Burun Spreyleri Zarar Verir Mi ?

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve BenmasMavi tarafından 27 Haziran 2010 başlatılmıştır.

    27 Haziran 2010
    Konu Sahibi : BenmasMavi
  1. BenmasMavi

    BenmasMavi Yeni Üye Üye

    Katılım:
    19 Şubat 2010
    Mesajlar:
    5.027
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    GAZİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. USLU: -''DOKULARI KÜÇÜLTEN DEKONJESTAN SPREYLER, NADİREN HASSAS BÜNYELERDE VE ÖZELLİKLE KALP SORUNU OLANLARDA, NORMAL DOLAŞIMA KARIŞABİLDİĞİ İÇİN KALBE BİR MİKTAR YÜK BİNDİRMEKTEDİR'' -''KALBİN YÜKÜNÜN ARTMASI, KALP RİTMİNDE SORUNLARA YOL AÇABİLİR. KALP RİTMİNİN ARTMASI SONRASINDA HASTALAR ÇARPINTI HİSSEDEBİLİR''

    Burun tıkanıklığı tedavisinde kullanılan spreylerden dokuları küçülten ''dekonjestan''ların, nadiren, hassas bünyelerde ve özellikle kalp sorunu olanlarda, normal dolaşıma karışabildiği için kalbe yük binmesine yol açabildiği bildirildi.
    Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabri Uslu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birçok kişide burun tıkanıklığının görülüğünü, ancak sebeplerinin farklı olduğunu belirtti.
    Burun tıkanıklıklarını gidermek için sıklıkla burun spreylerinin kullanıldığını ifade eden Prof. Dr. Uslu, burun spreylerinin mutlaka hekimin tavsiye ettiği kullanım sıklığında uygulanması gerektiğini vurguladı.
    Uslu, burun spreylerinin, ''serum fizyolojik'', son dönemlerde daha çok kullanılan ve halk arasında ''okyanus suyu'' olarak bilinen özel sıvılar, burun içindeki dokuları geçici süreyle küçülten ''dekonjestan'' ve uzun kullanımlık ''steroid'' içerikli çeşitli türleri bulunduğunu kaydetti.
    Deniz suyu içeren spreylerin mekanik temizlik için kullanıldığını dile getiren Prof. Dr. Uslu, bu tür spreylerin aşırıya kaçılmadan uzun süreli olarak kullanılabileceğini dile getirerek, okyanus suyu ve serum fizyolojiklerin, daha çok çocuklarda burun salgısını temizlemek amacıyla kullanıldığını, ayrıca burun operasyonlarında içerdeki birikintilerin temizlenmesi ve dokuların rahatlaması için uygulandığını bildirdi.

    DEKONJESTAN SPREYLERİN KULLANIMINA DİKKAT

    Dokuları küçülten spreylerin kullanımının daha kısa süreli olması gerektiğine dikkati çeken Sabri Uslu, şu bilgileri verdi:
    ''Dekonjestanların dokuları küçültücü etkisi olduğu için bir müddet nefes almada rahatlık sağlar, ancak uzun süreli kullanımlarda dokuların gevşeme küçülme ahengini kaybedeceği için ilaç etkisiz hale gelir. Bunun sonucunda da tam tersine burun içerisinde şişkinliğe ve tıkanıklığa yol açabiliyor. Dokular daha kırılgan hale geldiği için hem şişkinilik, hem de kanamaya neden oluyor. Bunun için, istisnai durumlar hariç, 1 haftadan fazla kullanılmamalıdır.''

    Prof. Dr. Uslu, dekonjestanların kullanımında dikkatli olunması gerektiğini dile getirerek, ''Bu tür burun spreyleri, nadiren hassas bünyelerde ve özellikle kalp sorunu olan kişilerde burun içerisine sıkıldığında, normal dolaşıma karışabildiği için kalp üzerinde ritm artırıcı bir etki yapabilir. Kalp ritminin artması sonrasında hastalar çarpıntı hissedebilir. Bazen de hassas bünyelerde tansiyonu artırıcı etkisi olabilir'' uyarısında bulundu.

    Uslu, steroid içeren spreylerin ise uzun süreli kullanıma müsait olduğunun altını çizerek, bu tür spreylerin dokudaki şişkinlik yaratıcı reaksiyonları azalttığını için solunumda rahatlık sağladığını bildirdi. Steroid içerikli spreylerin, daha çok kronik sinüzitte kullanılabileceğini ve kullanım sıklığının bir aydan fazla süre olabileceğini kaydetti.

    Uslu, burnun kemik yapısından kaynaklı solunum güçlüğü çeken kişilerin ise sürekli çeşitli burun spreyleri kullanarak soruna çözüm aramasından ziyade KBB uzmanına başvurması ve gerekli görülmesi halinde cerrahi operasyonun tercih edilmesinin uygun olduğunu kaydetti. Uslu, ''Çünkü, altta yatan sorun çözülmedikçe, bu tür ürünlerin kullanımı geçici çözümler olacaktır. Burun tıkanıklığı yakınması olanlarda çözüm, uzman hekimin muayene ve değerlendirmesi sonucunda uygun cerrahi müdahale ya da ilaç tedavisi ile bulunabilecektir'' dedi.
     
  2. 27 Haziran 2010
    Konu Sahibi : BenmasMavi
  3. BenmasMavi

    BenmasMavi Yeni Üye Üye

    Katılım:
    19 Şubat 2010
    Mesajlar:
    5.027
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Kolesterol beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunan ve yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir madde. İnsan vücudu kolesterolü kullanarak hormon, D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretiyor. Tüm bunlar için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterli. Kanda artan kolesterol, kan damarlarında birikiyor ve kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına yol açıyor. Kolesterolün organlara giden kan damarlarında birikmesi, o organa ait hastalıkları ortaya çıkarıyor. Kalbi besleyen atardamarlarda kolesterol birikimi olursa kalp krizi; böbrek damarlarında kolesterol birikimi olursa yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir. Uzmanlar, kolesterol seviyelerinin düzenli olarak kontrol edilmesi ve kaydedilmesinin önemine dikkat çekiyor.

    Kandaki kolesterol miktarının yüksek olması sağlığı ciddi bir şekilde tehdit eder. Bazı damarların iç yüzeyinde birikerek damarların yavaş yavaş tıkanmasına sebep olur. Bu tıkanma, kalbe giden kan miktarının azalmasına ve dolayısıyla kalp ve damar hastalıklarına yol açar. Yüksek kolesterol hiç belirti vermeden sinsice gelişir ve yüksek kolesterolu olan insanlar kendilerini son derece iyi hissedebilirler. Bu nedenle bütün erişkin çağdaki hem kadın hem de erkeklerin belirli aralıklarla kolesterollerini ölçtürmeleri gerekir.
    Kolesterol seviyesini etkileyen en önemli faktör besinler yolu ile aldığımız yağların türü ve miktarıdır. Yağlı sığır ve koyun eti, tam yağlı süt ve peynir, tereyağı gibi ürünlerden ve margarinden mümkün olduğunca uzak durmak gerekir. Tercihen yemeklerde zeytinyağı ve soya yağı ve mısırözü kullanmak en doğrusudur.

    Kolesterol artık dert değil

    Yeni araştırmaların bulgularına göre eski bildiklerimizin tam tersine kolesterol ihtiva eden yumurta ve yağlar yendiği zaman insanda kolesterol yapmıyor.

    Time dergisi son sayısında “Kalbiniz için yiyin”, “Kolesterol için iyi haberler” başlıklarıyla kapak konusu olarak verdiği haberde, kalp için tehlikeli olarak kabul edilen margarin, yumurta ve tuz gibi gıdaların sanıldığının aksine sağlığa yararlı olduğunu iddia etti.
    Yeni araştırmaların bulgularına göre eski bildiklerimizin tam tersine kolesterol ihtiva eden yumurta ve yağlar yendiği zaman insanda kolesterol yapmıyor. Süpriz olarak nitelendirilen bu sonuçlara göre uzak durduğumuz yumurtanın kalp için tehlikeli ve zararlı olduğu söylenemeyeceği belirtiliyor. İnsan kanında bulunan yüksek kolesetrol, tansiyon ve kalp için hâlâ tehlikeli kabul edilse de, her yağlı ve tuzlu yiyecek yendiği zaman kolesterol oranı artmıyor hatta bazen azalabiliyor. Diğer taraftan zeytinyağı ve diğer çiçek yağları, salmon ve tuna balığı yüksek orandaki kolestirolü düşürüyor ve kan dolaşımını hızlandırıyor.

    En iyi kolesterol düşürücü Lipitor

    Dünya çapında kullanılan kolesterol düşürücü en önemli iki ilaç olan Lipitor ve Pravachol arasındaki savaşta, ilk raundu Lipitor kazandı. Araştırmaya göre, Pravachol alan hastaların kötü kolesterolü 18 ay sonunda 110’a inerken, Lipitor kullananlarınki 79’a düştü. Kolesterol düşürücü ilaçlar, özellikle kalp krizi riskini azaltmak amacıyla kullanılıyor. Araştırmalar, statin adı verilen bu grup ilaçlardan bazılarının kolesterolü diğerlerinden daha fazla düşürdüğünü de ortaya koydu.

    Kolesterol ilaçlarının kansere etkisi yok

    Kolestrol seviyesini düşürmek için kullanılan Statin grubu ilaçların kanser riskini ne artırdığı ne de azalttığı bildirildi. ABD’nin Connecticut Üniversitesi’nden bilim adamları, toplam 87 bin hastanın katıldığı 26 çalışmayı incelediklerini ancak bu faydalı ilaçların kanser üzerinde bir etkisi olmadığı sonucuna vardıklarını söyledi. Amerikan Kanser Derneği’nin, ABD’de 132 bin 136 hasta üzerinde yaptığı ve yeniden incelenen araştırmasında 815 hastada kalın bağırsak kanseri vakasına rastlandığı, ancak bu hastalar arasında statin grubu kullananlarla kullanmayanlar arasında bir fark belirlenemediği belirtildi. Statin grubu ilaçların bazı kanser türlerini engelleyebileceği yönünde bazı araştırmalar yayımlanmıştı.

    Kalbin düşmanı kolesterolABD’nin Penn State Üniversitesi’nde 21-62 yaş arasındaki çok sayıda hasta üzerinde yapılan ve sonuçları American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayınlanan araştırmalara göre; “flavonoid” maddesi yönünden zengin olan kakao, siyah çikolata, siyah çay, elma, baklagiller, portakal ve üzüm suyu, kötü kolesterol (LDL) seviyesini düşürerek kalp krizi riskini azaltıyor, damar hastalıklarını ve damar sertliğini de önlüyor.
    Araştırmaya konu olan hastaların kan plazmalarında inceleme yapan araştırmacılar, yukarda sözü edilen beslenme diyetinin iyi kolesterolü (HDL) ise yüzde 4 oranında yükselttiğini gözlediler. Uzmanlar, “flavonoid” meyve ve sebzelerde de bol miktarda bulunduğunu belirtiyorlar.


    İyi ve kötü kolesterol şutarafagitti

    Yapılan istatistiklere göre; kalp krizlerine yolaçan sebeplerin başında kolesterol, yüksek tansiyon, sigara ve şeker hastalığı geliyor. Bu istatistiklerden de anlaşılacağı gibi, kalbimizin baş düşmanlarından biri olan kolesterol olduğu herkes tarafından kabul ediliyor.
    Halk arasıda iyi e kötü huylu kolesterol olarak adlandırılan kolesterol türlerinin vücuttaki etkileri de farklı oluyor. Kötü huylu kolesterol (LDL), organlara ve damarlara kolesterol yüklerken, iyi huylu kolesterol (HDL) tam tersine, fazla kolesterol yüklenen organlardaki fazla kolesterolü yok etmekle yükümlü. Araştırmalar kanda LDL’nin artmasının, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artırdığını ortaya koyuyor. Bu sebeple de “kötü huylu kolesterol” olarak tanınıyor. HDL ise, tam tersine kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltıyor. Dolayısıyla halk arasında “iyi huylu kolesterol” olarak isimlendiriliyor.
    Kolesterol konusunda uzmanların fikir birliğine vardıkları en önemli tesbit şu: Kandaki kolesterol oranının artması, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır. Kanda kolesterol oranının artması ise beslenme alışkanlıklarımızla doğru orantılıdır. Bunun için bazı yiyeceklerden vazgeçmek, bu sinsi rahatsızlığın getirdiği risklerden kurtulmamıza yardımcı olacaktır.


    Bunlar yasak :eek:lmaz:
    Katı yağlar, tereyağı
    Sakatat
    İşkembe çorbası
    Kabak ve ay çekirdeği
    Krema, kaymak, pasta
    Yumurta (haftada bir)
    Yağda kızartmalar
    Tavuk ve balık derisi
    Koyun ve kuzu eti
    Yağlı peynir ve süt
    Salam, sucuk, sosis
    Alkol



    Bunlar serbest boshayallersmile
    Badem, ceviz, fındık (az)
    Haşlama ve ızgara dana eti
    Sebze ve meyveler
    Yağsız beyaz peynir ve süt
    Zeytinyağı ve zeytin
    Baklagiller (bol)
    Tavuk ve balık