Bir Özürlü Çocuk Annesinin Travmaları-2

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve realist tarafından 24 Temmuz 2007 başlatılmıştır.

    24 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148

    Bir Özürlü Çocuk Annesinin Travmaları-2

    Özürlü bir çocuğa sahip olmanın bir anne için ne tür psikolojik sorunlar taşıyacağını anlamak için, sanırım sadece anne olmak yada kendi çocuğunuzun da öyle olabileceğini kısa bir süre hayal etmek yeterli olmayacaktır. Sokakta, parkta yada bir aile toplantısında, özel bir çocuk ve anne görür, bir an için halinize şükreder, annenin sıkıntılarını anlamaya çalışır ama akşam eve gidip, çocuğunuza sarıldığınızda tüm bunları unutur gidersiniz. Ama o anne ve çocuğu muhtemelen bir ömür boyu birbirlerine bir şekilde de olsa bağımlı yaşayacaktır.

    Okuduğum bir kitapta geçen bir cümlede şöyle diyordu uzman: Bir özürlü çocuk annesinin duygusal ve düşünsel travmadan çıkması için, çocuğunu kendi sunumu gibi görmekten kurtulması gerekir.

    Bu nasıl olacak?

    Her anne çocuğunu kendi ürünü gibi görür. Onun güzelliğiyle, sempatikliğiyle, bilmişliğiyle, şirinliğiyle gurur duyar. Hatta bazıları, çocuğun son derece sıradan davranışlarını bile, sanki çocuğu deha ve şirinlik müsveddesi gibi görür ve çevreye öyle lanse ettirirler. Bu durumda, özürlü çocuk annesi ne yapacak.

    Normal gelişim sürecinde, aslında çok önemli olan ama çoğu anne tarafından fark bile edilmeyen bir beceriyi, özürlü çocuk aylar süren çabalar sonucunda kazandığında, o anne sevincini nasıl ve kiminle paylaşacak.

    “Çocuğum nihayet anne nerede diye sorulduğunda beni parmakla gösteriyor” dediğinde, bu gelişimin o aile için önemini kim gerçekten kavrayıp, anne ve çocuğu yüreklendirecek? Hiç kimse yüreklendirmese ve yardım etmese bile anne ve baba çocuğu için elinden gelen çabayı ve savaşı gerekirse tek başına veriyor. Ama bu çabalama ve savaş sürecinde o kadar yara alıyorlar ki, bir süre sonra değil çocuklarına kendilerine yardım edemez hale geliyorlar. Oysa, özürlü bir çocukla kat edilmesi gereken, uzun ve ince bir yol. Daha da tehlikeli olan, çevreden yardım görmeyen ve kendi aileleri tarafından bile yalnız bırakılan özürlü çocuk sahibi ebeveynin, umudunu yitirip çocuğu kendi haline bırakması oluyor.

    Bir özürlü çocuk annesinin duygusal ve düşünsel travmadan çıkması için, çocuğunu kendi sunumu gibi görmekten kurtulması gerekir.

    Soruyorum, bir anne/baba nasıl çocuğunu kendi ürünü olarak görmekten kurtulur?

    Yonca Güneş Erensoy