bu çocuk beni çıldırtacak

Konusu 'Doğum Yapanlar' forumundadır ve EU3 tarafından 23 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    23 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU3
  1. EU3

    EU3 Guest

    arkadaşlar henüz 1 yaşına giren oğlum bana kafayı yedirecek.hayatımda bu kadar asabi ve inatçı çocuk görmedim.büyük oğlum hiç böyle değildi onu çok rahat büyüttüm(gerçi bu aralar o da agresifleşti)mesela karnı acıktı azıcık geç getirsem yemiyor ağzıdan çıkarıyor.uyuma vakti biberon maması yiyecek mesela..dediği anda eline biberonu vermezsem yandım.eliyle itiyor zorlayınca biberonu alıp kafama fırlatıyor.açlıktan bayılacak inat ediyor yemiyor.yaklaşık yarım saat süren canım gülüm öpücük faslından sonra gönlü oluyorda mamasını alıyor.biberondan su içmeyi reddediyor illa bizim gibi bardaktan içecek.sadece içse iyi bardağı fırlatıp kırıyor.plastik bardaktan içmeye ise tenezzül bile etmiyor paşam..bi battaniyesi var takmış ona...yıkamak için bile alamıyorum mümkün değil onsuz uyumuyor.gece uyuyunca usulca alıp yıkıyorum saç kurutma makinasıyla kurutuyorum.odadan çıktığım an bağırmaya başlıyor .gecenin üçünde beşinde çok bilirim avaz avaz bağırınca arabayla gezmeye çıkardığımızı.bunalıma soktu beni ama çooooook seviyorum onu.yaa herkesinki mi böyle sadece bu sıpa mı böyle??ooff offf
     
  2. 23 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU3
  3. kronick

    kronick bize her yer TRABZON:) Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.814
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    106
    canım anlaşılan sen bu minik sıpayı fazla şımartmışsın.yerimsenibenbenimkide böyleydi ama çok geç olmadan aldım önlemimi.bir kaç kere ağlayıp istediklerini elde edemeyince taktik değiştiriyorlar emin ol.asla bağırıp çağırma.o daha minicik anlamaz.yumuşak,sevgi dolu ama kararlı ol.ilk başlarda inatlaşacak,sürekli ağlayacaktır ama sabırlı ol.ilerde hiç başa çıkamassın yoksa..
    mesela battaniyesini aldığında ağlıyomu?güzelce bağırmadan al.ağlarsada önemseme.anlat sebebini.ağlayıp ağlayıp susacaktır.başka battaniye örtmesse örtmesin,bi gece üşürse bişey olmaz.
    yemek istemiyorsa ısrar etme.hele ondan yemedi bundan yesin diye sakın yırtılma.er-geç açıkacak ve yiyecektir.
     
  4. 23 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU3
  5. EU3

    EU3 Guest

    kronick canımcım bu çocuk daha1 yaşında .ne anlatayım anlamazki...bağırma konusuna gelince:bağırmak ne haddimize babası azıcık sertçe hişşşşt dese gözlerini dört açıp duruyo ondan sonra dudaklarını bükerek bir ağlayıp bağırması var ki evlere şenlik..susturabilene aşkolsun..işim var benim bu çocukla..bi tek reklamlarda rahat ediyom.o reklamları izlerken ne yapacaksam yapabiliyom...
     
  6. 23 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU3
  7. kronick

    kronick bize her yer TRABZON:) Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.814
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    106
    canım benim oğllumda 21 aylık.yani bu yöntemleri deneyip sonuç aldığım için yazdım sana...anlamaz deme,herşeyi anlıyorlar...yinede sen bilirsin tabii...
     
