Böyle hanım da böyle bey de var günümüzde!

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve EU1 tarafından 4 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    4 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    AHMED ŞAHİN
    Otuz kitaba imza atan elimi öpüp, duamı almak için bekleyen kıymetli okuyucularım! Yanlış adrestesiniz. İşte size eli öpülecek insan ve duası alınacak yılın hanımefendisi!. Gelin, görün kötü gün dostu vefalı eş nasıl olur?

    Aile hayatımız adına fevkalade düşündürücü bulduğum bir olayı gelen sorular üzerine bir daha arz etmeme izin verin lütfen. Bilindiği üzere, okuyucularımla özellikle kitap fuarlarında da görüşüyor, sorularına cevap verirken dertlerini de dinlemiş oluyorum. Neler mi dinliyorum, neler mi duyuyorum? Bir tanesini arz edeyim de siz de ibretle okuyun, hayretle tefekkür edin. Bakın nasıl (zalim) beyler ve (sadık) hanımefendiler yaşıyor bu dünyada siz de görün.

    - Hocam, derdim derindir bana bir yol göster! Diyerek başladı üç çocuk anası hanımefendi ve şöyle devam etti:

    Kocam içki bağımlısı. Gece yarılarına kadar meyhanede içiyor. Sonra da geliyor, kapıyı yumruklamaya başlıyor. Çocuklar duyup da huzursuz olmasınlar diye hemen kalkıp kapıyı açıyorum. Buyur deyip saygıyla karşılıyorum. Bazen yemek istiyor, gecenin o saatinde. Akşamdan hazırladığım yemekle sofra kuruyorum. Bu defa beğenmiyor, bunlar beklemiş, bana yeniden yemek yap, diyor. Çocuklar okula gidecekler uyanıp da huzursuz olmasınlar diye yine mutfağa giriyor, yemek yapmaya başlıyorum. Arkamdan geliyor hazırladığım yemeğe bakıyor, ben bunları yemem, başka yemek yok mu? diye bağırıp çağırmaya başlıyor. Ben de kazanabildiğim parayla ancak böyle yemek yapabiliyorum, sen yardımcı olursan istediğini yaparım, deyince, kıyametler kopuyor, kazandığını başıma mı kakıyorsun, diyerek tencere-tabak ne varsa havada uçuşuyor.. Yine çocuklar duymasın diye sesimi çıkarmamaya gayret ediyorum; ama nafile. Başıma fırlatılan tencere-tava sesine çocuklar geliyor, ortalık ana-baba günü oluyor, bağrışmalar, ağlaşmalar, bir kıyamettir gidiyor.

    - Kocanızın işi ne? Nerede çalışıyor? diyorum.

    - Ne çalışması hocam? diyor. Geceyi meyhanelerde geçiren adam gündüz çalışabilir mi? Akşama kadar horul horul uyuyor. Akşam tekrar çıkıyor arkadaşlarının yanına.

    - Evin ihtiyaçlarını kim karşılıyor öyle ise? diyorum.

    - Ondan ümidim kesilince ben komşuların ev temizliğine gidiyorum. Kocamın durumunu bilenler sağ olsunlar ev işlerini bana yaptırıyorlar, evin ve çocuklarımın ihtiyaçlarını ben karşılıyorum. Hatta onun masraflarını da ben temin ediyorum!..

    - Yani meyhane masraflarını da mı sen veriyorsun?..

    - Ne yazık ki öyle oluyor. Çıkarken para istiyor, vermesem ev başıma yıkılacak hale geliyor. Namus belası meyhane harçlığını da ben vermek zorunda kalıyorum..

    Ben bu durum karşısında ne diyeceğimi bilemiyorum, sanki hıçkırıklar boğazıma düğümleniyor. Kendimi zor tutuyorum. Tam bu sırada beni şoke eden bir açıklama daha dinliyorum. Diyor ki:

    - Bunların hiçbirisi mühim değil, benim için. Çok da mühimsemiyorum olanları. Ben kapıcı olarak da çalışmaya razıyım. Allah’a şükürler olsun elim ayağım tutuyor, çalışabiliyorum. Hatta onun harçlığını da verebiliyorum.

    - Öyle ise bana neyi sormak istiyorsun? Bir şok cevap alıyorum bu soruma da. Bakın ne diyor.

    - Bu hali onu Cehennem’e götürecek. İşte buna razı olamıyorum, Cehennemden kurtarma çaresi yok mu? diye sormak istiyorum. Acaba diyorum, temizlik yaparak kazandığım üç beş kuruştan artırıp da kocamın adına sadaka versem Cehennem’den kurtulmasını sağlayabilir miyim? Sözlerini şöyle bağlıyor:

    - Ne de olsa bu benim çocuklarımın babasıdır. Düşene herkes tekme atıyor, ben de tekme atanlardan olmayayım, kucaklayıp kaldıranlardan olayım diye düşünüyorum!

