Boşanmış ailelerin çocukları mısınız?

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve Sarxix tarafından 12 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    12 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Sarxix
  1. Sarxix

    Sarxix Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2007
    Mesajlar:
    93
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Yetişkin çağınıza kadar eksikliğini hissettiklerinizi, sorunlarınızı ve bu durumun yaşamdaki seçimlerinizi nasıl etkilediğinizi paylaşır mısınız? Karar vermekte zorlananlar için ışık tutmuş olacaksınız. Çünkü çocuklarımızın ruh ve beden sağlığı her şeyden önemli. Boşanmaksa alternatifi olmayan bir kararCADIARZU
     
  2. 12 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Sarxix
  3. XOXzgxuxrCe

    XOXzgxuxrCe Popüler Üye Üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    2.875
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    106
    Evet ben boşanmış bir ailenin çocuğuyum.yetişkin çağıma kadar kendi evim diyebileceğim bir yerin eksikliğini hissettim açıkçası.Anneanne evi babaanne evi, benim evim diyeceğim bir yer değildi.Ayrıca babamla birlikte yaşadığım,2-3 yıl boyunca da kendi evim gibi gelmemişti bana.Başka bir kadının eviydi yani.Eksikliğini hissettiğim bir şey de babamın yanında kalırken, annemin sıcaklığıydı.Ben küçüklüğümden beri hep çok sevildiğime inandım, çevremdekiler de hep çok sevildiğimi söylediler bu yüzden sevgi eksikliği hissetmedim.Uzaktada olsa seviyor ya bana yeter diye düşündüm hep.Küçüklüğümden beri boşanma olaylarına veya başıma gelen olaylara hayatın gerçeği olarak baktım ve kabullendim.Sanırım bir nevi savunma mekanizmasıydı ve açıkçası çevremde gördüğüm diğer insanlardan daha az etkilendim bu ayrılıktan.Asla annemi ve babamı suçlamadım ayrıldıkları için.Hala da neden suç gibi görüldüğünü anlayamam.Hayatıma en büyük etkisi, kazandığım halde üniversiteye gidememem oldu.Eğer diğer etkisi olmasaydı ve ben nasıl olsa ayrılacağım niye evleneyim diye düşünmeyip erken yaşta yanlış bir evlilik yapsaydım sanırım en büyük etkisi de mutsuz bir evlilik olacaktı.Allahtan beyaz atlı prens gelmeden evlenmeyi düşünmedim:))Ve sakin ,dingin bir limanda huzurun,güvenin,mutluluğun tadını çıkarıyorum.Boşanmak için çocuklarının büyümesini bekleyip,hem kendilerine hem çocuklarına istemeden zarar veren yakınlarım da oldu.Tavsiye etmiyorum.Önemli olan anlaşarak ayrılmak ve çocuğu sevgisiz sahipsiz bırakmamak.Olumsuzluklardan biri de evlenirken acaba düğünüme annem ve babam gelecek mi diye düşünmemdi.Birbirlerini görmemek için gelmeyeceklerdi.Allahtan ikisi de gelmeyeceğiz demelerine rağmen geldiler ve hatta birbirlerine sarılıp ağladılar:))uzun oldu kusura bakmayın arkadaşlar okumasanız da olur tatlicadiarzu
     
  4. 13 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Sarxix
  5. Sarxix

    Sarxix Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2007
    Mesajlar:
    93
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Her evlilik kendine göre nedenelerden bitiyor. Çoğumuz çocuklarımızı bahane ediyor ya da gerçekten onları düşünerek evliliğimizi bitirmiyoruz. Çocuklar olmasa kaçımız evli kalırdık ki? Eşler arasında kavga, saygısızlık olmasa da soğuk savaş ve iletişim aksikliğinden de evlilikler bitiyor. En azından kurumuş bir ağaç gibi yerinde duruyor görünse de içi boşalıyor. İki yabancıya dönüşüyorsunuz. Aslında boşanmalarda büyüklere bir şey olmuyor. Çünkü; boşanmanın sizi mutlu edeceğinden emin olmasanız da, sıkıntı veren bir durumdan kurtulmaya çalışıyorsunuz. Ancak çocuklarınız her ikinizi de seviyor ve onlar için ayrılığa alışmanın bir yaşı yok. Sizi ne kadar anlamaya çalışsalar da acı çekiyorlar ve buna engel olamadığınız için siz de çekiyorsunuz. Onların ruh ve beden sağlığı hepimiz için birinci sırada geldiği için boşandığımızda üzüleceklerini ve bu sarsıntının hayatlarını nasıl etkileyebileceğini düşünerek kımıldayamıyoruz. Her iki durumda mutluluk getirmeyecek diye düşünüyor insan... Bu gün okul başarısını etkileyecek durum, yarın eş seçiminde de etkili olacaktır.

    Yeni bir evlilikte de evlendiğiniz kişiyi onun da hayatına sokuyorsunuz, bu da ikinci bir yabancı durum yaratıyor çocuk ve de genç için. Annem, babamı kaybettikten 11 yıl sonra ikinci evliliğini yaptı ve onun yanına gittiğim zaman ailemin evi gibi gelmiyor. Buna elbette hakkı vardı ve evlendiği adam da kötü biri değil üstelik ve ben de 20 yaşıma gelmiştim, ama baba gibi benimseyemedim. Sonuçta eksik figürü evlenerek kapatmak istemişim -ki bunu zamanla anladım- yeterli gelmedi. Karşımdakinin sevgisi ve tavrı bunu örtemedi.

    Çocuk kimin yanında kalırsa diğerini özlemekle geçiriyor sonraki zamanları. Aile bütünlüğünün verdiği güven ortamı eksik kalıyor onlar için. Bu bir travma ve üzeri örtülse de anne ya da babaya dair bir eksik figür evlilikte tamamlanmaya çalışılıyor, bu da yanlış bir tercihse mutsuzluğa neden olabiliyorsunuz çocuklarınız için. :eek:

    Bu tablo olumsuz olabilir ama olasılıklar dahilinde. Karar verirken geri dönüşü olmadığını da bilmek gerekiyor. BU konuda ayrılık kararı almış ya da alacaklar için Allah'ın pişmanlık getirmemesini, sonuçlarının hayırlı olmasını dilerim.:teselli:
     
  6. 14 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Sarxix
  7. Sarxix

    Sarxix Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2007
    Mesajlar:
    93
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Sanırım başka kimsenin bu konuda anlatacak bir şeyi yok. Çocukların geleceği bu günkü şartlarından daha önemli ama temeller de küçükken atılıyor. Siz hangi kararları ailenizin dağılmasından etkilenerek aldınız? Olumsuz örnek olmanız şart değil elbet. Belki de boşansalar da size iyi ebeveynler olmayı başarmışlardır.. ya da belki siz kendi çocuklarınızın süreci en az zararla atlatabilmelerini sağlayan bir yaklaşım getirebilmişsinizdir, ne dersiniz?