Biz böyleydik... Ne oldu bizlere?

Konusu 'Türk ve Türkiye Tarihi' forumundadır ve gulbeseker tarafından 5 Kasım 2009 başlatılmıştır.

    5 Kasım 2009
    Konu Sahibi : gulbeseker
  1. gulbeseker

    gulbeseker HAYATIMIN TADLARI...BÜYÜYORLAR Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.528
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    HEY GıDı GÜNLER

    Hiç özlenmez mi O GÜNLER?


    Faziletliydik: Kimsenin malına, mülküne göz dikmezdik. Kimsenin namusuna yan bakmazdık. Hırsızlık nedir bilmez, dilenciliği meslek edinmez, kimseyi de küçümsemezdik.

    Dürüsttük: Bir zamanlar Londra Ticaret Odası’nın en görünür yerinde şu mealde bir tavsiye levhası asılıydı: “Türklerle alışveriş et, yanılmazsın.”

    ıtibarlıydık: Bir zamanlar Hollanda Ticaret Odası’nın toplantılarında oylar eşit çıkınca Osmanlılarla alışverişi olan tüccarın oyu iki sayılır, onun dediği olurdu
    .
    Temizdik: Yere bile tükürmezdik. Hatta Osmanlı askeri teşkilatını Avrupa’ya tanıtmasıyla meşhur Comte de Marsigil, yere tükürmedikleri için atalarımızı şöyle eleştiriyor:
    “Türkler hiçbir zaman yere tükürmezler. Daima yutkunurlar. Bunun için de saçlarında sakallarında bir hararet olur ve zamanla saçları, kaşları, sakalları dökülür.”
    Çevreciydik: Kurak günlerde ücretle adamlar tutup sokaktaki ulu ağaçları sulatır, göçmen kuşların yorgunluk atması için saçak altlarına kuş sarayları yapardık.
    Bunlara öyle çok örnek var ki, saymakla bitmez.

    Harama el sürmezdik: Fransız müellif Motray, 1700′lerdeki halimizi şöyle anlatıyor:
    “Türk dükkânlarında hiçbir zaman tek meteliğim kaybolmamıştır. Ne zaman bir şey unutsam, hiç tanımadığım dükkâncılar arkamdan adam koşturmuşlar, hatta birkaç kere Beyoğlu’ndaki ikametgâhıma kadar gelmişlerdir.”

    Medeni idik: ıngiliz sefiri Sör James Porter ise, 1740′ların Türkiye’si için şunları söylüyor:
    “Gerek ıstanbul’da, gerekse imparatorluğun diğer şehirlerinde hüküm süren emniyet ve asayiş, hiçbir tereddüde imkân bırakmayacak şekilde isbat etmektedir ki, Türkler çok medeni insanlardır.”

    Dosdoğruyduk: Fransız generallerden Comte de Bonneval ise, şu hükmü veriyor:
    “Haksızlık, murabahacılık, inhisarcılık ve hırsızlık gibi suçlar, Türkler arasında meçhuldür… Öyle bir dürüstlük gösterirler ki, insan çok defa Türklerin doğruluklarına hayran kalır.”

    Hırsızlık nedir bilmezdik: Fransız müellif Dr. Brayer, 1830′ların ıstanbul’unu getiriyor önümüze:
    “Evlerin kapısının şöyle böyle kapatıldığı ve dükkânların çoğunlukla umumi ahlaka itimaden açık bırakıldığı ıstanbul’da her sene azami beş-altı hırsızlık vakası görülür.”
    Ubicini Dr. Brayer’i şöyle doğruluyor:
    “Bu muazzam payitahtta dükkâncılar, namaz saatlerinde dükkânlarını açık bırakıp camie gittikleri ve geceleri evlerin kapısı basit bir mandalla kapatıldığı halde, senede dört hırsızlık vakası bile olmaz. Ahalisi sırf Hıristiyan olan Galata ile Beyoğlu’nda ise hırsızlık ve cinayet vakaları olmadan gün geçmez.”

    Naziktik: Edmondo de Amicis isimli ıtalyan gezgini, yine 1880′lerin “biz”ini anlatıyor bize:
    “ıstanbul Türk halkı Avrupa’nın en nazik ve en kibar insanlarıdır. Sokakta kavga enderdir. Kahkaha sesi nadirattan işitilir. O kadar müsamahakârdırlar ki; ibadet saatlerinde bile camilerini gezebilir, bizim kiliselerde gördüğünüz kolaylığın çok fazlasını görürsünüz.”

    Cihana örnektik: Türkiye Seyahatnamesi’yle meşhur Du Loir’un 1650′lerdeki hükmü şöyle:
    “Hiç şüphesiz ki, ahlak bakımından Türk siyasetiyle medeni hayatı bütün cihana örnek olabilecek vaziyettedir.”
    Şefkatimiz yalnızca insana yönelik değildi, hayvanları, hatta bitkileri bile kapsıyordu.

