Birçift kundura

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve orea tarafından 8 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    8 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : orea
  1. orea

    orea Guest

    BİR ÇİFT KUNDURA


    On yedinci asır başlarında Dalmaçya'da Nadin Kasabası'nda Sancak Beyinin
    ahırında uşak olarak çalışan on üç yaşlarında bir çocuk vardı. Herkes
    tarafından horlanan bu kimsesiz çocuğa bir gün bir dul kadın acımış ve
    çıplak ayaklarına, kocasından kalmış kocaman bir çift partal kundura
    giydirmişti.

    Nadin'den bir vazife ile bir Kapıcıbaşı geçti. Sancak Beyinin konağında
    misafir oldu ve küçük ahır uşağının zeka ile parlayan gözleri ve kir
    tabakaları altında kaybolmuş güzelliği nazarı dikkatini çekti, çocuğu
    yıkatıp temizlettikten sonra alıp İstanbul'a getirtti. Saraya verdi.
    Enderun-u Hümayun çocukları arasına katılan çocuğa, güzelliğinden ötürü
    yusuf adı konuldu. Nadinli Yusuf kısa bir zamanda yükseldi. Kaptan Paşa
    oldu. Bir gün Nadin'e Kaptan Paşa'nın bir adamı geldi ve Sancak Beyine
    mühürlü bir meşin torba verdi, bir mektupta da şunlar yazılıydı:

    "Falan yerde oturan Marya isminde bir dul kadın vardır; bu torba eğer sağ
    ise, Sancak Beyinin ve Nadin kadısının huzurunda o dul kadına verilecektir
    ve bir senet tanzim edilip bana gönderilecektir."

    Kadın sağ idi, çok fakir düşmüş bulunuyordu. Kadının ve sancak beyinin
    huzurunda Kaptan Paşa'nın torbası kendisine teslim edildi. Torbanın içinde
    bir çift kocaman partal kundura vardı ve içleri altın ile doldurulmuştu.

    Yusuf Paşa kısa bir de mektup yazmıştı : "Anacığım, diyordu, bir kış günü
    donmuş çıplak ayaklarına bu kunduraları giydirdiğin kimsesiz çocuk ölünceye
    kadar seni unutmayacaktır."
     
  2. 8 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : orea
  3. forest

    forest Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    402
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    86
    çok güzel bir hikaye. paylaşımın için teşekkürler :smile: