Budur işte dediğiniz şiir hangisidir???

Konusu 'Aşkla İligili Güzel Sözler' forumundadır ve LiLiPuT tarafından 12 Eylül 2009 başlatılmıştır.

    12 Eylül 2009
    Konu Sahibi : LiLiPuT
  1. LiLiPuT

    LiLiPuT İşTe "HAyAT" bu!! Üye

    Katılım:
    25 Haziran 2008
    Mesajlar:
    2.280
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    Selam kızlar...
    eminim şimdiye dek pek çok şiir okuyup pek çok şiiri beyenmişsinizdir...
    ama bazen öyle bi şiir okursunuzki okurken "budur işte" dersinizzz
    işte size bunu dedirtebilecek şiirleri bu sayfada paylaşalım mıı???
     
  2. 12 Eylül 2009
    Konu Sahibi : LiLiPuT
  3. rida

    rida بسم الله Üye

    Katılım:
    26 Kasım 2007
    Mesajlar:
    2.214
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    Hayatımda hiç bu kadar hislenerek okuduğum bir marş ve yazılmış bu kadar mukkaddes bir şiir yoktur...ve biz Türk Halkı olarak Mehmet Akif Ersoy'u rahmetle anıyoruz...bu bayrak dalgalandıkça, yüreğimiz yangın yeri, gözyaşları içinde inadına ve gururlu okuyacağız bu marşı...

    ıSTıKLAL MARŞI


    Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
    Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
    O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
    O benimdir, o benim milletimindir ancak.

    Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
    Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
    Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl
    Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

    Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
    Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
    Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
    Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

    Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
    Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
    Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
    "Medeniyyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?

    Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
    Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
    Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın
    Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

    Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı:
    Düşün altındaki binlerce kefensiz yatan?.
    Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
    Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatan?.

    Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
    Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
    Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüdâ,
    Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

    Ruhumun senden, ılâhi, şudur ancak emeli:
    Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
    Bu ezanlar - ki şahâdetleri dinin temeli -
    Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

    O zaman vecd ile bin secde eder - varsa - taşım,
    Her cerîhamdan, ılâhi, boşanıp kanlı yaşım,
    Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
    O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

    Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
    Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
    Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
    Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
    Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!


    Mehmet Akif Ersoy

    ışte benim ikinci en sevdiğim şiir..lise yıllarında ezberleyip,söylerken ağladığım...

    SAKARYA TÜRKÜSÜ ( Necip Fazıl Kısakürek)
    ınsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya:
    Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

    Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
    Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

    Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir:
    Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir.

    Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat:
    Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!

    Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne?
    Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine:

    Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
    Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

    Rabb'im isterse, sular büklüm büklüm burulur.
    Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.

    Eyvah, eyvah, Sakarya'm, sana mı düştü bu yük?
    Bu dâvâ hor, bu dâvâ öksüz, bu dâvâ büyük!..

    Ne ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
    Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

    ınsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
    Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,

    Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan:
    Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan!

    Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
    Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!

    Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu?
    Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

    Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna?
    Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

    Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
    Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!

    Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
    Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

    Vicdan azabına eş kayna kayna Sakarya.
    Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

    ınsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su:
    Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

    Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek:
    Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

    Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
    Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

    Sakarya, saf çocuğu, mâsum Anadolu'nun,
    Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

    Sen ve ben, gözyaşıyle ıslanmış hamurdanız;
    Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

    Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
    Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

    Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz:
    Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber kılavuz!

    Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya:
    Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya
     
    Son düzenleme: 12 Eylül 2009
  4. 12 Eylül 2009
    Konu Sahibi : LiLiPuT
  5. Elis

    Elis Guest

    -------------------------------------------------------------------------------eskiyi ozledim anne......