    Hayata karşı saygılıydık: Bu konuda dilerseniz Elisee Recus’u dinleyelim, bize 1880′lerdeki halimizi anlatsın:
    “Türklerdeki iyilik duygusu hayvanları dahi kucaklamıştır. Birçok köyde eşekler haftada iki gün izinli sayılır… Türklerle Rumların karışık olarak yaşadığı köylerde ise bir evin hangi tarafa ait olduğunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Eğer evin bacasında leylekler yuva yapmışsa, bilin ki o ev bir Türk evidir.” (Küçük Asya, c. 9)

    Hayırseverdik: Comte de Marsigli’yi tekrar dinleyelim:
    “Yazın ıstanbul’dan Sofya’ya giderken dağlardan anayol üzerine inmiş köylülerin yolculara bedava ayran dağıttıklarına şahit oldum.”
    Aynı müellif, ceddimizin hayırseverlikte fazla ileri gittikleri kanaatindedir. Şöyle diyor:
    “Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki, bu dindarane hareketlerinde biraz fazla ileri gitmektedirler. ıyiliklerini yalnız insan cinsine hasretmekle kalmayıp, hayvanlara ve hatta bitkilere bile teşmil ederler.”
    Bu tespiti, ıslam ve Türk düşmanı avukat Guer misallendiriyor:
    “Türk şefkati hayvanlara bile şamildir” dedikten sonra şu örneği zikrediyor:
    “Hayvanları beslemek için vakıflar ve ücretli adamları vardır. Bu adamlar sokak başlarında sahipsiz köpeklere ve kedilere et dağıtırlar… Sokaktaki ağaçların kuraklıktan kurumasını önlemek için bir fakire para verip sulatacak kadar kaçık Müslümanlara bile rastlamak mümkündür…”
    “Kaçık”lığın kaynağını da veriyor adam:
    “Birçokları da sırf azad etmek için kuşbazlardan kuş satın alırlar. Bunu yapan bir Türk’e bir gün yaptığı işin neye yaradığını sordum. Küçümseyerek baktı ve şu cevabı verdi: Allah’ın rızasını tahsile yarar.”
    Galiba geçmişimizden uzaklaşmak bize çok pahalıya patladı.
    Yahya Kemal Beyatlı’nın bir tespitiyle yazımızı noktalayalım:
    “Eski Türklerin bir dini hayatları vardı, dini hayatları olduğu için de çok şeyleri vardı; yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacak.”

    Yavuz BAHADIROĞLU-BıZ OSMANLIYIZ.
     
    Son düzenleme: 5 Kasım 2009
  2. 5 Kasım 2009
    Konu Sahibi : gulbeseker
  3. gulbeseker

    gulbeseker HAYATIMIN TADLARI...BÜYÜYORLAR Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.528
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    [ı]ıŞte bız bÖyle bır mıllettık... Bır Çok bız medenıyız dıyen toplumlara medenıyetı bız ÖĞrettık....temızlıĞı... ınsanlıĞı...teknolojının, matematıĞın, fızıĞın ,tıbbın ,astrolıjının temel derslerını bız verdık... Şımdıne oldu bızlere .. Ne bu uyuŞuluk... Bu ne tembellık...nedır bu armut pıŞ aĞzıma dÜŞ durumları.... [/ı]
     
    Son düzenleme: 5 Kasım 2009
  4. 5 Kasım 2009
    Konu Sahibi : gulbeseker
  5. ema1

    ema1 Hayat, sen plan yaparken başına gelenlerdlr Pro Üye

    Katılım:
    10 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    19.449
    Beğenildi:
    7.389
    Ödül Puanları:
    238
    bu değerlerimiz halen mevcut ama azaldı sahtekarların arkasında gidenler azalırsa

    maddiyat düşkünleri azalırsa değerler kayıp olmaz!!:icecream:
     
  6. 6 Kasım 2009
    Konu Sahibi : gulbeseker
  7. Sourcream

    Sourcream Sadece şükrediyorum... Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2009
    Mesajlar:
    5.566
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    Evet ne yazik ki ciddi bir kultur erozyonu sozkonusu ama ben hala iyi,dogru,durust,aydin,caliskan,ulkesini,milletini seven, tarihine sahip cikan cocuklar yetistirerek buna cozum getirecegimize inananlardanim.
     