  8. 24 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU3
  9. EU3

    EU3 Guest

    artık her şeyi deniycem canım.bu gün sıkıştırdım azcık öpiim diye ödülüm tokat oldu elide ağır sıpanın parmaklarını itinayla gözüme sokuyor:))))
     
  10. 26 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU3
  11. DryaSzr

    DryaSzr Edeple gelen lütufla gider Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.934
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    canim evde patronun kim oldugunu tabiki kalp kirmadan ve sert olmadan bilmesi gerktigini dusunuyorum /kesin ve net tawrinizi ortaya koyun 1 yasinda olmasi 4 yasinda olmasindan daha iyidir bi de 4 yas sendromu var bunun unutma/anne baba ayni sekilde davranirsaniz ve bagirip cagirdiginda gereksiz aglamalarda bulundugunda ustunde durmazsaniz bi zaman sonra bitecektir ama bunun icin zaman veremiyorum bu 1 hafta da olur 1 ay da Allah sabir ve kolaylik versin
     
  12. 27 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU3
  13. mondschein2

    mondschein2 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    slm canim tek yapman gereken sey,eger gec getirmissen istemiyorsa al git,zorlama,benim kuzenimin kizi,kuzenimin sacini cekerdi,herseyi firlatirdi hepde nasil ayni senin oglan gibi ne yapti gecti biliyonmu hemde 1hafta bile gecmedi,vede bunu doktor soylemis,odasina koyardi kapiyi kapatirdi ve iki dakika sonra kapiyi acardi,anlattigin kadariyla oglun 1yasinda ama hem uyanik hemde akilli bu inat onda varsa bu cezayi simdiden kullanabilirsin nedenmi?sen cocuga kizsanda,anlatsanda anlamaz,bildigini hep yapar ,o kotu bir hareket yaptigi anda odasina gotur ustune kapiyi kapat,isterse aglasin yine acma,bunu her hata yaptiginda dene,bak nasil duzeliyor,sadece sabret ve her dediginide yapma simartma,iki oglunu bir sev bir gor,belki kiskanyiordur bu sik rastlanan birsey,ondanda olabilir,bide sen ona yapma dersin kizarsin anlamaz amaoda koyarsian,kilitlerin bidaha yaparsan seni odanda yanliz birakirim dersen anlar,cunku doktr belki cocuklar annesini anlamaz ama verilen bir cezayi daha iyi anlarlar diyor,ok umarim isine yarar,bence dene,inan sen kazanirsin bide evde ne olursa olsun senin sozun gecmeli onun degil,bunu bilmeli ve anlamali,
     
  14. 29 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU3
  15. TuRuNCu

    TuRuNCu Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Kasım 2007
    Mesajlar:
    6.934
    Beğenildi:
    2.343
    Ödül Puanları:
    238
    Biraz uzun bir yazı ama umarım işine yarar yerimseniben

    YARAMAZLIK KARŞISINDA NELER YAPMALI?

    Çocuğa hangi davranışlarının iyi, hangi davranışları yapmaması gerektiğini öğretmek ebeveynlerin görevidir. Bunların çocuğa öğretilmesi aslında sanıldığı kadar zor değildir, ancak biraz sabır gerektirir. Özellikle küçük çocukların öğrenmesi zaman aldığından, hatalı bir davranışı değiştirmek genellikle birkaç haftalık bir çalışmayı gerektirir. Bunun için acele edip hemen ümitsizliğe kapılmamalıdır.

    Çocuk eğitiminde cezanın yeri
    Terbiye etmek denilince pek çok kişinin aklına hemen cezalandırma gelir. "Dayak cennetten çıkmadır" ya da " Kızını dövmeyen dizini döver" gibi atasözleri, ülkemizde cezalandırmanın çocuk eğitiminin bir parçası olarak asırlarca kullanıldığının bir kanıtı olarak dilimizde yer etmiştir. Terbiye etmek ve cezalandırmak birbirinden çok farklı kavramlardır. Terbiye, çocuğa olumlu davranışların, kendini nasıl kontrol etmesi gerektiğinin öğretildiği ve içinde ödüllendirmenin de yer aldığı bir sistemdir. Cezalandırma ise daha negatif bir anlam taşır; çocuğun yaptığı ya da yapmadığı bir davranışın arkasından gelen bir sonuçtur. "Terbiye etmek" bizim geleneklerimizde genellikle cezayı çağrıştırdığından, "eğitmek" kavramının kullanılması daha yerinde olacaktır. Çocuk yalnızca yanlış yaptığı zamanlarda değil, diğer zamanlarda da davranışları konusunda eğitilmelidir. Hatalı davrandıkları zaman çocuklara kızma ve azarlama yerine, olumlu davrandıklarında yüreklendirme ve takdir etme, onların yanlış davranışlarını daha kolay değiştirmelerini sağlayacaktır. Çocuklar kendilerine değer verildiğini gördükçe kendilerini daha iyi hissedecek, çevredekileri daha fazla dinlemeye gayret edecektir.

