Bölgesel Yağ Fazlalıklarından nasıl KURTULUNUR?

Konusu 'Vücut Estetiği' forumundadır ve Op. Dr. Naci Celik tarafından 28 Eylül 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    28 Eylül 2010
    Konu Sahibi : Op. Dr. Naci Celik
  1. Op. Dr. Naci Celik

    Op. Dr. Naci Celik Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Eylül 2010
    Mesajlar:
    519
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    41
    Bu sorunun cevabını bölge bölge ve her bölgedeki fazlalık miktarına ve yağ fazlalığına ek olarak derideki sarkıklık miktarına göre vermek gerekir. En alttan başlayacak olursak:

    1. Ayak bilekleri ve bacaklar(diz altı): Bu bölge fazlalıklarından özellikle kadınlar rahatsız olur ve bu amaçla doktora başvururlar. Maalesef bu bölge estetik anlamda düzeltme açısından vücuttaki en zor bölgelerden birisidir. Özellikle ayak bileği çevresi ve bacaklara yapılan bir liposuction işlemi bölgede uzunca bir süre ödeme ve dolayısıyla ağrı ve yürüme zorluklarına sebep olur. Bazı plastik cerrahlar bu bölgelere liposuction yapmaktan kaçınırlar ve bu doğru bşir davranış sayılabilir. Diz altı bölgesinde özellikle bir de varis mevcutsa hastada iyileşme çok uzun sürer ve sonuçlar yüz güldürücü olmaktan uzaktır. Bu bölgelerin şişman olması şikayeti ile gelen hastalarda öncelikle gerçek bir şişmanlık mı yoksa ödem veya özellikle bacak arka kısmında (baldır) kas hipertrofisi mi olduğu incelenmelidir. Ödem ve kas hipertrofisi durumlarında yapılan bir cerrahi girişimin faydası olmayacaktır. Ancak çok iyi seçilmiş vakalarda bu bölgelere liposuction yapılabilir ki böyle bir durumda da hastanın baştan iyileşmenin çok uzun süreceğini kabul etmesi gerekmektedir. Her şey uygunsa ince kanüllerle yapılacak bir liposuction iyi bir sonuç verebilir. Ancak genel olarak çok umutlanılmaması gereken bir bölgedir.

    2. Diz içleri: Bacaklarında kalınlık şikayeti ile gelen kadınların hemen hepsinde diz içleri ve dizin üst kısmında yağ fazlalıkları vardır. Diz iç kısmına yapılacak bir liposuction işlemi oldukça iyi sonuç verir. En önemli riskleri aşırı yapıldığında çirkin görünen çukurlara neden olur ve travmatik bir girişim genellikle o bölgedeki bağları zedeleyerek hastada uzun süreli diz ağrıları yapar. Üst kısımdaki fazlalık genellikle uyluk ön yüz derisinin sarkmasıyla ilintili olup relatif olarak daha yaşlı hastalarda görülür. Liposuction bu bölge şikayetlerini azaltabilir.

    3. Basen bölgesi: Türk kadınlarının “korkulu rüya” bölgesidir. Özellikle basenler yani trokanterik bölge civarı kadınların daha çok şikayet ettikleri bölgedir. Basenlerde en iyi bölgesel inceltme işlemi liposuction’dır. Liposuction nasıl yapılırsa yapılsın (Ultrasonik,, VASER, suction-assisted, enjektörle çekme) bu bölgeden alınan sonuçların iyi olmaması çok zordur. Bu bölgede yağ derin ve yüzeyel yağ tabakası olarak ikiye ayrılır ve inceltme derin bölgeden daha büyük kanüllerle alınarak yapılırken, daha ince kanüllerle yüzeyel tabakadan alınan yağ ise deride bir gerginleşmeye neden olur. Özellikle ince ve açık renk derili, yağ dokusu gevşek olan ve sellülitleri olan hastalarda operasyon sonrası 3. günden itibaren lenfatik masaj, 5-7 günde US masaj ve 2-3 haftadan itibaren LPG uygulaması önerilir. Her ne kadar LPG uygulaması bölgesel incelmeye neden olmasa da sellülit miktarında azalma ve deride gerginleşme sağlar.

    4. Uyluk posterior (arka) ve popo kısmı: Uyluk posterioru genellikle hastalarda sellülit şikayetine en fazla neden olan yerlerdendir (devamlı oturmanın da bunun üzerinde etkisi vardır). Bacağın popo ile birleştiği yerde muz kıvrımı oluşuyorsa bu bölgeye liposuction yapılabilir. Genellikle bizim ırkımızda popo üst dış kısmında çukurluk vardır ve kontur deformitesini düzeltmek için buraya yağ enjeksiyonu yapılır. Popo kısmına liposuction ile müdahele etmek çok sık uygulanılan bir yöntem değildir.

    5. İç uyluk: İç uyluk 3 kısımda incelenmelidir.

    a. Diz içi
    b. Orta 1/3
    c. Üst 1/3


    Alt 1/3: Demin bahsettiğimiz diz içi bölgesi olup bu bölgede en iyi sonucu liposuction verir ve buradan ve üst 1/3 ten alınan yağlar orta 1/3’e verilir.

