Çalışan kadın ev kadınına, ev kadını çalışan kadına karşı...

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve çiçek64 tarafından 5 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    5 Kasım 2008
    Konu Sahibi : çiçek64
  1. çiçek64

    çiçek64 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    13 Haziran 2008
    Mesajlar:
    808
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Bir sitede Betül Arslancan isimli bir yazarın yazısı ben okudum çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim.

    Okuyun bakalım siz hangi kategoridesiniz ve şikayetleriniz neler? a.s.


    Çalışan kadının iç sesi ve ev kadını hakkındaki düşünceleri:

    İlkokul birinci sınıftan bu yana sabahın erken saatlerinde evden çıkıp, servise binip, bir yerlere gidiyorum. Hayatımın üçte ikisi okulda, üçte biri de iş yaşamında geçti. Karlı bir günde pencere kenarında kahve içmeye, yani evimin sıcaklığına hasretim. Şöyle zengin bir koca bulamadım ki, biraz rölantide yaşayayım hayatımı. Hep çalışmak, hep çabalamak zorundayım.

    Ev kadını olmak ne büyük bir lüks kim bilir.

    Eğer ev kadını olsaydım;

    Dilediğim an yan gelir yatar, dilediğim zaman yemek yapardım. O gün biraz kafam mı bozuk, "boşveeeer" der, komşuya kahveye giderdim. Çocuklarımı okula gönderdim mi, evimin tek efendisi ben olurdum.

    Marketten ıspanak almaya gitmek, o günün programı olurdu. Zamanın efendisi olurdum ne de olsa. Bütün gün benim olurdu. Acele etmeme, öğle tatilinde market alışverişi yapmama, iş çıkışı koşa koşa kaş aldırmama gerek kalmazdı. Çocuğumun ne yediğini, ne giydiğini, ilaçlarını içip içmediğini, kakasının rengini bir başkasından duymama gerek kalmazdı. İki toplantı arası telefona sarılıp, yarın gidilecek doktor randevusunu organize etmek zorunda kalmazdım.

    Kocamın ay sonunda getirdiği paraya razı olurdum. Belki de zaten hepimize yetiyor olurdu bu aylık. Hele bir de arabam varsa altımda, değmeyin keyfime. Bu kuaför senin, bu sinema benim gezer dururdum. Para nasıl kazanılıyormuş diye düşünmeden harcamak ne büyük bir ayrıcalık olurdu.

    Çocuğum olunca "efendi"liğim katlanarak büyürdü, eğer ev kadını olsaydım. Biraz emzirir, biraz uyurdum. Biraz ütü yapar, biraz uyurdum. Ben yan gelip yattıkça, birileri benim arkamı toplardı nasıl olsa.

    Her daim çocuğumun yanında olabilirdim. Hasta olduğu günlerde, o günkü "kahve" programımı iptal etmem yeterli olurdu. Özel izin belgeleri alıp, amirime onaylatmak zorunda kalmazdım. Kimseye hesap vermezdim.

    Eğer ev kadını olsaydım,

    Çalıştığım ve çocuğumdan ayrılmak zorunda kaldığım için psikolojik baskı altına alınmazdım. Oğlumun beni özlediği anlarda "Annem beni hep bırakıp gidiyor" sözlerini gereğinden fazla ciddiye alıp, "hakkında şikayet var" diyerek sinirlerimi yıpratanlara meydan okuyabilirdim.

    Ev kadınları, bayram sabahında, kendi yaptıkları cevizli kadayıfı misafirlerine ikram ederken, ben evimi taşıyor olmazdım. Her bir tatil gününü, bir şeyler halletmek için bir fırsat olarak görmez, bizi anlamayıp hep kendi kapılarının çalınması bekleyenlere böyle uyuz olmazdım.

    Eğer ev kadını olsaydım,

    Dünyanın efendisi, evimin kraliçesi olurdum.

    Ev kadınının iç sesi ve çalışan kadın hakkındaki düşünceleri:

    Okul bittiği günden beri yan gelip yatıyorum. Yat, yat, yat. Nereye kadar? Kilolarım gitmek bilmiyor. Popom nasıl da büyüdü.

    Bir can sıkıntısı, bir iç patlaması yaşıyorum ki sormayın.

