Bir ulusu değiştiren kadın

Konusu 'Bunları biliyor muydunuz ?' forumundadır ve EU1 tarafından 16 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    16 Haziran 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    2005 Ekim’inin 26’sında ABD Kongre binasında ki katafalka ilk kez bir kadın konulmuştu ve ilk kez dünyanın en güçlü insanları bir kadına ait katafalkın önünden saygı ile geçiyorlardı. Katafalktaki kadın bir siyahtı.. Uzun bir ömür sürüp, 92 yaşında hayatını kaybeden bu siyah kadın ne yapmış olmalıydı ki yeryüzünün en güçlü insanlarını bu büyük saygıya mecbur bırakmıştı.

    O sadece tutuklanmıştı. Tam elli yıl önce 42 yaşındayken Alabama’da bir halk otobüsünde yerini bir beyaza vermediği için tutuklanmıştı. Elli yıl önce otobüsteki koltuğunu vermeyerek bir ulusu değiştirmişti. İnsanlık değerleri mücadelesinin ibresini değiştirmişti. Çünkü o günden itibaren siyahlar otobüslere binmediler. Yasalar kamu araçlarına eşit binme hakkını tanıyıncaya kadar her yere yürüyerek gittiler. Rosa Louise Parks 1913 Şubat’ında Alabama’da doğdu. 1943'te Amerikan Yurttaş Hakları hareketinin inançlı heyecanlı bir üyesiydi. 1955'te Alabama eyaletinde, siyahlara karşı uygulanan hayattaki ayrımcılıklara karşı direnişe geçti. Ama yaptığı hiçbir şey bir otobüs koltuğunda yerinden kalkmayı reddederek ırkçılığı sergilemesi kadar ateşleyici olmadı.
    Tam o günlerde New York'ta siyah rahip bir baba ile güzellik uzmanı siyah bir annenin siyah bir bebeği bunlardan habersiz doğuyordu. Denzel Washington doğduğunda sahip olamadığı haklara Rosa’nın mücadelesi ile sahip olacağını henüz bilmiyordu.
    ABD’nin ırkçılığı ile maruf güney eyaletlerinde beyazlar siyahlarla otobüslere ayrı kapılardan biniyor, kendilerine ayrılmış ayrı bölümlere oturuyorlardı. Tıpkı şimdi İran’da kadın ve erkeğin otobüslere ayrı kapılardan binerek ayrı yerlere oturmaları gibi utandırıcı bir aşağılamaydı bu.
    Rosa, karlı bir Aralık akşamı işten dönerken otobüse bindi. Yorgundu ve ayakları çalışmaktan şişmişti. Siyahlara ayrılan bölmeleri dolu olan otobüste beyazlara ayrılan bölüme geçti ve oturdu. Onu kalkması için uyaranları dinlemedi, tutuklandı ve hapse girdi. Hapisten çıktıktan sonra da ırkçı beyazlar onu aşağıladılar, dövdüler, hakaret ettiler, evini taşladılar, korkuttular, öldürmekle tehdit ettiler. Rosa kuzeye göç etti ama henüz yapacakları bitmemişti. Alabama’da siyah öğrencilerin üniversiteye alınmamasına karşı başlatılan hareketin simgesi oldu.

    Bir yıl sonra Federal Mahkeme otobüslerdeki insanın derisine göre düzenlenmiş bu utanç verici uygulamayı yasakladı. Sokaklardaki hak arayışı devlet hukukunda yerini almıştı.
    Rosa’nın direnişinden tam dokuz yıl sonra 1964 yılında federal mahkeme üniversite ayrımcılığına karşı yeni bir yasaklama getirdi ve Kongre öğrenim hakkını eşitledi. Denzel bu yasanın kazanımları ile üniversiteye gitti.
    2000 yılında Time dergisi tarafından 20. yüzyılın insan hakları savunucusu seçilip, ABD Kongresi altın madalyasını kazandı. Denzel Washington ise o yıllarda çekilen gizli polis soruşturmasının ahlaki yönden çelişkili dünyasını yansıttığı Training Day ile Oscar aldı. Rosa otobüste beyazların koltuğuna oturup tutuklanmasaydı o Oscar alamayacaktı.