Bütün kadınlara hakları için el kitabı...

Konusu 'Hukuk Köşesi' forumundadır ve kumsalll tarafından 1 Aralık 2009 başlatılmıştır.

    1 Aralık 2009
    Konu Sahibi : kumsalll
  1. kumsalll

    kumsalll Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    7 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.089
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Bütün kadınlara hakları için el kitabı" Helsinki Yurttaşlar Derneği'nin kurulduğu dönemde daha çok yurttaşlık bilinci üzerinden bir çalışma yapmayı planlamıştık. Ötekinin hakları, insan hakları gibi konularda çalışma yaparken, Şirin Tekeli'nin de aralarında bulunduğu dernekteki kadın grubu bir komisyon oluşturup kadın hakları üzerine de bir kitap çalışması başlattı. 'Euet problem uar ama Türkiye'de varolan haklarımızı biliyor muyuz, olanı da kullanabiliyor muyuz?' diyerek yola çıktık. Kadınların en fazla sorunla, çatışmayla karşılaştıkları, mağdur oldukları alanları tespit edip birer başlık altına alalım, yasalardaki kadınlarla ilgili maddeleri ekleyip yayınlayalım diye karar verdik. O zaman bu çalışmanın adı kadın yurttaşın el kitabıydı, böyle bir çalışma yaptık... Uzun süren bir çalışma oldu bu. Çünkü Türkiye'de yasaların AB'ne uyum adı altında sürekli değiştiği bir dönemdi. Tam çalışmayı tamamlarken yasalar mecliste değişince defalarca sil baştan yaptık. Biraz daha bekleyelim son halini verelim derken 4 yıl geçti. İlk kitabı 4 yılda tamamlayıp 1990'da bastık. Bütün amaç orta düzeyde eğitimi olan bir kadının kolaylıkla okuyup anlayabileceği bir dil oluşturmaktı. Hukuk dili ağırdır, zaten kadınların okuma alışkanlığı, hukuk alışkanlığı Jazla değil, o yüzden dili değiştirelim dedik o yüzden çok uğraştık.
    Melekler Mekanı - Bütün kadınlara hakları için el kitabı" Araştırmacı Esra Koç ile Avukat Ayşegül Kaya Kadının El Kitabı ile ilgili sorularımıza ortak yanıtlar verdiler.
    » Bu kitap nasıl bir ihtiyaçtan doğdu?
    İlk kitabı dağıttıktan sonra bu çalışmanın geri bildiriminin olması gerektiğini farkettik. Bu kitabı kim kullandı, doğru insanların eline mi gitti, işe yaradımı mı yaramadı mı bunu bilemeyeceğimizi düşünüp yeniden yola çıktık. Ayrıca ilk kitabı okuma yazma bilmeyen ya da okuyamayan kadınların kullanamayacağını fark ettik. Sonra yine yasalar değişti biliyorsunuz. 2005'te bir proje hazırlayıp sunduk, Avrupa Birliği Demokrasi ve İnsan Hakları Girişimi Küçük Ölçekli Proje Programı çerçevesinde projeye finansman desteği sağlandı. 2006 Ocak ayında çalışmaya başladık.
    » Sadece yasalarla sınırlı tutmadınız...
    Yasalardaki haklarımızı biliyor muyuz diye yola çıktık ama sonra farkettik ki, biz esas olarak sözsüz yasalarla, geleneklerle yönetiliyoruz. Alışkanlıklar, gelenekler, 'çevre ne der, toplum ne der' baskısıyla yaşıyoruz. Toplumda egemen olan yasalardan ziyade bunlar. Dolayısıyla yasaların öğrenilmesi ve onların uygulanabilir hale gelmesi bile çok önemli. Yine en sorunlu alanları taradık. Biraz algılamayı arttırsın, anlaşılmayı kolaylaştirsin diye araya örnek vakalar aldık. Geçmişte yaptığımız çalışmada eksik kalanları da tespit ettiğimiz için kadınların yoğun bulunduğu üç kuruluşla işbirliği yaptık. Partner gibi değil ama iş birliği yaptık. Birisi Disk'e bağlı Tekstil İş, çünkü çok fazla kadın çalışan var burada... İkincisi Kadın Merkezi Kamer'in Diyarbakır Şubesi ki o da bütün Doğu Anadolu'da örgütlenen ve yoğun çalışma yapan bir kadın kuruluşu... Üçüncü kuruluş da İzmit'te deprem sonrası kadınların deprem travmasından kurtulup ekonomik olarak ayakta durabilmeleri için meslek edindirme ve kendine güven çalışmaları yapan kadın kuruluşlarından biri olan Kadınlarla Dayanışma Vakfı KADAV'ın De-ğirmendere şubesi.
    » Kitap kadınlara nasıl ulaşacak?