    Dağ gibi ütü var beni bekleyen. Elim kalkmıyor, gözüm açılmıyor. Esneye esneye akşamı ediyorum. Çocuk gürültüsü de cabası.

    Bir gün üst komşuma, bir gün alt komşuma gitmekten de sıkıldım. Her gün aynı muhabbet.

    Eğer çalışıyor olsaydım, hayatta bir amacım olurdu. Çocuk doğurmak ve ev işleri yapmaktan öte bir amaç. Kendim için var olduğumu hissederdim o zaman. Sabahları uyanmak için bir sebebim olurdu. Her gün "Acaba bugün ne giysem?" diye düşünürdüm. Kendime yeni giysiler alır, keyifle alışveriş yapardım.

    Gündüz evden uzaklaşmak bana iyi gelirdi. Bütün gün bahçede oturup, başkalarını çekiştiren kadınlardan biri olmazdım. Bütün gün ilgileniyor muyum sanki çocukla. Sıkılıyorum hep aynı evcilik oyunlarını oynamaktan. Çocuğumla gerçekten sevgi dolu bir ilişkiyi paylaşabilirdim, sınırlı olan zamanda.

    Apartman komşuları dışında da arkadaşlarım olurdu. Bazıları beni arkamdan vurmaya çalışsa da olsun, bu da bana bir tecrübe olurdu.

    Köreliyorum böyle evde otur otur. Artık eskisi gibi gülümseyemediğimi fark ediyorum. Kendime güvenimi kaybediyorum zaman zaman. Hiçbir işe yaramadığımı düşünüyorum.

    Eğer çalışıyor olsaydım, ara sıra iş seyahatlerine giderdim. Evimi ve ailemi ne kadar özlesem de, yeni yerler görmenin ve yeni insanlar tanımanın sevincini kendime katarak, daha mutlu dönerdim evime.

    Her şeyden önemlisi kendi paramı kazanıyor olurdum. Her ay posta kutumuza atılan kredi kartı çıktılarını tek tek inceleyen kocama sinir olmazdım.

    "Evimin direğine bir şey olursa ben ne yaparım?" endişesini duymaz, kendime daha çok güvenirdim. Bu güvencenin, evlerimizi tozdan arındırmaktan çok daha önemli bir misyonu olduğunu bilirdim.

    Eğer çalışıyor olsaydım,

    Dünyanın efendisi, hem evimin hem de iş yerimin kraliçesi olurdum.
     
  2. 5 Kasım 2008
    Konu Sahibi : çiçek64
  3. BarbunyaPilaki

    BarbunyaPilaki Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    827
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Güzel ve objektif bir yazı her ikisininde avantaj ve dezavantajlarını anlatmış. Ama kocanın durumunu es geçmiş onun durumunu da ben söyleyeyim; çalışsada çalışmasada evde her zaman yat hep tatil hep tatil.
     
  4. 5 Kasım 2008
    Konu Sahibi : çiçek64
  5. deffne

    deffne Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Haziran 2008
    Mesajlar:
    51
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Valla çok güzel bi yazı, bende şikayet ediyorum zaman zaman çalışmaktan, keşke evde kös kös otursam diyorum, çalışmasam tek stresim evim ve çocuklar olurdu, ama işteki stres hepsine bedel, evdeki işler sıkıntı gibi gelmiyor bana, leydi500 arkadaşımında dediği gibi kocanın durumu yok ortada,koca işte çalışır evde yan gelir yatır, bazen içinden gelir yardım eder ama çoğu zamanda bişey yapmaz,hafta sonu akşama kadar temizlik, yemek aklına ne gelirse ve çocuk,üstüne birde kocamızın istekleri, e buyuran yorulmaz nasıl olsa söylediğini bilir,ah ah işte çok yorulsakta onlarsızda olmuyorki, yinede kıyamıyorum,ama Allah için bazende yardım ediyor işte,kendimizi böyle teselli ediyoruz
     
