Bir Küçük Tebessüm

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve Mune tarafından 10 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    10 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Mune
  1. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.602
    Beğenildi:
    58.670
    Ödül Puanları:
    663

    Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme
    adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava
    içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta
    teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı,
    yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her
    öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş
    bıraktı. Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu.
    Aksam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her
    zaman köşe basında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.
    Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki. ıki gündür boğazından
    aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra,
    bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak
    tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titresen köpek
    yavrusunu görünce, kucağına alıverdi. Küçük köpek gecenin
    soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha
    kadar koşuşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar
    sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle
    bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra
    bütün apartman halkı. Anneler, babalar dumandan boğulmak
    üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar.

    Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan
    bir TEBESSÜMSÜN sonucuydu.
    ---------------------------------------------------
    Gerçek Sevgi (ıbretli hikaye)

    Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: "Sevginin sadece sözünü
    edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?" Bakın göstereyim
    demiş, ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları
    çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine.
    Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasındanda derviş
    kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. "Ermiş bu kaşıkların
    ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir de şart koymuş. Peki
    demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun
    geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına.
    En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.
    Bunun üzerine şimdi demiş ermiş, sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım
    yemeğe. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar
    gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyurun" deyince, her biri uzun
    boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak
    içirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar
    sofradan işte demiş ermiş, 'kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini
    görür ve doymayı düşünürse,o aç kalacaktır. ve kim kardeşini düşünür de
    doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz ve şunu da
    unutmayın, gerçek pazarında alan değil, veren kazançtadır daima.

    ------------------------------------------------------
    Kovadaki Çatlak (Hikaye)

    Hindistan'da bir sucu, boynuna astığı uzun bir
    sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su
    taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam
    olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine
    ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken,
    çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını
    eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca
    her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde
    patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilirmiş.
    Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı
    çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine
    getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş.
    ıki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın
    kıyısında sucuya seslenmiş. "Kendimden utanıyorum
    ve senden özür dilemek istiyorum." "Neden?..."
    diye sormuş sucu. "Niye utanç duyuyorsun?..."
    Kova cevap vermiş. "Çünkü iki yıldır çatlağımdan
    su sızdığı için tasıma görevimin sadece yarısını
    yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı
    sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam
    karşılığını alamıyorsun." Sucu söyle demiş.
    "Patronun evine dönerken yolun kenarındaki
    çiçekleri fark etmeni istiyorum." Gerçekten de
    tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir
    yanandaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş.
    Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını
    kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine
    sucudan özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş.
    "Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu
    ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını
    fark ettin mi?... Bunun sebebi benim senin
    kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun
    senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün
    biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. ıki
    yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla
    patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle
    olmasaydın, o evinde bu güzellikleri
    yaşayamayacaktı."

    ALINTIDIR
     
    Son düzenleme: 26 Mayıs 2009
  2. 10 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Mune
  3. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    :smile: eline ağlık hepside güzeldi
     
  4. 9 Mart 2009
    Konu Sahibi : Mune
  5. incitanemtuana

    incitanemtuana EVLI MUTLU IKI COCUKLU :) Pro Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2007
    Mesajlar:
    25.557
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    198
    cpk güzel bir paylasim olmus emegine saglik canim

    bir gülümseme nelere kadir ya gülmek kadar güzel bisey yok bencea.s.
     
  6. 9 Mart 2009
    Konu Sahibi : Mune
  7. Azeri kizi

    Azeri kizi Türkiye'mmm Üye

    Katılım:
    21 Haziran 2007
    Mesajlar:
    5.722
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    148
    Gercekten güzel hikayelerdi.Bu arada kendimize dersler cikarabiliriz buradan.
     
  8. 9 Mart 2009
    Konu Sahibi : Mune
  9. Çxoxpçxux

    Çxoxpçxux Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.544
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    148
    çok güzeldi ya yazıyı görünce okurken sıkılırım sandım ama
    birini okuyunca diğerlerinide büyük bir heyecanla okumak geldi
    ellerine sağlık çok güzel bir paylaşımdı