bir yıl daha bitiyor...

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve PamukPrensesPathem tarafından 26 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    26 Aralık 2008
    Konu Sahibi : PamukPrensesPathem
  1. PamukPrensesPathem

    PamukPrensesPathem 14.02.2011 sözlendik:) Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2008
    Mesajlar:
    10.448
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    196
    bir yıl daha bitiyor
    İşte bu kadar duru, bu kadar yalın
    bu kadar el değmemiş
    sıradan bir gerçeği daha kolları bağlı hayatımızın
    bir şiire nasıl dahil edilir bir yılın son günleri
    her sonda her başlangıçta ve her defasında
    alır gibi bir başkasını karşımıza
    perdeler çekip, ışıklar söndürüp
    oturup yatağın içinde bir başımıza
    sorgulamak kendimizi
    öğrenmek ikizin anadilini,ikinci belleğimizi
    öğrenmek kendimizle hesaplaşmanın buzul ilişkilerini
    bu aynaların dehlizlerinde gezinirken görürüz
    karanlık günlerimizin kenar süslerini

    biterken bir yılın son günleri
    biliyoruz takvimler belirlemez değişimin mevsimlerini
    gençlik ikindilerini
    kargınmış bir çocuktuk büyüdüğümüzden beri


    Bir yıl daha bitiyor.
    Düşlerim, tasalarım,
    yarım kalmış onca şey, her yıl
    biraz daha kısalıyor bir öncekinden.
    Bana mı öyle geliyor yoksa daha mı
    hızlı ilerliyor zaman insan yaşlanırken.

    Kırdım mı, incittim mi birilerini?
    Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler?
    Kendimi yeniledim mi yaşadıklarımda?
    Yeniden düşünmeliyim, dostluklarımı, ilişkilerimi.
    Çoğalttım mı eksiklerimi?
    Gözlerim çocukluk fotoğraflarımda mı kaldı?
    Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?

    Borçlarımı ödedim mi?
    Doğru seçtim mi soruların fiillerini?
    Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış,
    saçlarım taranmış,
    giysilerim ütülü, odam düzenli mi?

    Ödünç aldığım kitapları geri verdim mi?
    Geri verdim mi aldıklarımı;
    Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları?
    Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?
    Yokladım mı duygularımı
    hâlâ sevebiliyor muyum insanları?

    Ovmalı gümüşlerimi, bakırlarımı,
    cila geçmeli ahşaplarıma.
    Ovmalı umutları. Saklı tutmalı gelecek inancını,
    yarınları eksik etmemeli ağzımdan
    hançer kıvamındaki o karamizah tadını.
    Şimdi oturup uzun bir hasretlik mektubu yazmalıyım.
    Sonra köşe başından bir demet çiçek alıp
    öyle başlamalıyım akşama, yeni bir yıla.
    Ama nedense her şeyin tadı dağılıyor ağzımda.
    Bir sap çiçek mi taşısam yoksa ağzımın kıyısında?
    Aydınlık rengi vursun diye gözlerimdeki buluta.

    alıntı