boşluklar ve ben

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve xsxulem tarafından 5 Mart 2007 başlatılmıştır.

    5 Mart 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    Boşluklar ve Ben


    Ne anlatmalıyım sana. Yüreğim acıyor. Ellerim sıyrık içinde... Yenildim. Yine bilmem kaçıncı kez yenildim.
    Yeminlerim, asık yüzlü kararlarım, asla olmazlarım....... hiç biri kar etmedi. O, gelişi hep bilinen ama ç****iz
    teslim olunan kasırga gibi. Direnmeyeceğim. Bir idam mahkumu gibi teslim olacağım.

    Kimse yok, ellerimi bırakma, düşeceğim..."

    Gece kanıyor sessiz ve derinden. Yüreğim iki parça, ay gibi. Ellerim kanıyor, sar onları.
    Ellerim sana kanıyor, tut onları.......tutabilirsen. Sorularına cevap alamamayı sevmezsin ya,
    aslında hep cevaplarını bilmediğim sorular var hayatta. Durmadan onları soruyorsun.
    Oysa konuşacak ne çok şey var. Şu huzursuz insan kalbinin sukun bulduğu cennet bahçelerinden
    söz etmek isterdim mesela. Kalbim sakinleşirdi belki.Sonra masallardaki peri kızlarından bahsetmedik.
    Hani hep bir sırları vardır da ifşa ederlerse bir güvercin olup uçup giderler.
    Gülüyorsun içinden, "Peri kızı mı sanıyor bu kendini?", diyorsun. Biliyorum. Ama sen bilmiyorsun...

    Hayat; benim için boşlukları doldurabilme becerisi

    Geceyi kanatıyor bakışların. Sessizce iniyor üstümüze rahmet. Taa derinlerde kimsesizlik. Ben mi?
    Ben boşlukları dolduruyorum; boş sandalyeleri, boş saatleri, fill in the blanks'le belirtilen kelime arası boşlukları,
    avare boş gönülleri... Eyvallah etmiyorum ne sana, ne neon ışıklı hayatlara ya, yine de bir parçam kalıyor orada.
    Çekilmiyor hayat ya da çekemiyorlar bizi, bilmiyorum. Boş ver. Saçlarını okşayıp, dudağındaki tebessüm oluyorum,
    usulca kalbine dokunuyorum sonra.

    Ey aşk! Son hamleni yap şimdi. Hazırım...

    Yoruldum. Dipsiz bir kuyuya düşüyor gibiyim. Çırpındıkça daha hızlı, daha hızlı düşüyorum.
    Tutunmaya çalıştıkça parçalanıyor ellerim. Ey aşk, hadi gel! Buradayım. Yeter uykusuz gecelerim,
    yürek çarpıntılarım, kor gibi yakan hasretlerle geçen günlerim.
    Ne mümkün sevgili ve ne mümkün toprak.

    Ey aşk! Hazırım. Son hamleni yap şimdi....