayı çok severdi
    Her şeyi yapabilirdi çamurla:
    Yılanlar, kardan adamlar, filler,
    Fareler, arabalar, kamyonlar.
    Başladı çamuru yoğurmaya /

    Ama öğretmen "Durun" dedi, "Henüz başlamayın!"
    Ve herkes hazır görünene kadar bekledi.
    "Şimdi" dedi öğretmen, "Bir çanak yapmayı öğreneceğiz".
    "Ne güzel" diye düşündü çocuk.
    Çanak yapmayı çok severdi.
    Ve başladı yapmaya
    Boy boy, şekil şekil çanakları.

    Ama öğretmen "Durun" dedi.
    "Size nasıl yapılacağını göstereceğim".

    Ve de gösterdi herkese bir büyük çanağın nasıl yapılacağını.
    "İşte" dedi öğretmen. "Şimdi başlayabilirsiniz".
    Küçük çocuk bir öğretmenin çanağına baktı
    Bir de kendi çanağına.
    Kendi çanağını daha çok sevdi
    Ama bunu söyleyemedi.
    Çamur topağını yuvarlayıp yeniden
    Yaptı öğretmeninki gibi derin bir çanak.

    Ve çok geçmeden
    Küçük çocuk
    öğrendi beklemeyi, izlemeyi,
    Ve her şeyi öğretmen gibi yapmayı.
    Ve çok geçmeden
    Başladı kendiliğinden hiçbir şey yapmamaya

    Ama birdenbire
    Taşınıverdiler başka bir eve,
    Başka bir şehirde
    Ve çocuk gitti başka bir okula.
    Bu okul daha da büyüktü öbüründen.
    Kestirme yolu da yoktu dışarıdan
    Büyük basamakları çıkmak
    Ve uzun koridorlardan geçmek gerekiyordu sınıfa kadar.

    Ve daha ilk gün
    Dedi ki öğretmen:
    "Simdi resim yapacağız".
    "Ne güzel" diye içinden geçirdi çocuk.
    Ve başladı beklemeye
    Öğretmenin, ne yapmasını söylemesini beklemeye.
    Ama öğretmen hiçbir şey söylemedi
    başladı sınıfta dolaşmaya.

    Küçük çocuğa gelince durup sordu:
    "Resim yapmak istemiyor musun?"
    "İstiyorum" dedi çocuk.
    "Ama ne resmi yapacağız?"
    "Ne resmi istersen" dedi öğretmen
    "Nasıl çizmeliyim?" diye sordu çocuk
    "Nasıl istersen" dedi öğretmen
    "İstediğim renk mi?" diye sordu çocuk.
    "İstediğin renk" dedi öğretmen,
    "Eğer herkes aynı resmi yaparsa ve aynı renkleri kullanırsa
    kimin neyi yaptığını ve neyin ne olduğunu nasıl anlarım ben?"

    "Bilmem", dedi çocuk.
    Ve başladı çizmeye:
    Kırmızı bir çiçek, sapı yeşil..."


    Çocuklarımıza özgürlük tanımanın ne kadar önemli olduğunu öyle güzel anlatmış ki...Paylaşmak istedim.
     
  2. 26 Nisan 2010
    Konu Sahibi : radika
  3. CitlembiK

    CitlembiK Bir kalbe girmek nasip, kalmak marifet... Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.152
    Beğenildi:
    1.167
    Ödül Puanları:
    188
    Böyle köreliyor geleceğimiz , böyle geri adım atıyoruz ve böyle öğreniyoruz birilerinin iteklemesiyle yürümeyi
     
  4. 26 Nisan 2010
    Konu Sahibi : radika
  5. olivia

    olivia bazen gitmek en dogrusu, elveda KK ve sevdiklerm ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    5.097
    Beğenildi:
    5.651
    Ödül Puanları:
    238
    Cok güzel bir yazi...okudum ve durakladim...aynen öyle...ergenlige giriyoruz yine aynen öyle..
    büyüyoruz eriskin bir birey oluyoruz ve aslinda hic birsey bilmiyoruz, cünkü tüm icimizdekileri o zamana kadar köreltmis oluyorlar...Toplumun cizelgesinde devam ediyoruz...
    Cok tesekkürler bizimle paylastigin icin arkadasim.
     
  6. 27 Nisan 2010
    Konu Sahibi : radika
  7. radika

    radika Popüler Üye Üye

    Katılım:
    22 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Rica ederim Olivya'cım.İkinize de yorumlarınız için teşekkürler.
     
  8. 27 Nisan 2010
    Konu Sahibi : radika
  9. okyanus elif

    okyanus elif "I am, I can" Üye

    Katılım:
    20 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    1.191
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    cok begendim hakikaten sagol RADIKA

    "Eğer herkes aynı resmi yaparsa ve aynı renkleri kullanırsa
    kimin neyi yaptığını ve neyin ne olduğunu nasıl anlarım ben?"
    siirin ana temasi bu cumle.... cok sey anlatiyor

    cocuklar ozgur olmali, tecrube kazanmali, kendi olmali herseyden once bir birey olmali
    ama bizim ogretmemiz gereken sey, anne baba olarak "insan" olmayi ogretmek.
    insan olmak bence basit birsey degil, olmamali...
    insani diger herseyden ayiran en buyuk ozelligi duygulari dusunceleri...
    onlara guzel duygu ve dusunceler kazandirmaliyiz ki saglikli toplum elde edelim
    aksi taktirde trajik olaylar meydana geliyor, su son yayinlanan haberler de ki gibi...
     
  10. 27 Nisan 2010
    Konu Sahibi : radika
  11. radika

    radika Popüler Üye Üye

    Katılım:
    22 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Çok haklısın Elif'cim.Öncelikle anne ve babaların bunu uygulaması çok önemli.Ama eğitim sistemimizin de bu doğrultuda düzenleyip değiştirebilirsek işte o zaman çocuklarımızı özgüveni yüksek bireyler olarak görmemiz mümkün olacak sanırım.Son olan olaylara gelince inan yorum yapmakta zorluk çekiyorum.Ama biliyorum ki çözümü hapse atıp birkaç sene sonra da salıvermek veya afla çıkarmak olmamalı.Onların gelecekte potansiyel suçlu olmamaları için böyle suçlular için hazırlanmış bir ortamda rehabilite edilmeleri gerekmekte.Eğer düzelemeyecek bir durumdalarsada toplumdan ömürboyu izole yaşamalarını sağlamaktır.Belki bu fikrimden dolayı kızabilirsiniz bana ama konu savunmasız çocuklar ve tecavüz olunca daha da sert hükümleri bile onaylayabilirim.