bir zamanlar

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve seyran tarafından 7 Temmuz 2007 başlatılmıştır.

    7 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seyran
  1. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar
    Rüyalarımıza melekler uğrardı
    Kapımızdan yoğurtçu bahçemizden ishakkuşu
    Kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi
    Kisin bir sobamız olurdu
    Sobanın yanında kedimiz
    Kedinin önünde yun yumağı
    Bir hayat bilgisi fotoğrafı gibiydik
    Yerli mali kullanan
    Yurdunun üç tarafı denizlerle çevrili
    Kuru incir uzum
    Fındık tutun cay narenciye
    Kavun-karpuz yetiştiren
    Kuru uzum inciri satan
    Karşılığında çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan
    Bir toprağın fertleri
    Biraz yoksul biraz mütevekkil
    Biraz mahcup biraz kırılgan
    Biraz nahif ama
    Hep umutlu özlerdik memleketteki halamızı
    İnce doğranmış bir dilim pastırmayı
    Yurttan sesler korosunu
    Aksam komşuluklarını
    Radyo tiyatrolarını
    Sabah ezanini kalaycıyı bozacıyı
    Münir Nurettin şarkılarını
    Orhan boran yarışmalarını
    Kandil gecelerini
    Duvarlarımızın sarmaşıklarını
    Bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını
    Okul önü koz helvalarını
    Aksam oturmalarını ve hayati
    Top oynardık ip atlar kedi kovalar
    Taşlarla birbirimizin başını yarar
    Mahalle savaşları çıkarır
    Gece olunca da tutar babalarımızın elinden
    Yazlık sinemaya gider
    Sadrı Alışık vahi öz Belgin Doruk Cüneyt Arkın seyreder
    Olimpos gazozlar içer güler eğlenir bağırır çağırır
    Dönerken yıldızları sayardık
    Siki çocuklardık
    Hepimizin birer yıldızı vardı
    Onlara isim takardık onlar da beze isim takardı
    Pus ve dumandan önce bu şehrin geceleri
    Göz kırpan ve isimler takılan yıldızları vardı
    Benim yıldızıma Mehlika adini vermiştik
    Biz kimseden yana değildik
    Kimsenin de kendinden yana olmasını istediği birileri olmazdı
    Bir değirmendeydik öğütülen öğütülürken türküler söyleyen
    Buğday başaklarına benziyorduk
    Ben çorbalardan tarhanayı yemeklerden kuru fasulyeyi
    Sigaralardan harmani belki bunun için çok sevdim
    Yollar bozuk musluklar bozuk ziller bozuk paralar bozuk
    Ama adamlar sağlamdı
    Bu şehrin yıldızları vardı
    Saclarına kurdeleler takan
    Çivitle yıkanmış beyaz çoraplarına leke bulaşmasın diye su birikintilerinden
    sakınan,
    Gözleri önlerinde
    Yürekleri ve beslenme çantaları ellerinde küçük çocukları vardı bu şehrin
    Bu şehrin yıldızları vardı
    Ben Fenerbahçe’yi amcam Vefa'yı tutardı
    Konya tahıl ambarı mersin muz cennetiydi
    Taksimden Fatih’e troleybüs kalkar Şişhane’de mutlak raydan çıkardı
    Vallahi hayat zor ve fakat çok matraktı
    Muammer karaca adına bir tiyatro binası yoktu
    Bizzat kendisi vardı
    Başımız ağrırdı, komşumuz vardı
    Gönlümüz daralırdı, komşumuz vardı
    Çorbamızı, umutlarımızı, memleket kadar kalbimizi paylaştığımız
    Komşularımız vardı
    Geceleri bekçimiz gündüzleri sütçümüz
    Bizim kadar zayıf da olsa nohuda makarnaya alışmış da olsa
    Sarman adında bir kedimiz
    Ceplerimizde kırık misketlerimiz
    Çamur bulaşığı ellerimiz ve gülümseyen bir yüzümüz
    Göstermekten utanmayacağımız bir içimiz
    Bir araya gelerek çektirebileceğimiz bir aile fotoğrafımız vardı
    Bir sabah bütün iyi şeylerin
    Ayvansaray iskelesinden hayal ülkesine doğru demir alan bir şirket-i Hayriye
    Vapuru gibi aramızdan ayrıldığını gördük
    Sonra Ayvansaray'ın suları çekildiğini yazdı gazeteler
    Süheyla hanimin, Raci Beyin Melahat Mehveş ablanın,
    Niko'nun, Ercüment efendinin çekildiğini ise yazmadılar nedense
    Ama yok ama yoklar ne harman sigarası kaldı geriye ne olimpos gazozu
    Ne Sadri Alışık
    Kalan bir tortuydu belki
    Belki kırık bir rüya denizi
    Belki suya düşürdüğümüz suretimizin cep aynamıza nükseden bir yansımasıydı
    Her şey Maltepe sigarasının
    Her arandığında her bakkalda bulunabilmesi ile büyüsünü kaybetmişti belki de
    Belki de biz bir rüya mı görmüştük?