    Kitabı satmıyoruz. Öncelikle işbirliği yaptığımız kurumların üyelerine dağıtıyoruz, Onlardan da geri bildirim istiyoruz. Eksiklerimiz var mı, anlaşılıyor işe yarıyor mu diye... Belli mi olur burası Türkiye, üç beş sene sonra her şey değişiverir, elimizde done olsun istiyoruz. Ayrıca kadınlarla ilgili çalışma yapan bütün örgütlere gönderiyoruz. Ayrıca talep eden herkese sadece posta ücreti karşılığında gönderiyoruz
    » Kadının el kitabının Kürtçe'si de var değil mi?
    Evet kitap ve CD'nin Türkçe dışında Türkiye de çok yoğun kullanılan Kürtçe versiyonlarını da hazırladık. Kadınların sorunları ortak. Türkçe bilen kadınlar da sadece Kürtçe konuşan kadınlar da okusun, duysun, dinlesin istedik.
    » CD bir tiyatro çalışmasıyla hazırlandı galiba
    Okuma yazma bilmeyenler için özellikle işbirliği yaptığımız kurumlardan örnek vakalar talep ettik, dedik ki size en çok hangi konularda başvuruyorlar, bildirin. Gelenleri seçtik, medya taraması yaptık. Tespit ettiğimiz örnek vakalar üzerinde Boyalı Kuş adlı bir kadın tiyatro grubuyla dramatizasyon çalışması yaptık. Seçtiğimiz örnek vakalar için canlandırma yaptık. Ve onları sadece CD haline getirip, okuyamayanlarla okuma güçlüğü çekenler için hazırladık.
    » Özellikle çok üyeli kuruluşlar için kadınlara yönelik eğitim çalışması olarak da kullanılabilir...
    Eskiden çok takip edilen radyo tiyatroları benzeri bir çalışma oldu bu... Örnek vakalardan küçük episodlar şeklinde... Sorun ve çözüm yolları anlatılıyor. Yani kitapta anlatmak istediklerimizi kadınların dinleyerek kolayca anlayabilecekleri bir formata dönüştürdük.
    » Başlıklar halinde sıralarsak neler var bu kadının el kitabının içinde.
    Kadının yaşamını doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilendiren bütün yasaları taradık. Kanunlardaki evlenme, boşanma, aile kurma, vasiyet, velayet, taciz, tecavüz, baskı, cinsel ayrımcılık gibi kadın sorunu olaürak öne çıkan ve yasalarda karşılığı olan herşey bu kitapta var.
    » Galiba bu haklarla ilgili ne yapılması gerektiği konusunda da yol gösteriyorsunuz...
    Elbette... Bu bir el kitabı olsun her ihtiyacı olan bir şey bulsun istediğimiz için, içine dilekçe örnekleri de koyduk. Hak aramak sadece avukatlara özgü değil, sıradan bir vatandaş da birdo-ilekçeyi kaleme alıp başvurabilir. Bir başvuruyu kendisi de bu dilekçe örnekleriyle yapabilir. Kadının kendi hayatı üzerinde inisiyatif almasını ipleri elinde tutması için araç vermeye çalıştık kadına. Ayrıca her ilde karşılaşacağı sorunlarla ilgili olarak başvurabileceği, akıl veya yardım alabileceği kurumların bir listesini adreslerini koyduk.
    Av. Ayşegül Türkiye'de kadınların büyük bölümü okuma yazma bilseler de hukuku yasal haklarını kendilerinden çok uzak, ulaşılamaz bir yer olarak görüyor. Mutlaka bir aracı olması gereken olsa bile zor ulaşılan bir şey olarak görüyor. Ki bu doğru değil.
    Örneğin üniversite mezunu olmak da bu yetkinliği kendilerinde hissetmelerine yetmiyor kadınların. Sistemin getirdiği bir şey bu. Dilekçe yazmak okuma yazma bilen kadınlar için de çok güç ve uzak.. Halbuki her hal ve şartta bizim ihtiyaç duyacağımız kurallar bunlar. Yaşamın her alanını kapsayan kurallar bütünü olarak ceza yasaları, medeni hukuk, tüketici hakları vs gibi. Ama bu uzaklığı yenmemiz bilgiyle mümkün olabilir, bunun başarılabilir olduğunu olduğunu bilgiyle gösterebiliriz.
    » Amacınız bütün eksikliklerine rağmen varolan yasaları, yasalardaki hakları kullanabilmek değil mi?
    Adli mekanizmada bir kısım sorunlar olmakla birlikte çok önemli başarılar sağlanan davalar, kadınların mücadelesiyle kazanılmış çok büyük adımlar atılmasını sağlayan davalar var. Ve üstelik bunlar kadınların mücadelesiyle başarıldı.
