Büyü Dükkani

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve Exorcist tarafından 28 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    28 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Exorcist
  1. Exorcist

    Exorcist Pantolonlu Bulut Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    805
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    286
    BÜYÜ DÜKKANI

    Uzak diyarlardan birinde bir ülkede, yemyeşil
    tepelerin
    arasında, kışın bembeyaz bir kar örtüsü ile, baharda
    rengarenk kır çiçekleri ile kaplanan bir vadi vardı.
    Ortasından küçük bir ırmağın geçtiği bu vadi "Büyülü Vadi" olarak anılırdı. Ona bu adı veren ise, vadideki ilginç bir dükkan ile, bu dükkanda yaşananlardı. Ünü
    ülkenin dört bir yanına yayılmış olan dükkanın
    adı "Büyü Dükkanı" idi.

    Her yerde olduğu gibi bu dükkanda da almak istediğiniz
    şeyin bir bedeli vardı. Bu bedelin ne olacağı, dükkan
    sahibiyle yaptığınız pazarlık sonucunda ortaya çıkardı. Ancak,Büyü Dükkanı'nda
    maddi bedellerin hiç bir hükmü yoktu. Bazı müşteriler birşeye sahip
    olmak için ödenebilecek tek bedelin para olabileceği
    düşüncesiyle,
    cepleri kabarık gelirlerdi. Oysa burada yapılan
    pazarlıklar, günlük
    yaşamdakilerden biraz farklı olur ve pek çok müşteriyi
    şaşırtırdı.

    Kış mevsiminin bu
    soğuk gününde epeyce üşümüş,yorgun düşmüş olmalıydı.
    Kapının önüne
    gelinceye kadar,gözlerini hiç ayırmadan izledi onu.
    İyice kulak
    kabarttı. Üç basamakla çıkılan, ahşap zeminli
    verandadaki ayak seslerini

    ve onlara eşlik eden gıcırtıyı duymaktan çok
    hoşlanırdı. Beklediği
    kişinin ayak sesleri ikinci basamakta kesildi. Müşteri
    çalmadan, kapıyı
    açmamayı prensip edinmişti yaşlı adam.
    Çünkü, hemen herkes o kapının önünde durup, bir kez daha düşünürdü. Kapıyı çalmaktan vazgeçip dönenler, az da olsa olmuştu.
    O gün de aynı şeyi yaptı. Sonunda kapı çalındı.

    "Ününüzü duyunca çok uzaklardan kalkıp geldim
    buraya... İstediğim şeyi,
    bir tek sizin dükkanınızda bulabileceğimi söylediler.
    Karşılığında ne
    isterseniz vermeye hazırım."
    "İstediğiniz şeyin ne olduğunu öğrenebilir miyim ?"
    "Bakın, ben elli beş yaşındayım. Yani yolun yarısını geçeli çok oldu. Söylemeye dilim varmıyor ama yolun sonuna yaklaştım
    galiba. Bu gerçeğe tahammülüm yok. Ben bügüne kadarki hayatımı geri istiyorum.
    Mümkün mü ?"
    "Elbette mümkün. Biliyorsunuz, dükkanımda her şey mevcut. Ancak tam olarak ne istediğinizi anlayabilmem
    için, bana geri
    istediğiniz hayatınızı biraz anlatabilir misiniz?"

    Dükkan sahibinin sorduğu soru, müşteriyi iç dünyasına
    döndürmüştü. Gözünün önünden geçen sahnelerin kendi yaşamına ait
    olduğunu kabul etmek için kendini zorluyordu. Bütün
    göruntüler, bir kargaşa ve telaş içinde birbirlerine
    karışarak geçip gittiler ve geride yalnızca ıssız bir
    hüzün bıraktılar.
    Hüznünün yüzüne yansımasına engel olamayan müşteri,yaşlı satıcının
    sorusu karşısında ancak şunları söyleyebildi:

    "Geçmiş yaşamımda birçok hata yaptım. Bunlar için
    pişmanlık duyuyorum...
    Yanlış kararlar verdim, kayıplara uğradım. Zamanı
    hovardaca harcadım.
    Bir gün bir de baktım ki, hayat yanımdan geçip
    gidiyor.
    Paniğe kapıldım ve bir çare aramaya başladım.
    Dostlarımla konuşmayı
    denedim.
    Beni teselli edip derdimi unutturmaya çalısanlar da
    oldu, yardım etmeye
    çalışanlar da.
    Ama hiçbiri kar etmedi. Kendimi çok mutsuz
    hissediyordum.
    Derken,bir gün
    birisi bana sizden ve Büyü Dükkanı'ndan söz etti. Bunu
    duyar duymaz
    sanki içimde bir ışık yandı. Büyük bir umutla hemen
    yollara düşüp size
    geldim. Kendimi çok çaresiz hissediyorum. Lütfen elli
    beş yılımı bana
    geri verin."