    Orta 1/3: Hastalar doktora başvurduklarında genellikle bu bölgenin de yağlarının alınmasını ister. Ancak pek çok hastada bu bölge konturunu düzeltmek için yağ almak değil yağ vermek gerekir. Liposculpturing deyimi de burdan gelir çünkü bu bölge de amaç yağ almak değil konturu düzeltmektir.

    Üst 1/3: Derinin daha ince olduğu ve sarkıklıkların daha fazla olduğu çok hassas bir bölgedir. Çok ince kanüllerle ne çok derine girerek ne de çok yüzeyden olmak üzere orta tabakasından yağ alınabilir. Sarkıklık çok ise ve hasta aşırı kilo verdikten sonra başvurmuşsa uyluk germe hastanın opsiyonlarından biridir. Teknik olarak basit olan bu ameliyatın zorluğu hastanın postoperatif dönemidir. İyileşme esnasında hastanın bu bölgenin temizliğine dikkat etmesi ve çok aktif bir yaşamdan uzak durması gerekir. Aksi takdirde dikişler açılabilir. İşlem sırasında bir miktar deri çıkartıldığı için iyi bir gerginlik sağlar. Ancak bu gerginlik ömür boyu sürmez. Zamanla hem şişmanlama hem de yerçekimi etkisiyle deride tekrar sarkma başlayabilir. Bu sarkma esnasında tercihen bikini bölgesinde saklanmış yara izleri de sarkmanın etkisiyle aşağı doğru inmeye başlar. Bu da yara izinin bikini bölgesi dışında yani oldukça kötü bir şekilde göründüğü bacak ile kasık birleşme noktasının altına inmesine neden olur. Pek çok Plastik Cerrah bu ameliyatları bariyatrik cerrahi (aşırı kilo vererek vücudu sarkmış hastalar) hastalarında veya yaşlı hastalarda uygulamaktadır.

    6. Pubis: Pubis bölgesindeki aşırı yağlanma kadınlarda da erkeklerde de görülür ve her iki cinste de rahatsızlık uyandırır. Liposuction bu bölgede uygulanabilecek bir işlemdir. Bölgenin hassasiyetinden dolayı ağrılı ve oldukça şiş ve morluk olan bir postoperatif (ameliyat sonrası nekahat dönemi) dönem geçirir hastalar. Aşırı miktarda yağ alıp bölgesel çukurlar oluşturmamaya dikkat edilmelidir. Pubis bölgesi kadınlarda sarkıklık tarzındaysa bu vajina estetiğini de bozacağı için pubis germe ameliyatı yapılabilir. Özellikle genç kadınlar da uygun vakalarda çok güzel sonuç alınır. Germe işleminin izi sezeryan izine benzer.

    7. Bel ve Karın: Hem kadın hem de erkeklerde en sık görülen kontur bozukluğu deformitesi bel ve karın bölgesindedir. Erkeklerde sebep daha çok bölgenin yağ hücrelerinin aşırı büyümesiyken kadınlarda ek olarak hamileliğin verdiği sorunlar da vardır. Karın bölgesini alt ve üst karın olarak bel bölgesini ise ön ve arka olarak ayırabiliriz. Bu bölgede yapılabilecek cerrahi işlemler

    a. Liposuction
    b. Abdominoplasti ( Karın Germe)
    c. Ters abdominoplasti
    d. Mini abdominoplasti
    e. Circumferensiyal abdominoplasti
    f. Kombine tedavi yöntemleri
    (örneğin mini abdominoplasty ile bele liposuction)

    Şikayetlerin ve yapılan işlemlerin de en fazla olduğu bu bölgedeki germe ameliyatları hasta için zahmetlidir. Postoperatif dönem çok hafif geçmez ve hastaların birkaç gün hastanede kalması gerekebilir. Kullanılan tekniğe göre yeni göbek deliği oluşturulabilir.

    Sadece liposuction daha çok şişman olmayan, yeterince deri sarkıklığı bulunmayan relatif olarak daha genç hastalara yapılır. Hastalarda sadece bel ya da sadece karın liposuction olarak düşünmek yanlıştır. Bu bölge bir bütün olarak değerlendirilmeli ve yaklaşım ona göre olmalıdır. Göbek üstü karın derisinde sarkıklık olan hastalarda revers (ters abdominoplasti) yapılırken genellikle alt bölgede görülen fazlalıklar için klasik abdominoplasti yapılır. Mini abdominoplasti değişen derecelerde daha hafif bir işlem olup mini abdominoplasti sırasında tam abdominoplasti de yapıldığı gibi kas plikasyonu (kaslardaki gevşekliği azaltmak için yapılan bir dikiş tekniği) yapılabilir ancak göbek deliğinin yeri değiştirilmez veya göbek deliği serbestleştirilebilir. Eğer karın ve bel bölgesinden çepeçevre sarkık olan doku alınacak olursa, yapılan kesi tüm vücudu sarar. Bu işleme circumferencial abdominoplasty adı verilir. Hasta için ağır, hekim için uzun süren bir ameliyattır. Çok güzel sonuçlarla birlikte riskleri de beraberinde getirir.