  8. 6 Kasım 2009
    Konu Sahibi : gulbeseker
  9. Egem

    Egem Yokluk içinde Cumhuriyeti kuranların torunuyuz. Pro Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2007
    Mesajlar:
    21.623
    Beğenildi:
    9.435
    Ödül Puanları:
    238
    mafoldumbenyavaş yavaş tüm değerlerimii yitiriyoruz.çok bencilleştik:umursamaz:
     
  10. 6 Kasım 2009
    Konu Sahibi : gulbeseker
  11. DERin83

    DERin83 RUZGARİN ANNESİ:-) Üye

    Katılım:
    1 Eylül 2009
    Mesajlar:
    2.809
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    ne zamanki avrupa birliği batılılaşma cart curt çıktı, gençlik dejenere oldu, biz böyle olduk işte. gençler artık ne siyasetten ne politikadan ne haberlerden ne gündemden ne ekonimiden hiçbir şeyden haberleri yok, kim ne giydi kim ne taktı, şuurunu kaybetmiş bir gençlik geliyor bizi bilek gücüyle yenmeyi başaramayan avrupa ve abd gençlerimizin beyinlerini uyuştururak yavaş yavaş bizi bitiriyorlar işte.
     
  12. 19 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : gulbeseker
  13. seljan

    seljan Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Haziran 2009
    Mesajlar:
    705
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    ahh ahh hey gidi günler:1no2: çok dejenere olduk kendi aramızda ayrıldık
     
  14. 19 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : gulbeseker
  15. arim

    arim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    14 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.372
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    146
    “Eski Türklerin bir dini hayatları vardı, dini hayatları olduğu için de çok şeyleri vardı; yeni Türklerin de dini hayatları olduğunda çok şeyleri olacak.”

    bu bölüm her şeyi anlatıyor

    dine bağlılık azaldıkça bu övülen özellikler de kalmıyor bu kadar basit
    bu kitap mutlaka okunmalı sadece bu bölüm değil her sayfaı ayrı güzel
     
  16. 17 Haziran 2010
    Konu Sahibi : gulbeseker
  17. denizbaris

    denizbaris Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2008
    Mesajlar:
    3.292
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Bir milletin sosyal ve ahlaki meziyetlerini dine bağlamak ne kadar doğru allah aşkınıza... Her konuyu da dine dayandırmayın yaa...
    Araplar da müslüman ve dine dayalı yaşayan bir toplu...
    Ama pislik, kokuşmuşluk, köle düzeni, riyakarlık had safhada.....

    Neymiş osmanlının dini hayatı varmış çok iyiymiş, yeni türklerin dini hayatı yok o yüzden dejenere oldular...
    Nasıl saçma sapan bir tesbit bu yaa...

    O dini hayatı yok dediğiniz yeni türkler gemilerle, kamyonlarla Filistine Afganistana ve diğer tüm (müslüman olsun olmasın)madur milletlere yardım gönderirken... Dini hayatı çook da derinden yaşayan Arap emirlikleri,İran falan ne yapıyor... O çok müslüman arap şeyleri ülkelerinde çıkan petrolden kazandıkları paraları o dini hayatı yok dediğiniz ülkemin kıyılarında, pahalı yatlarında üzüm şerbeti yudumlayarak keyif yapıyorlar... Avrupa borsalarında paralarına para katıyorlar, Filistinde olanlara da gözlerini kapatıyorlar....

    Eee nerede sizin o dini hayatı olan milletler çok faziletlidir çok ahlaklıdır çok temizdir çok iyidir teziniz, ne oldu????
    Demekki ahlaklı olmak eşittir dindar olmak demek değilmiş.... Dindar olup ahlaklı olmayan insanlar da olabilirmiş....

    YAni yeni türklerin eskisi kadar ahlaklı olmamasının sebebi illa da dini hayatlarının olması demek olmayabilirmiş....

    Lütfen terihle ilgili onu bunu anlatıp ahhh nerede o eski günler, biz ne güzel millettik ne güçlüydük osmanlı zamanında diye saçma sapan gerçeklikten uzak bilimsel olmayan yazılara prim vermeyin yaa....
     
  18. 17 Haziran 2010
    Konu Sahibi : gulbeseker
  19. denizbaris

    denizbaris Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2008
    Mesajlar:
    3.292
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Amaaan ben sustum.. şimdi gene birileri üzerime ullanıp zavallı gençler tarihimizi bilmiyorlar bilmeden de konuşuyorlar falan demeye başlıycak birileri....

    Tereciye tere satacaklar....
    Ne gerek var....

    Ben bu bölüme bi daha yorum yapmayacaktım dimi... Unuttum gene tutamadım kendimi..
    PArdon yok sayon siz benim yazdıklarımı....

    Ah osanlı vah osmanlı, biz ne yüce millettik osmanlıda şimdi dinden uzaklaştık bittik, vah bize vahlar bize diyerek dizlerinizi dövmeye devam edin....