    "Yani, siz pişmanlık duyduğunuz hayatınızı yeniden yaşamak mı istiyorsunuz?"
    "Elbette hayır. Söylemek istediğim bu değil. Ben
    yalnızca kaybettiğim
    yıllarımı geri istiyorum. Eğer bir şansım daha olursa
    aynı hataları
    tekrarlamayacağım."
    "Herhalde bunu çok istiyorsunuz."
    "Evet, hem de her şeyimi verecek kadar."
    "Peki, benim size vereceğim elli beş yılın karşılığında siz bana ne verebilirsiniz?"

    "Ne isterseniz?"
    "Sanki bunun için herşeyden vazgeçmeye hazır
    gibisiniz."
    "Hiç kuşkunuz olmasın. Şu anda sahip olduğum herşeyden vazgeçebilirim. Yeter ki geride bıraktığım yıllarımı bana geri verin."
    Yaşlı adam, ellerini sakallarında dolaştırırken, kendini sallanan
    koltuğunun devinimlerine bırakmıştı. Bir süre düşündü.
    Müşterisinin,
    sabırsızlıkla, pazarlığın bitmesini beklediğinden
    emindi. Büyü dükkanına

    gelen kişiler, genellikle bir an önce istediklerini
    alıp gitmek için
    acele ederlerdi. Bu nedenle, yaşlı adam,pazarlığın
    başındaki düşünce
    yolculuklarında yalnız kalırdı. Şu anda da,
    sessizliğin yalnızca kendi
    işine yaradığını biliyordu. Koltuğu ile birlikte öne
    doğru eğilerek
    müşterisinin gözlerinin içine baktı ve ağır ağır
    konuşmaya başladı:

    "Beyefendi, her ne kadar siz elli beş yıl karşılığında
    bana herşeyinizi
    vermeye hazır olsanız da, ben sizden bir tek şey
    isteyeceğim."
    "Dileyin benden ne dilerseniz."
    "Belleğinizi..."
    "Anlamadım?"
    "Belleğinizi dedim...Elli beş yılın yaşantısını içinde
    barındıran belleğinizi istiyorum."
    "Ah evet anladım. İlginç bir bedel... Kabul ediyorum. Tamam alın belleğimi."
    "Emin misiniz?"
    "Neden olmayayım? Elli beş yıl kazanacağım."
    "Belleğinizi, içindeki her şeyle birlikte bu dükkanda
    bırakıp gideceksiniz. Elli beş yılın tek bir anını
    hatırlamayacaksınız. Buraya
    neden geldiğinizi bile ..."
    "Daha iyi ya! Her şeye yeniden başlayacağım. Zaten geçmişi hatırlamak istemiyorum ki!"
    "O halde, korkarım elli beş yıl sonra buraya tekrar
    gelirsiniz. Tabii o zaman benim yerime,bir başkası
    size yardımcı olur."
    "Hayır hayır... Emin olun ki, şu dakika belleğimi size
    bırakıp elli beş
    yılımı geri alacağım ve dükkanınızı, bir daha dönmemek üzere terk
    edeceğim. Ve yine söz veriyorum, şu ana kadar yaptığım hataların hiç
    birini tekrar etmeyeceğim."
    "İsterseniz başka sözler vermeyin. Çünkü, az sonra,
    belleğinizle birlikte bütün hepsini burada bırakıp
    gideceksiniz."