    Örneğin medeni yasanın baştan sona değiş-mesindeki çabalarda evet AB'ye uyum da önemliydi ama kadınların oradaki müdahalesini unutmamak gerekiyor. 4320 sayılı ailenin korunması yasasındaki kadınların katkısını unutmamak gerekiyor ceza yasası gibi büyük değişikliklerde kadınların müdahalesi var, kadın hakları ile ilgili özel bölümler konuldu.
    Ama basından edinilen izlenim ise başarısız ve kötü örnekler üzerinden algılama sağlıyor. Kadınlar böyle izlenim ediniyor. Zaten kendilerine uzak hissettikleri yasal düzen tamamen uzaklaşmış umut kırıcı hale geliyor.
    » Özellikle hangi hakların kullanımı daha önemli?
    Başımıza ne gelirse, toplumsal olarak neyle karşılaşırsak o an canımızın yandığı şey çok önemli.. Bir trafik kazası ya da tüketici olarak uğradığınız haksızlık da aynı oranda önemli ama tabii ki kadınları en çok ilgilendiren diye bakıldığında bu haklar için önce kadının yaşaması gerekiyor. Bu nedenle de kadının yaşamını sürdürmesine engel olan şeyler ve bunlarla ilgili yaşamsal hakları önemli, bu da öncelikle kadına yönelik şiddet. Şiddetle ilgili olarak 4320 sayılı ailenin korunması yasası 1991'den beri yürürlükte ama uygulaması çok az. Çok yoğun şiddet yaşayan bir toplumdayız ve şiddet aile içinde öğrenilen bir şey, dışarıda devletten, toplumdan ve başka yerlerden gelen şiddet de var ama kadınlara yönelik şiddetin büyük bölümü tecavüz de dahil olmak üzere aile içinden geliyor. Büyük oranda kadınların yaşamlarını elinden alan şiddet ailede var. 4320 sayılı yasanın önemli bölümünü kitaba koyduk. Kadınların buna karşı uyanık ve dikkatli olmaları gerektiği konusunda bir şeyler söylemeye çalıştık. Kadınların yaşaması için önce toplumun duyarlılığının arttırılması gerekiyor.
    » Bir de yasaların dışındaki alan var...
    Evet, kadınları korkutan ön yargılar var, atasözleriyle toplumsal geleneklerle kadınların içselleştirmesi sağlanan ön yargılar var. Örneğin aman boşanmayın çocuklarımı benden almakla tehdit ediyor, alır diye düşünüyor kadınlar, çünkü haklarını bilmiyor. Oysa yasa da uygulama da çocuğun korunması yetişmesi için kadının çok daha önemli olduğunu öngörüyor. Yüzde 99 da çocuğun anneden alınmasına izin vermiyor. Velayet kadınlara veriliyor ama kadınlar bunu böyle bilmiyor, dolayısıyla bu önyargılar konusunda da uyarıcı olmaya çalıştık, örnekler verdik... Tabii bunun kadının konumu ile ilgili bir yanı da var. Kadınların konumu hep birisinin üzerinden tanımlanıyor. Birisinin karısı, birisinin annesi, kızı, teyzesi filan. Birey değil hep birinin bir şeysi. Birey olmayan kadının hayır deme hakkı olamıyor.
    » Hayır deme hakkına sahip olamamak şiddetin de kapısını açıyor...
    Kadın duygusal olarak özgüven yoksunu bir pozisyonda yaşıyor. Bu özgüven yoksunluğu çok önemli. Buradan şiddete geçersek, şiddet aslında bir kısır döngüdür. Daha başlangıçta şiddet mesajları gelmeye başlar, ilk sinyallerini verir, en başta daha sevgiliyken, yeni tanışmışken sinyal veriyor. Ama kadınlar bu adam beni seviyor diye algılıyor, küçük uyarılarla başlar oraya oturma, onu giyme gibi uyarılarla ortaya çıkıyor. Ama kadın beni sevdiği için, beni korumak istediği için yapıyor diye düşünüyor sonra devamı şiddetle geliyor ve kadın şok geçiriyor. Sonra bir balayı evresi başlıyor, adam özür diliyor yerde sürünüyor, çiçek getiriyor. Hayır diyemediğiniz için de sürüp gidiyor.
     
  2. 1 Aralık 2009
    Konu Sahibi : kumsalll
  3. rumuzsuzum

    rumuzsuzum Aktif Üye Üye

    Katılım:
    3 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    126
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    teşekkürler paylaşımın için.bu kitaptan almak isterim.
     
  4. 1 Aralık 2009
    Konu Sahibi : kumsalll
  5. kumsalll

    kumsalll Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    7 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.089
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    evet bende almak ıstıyorum...