  6. 5 Kasım 2008
    Konu Sahibi : çiçek64
  7. WomenLove

    WomenLove bir Aşk Krallığı Pro Üye

    Katılım:
    23 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    23.964
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    198
    evlendiğim günden hamile kaldığım güne kadar çalıştım çalışırken zaman bana yetmezdi
    h.sonu oldumu hem evimi temizler hem misafir ağırlardım kadın almadığım için bazı şeyler yarım kalsada kocam asla şikayet etmezsi aksine yardımcı olurdu hiçbirzaman bunu neden yapmadın demedi...o yazıdaki gibi bende ahh evde otursam dedim.....hatta bazı tatilimi,n bir haftasını evde oturarak geçirdim.....iyide geldii....
    şimdi hamileliğimden ötürü evdeyim zaman geçmiyor dersem yalan olur geçiyor ama çok zahmetli bir hamilelik yaşıyorum ondan evde olmakdan çok mutluyum enerjim yok işe gitmeye evde yemeği bulaşığı eşim hallediyor ....sanırım ben tam zamanında işimden ayrıldım hayatımın geçiş döneminde
    çocuklarım olunca işe devam etmeyeceğim....,ikisi ile ve evimle uğraşmak daha zavekli olur
     
  8. 5 Kasım 2008
    Konu Sahibi : çiçek64
  9. Nil

    Nil KK Kro Pro Üye

    Katılım:
    22 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    9.669
    Beğenildi:
    90
    Ödül Puanları:
    153
    hem çalışmış hemde ev hanımlığı yaşamış bir bayan olarak gerçekten doğru yaklaşımlar...
     
  10. 5 Kasım 2008
    Konu Sahibi : çiçek64
  11. _ConversE_

    _ConversE_ Nam-ı diğer extreme:)) Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2008
    Mesajlar:
    3.571
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    106

    kesinlikle doğru bir yazı,doğru bir paylaşım olmuşş,
    çok çalışmak isteyen,elindede mesleği olan biri olarak söylüyorum..
    ama ne yazıkki kocişim izin vermiyor,beni olduğundan fazla kıskandığı için:nazar:
    her huyu güsel kocişimin ama bu huyu işte bu huyuu..
    çalışan kadın olmak,ben çalışıyordum evlenmeden önce hiçde şikayet etmedim,hep sevdim çalışamyı,ama evlilik ve çalışmak çok zor olsa gerek hiç yaşamadım
    en güzeli yaşadığın herşeyden bi memnunluk çıkarmaksengözlerimebaksanab
     
  12. 5 Kasım 2008
    Konu Sahibi : çiçek64
  13. JJuLiEtt

    JJuLiEtt Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    6 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    11.605
    Beğenildi:
    52
    Ödül Puanları:
    198
    Cok güzel bir yazı yerimseniben
    ve de cok objektif anlatıyor
    calısmak ve ev işleri aynı anda zor olsada (ki coğu zaman zor geliyor)
    yinede evde oturmayı tercih etmem
     
  14. 5 Kasım 2008
    Konu Sahibi : çiçek64
  15. çiçek64

    çiçek64 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    13 Haziran 2008
    Mesajlar:
    808
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    gerçekten bencede iki durumda zor zaman, mesela geçen gün işten dönüyorum hava kararmış, ben kararmış, gün bitmiş ben bitmiş durumdaydım apartmana girerken alt komşumla karşılaştım şıkır şıkır giyinmiş pastaları börekleri yemiş altın gününden dönüyormuş içimde ohh ne güzel dedim hiç kendini yormuyor stresini de atmış evine dönüyor, sonra komşum sesli düşünerek ne güzel işten dönüyorsun biz boş boş laklaktan geliyoruz en iyisi seninki aslında dedi yani demekki iş kadını ev kadınında ev kadını iş kadınına özeniyor :)))
     
  16. 5 Kasım 2008
    Konu Sahibi : çiçek64
  17. EU3

    EU3 Guest

    insanoğlunu temelde rahatsiz eden, butun hayatinin merkezine oturmus olan sey budur yani hep elinde olmayana karsi ozlem duymak...bu da bir ornek iste ev hanimi calisana, calisan ev hanimina ozenir...

    ama sanki calisan kadinin ozlemleri daha cok gibime geldi
     
  18. 5 Kasım 2008
    Konu Sahibi : çiçek64
  19. Japon KIZ

    Japon KIZ IŞIL' IM Pro Üye

    Katılım:
    22 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.756
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    148
    Çalışmak gibisi yok gibime geliyor.
    Hem kendime güvenim, hemde ekonomik özgürlüğüm var.
    Çalışma koşullarım çok ağır değil bir bayanın yetişebileceği şekilde. Evimede yetişiyorum, dinlenmemede. Çok şükür gezmekten de geri kalmıyorum. Daha ne isteyeyim ki :nazar: