Buz Odasındaki Ölü

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Elif tarafından 31 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

    31 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.595
    Beğenildi:
    5.125
    Ödül Puanları:
    438

    Kocası on yıl önce ortadan kaybolan Phoebe Maybury’nin çiftlik evinde,
    bahçedeki buz odasının içinde çıplak bir erkek cesedi bulunur. Ceset,
    tanınmaz durumdadır. Yüzü parçalanmıştır. İki kadın arkadaşıyla birlikte
    yaşadığı evde bulunan ceset, Phoebe’in başına işler açar. Olayı
    soruşturmaya başlayan, cesedin de Phoebe’in kayıp kocasına ait
    olduğunu düşünen müfettişler, Phoebe’den ve birlikte yaşadığı iki
    lezbiiyen arkadaşından kuşkulanırlar. Yaşadıkları köyün halkıyla sıcak
    ilişkiler kuramayan bu üç kadına komşuları da yardımcı olmaz. Ancak,
    müfettişlerin soruşturması ilerledikçe, köy halkı da sorguya çekildikçe,
    olay karmaşık bir yola dökülür, kuşkuluların sayısı artar, cinayet içinden
    çıkılmaz bir boyuta ulaşır. Okur da polis gibi gerçeği çok çarpıcı bir
    biçimde öğrenecektir. Okurlarımızın Heykeltıraş adlı romanıyla tanıdıkları
    Minette Walters, her kitabıyla ödül alan bir polisiye roman yazarı.
    İlk kitabı olan Buz Odasındaki Ölü de 1992 yılında John Creasy En İyi
    Polisiye Roman Ödülü’nü almıştı. Gerçek edebiyat tadında, sürükleyici bir
    anlatımla, yalın ama etkileyici bir dille yazılmış bu romanı, eleştirmenler,
    yıllardan beri karşılarına çıkan “en etkileyici bir ilk roman” olarak
    karşılamışlardı. Psikolojik gerilim romanları yazan Minette Walters’a
    Agatha Christie’nin mirasçısı gözüyle bakılıyor ve kendisi 90’lı yıllarda
    yetişmiş en iyi polisiye roman yazarlarından biri sayılıyor.