    Zaman geciyor,
    Hergün bir yaprak,
    Hergün bir damla daha hayattan,
    Büyüyorum anne.
    Hani içinde bir kıvılcım olurya,
    Hani herşey çok güzeldir,
    Benim kıvılcımım kor oldu,
    Ama bak herşey yolunda değil anne.
    Hani ufacık bir bebekken,
    Sadece acıkınca ağlarmışım,
    Başka zamanlarda sürekli gülermişim,
    Artık sadece acıkınca ağlamıyorum anne.
    Bak yıllar ne çabuk geçmiş,
    Sadece gülünmeyecegini öğrenmişim,
    Belkide öğretilmişim.
    Ben büyümüşüm be anne.
    Yanından ayrılmayan kızın,
    Bak artık uzaklarda,
    Üstelik yalnız,
    Hemde herkesin içinde anne.
    Öyle birde tuzağa düşmüşki,
    Of dese olmaz, yok dese hiç,
    Adını bile koyamamış,
    Yardım etsene anne.
    Anlayacağın eskiyi özledim anne,
    Yeniden çocuk olmayı,
    Sadece acıkınca ağlamayı,
    Ve hiç şimdiyi yaşamamayı.
    Zaman geriye gitmez değilmi?
    Ya da ben yeniden çocuk olamazmıyım?
    Söylesene onu unuttum diyebilirmiyim?
    Yani herşey söylemek kadar kolay olabilirmi anne?
    Dur söyleme,
    Ben yine hayal kuruyorum değilmi?
    Sadece kendimi kandırıyorum değilmi?
    Peki kalbimi kim kandıracak anne?
    Eskiden günlerin, hatta dakikaların hesabını tutardım,
    Şimdi günlerden Cuma belkide salı,
    Günlerin ne önemi kaldıki,
    Takvimlere bile küs oldum anne.
    Yinede ayaktayım, direniyorum.
    Belkide bir ışık arıyorum,
    Bulunca herşeyden kurtulabileceğim,
    Ne güçlü büyütmüşsün beni anne!
    Sen yinede beni merak etme,
    Herşeyle savaşmayı,
    Güzel günlerinde olacagını,
    Ben senden öğrendim anne.
    Yinede buralar güzel, soğukları saymazsan.
    ınsanlar mutlu, beni saymazsan.
    Gündüzler ve gecelerde iyi, yalnızlıgımı saymazsan.
    Beni soracak olursan anne,
    Bende iyiyim, içimdeki yangını saymazsan…mafoldumben​
     
  6. 12 Eylül 2009
    Konu Sahibi : LiLiPuT
  7. Deryacik

    Deryacik ...KUAFÖR OLDUM BEN... Üye

    Katılım:
    18 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    7.811
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    146



    tebrkler arkadaşımmm
    alkisalkisalkisalkisalkisalkisalkisalkisalkisalkisalkisalkis
    ellerim patlayana kadar alkışlamak istiyorumalkisalkisalkisalkisalkisalkis
     
  8. 12 Eylül 2009
    Konu Sahibi : LiLiPuT
  9. rida

    rida بسم الله Üye

    Katılım:
    26 Kasım 2007
    Mesajlar:
    2.214
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    deryacıkım teşekkürler, dünya tarihinde yazılmış en mukaddes şiiri Türk Halkına armağan eden ıSTıKLAL MARŞI şairimizi rahmet ve minnetle anıyoruz..
     
    Son düzenleme: 12 Eylül 2009
  10. 13 Eylül 2009
    Konu Sahibi : LiLiPuT
  11. LiLiPuT

    LiLiPuT İşTe "HAyAT" bu!! Üye

    Katılım:
    25 Haziran 2008
    Mesajlar:
    2.280
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    buda benden olsun kızlarrrr

    SANA BAKMAK

    her şey yapılabilir
    bir beyaz kağıtla
    uçak örneğin uçurtma mesela
    altına konulabilir
    bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
    sallanan bir masanın
    veya şiir yazılabilir
    süresi ötekilerden kısa
    bir ömür üzerine.

    bir beyaz kağıda
    her şey yazılabilir
    senin dışında
    güzelliğine benzetme bulmak zor
    sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
    her şeyden
    bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
    belki tabiattadır çaresi
    senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
    ve benim
    bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
    anlarım bitkiden filan
    ama anlatamam
    toprağın güneşle konuşmasını
    sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

    sen bana ışık ver yeter
    bende filiz çok
    köklerim içimde gizlidir
    gelen giden açan soran bere budak yok
    bir şiir istersin
    “içinde benzetmeler olan”
    kusura bakma sevgilim
    heybemde sana benzeyecek kadar
    güzel bir şey yok

    uzun bir yoldan gelen
    tedariksiz katıksız bir yolcuyum
    yaralı yarasız sevdalardan geçtim
    koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
    her şeyi anlattım
    olan olmayan acıtan sancıtan
    bilsem ki sana varmak içindi
    bütün mola sancıları
    bütün stabilize arkadaşlıklar
    daha hızlı koşardım
    severadım gelirdim
    gözlerinin mercan maviliğine

    sana bakmak
    suya bakmaktır
    sana bakmak
    bir mucizeyi anlamaktır

    sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
    aşk sorgusunda şahanem
    yalnız kelepçeler sanıktır
    ne yazsam olmuyor
    çünkü bilenler hatırlar
    hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
    bahçıvanlar değil tüccarlardır
    sen öyle göz
    sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
    sen teninde cennet kayganlığı iken
    sana şiir yazmak ahmaklıktır