    Bu arada bahsedilmesi gereken en önemli konulardan birisi liposuction işleminin yağ embolisine sebep olup olmayacağı sorusudur. Yağ embolisi, damar içine yağ globüllerinin girmesi ve dolaşıma katılması sonrasında ortaya çıkan ciddi bir problemdir ve ölümle sonuçlanabilir. Yağ embolisi medya tarafından sıklıkla liposuction işlemiyle ilişkilendirilmekle birlikte örneğin en sık görüldüğü durum büyük kemik kırıklarıdır. Yine multi travmalar, yanıklar, karın içi cerrahi girişimlerde yağ embolisi görülme olasılığı çok daha fazladır. Liposuction’ın yağ embolisi oluşturmadaki sıralaması, Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, tüm sebepler arasında 17. sıradadır. Tabii ki plastik cerrahlar yine de bu korkutucu komplikasyona dikkatli yaklaşırlar. Liposuction ile abdominoplastinin birlikte uygulanması bu komplikasyonun oluşma riskini artırmakla birlikte yine de risk pek çok işlemden daha azdır.

    Karın germe operasyonunda bayanların dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır:

    • Bu işlem sadece doğum sonrası oluşan çatlaklıklardan kurtulmak amacıyla yapılamayabilir. Özellikle çok kilolu olmayan ve karnında belirgin sarkıklıklar bulunmayan hastalarda karın germe işlemi yapılamaz. Liposuction gibi bir yöntem de çatlaklıkları azaltmaz. Mini abdominoplasti de şikayetlerin tümünü gidermekte etkisizdir. Doğum sonrası çatlaklıkları gidermek için çeşitli medikal ve cerrahi yöntemler ve kremlar ileri sürülmüşse de hiçbirisi ideal bir çözüm değildir. Dolayısıyla çatlakları gidermenin en güzel yolu onların oluşmasını önlemek olacaktır. Bu konuda gebelik öncesi dönemde bir plastik cerraha veya kadın doğum uzmanına başvurmanız doğru olacaktır.

    • Karın germe operasyonu kontur deformitesini düzeltmekle birlikte oluşturduğu skarlar (izler) rahatsız edici olabilir. Mini abdominoplasti dışında kesiler genellikle sezeryan kesisinden çok daha fazla uzundur. Kesi miktarı hastanın beli kalınlaştıkça artar ve hatta sirkumferensiyal abdominoplastide tüm bel ve karın bölgesini kuşak gibi sarar. İzler sezeryan izinden sadece uzunluk olarak değil renk ve kalite olarak da farklıdır. Sezeryan kesisi çok genişlemiş bir karından bebeğin çıkışını takiben kesilen aynı yerlerin birbirine çok gevşek dikilmesi nedeniyle güzel iyileşir. Abdominoplasti de ise aradan parça çıktığı için kesilen iki farlı yer birbirine dikilir ve aynı zamanda kesi hatları oldukça gergindir. Bu gerginlik ve farklı dokuların uyumsuzluğu abdominoplasti izlerinin daha zor iyileşmesine ve sezeryan izine göre daha kötü görünmesine neden olur.

    • Çok şişman hastalarda önce karındaki yağ fazlalığını azaltacak bir liposuction işleminden 3-6 ay sonra abdominoplasti yapılması daha akıllıca bir yaklaşım olabilir. Bu çıkarılacak derinin daha az olmasını ve dolayısıyla oluşacak komplikasyonların da daha az olmasını sağlar.

    8. Sırt bölgesi: Bu bölge yağ fazlalıkları da daha çok kadınlar tarafından şikayet edilir ve en uygun yaklaşım liposuction işlemidir. Bu bölge liposuctionlarından sonra doku altında seroma (sıvı birikimi) olması doğaldır ve bu sıvı birikiminin operasyon sonrası dönemde birkaç kez boşaltılması gerekebilir.

    9. Kollar: Erkek ve kadınlarda şikayet konusu olabilir. Özellikle çok kilo vermiş genç hastalarda veya kas tonusu azalmış yaşlı hastalarda görülen bir durumdur. Birinci ve 2. derece üst kol sarıklıklarında liposuction uygulanabilirken. 3. derecede sarkıklıklarda kol germe işleminin uygulanması gerekebilir.

    10. Meme: Kadınlarda memelerin büyük olduğu durumlarda meme küçültme işlemi yapılır ve bu da ayrı bir makale konusudur. Memeye sadece liposuction yapılarak küçültme yapılabilir ancak bu genellikle tek başına tercih edilen bir yöntem değildir. Erkek pseudojinekomasti de ise en çok kullanılan yöntem liposuction işlemidir.

    11. Boyun altı: Gıdı bölgesi genç yaşlı ve her iki cinsde de görülebilecek bir problemdir. Problemin derecesine göre liposuction veya çeşitli submental kesilerden girişim yapılarak bu bölgedeki yağların alınması ve platysmanın plikasyonu) yapılabilir.
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.