    İyi davranışların takdir edilmesi
    Çocuğun ilerideki davranışlarının temeli daha doğumdan itibaren biçimlenmeye başlar. Örneğin, bebek altını kirlettiği ya da acıktığı zaman ağlayarak isteklerini belirtir. Anne hemen onun yanına gidip isteğini karşıladığında, bebek annesinin yanında olduğunu bilerek ona güven duyar.

    Bebek iki aylık olduğu zaman, kendi kendine uykuya dalmasına izin verilmelidir. Bu aydan itibaren, bebeğin uyku, beslenme ve oyun zamanları aileye uyum sağlayacak biçimde belirli bir düzene konulmaya çalışılmalıdır. Bebek emeklemeye ve yürümeye başladıktan sonra gereken güvenlik önlemleri alınmalı, onun için tehlikeli olabilecek cisimler ortalıkta bırakılmamalıdır. Çocuk için tehlikeli olmayacak eşyalar ise, merakını gidermesi açısından onun ulaşabileceği yerlere konulmalıdır. Örneğin, ağır tencere ve çaydanlık gibi çocuğun yaralanmasına neden olabilecek eşyalar dolapta kilitli tutulurken, daha hafif olan tabaklar ve plastik eşyaların konulduğu dolaplar açık tutulabilir. Çocuğun hareketlenmeye başladığı bu dönem, ona en fazla dikkat gösterilmesi gereken dönemdir. Örneğin, bebek soba ya da elektrik ocağı gibi sıcak bir eşyaya yaklaştığında, "hayır, sıcak!" gibi ifadelerle oradan uzaklaştırılmaya çalışılmalı ve oynaması için eline bir oyuncak verilmelidir. Başlangıçta bebek bunun bir oyun olduğunu zannedip gülse bile, birkaç hafta sonra onun zararlı bir şey olduğunu öğrenecektir.

    Çocuk 18 aylık olduğunda çocuğun kontrol edilmesi biraz daha zorlaşır. Bu yaşlarda çocuk kendi gücünün sınırlarını öğrenmek ister. Bu dönemde, anne, baba birlikte, onun hangi davranışlarına izin verip hangilerine vermeyeceklerini kararlaştırmalıdırlar. Böylece çocuk da bir ikileme düşmemiş olur. Ebeveynin nasıl davranması gerektiği konusunda aşağıda bazı ipuçları verilmiştir:

    a. Çocuğa değişik seçenekler sunmak

    Belirli sınırlamalar getirirken, aynı zamanda belirli bir serbestlik de tanınmış olur. Örneğin "Oyuncaklarını kendin mi toplamak istersin, yoksa sana yardım edeyim mi?" denilebilir.

    b. Yapılması istenen davranışı bir oyuna dönüştürmek
    Eğer çocuktan istenen davranış ilginç bir hale getirilirse çocuk bundan zevk alacaktır. Örneğin, ona "Hadi bakalım yarış yapalım, hangimiz daha çabuk elbisesini giyecek?" denilebilir.