    bir tek söz kalır
    dişlerimin arasından
    ben sana gülüm derim
    gülün ömrü uzamaya başlar

    verdiğim bütün sözler
    sende kalsın isterim
    ben sana gülüm derim
    gül sana benzediği için ölümsüz
    yazdığım bütün şiirler
    sana başlayan bir kitap için önsöz

    sana bakmak
    bir beyaz kağıda bakmaktır
    her şey olmaya hazır
    sana bakmak
    suya bakmaktır
    gördüğün suretten utanmak
    sana bakmak
    bütün rastlantıları reddedip
    bir mucizeyi anlamaktır
    sana bakmak
    allah’a inanmaktır

    YILMAZ ERDOĞAN
     
  12. 13 Eylül 2009
    Konu Sahibi : LiLiPuT
  13. LiLiPuT

    LiLiPuT İşTe "HAyAT" bu!! Üye

    Katılım:
    25 Haziran 2008
    Mesajlar:
    2.280
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    elis ve deryacık hakikaten çok etkileyici şiirler özellikle ulusal egemenliğimizin simdegi olan ıSTıKLAL MARŞImızın üzerine budur işte denemez tabikiii
     
  14. 13 Eylül 2009
    Konu Sahibi : LiLiPuT
  15. rxuxyagibixsxeker

    rxuxyagibixsxeker Popüler Üye Üye

    Katılım:
    18 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    1.039
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    BİR ÇIKMAZ SOKAKTA
    Ne kadar dönüp dolaşsam, yine de
    Hep o çıkmaz sokaktayım çaresiz
    Bir umut kırıntısı gözlerimde
    Yürüyorum durmadan, dalgın, sessiz

    Sokak o sokak, bense ben değilim
    Sanki bin yıllar geçmiş aradan
    Boşlukta bir şeyler arıyor elim
    Belki de mahşere dek bulunmayan

    Yitirdiğim neydi, aradığım ne
    Çöken ne yüreğime kurşun gibi
    Tanrım! ben mi değiştim söylesene
    Yoksa bende zamanlar mı eskidi

    Bir yerlere varmadan, nasıl böyle
    Hiç durmadan akıp gidiyor günler
    Yaşam diye verdiğin bu mu söyle
    O mu sırtıma sapladığın hançer

    Bir çıkmaz sokağın sonunda, işte
    Suskun ve tek başına seninleyim
    Fanilikten ölmezliğe geçişte
    Bilmiyorum, söyle bana, ben neyim

    Sevdimse; verdiğin yürekle sevdim
    Sen açtın bu ufku karşımda sonsuz
    Yürüdüm bir yolun sonuna geldim
    Yıkık, üzgün ve paramparça onsuz

    Ölüm buysa, Tanrım buysa yaşamak
    Sil alnımdan yazdığın bu yazgıyı
    Ya bir yere çıksın artık bu sokak
    Ya da öldür içimdeki Tanrıyı!..

    ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
     
  16. 14 Eylül 2009
    Konu Sahibi : LiLiPuT
  17. kazeem

    kazeem :) Üye

    Katılım:
    29 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    710
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    tabiki ilk sırayı bendede istiklal marşımız alıyor her okuduğumda her duyduğumda tüylerim diken diken olur ve çok gururlanırım
    sonrasında ise;

    YAĞMUR KAÇAĞI

    elimden tut yoksa düşeceğim
    yoksa bir bir yıldızlar düşecek
    eğer şairsem beni tanırsan
    yağmurdan korktuğumu bilirsen
    gözlerim aklına gelirse
    elimden tut yoksa düşeceğim
    yağmur beni götürecek yoksa beni


    geceleri bir çarpıntı duyarsan
    telâş telâş yağmurdan kaçıyorum
    sarayburnu'ndan geçiyorum
    akşamsa eylül'se ıslanmışsam
    beni görsen belki anlayamazsın
    içlenir gizli gizli ağlarsın
    eğer ben yalnızsam yanılmışsam
    elimden tut yoksa düşeceğim
    yağmur beni götürecek yoksa beni



    Attila ılhan
     
  18. 16 Eylül 2009
    Konu Sahibi : LiLiPuT
  19. LiLiPuT

    LiLiPuT İşTe "HAyAT" bu!! Üye

    Katılım:
    25 Haziran 2008
    Mesajlar:
    2.280
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    yazanında seninde yüreğine sağlıkkka.s.