    Bu değerlendirmeleri dinledikten sonra daha fazla dayanamıyorum. Önümdeki masanın üzerinde yazdığım otuz kitabım dizili. İmzalatıp duamı almak, elimi öpmek için karşımda bekleyen okuyucularım da sıradalar. Ayağa kalkıp onlara seslenmekten kendimi alamıyor ve diyorum ki:

    - Otuz kitaba imza atan elimi öpüp, duamı almak için bekleyen kıymetli okuyucularım! Yanlış adrestesiniz. İşte size eli öpülecek insan ve duası alınacak yılın hanımefendisi!. Doğru adres işte burasıdır. Gelin de görün sabır nedir, sadakat nedir, kötü gün dostu vefalı eş nasıl olur?

    - Ne dersiniz hanımefendiler! Sizin sabrınız, sadakatiniz, düşene tekme vurmayıp kaldırma vefanız da böyle mi? Siz de aynı sabır kahramanlığını gösteriyor, şefkatli eş örneğini veriyor musunuz? Yoksa size, böyle biriyle imtihana tabi tutulmadığınız için halinize şükretmek mi düşüyor?


    (vay be diyorum kıslar vay be ne kadınlar varmış hayatta )
     
  2. 6 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  3. EU1

    EU1 Guest

    Kızlar sanırım uzun diye okumadan geçtinis çok güsel bir yazı tavsiye ederim...
     
  4. 6 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  5. gul seha

    gul seha Guest

    buyuk bir zevkle okudum..allah hepimizi boyle ihlasli kullardan eylesin...
     
  6. 7 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  7. Yalnxixz82

    Yalnxixz82 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Haziran 2007
    Mesajlar:
    120
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Ya bi garip oldum okuyunca.Kendimi çok nankörlük yapıyormuş gibi hissettim.İşimize gelmeyen şeylere kulak asmıyoruz.Hep daha iyisini istiyoruz.Çok isteyip az şükrediyoruz.Emeğinize sağlık ibret alır eşlerimizin kıymetini bilenlerden oluruz inşallah.Teşekkürler
     
  8. 7 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  9. EU1

    EU1 Guest

    çok kötü oldum yaa:KK43:(

    nankörmüşüm gibi hissettim bende hiçbirşey yapmıyomuşum gibi geldi
    büyük bir sabır örneği anlatılmış
    keşke olabilsem öyle ama değilim :KK43:
     
  10. 7 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  11. Alsebe

    Alsebe Rutbesiz :-) Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.322
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148

    Tamammen katiliyorum arkadasa..Ve Aminn diyorum..Paylasimin içinde tskler..Gercekten dusundurucuydu...
     
  12. 8 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  13. gerekyok

    gerekyok Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    69
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    evet aslına bakarsanız yazı gerçekten çok güzel. Fakat günümüzü çok aykırı. Yani bu kadar bi insan nasıl iyi olabilir anlamış değilim.
    Ama ben her zaman şundan yanayım bir insana fazla değer vermeyeceksin. Mesela kadının yerinde ben olsaydım asla içki parasını vermezdim. Ya karışık bi durum ne bilim işin içinden çıkamadım.
     
  14. 8 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  15. AYN

    AYN SİDİKLİ Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.495
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Afucuğum böyle güzel bir yazıyı bizlerle paylaştığın için çok teşekkür ederim canım,çok şeyler çıkardım bu yazıdan,bizler çok sabırsızız,hele ben,keşke bu kadın gibi hoşgörülü ve sabırlı olabilsem.
    tekrar teşekkürler canım,zevkle okudum
     
  16. 8 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  17. Kxoxmxuxr Prenses

    Kxoxmxuxr Prenses Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Nisan 2007
    Mesajlar:
    4.350
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Ben çok etkilendim
    Eline sağlık Afucum Şeniz
    Eminim ki hala böyle kadınlar vardır harikaydı kadının sabrı, sadakati şimdi birçoğumuz sabırsızız doyumsuzuz kadın öyle büyük bir tevazu gösteriyo öyle sadık ki eşine sadece bu dünyasına değil öbür dünyasına da yardımcı olmak istiyor Allah böyle hanım etmeyi nasip etsin tüm inananlara
     
  18. 9 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  19. EU1

    EU1 Guest

    Begendiğinize sevindim dostlarım;çok begendim bu yasıyı ve sizlerle paylaşmak istedim.
    İyi ki varsınız...