    c. İleriye dönük plan yapmak
    Çocuk hep aynı olumsuz davranışları yineliyorsa, örneğin, bakkala gidildiği zaman sürekli bir şeyler istiyor, tatsızlık çıkarıyorsa, başka bir zamanda bunun doğru olmadığı ona öğretilmelidir. Bunun için, çocuğun karnının tok olduğu bir zaman bakkala götürülerek alıştırılmaya çalışılmalıdır. Sıkılmaması için de çocuğun yanında oyuncak ya da kitap vb. götürülebilir.

    d. Olumlu davranışını takdir etmek
    Çocuk olumlu bir davranış gösterdiğinde bu davranışı nedeniyle onurlandırılmalıdır. Bu, her zaman çocuğa hediye alınması anlamına gelmez; ona sarılıp "Bugünkü güzel davranışından dolayı çok mutlu oldum, teşekkür ederim" demek de onu çok mutlu edecek, ilerideki davranışları için yüreklendirecektir. Ama bazen işler yolunda gitmeyebilir. Eninde sonunda, çocuk anne ya da babasını dinlemediğinde, onların nasıl davranacağını, gerçekten söylediklerini yapıp yapmayacaklarını sınamak isteyecektir. Eğer çocuk ebeveynleri dinlemiyor ise, bu durumda başvurulacak bazı yöntemler vardır:

    1. Doğal sonuçlar
    Çocuk yaptığı hareketin doğal sonuçlarına katlanmasını öğrenmelidir. Ancak bu sonuçlar çocuk için herhangi bir tehlike yaratmamalıdır. Örneğin, çocuk sütünü kasıtlı olarak dökmüşse, o öğünde yeniden süt içemeyecek ya da eğer oyuncağını kırmışsa artık o oyuncakla oynayamayacaktır.Bu kendisinin yaptığı davranışların bir sonucu olduğu için de anne ya da babayı suçlamayacaktır (kendi düşen ağlamaz kuralı). Böylece çocuk sütünü bir daha dökmemesini, oyuncağı ile daha dikkatli oynamasını kısa zamanda öğrenecektir.

    2. Mantıklı sonuçlar
    Çocuğun doğal sonuçlarla öğrenmesi en iyisidir. Ancak bu her zaman işe yaramayabilir. Örneğin, anne çocuğa oyuncaklarını toplamasını söylemişse ve çocuk da bunu yapmıyorsa ne yapılabilir? İşte bu durumda, çocuğun hareketiyle ilgili bir sonuç yaratılabilir. Anne, eğer çocuk oyuncaklarını toplamazsa onları kaldıracağını ve akşama kadar oyuncaklarla oynayamayacağını ona söyleyebilir. Bunu söylerken annenin söylediği şeyi gerçekten yaparak ciddi olduğunu çocuğa göstermesi gerekir. Fakat bunu bağırarak değil, yumuşak bir ses tonu ile söylemelidir.

    3. Çocuğun çok istediği bir şeyi kısıtlamak
    Mantıklı bir sonuç çıkarmak her zaman mümkün olmayabilir. Çocuk ebeveyni dinlememekte ısrar ediyorsa, çocuğa çok istediği başka bir şeyin kısıtlanacağı söylenebilir. Ancak bu yöntem uygulanırken bazı noktalara dikkat edilmelidir: Beslenme gibi çocuğun gerçekten gereksinimi olan şeyler kısıtlanmamalıdır. Bu yöntemin etkili olabilmesi için kısıtlanacak şey çocuğun gerçekten çok istediği bir şey olmalıdır.
    Ebeveyn söylediği şeyi gerçekten yapmalıdır. Örneğin, davranışını düzeltmediği sürece çocuğa dondurma yiyemeyeceği söylenmiş, fakat herhangi olumlu bir gelişme olmadığı halde, anne ya da baba onun gönlünü almak için biraz sonra dondurma almışsa, bu yöntem doğaldır ki işlemeyecektir.

