Biz erkekler çiçeğiz

Konusu 'Ah Erkekler' forumundadır ve suri tarafından 23 Ocak 2010 başlatılmıştır.

    23 Ocak 2010
    Konu Sahibi : suri
  1. suri

    suri peri Üye

    Katılım:
    23 Aralık 2007
    Mesajlar:
    397
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    [FONT=comic sans ms,sans-serif]İyi bakılırsak çok iyi sevgili olur bizden. Baba, ağabey, kardeş olur. Ama hayat fırtınası dört yandan eserken zorlanırız bazen. O zaman isteriz ki, çiçek adlarını bilen bir kadın girsin rüzgârla aramıza. Her şeyi göze alıp korusun bizi

    Bakmayın, yufkadır biz erkeklerin yürekleri.
    Hassas, kırılgan, pamuk kıvamındadır.

    İçlerinde hem sevmeye hem de duygulanmaya yetecek yer vardır. Ama göstermeye fırsat bulamayız pek. Çünkü geleneklerden oluşan gaz ve toz bulutu doğduğumuz an bizi çevreleyip emdiğimiz sütü burnumuzdan fitil fitil getirmiştir.

    Kafamız lüzumsuz dayatmalar, töreler ve erkeklik değerleriyle öyle doludur ki, yüreğimize bakıp oradaki çiçekleri görmeye fırsat bulamayız pek.
    Ama çiçektir bütün erkekler. Nazlı, ketum, gururlu çiçeklerizdir.
    Bir kadın bizi anlayıp su ve ışık verdiğinde hemen açıp birer botanik harikasına dönüşüveririz.
    Kasımpatı gibi oluruz mesela...
    Sert kasım rüzgârlarıyla patlar, sert görünüşlü kalbimizin balkonundan seyrederiz geleni geçeni.

    Dilimizin altında söylenmemiş sözler vardır. Ruhumuzun diplerinde saklı bir sevda bekler. Söylenmemiş şeylerin güzelliğiyle serpilir, uzun süre solmadan durabiliriz. İsteriz ki Akdenizli bir kadın çıksın, sorsun halimizi. Sıcak güneşiyle bizi ısıtsın ve kurtarsın delikanlı ruhumuzu, içimizdeki bitmek bilmeyen sonbahardan.

    Akşamsefası gibi ya da...
    Sadece yaz akşamlarında açar, boynumuzu sadece ince bilekli, güzel ayaklı kadınların önünde eğeriz, parmaklarını öpmek için.

    Bu gece hayatımız yüzünden adımız kolayca çapkına, arsıza çıkar. Oysa kimse bilmez; ipek gibidir dokumuz. Güneşin sert ışığından, gündüzün itiş kakışından yaralanır, içten içe kanarız.
    Sonra yine gece olur, giyinip süslenip çıkarız piyasaya.
    Kendimizi dosta düşmana sakınmadan gösteririz. İlgi çekmek için misler gibi kokar, sabahın ilk ışıklarıyla karışırız kayıplara. Kadınları kendilerine aşık edip kaçanlar, sevdiği kız yüzünden adam vuranlar akşamsefaları arasından çıkar.



    Yaz aşklarını saygıyla yaşar, usulca öperiz bizi koparan kadınları boyunlarından.

    Manolya gibi olanlarımız da vardır.
    Eğer manolya erkeğiysek, sadece görünüşümüz değil, adımız bile iyilik çağrıştırır. Bizi koklamak güzel olmasına güzeldir de ilişki ciddiye biner, hele evliliğe falan uzanırsa sorun yaşanabilir.
    Çok uğraşmak gerekir çünkü manolyalarla.

    Onlara özen göstermek, başlarını okşamak gerekir. Aslında yanlarında kendinizi eski bir Rus romanında zannetmeniz işten bile değildir. Karın döne döne yağdığını, uzaktan bir atlının yaklaştığını hayal meyal görürsünüz. Öyle romantik, öyle yiğittirler. Sevdiklerine kendilerini öykünün esas kızıymış gibi hissettirirler.

    Gerçi bu durum bir süre sonra fenalık da getirebilir kadınların içine. Şimdiki zamanı ve gerçek hayatı özletebilir. Yine de bir manolya ağacına bakıp onu zarif bir erkeğe benzetmek güzel şeydir.
    En azından manolya tarzı erkekler bayılır böyle benzetmelere.

    Erguvan çiçekleri de Boğaz kıyılarına bayılır.

    Beyefendidir erguvan erkekleri. Kadınları anlamayı, onlarla konuşurken her sözcüğü bir şölene çevirmeyi gayet iyi bilirler. Aşiyan'a gidip boğaz kıyılarını gerdanlık gibi süsleyen erguvanlara bakar, orada inci gerdanlığın süslediği bir kadın boynunun hayalini görürler.
    Bir kadın için böyle bir erkekle birlikte olmak erguvan ömrünü yaşamaya benzer. Pembeden eflatuna doğru, sevişe sevişe gidersiniz. Siz sevişirken aylardan hep Nisan olur, hiç bitmez.
    İçindeki doğanın coşmasını, kadınlığının çiçek açmasını isteyenler bilsin: Erguvan erkekleri tam onlara göredir.

