Cadı Ağacı - Özet - Ayla Kutlu

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve EU1 tarafından 25 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    25 Haziran 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    Kitabın Özeti:

    Nilüfer fakir bir ailenin çocuğudur. Annesi ve kardeşi ile beraber yaşar. Kendisi bütün zorluklara rağmen okumuş ve doktur olmuştur. Başarılı bir öğrencidir. Üniversitede okurken dersine giren Halil Hoca diye birisi vardır. Nilüfer hocasına aşık olur. Halil Hoca da Nilüfer ’e karşı aynı duyguları besler. Bir süre sonra bunlar evlenirler. Nilüfer ile Halil’in çok mutlu bir beraberlikleri vardır. Bunlar bir gün Ankara’ya gezmeye giderler. Orada bir çiçekçiye uğrarlar. Dükkanın sahibi ile sohbete başlarlar. Kız üniversiteyi kazandığını, Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdiğini söyler. Neden çiçekçilik yaptığını sorarlar. Oda nişanlıyken, ona nişanlısının çiçekler getirdiğini, oda buna çok sevindiğini ve bu sevinci başkalarına da yaşatmak için bu dükkanı açtığını anlatır. Bunları duyunca ikisi de çok şaşırırlar.

    Bunların mutlulukları uzun sürmez. Çünkü Halil hastalanır, kanser olduğu öğrenilir. Nilüfer bunu duyunca çok kötü olur, inanamaz. Mutluluklarının bitmesini istememektedir. Halil gün geçtikçe daha kötü olur ve birkaç ay sonra ölür. Nilüfer kendini çok yalnız hisseder. İnsanlara karşı olan hareketleri, tavırları değişir, bunalımlara girer. Bir ara kendini içkiye verir. Bu durumundan oda memnun değildir. Bu durum iş hayatını da etkilemiştir. Nilüferin Tahsin adında doktor arkadaşı vardır. Onunla çocukluktan beri yakınlığı vardır. Aynı sokağın çocuklarıdır. Nilüfer bütün sorunlarını onunla paylaşırdı. Bir gün yine bir kafede otururlarken Tahsin Nilüfer ’e kızar. Halil’in ölümünden sonra bu kadar çok değişmesine. Sonra Nilüfer de onunla tartışır. Tahsin biriyle evlenmesini belki de eski günleri yeni evliliğiyle unutabileceğini söyler. Nilüfer Tahsin’e kıssada onun haklı olduğunu anlar. Sonra Nilüfer bir muayene açmaya karar verir. Açtığı yer basık, karanlık, kirası fazla olmayan bir yerdir. Hastaları daha çok gecekondulardan köyden gelen insanlardır. Nilüfer kendiside fakir bir aileden geldiği için bu yola baş vurur. Herkesin rahatlıkla girip çıkabileceği bir yer olmasını ister. Nilüferin insanlarla ilgilenmesi onu birazda olsa geçmişteki anılarını unutturuyordu. Sonra makine mühendisi olan Vedat ile tanışır ve evlenir. Bir çocukları olur. Nilüferin annesi de bunlarla beraber kalır. Nilüferin muayene açtığı yerin karşısındaki kadın her gün Nilüferin yanına gelir ve onunla dertleşiyordur. Şazimet hanımın uçak kazasından oğlu ölmüştür. Nilüfer bu kadının acılarını biraz olsun dindirmek isterken kendi başına da aynı sorunlar gelir. Çünkü kendi kızı da annesinin dikkatsizliği yüzünden ölmüştür. Bu olaydan sonra Nilüfer temelli yıkılmıştır,muayenehaneyi kapatmıştır. Annesini her zaman suçlamıştır. Sonra Vedat’la araları bozulmuştur. Bunlar birbirlerinden güç almayı unutmuşlardır, tamamen içlerine kapanmışlardır. Nilüfer kocasıyla arasındaki bağın sadece çocuk olduğunu anlamıştır. Bu olaylardan sonra bunlar ayrılırlar.

    Nilüfer bir gün İzmir’e gitmek ister,yol kenarındaki bir lokantada durur. Oturduğu yerin karşısında kuru bir ağaç görür,ona baktıkça acılarını hatırlar,ağacın dibinde bir çimen dahi yoktur,yalnızdır,zamanın canlılığından soyutlanmıştır. Kendisinin de öyle olduğunu fark eder ve ona Cadı Ağacı diye bir isim verir, bir ara ölmeyi düşünür,içki içer,orada sızar kalır.