    4. Belli bir süre bir yerde bekleme cezası Bu ceza, diğer yöntemler işe yaramadığında en son çare olarak kullanılabilir. Bu yöntem, çocuk diğer çocukları ısırdığında, vurduğunda ya da buna benzer durumlarda kullanılabilir. Çocuk önce bir kez ikaz edilir, eğer aynı davranışı sürdürürse, ona önceden belirlenmiş bir odaya ya da odanın bir köşesine gitmesi, orada bir süre, genellikle de bir sandalyede sessiz bir biçimde beklemesi söylenir. Eğer oraya gitmemekte direnirse, kucaklanarak oraya götürülür ve bir süre orada kalması sağlanır. Bu cezanın neden verildiği birkaç cümle ile ona anlatılmalıdır. Çocuğun bekletildiği oda ya da yer çocuk açısından herhangi bir tehlike içermemelidir.

    Çocuğun orada bekleme süresi kabaca her yaş için 1 dakika olarak belirlenir (Örneğin, 4 yaşında bir çocuk için 4 dakika gibi). Eğer ceza süresi çok uzun tutulursa, çocuk neden oraya konulduğunu bir süre sonra unutacaktır.

    Ceza süresi için saat kurulur, saat çaldığında çocuğa cezasının bittiği söylenir. Çocuk bu süreyi uslu bir biçimde tamamlarsa, sevecen bir biçimde kucaklanır ve "Tatlım, cezalı olduğun için orada kalmak zorundaydın" gibi sözler söylenir ve olay orada kapanır. Bu durumu çocuk ile tartışmak gerekirse en az birkaç dakika geçmesi beklenmelidir. Eğer ceza süresi içinde çocuk gene bağırır çağırır ve olayı protesto ederse, saat yeniden kurulur ve süre baştan başlatılır. Bu yöntemle, genellikle 2 hafta içinde çocuk uyum sağlamayı öğrenecektir.
     
  16. 6 Aralık 2007
    Konu Sahibi : EU3
  17. zeyneptugra

    zeyneptugra Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    16
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    arkadaşım bence kronick çok haklı hani ezelden beri hep şunu söylerler çocuğu sıkmamak lazım rahat bırakılmalı falan filan hayır efendim böyle birşey yok çocuk kendisinin çocuk annenin anne babanın baba olduğunu kısacası kimin patron olduğunu anlayacak bilecek türkiyenin en iyi psikologlarından olan Doğan Cüceloğlu ki adam bu konuda artık ekoldür hep bunu söyler ama şu var elbette çocuğa bodoslama dalmayacaksın anlat usanmadan bıkmadan anlat defalarca ve taktik değiştir arada bir onu duyma bağırsın yırtsın kendini ama asla ona paye verme duyma sonra öyle bir izaya gelecektirki eminim sen bile şaşıracaksın.bu anlattıkların yaşına göre normal işte bu devrede sen kuralları anlatacaksın ki kendi kimliği oturacak.benim oğlum 8 aylık bu inatlar bizimkinde biri bin para benim oğluşum varyaaaa gelde sen bir yaramaz civciv gör vallahi biberonla dayak yemeye alıştık ama bunun doğru olmadığını durmadan söylüyorum anlıyor ve gözümün içine baka baka yapıyordu sadece her seferinde bağırmadan yaptığın çok yanlış istersen yapma bunu birdaha demekten hiç bıkmadım bunun gibi bir çok örnek işte
     
  18. 7 Aralık 2007
    Konu Sahibi : EU3
  19. NUR-SEL-PIN

    NUR-SEL-PIN Aktif Üye Üye

    Katılım:
    6 Kasım 2007
    Mesajlar:
    46
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Benim 15 aylik kizim istedigi birsey yapilmadiginda kendini yerlere atip aglar aglar mahvolurdu bende hemen kosardim...

    Bundan bir hafta önce canima tak etti, biraktim agladi... Hic dönüpte bakmadim....Sonra sustu kendiliginden ve kalkti yerden zilli :KK66:)

    Ise yaradi... 3-4 gün aynisini uyguladim... artik biliyoki ben kendimi yere atip yirtinsamda anacigim akillanmis kosturmuyor :))