    Kamelyalı kadınlarsa başka erkeklerden hoşlanır.
    Kamelya erkeklerinde doğunun güzelliğini bulursunuz. Narinliği ve gücü aynı anda görürsünüz mesela. Bu yan yana geliş doğrudan dişiliğine etki eder bir kadının.
    [/FONT]
    [FONT=comic sans ms,sans-serif]'Kamelyalı Kadın' öyküsündeki aşk nasıl imkânsızsa, kamelyalı bir erkeği yüzde yüz anlamak da o kadar imkânsızdır. Bu yüzden ulaşılmaz görünürler ilk bakışta. Bu yüzden yalnız, tuhaf ve çocuksudurlar.
    Belki güzeldirler güzel olmasına; ama bu güzellik bazen de hüzün verir.

    Biz erkekler, çiçeğizdir. Solmaya hazır taçyapraklarımız, kolayca bükülen birer boynumuz vardır.

    İyi bakılırsak çok iyi sevgili olur bizden. Baba, ağabey, kardeş olur. Ama hayat fırtınası dört yandan eserken zorlanırız bazen. O zaman isteriz ki çiçek adlarını bilen bir kadın girsin rüzgârla aramıza. Her şeyi göze alıp korusun bizi.

    Korusun ki açalım, onun güzel bahçesinde

    alıntı
    [/FONT]
     
  2. 23 Ocak 2010
    Konu Sahibi : suri
  3. Metaphora

    Metaphora Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.519
    Beğenildi:
    23
    Ödül Puanları:
    108
    erkeklerden olsa olsa diken olur!! :eek:klava:
     
  4. 23 Ocak 2010
    Konu Sahibi : suri
  5. KiymiziAba

    KiymiziAba Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    5.831
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    146
    ne çiçeği imişler alsanaalsanasmile



     
  6. 24 Ocak 2010
    Konu Sahibi : suri
  7. cancu

    cancu Popüler Üye Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.262
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    deve tabanı sanırımaklinialirimsmile
     
  8. 24 Ocak 2010
    Konu Sahibi : suri
  9. rini

    rini Kırık Kalpli Kız Üye

    Katılım:
    14 Ocak 2010
    Mesajlar:
    66
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Nedense kendilerini bir kadına değil bin kadına açtırıyorlar bay çiçekler..onlar dünyadaki bütün kadınlara sahip olsalar gene yetinmezler daha fazlasını isterler.o kadar iğrenç nefisleri varki hayvanlara,çocuklara masum bebeklere,şişelere damacanalara cansız mankenlere bile el atıyorlar.oy çiçeklerden tiksindim bir anda.Bunu yazan hangi erkekse kadınların duygusallığını kullanarak kendilerini etkileyici hale getirerek kendilerini güzel göztermeye çalışıyor..yazık ona :eek:
     
  10. 24 Ocak 2010
    Konu Sahibi : suri
  11. yahu çiçek olcak adamı ben napıyım ya adam gibi adam olsun ne çiçeği peeh:nazar:
     
  12. 24 Ocak 2010
    Konu Sahibi : suri
  13. rini

    rini Kırık Kalpli Kız Üye

    Katılım:
    14 Ocak 2010
    Mesajlar:
    66
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    öte yandan toplumdaki çok sorun onlardan kaynaklanıyor.
    ha birde onların varlığı bile biz kadınların çoğunun özgürlüğünü kısıtlıyor.mesela kendimden örnek verim..
    akşamı geceyi çok severim erkeklerin iğrençliği ve namus belası yüzünden akşamları şu güzel sahilimizde bir kere yalnız veya kızlarla gezemedim.Bu bir kısıtlama.

    hiç bir zaman kızların evine gidipte onlarda kalamadım onlar pijama partisi yaparken film seyrederken ben odamda tek başına film izliyor oldum.bunun sebebi gene erkekler çünkü babama hep sebep sorduğumda bana gittiğim evin babasından yada gencinden bahsedip olmaz diyor. bu da bir kısıtlama.

    istediğim şeyi hiç bir zaman giyemedim inanın hep içimde kaldı hep.kolsuz veya ipli giyemedim kilotlu çorapla bile mini etek giyemedim bunun sebebi gene o hayvanlar.öküz gibi bakmayıp laf atmasalar peşine eve gidene kadar takılmasalar bunlar olmayacak.varlıkları bir sorun ya.
    peki aileme hak vermiyormuyum bu konuda veriyorum ben de Türkiye de değil heryerde;kız veya erkek farketmez çocuk yetiştirsem sıkı tutarım çünkü ahir zamanda yaşıyoruz ahir zamanın erkekleri daha da iğrenç.
     
  14. 28 Ocak 2010
    Konu Sahibi : suri
  15. OFFPOFFF

    OFFPOFFF çok özledim... Üye

    Katılım:
    4 Eylül 2009
    Mesajlar:
    3.846
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    eski sayfalara bakarken başlık dikkatimi cekti..
    yazı Cook Cook coook hoşuma gitti :))
    doğru bulduğum ve bagdastirdigim çok şey buldum :)
    ellerine saglık arkadasım :) çok güzel bir yazı iyi ki paylasmissin :)