    Yaşlı adamın son sözleri, müşterinin duraklamasına
    neden olmuştu. Bu sözlerin anlamını kavrayabilmek için
    birkaç saniye
    düşünmek zorunda kaldı.
    "Nasıl yani? Buradan çıktığımda hiçbir şey
    hatırlamayacak
    mıyım? Sizinle konuştuklarımızı bile,
    öyle mi?"
    ...................................
    "Yani hiçbir şeyi mi ? Buraya neden geldiğimi, sizin kim olduğunuzu ve
    hatta...!"
    "Ne yazık ki!"
    Yaşlı adam, şu anda pazarlığın sonuna geldiklerini hissediyordu.
    Karşısında oturan müşterinin yüzünde gördüğü
    aydınlanma, pazarlık
    sahnelerinin en hoşlandığı
    görüntüsüydü. Son sözleri müşterisinin söylemesini
    istediği için bir
    süre sessiz kaldı ve bekledi. Bu seferki sessizliğin,
    müşterisinin işine
    yaradığından emindi. Onun aydınlanan yüzünün ortasında parlayan gözbebekleri, yaşlı satıcı
    için, sessizliğin içinden çıkacak sesli bir coşkunun
    habercisi gibiydi.
    Gerçekten de, konuşmaya başlayan müşterisi onu
    yanıltmadı:
    "Sanırım ne demek istediğinizi şimdi anlıyorum. Eğer ellibeş yılın
    bedeli bu ise, pes ediyorum. Belleğimden vazgeçemem.
    Bu neye benziyor
    biliyor musunuz? Bir kadının, çok istediği bir tokayı,saçları
    karşılığında satın almasına... Çok ilginç bir
    insansınız. Bana,Büyü
    Dükkanı'ndan almak istediğimden çok farklı bir şeyle çıkacağımı
    söylemişlerdi de inanmamıştım. Ben, bugüne kadar ki yaşamımı
    almak için gelmiştim, ancak bugünden sonraki yaşamımı
    alıp gidiyorum.
    "Size teşekkür ederim."
    "Bir şey değil. Güzel bir pazarlıktı. Hoşça kalın."
    Yaşlı adam, müşterisini gözden kaybolana dek
    gülümseyerek izlerken,
    aklından Santayana'nın bir sözü geçiyordu:

    "Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak
    zorunda kalırlar
     
  2. 28 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Exorcist
  3. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    Canım çok güzel bir paylaşımdı. özellikle de son söze bayıldım...

    "Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak
    zorunda kalırlar"
     
  4. 28 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Exorcist
  5. roxett

    roxett Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.286
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    108
    çok güzel ve anlamlı idi. bizi bi zyapan geçmişimzidir.
     
  6. 28 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Exorcist
  7. ecitah

    ecitah Guest

    "Yani hiçbir şeyi mi ? Buraya neden geldiğimi, sizin kim olduğunuzu ve
    hatta...!"
    "Ne yazık ki!"
    Yaşlı adam, şu anda pazarlığın sonuna geldiklerini hissediyordu.
    Karşısında oturan müşterinin yüzünde gördüğü
    aydınlanma, pazarlık
    sahnelerinin en hoşlandığı
    görüntüsüydü. Son sözleri müşterisinin söylemesini
    istediği için bir
    süre sessiz kaldı ve bekledi. Bu seferki sessizliğin,
    müşterisinin işine
    yaradığından emindi. Onun aydınlanan yüzünün ortasında parlayan gözbebekleri, yaşlı satıcı
    için, sessizliğin içinden çıkacak sesli bir coşkunun
    habercisi gibiydi.
    Gerçekten de, konuşmaya başlayan müşterisi onu
    yanıltmadı:
    "Sanırım ne demek istediğinizi şimdi anlıyorum. Eğer ellibeş yılın
    bedeli bu ise, pes ediyorum. Belleğimden vazgeçemem.
    Bu neye benziyor
    biliyor musunuz? Bir kadının, çok istediği bir tokayı,saçları
    karşılığında satın almasına... Çok ilginç bir
    insansınız. Bana,Büyü
    Dükkanı'ndan almak istediğimden çok farklı bir şeyle çıkacağımı
    söylemişlerdi de inanmamıştım. Ben, bugüne kadar ki yaşamımı
    almak için gelmiştim, ancak bugünden sonraki yaşamımı
    alıp gidiyorum.
    "Size teşekkür ederim."
    "Bir şey değil. Güzel bir pazarlıktı. Hoşça kalın."
    Yaşlı adam, müşterisini gözden kaybolana dek
    gülümseyerek izlerken,
    aklından Santayana'nın bir sözü geçiyordu:

    "Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak
    zorunda kalırlar


    jan darc canım yine harika bir yazı hazırlamışsın bize çok tekekkürler paylaştığın için geçmişini unutan zaten insan olamazki canım çok doğru bende che arkadaşıma katılıyorum.