    Hadi hepsi yalandı
    Hadi hepsi hayaldi
    Hadi hepsini ben uydurmuştum
    Ama rüyalarımızın melekleri ve sofralarımızın daim konukları kuşlar?
    Ya onlar?
    Onları siz de görmediniz mi?
    Sizin de sofranıza konup rüyalarınıza uğramadılar mi?
    Onlar da mi yalandı?

    Y.Erdoğan
     
  2. 8 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seyran
  3. EU2

    EU2 Guest

    Hadi hepsi yalandı
    Hadi hepsi hayaldi
    Hadi hepsini ben uydurmuştum
    Ama rüyalarımızın melekleri ve sofralarımızın daim konukları kuşlar?
    Ya onlar?
    Onları siz de görmediniz mi?
    Sizin de sofranıza konup rüyalarınıza uğramadılar mi?
    Onlar da mi yalandı?

    Hyal degilde gecmis oldu be hemsom.emeklerine saglik...
     
  4. 8 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seyran
  5. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    "Komşularımız vardı
    Geceleri bekçimiz gündüzleri sütçümüz
    Bizim kadar zayıf da olsa nohuda makarnaya alışmış da olsa
    Sarman adında bir kedimiz
    Ceplerimizde kırık misketlerimiz
    Çamur bulaşığı ellerimiz ve gülümseyen bir yüzümüz
    Göstermekten utanmayacağımız bir içimiz
    Bir araya gelerek çektirebileceğimiz bir aile fotoğrafımız vardı"

    Çok duygulandım Ceyhanlı severim de bu yazısını "Yılmaz Erdoğan"

    a.s.
     
  6. 9 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seyran
  7. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    nedense son zamanlarda gecmise daha bir ozlemmi duyuyorum ne?bu nostaljik yazilar beni kendine cekiyor...okuyunca daha bir anliyor insan eskiden hersey daha guzelmis:)yesilim,hemsom,tesekkurler katiliminiz icina.s.
     
  8. 9 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seyran
  9. insan08

    insan08 Guest

    eskiye özlem duymamız belkide insanlarda eski saflık,dostluk,paylaşma duyusu bulamadığımızdan olablr.ben de özlüyorum...özlüyorum.
    [

    Hani erken inerdi karanlik,
    Hani yagmur yagardi inceden,
    Hani okuldan, işten dönerken,
    Işiklar yanardi evlerde,
    Eskidendi, çok eskiden.

    Hani ay herkese gülümserken,
    Mevsimler kimseyi dinlemezken,
    Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,
    Eskidendi, çok eskiden.

    Hani hepimiz arkadaşken,
    Hani oyunlar tükenmemişken,
    Henüz kimse bize ihanet etmemiş,
    Biz kimseyi aldatmamişken,
    Eskidendi, çok eskiden.

    Hani şarkilar bizi bu kadar incitmezken,
    Hani körkütük sarhoşken gençligimizden,
    Daha biz kimseye küsmemiş,
    Daha kimse ölmemişken,
    Eskidendi, çok eskiden.

    Şimdi ay usul, yildizlar eski
    Hatiralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden
    Geçen geçti,
    Geçen geçti,
    Geceyi söndür kalbim
    Geceler de gençlik gibi eskidendi
    Şimdi uykusuzluk vakti.

    /B]
     
  10. 9 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seyran
  11. vilas

    vilas Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Nisan 2007
    Mesajlar:
    96
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ellerinize sağlık çok güzel paylaşımlar
     
  12. 12 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : seyran
  13. irisx

    irisx Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    34
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    :Arkadaşlar bu yazıyla çoçukluğuma gittim.Yaz akşamları kapıların önünde otururduk geç saatlere kadar.Yazlık sinamalar da çekirdek çitlerdik.Her şey ne kadar güzel di.:teselli: