Cami Avlusuna Bebek Yerine Dede Bırakılıyor..

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve Saruboceq tarafından 6 Şubat 2010 başlatılmıştır.

    6 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Saruboceq
  1. Saruboceq

    Saruboceq İki Kız Annesi :) Pro Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.405
    Beğenildi:
    102
    Ödül Puanları:
    198
    CAMİ AVLUSUNA BIRAKILAN HAYATLAR

    Cami Avlusuna Bırakılan Hayatlar

    Oğlum,
    Daha dün gibi hatırlıyorum dünyaya merhaba dediğin anı... İşteydim, aklım annendeydi ve mahalledeki arkadaşım soluk soluğa gelip apar topar annenin hastaneye kaldırılış haberini vermişti. Nasıl almıştım o yolu inan bilmiyorum. Senin gelişini beklerken, beklemeler hep yormuştu beni, bir başkaydı bu bekleyiş, elimde beni zehirleyen dumanın biri yanıyor biri sönüyordu. Dilimde dualar, aşkım olan annen için edilirken, senin içinde dualar ediyordum ben. Nasıl sevmiştim anneni... Her insanda bir kusur vardı elbet ama nerden bilebilirdik ki senin yıllar sonra bize gelip hayatımızdaki karanlıkları aydınlığa kavuşturacağını, kusurlarımızı örteceğini... Sen on yıl sonra bize sunulan yeni bir hayattın canım, şükürler vardı dilimde seni bize bağışlayan yüce varlığa... Gün geçtikçe büyüyor, sen güldükçe bizde seninle gülüyorduk. Seninle birlikte yaşıyor, nefes alıyor seninle birlikte büyüyorduk. Daha bir canla başla çalışmaya başlamıştım, artık eskiden beni hayata bağlayan alışkanlıklarımın hepsinden vazgeçip kendimi annen ve sana adamış huzur içinde yaşamanın mutluluğu sarıyordu ruhumu. Vakit gelmişti, evlenecektin artık, mürüvvetini görecektik her anne ve babanın ümit ettiği şekilde... Davullar dövüldü, dernek kuruldu, düğünler tutuldu işte. Çok fazla oynamak bilemesem de, hayat benle çok oynamıştı ama senin için o en güzel gününde bir ’Zeybek” oynayıvermiştim. ’Efe” babam diye gelip sarıldığında boynuma, o an ağlamamak için zor tutuyordum kendimi. Üniversite yıllarında sana hiç belli etmek istemesem de annenle birlikte sen aç kalmayasın diye çok aç kalmalarımızı saymıyorum. Ah canımın yongası, az mı uykusuz bıraktın bizi.

    Daha dün gibi gelişin yanıma, elimdeki varımı yoğumu sana sundun ben ama son demindeyken hayatın demiştim sana ’Bak oğlum, ben böyle daha huzurluyum, düzeniniz bozulmasın. Ben öldükten sonra elimdekilerin hepsi senin yavrum. Ne istersen yaparsın.” Nasıl bir aslan gibi kükremiştin. ’Küçük konuşuyorsun baba, beni sen yetiştirdin, yanıma mı sığmayacaksın. Annem olsa hayatta hadi neyse. Bir tas çorba da sana koyarım.” Haklıydın, seni ben yetiştirmiştim, sen benim evladımdın ve bir tas çorba da yeterdi abana ama gel gör ki hayat bana yine yalan söyledi. Canım gelinim, önceleri ne çok severdin beni babacığım diye, demek sevilmek için gözden ırak olmak gerekmiş öğrettin. Geceleri o haykırışların hala kulaklarımda ’Ya baban ya ben” diyordun en son oğluma... Kızım, ben çok dedim de anlatamadım. Kaç kez ağladım lacivert gecelerin içinde sarı hüzünlerle ve her defasında ’Üzülme aşkım” diyordum beni bir yerlerden gördüğüne inandığım annene... Seni ben yetiştirmiştim ve artık yaşlanmıştım ben, bir hayır gelmezdi, fazlaydım bu hayatta tüm sevdiklerim için... Ben senin için fazlaydım.

    Bir gün öncesinden düşünü görmüştüm ben yaşayacaklarımın... Bir çocuk gibi elimden tutup, arabaya bindirdin ve ben şimdi geleceğim deyip bırakıp beni bir cami avlusuna gittin. Gelmedin. İki gün bekledim yollarını, her saat gelişini bir sonraki saatlere erteledim. Gelmedin. Bir battaniye verdiler, caminin bir yanına kıvrılıp yattım. Aklım sendeydi evladım. O kadar emek verip, seni menfaatsizce sevip, yetiştirip, her şeyden sakınıp, seni sahiplenip, canımın bir parçası halinde canımı yoluna koyan ben bunları yaşamak için ve bir günahın meyvesi ya da bir çaresizliğin mecburiyetinde cami avlusuna bırakılan çocuklar gibi bırakılacak ne yaptım ben yavrum?

    Bir sabah arabayla geldiler... Alıp götürdüler beni, önce bir banyo yaptırdılar, sonra tertemiz elbiseler verdiler ve bir göz oda, sıcak çorbamızı veriyorlar, sıcak burası ve hep aynı yaşta bırakılan insanlar... Ayşe Hanım, bir zamanlar çok zengin bir kadınmış, iki tane arabası, bir yalısı, uşakları varmış, eşi öldükten sonra dar gelmiş o yalı ona, kahkahasını sosyete pazarlarında üç kuruşa satan gelini getirmiş bırakmış buraya... ’ Alın demiş, ne yaparsanız yapın, kaç para istiyorsanız da size vereceğim” İnsaflıymış, cami avlusuna bırakılmamış ve beklememiş evladının ilk gün gibi gelişlerini... Hamdi Abi, beş tane evlat yetiştirmiş bu zamana dek, yetiştirmiş, evlendirmiş ve elden ayaktan düşüp yaşlanmış. Beş odanın birine bile sığamamış. Biliyor musun daha nice hayatlar var burada... Mesela şu köşede oturan İclal Hanım, en güzel dansları biliyormuş, en güzel şarkıları söylüyormuş, bir dinlesen hikâyesini ne çapkın bir kadınmış zamanında, gülerek anlatıyor o yıllarını ve her sabah pencerenin kenarına oturup gözü yollarda şarkılar söylüyor yine... Ayrılık şarkıları...

    Oğlum,
    Canın sağ olsun. Sen mutlu ol bu dünyada da ben başka da bir şey istemiyorum. Nice hayatlar gizlenir acılarımızın içinde nice acılar vardır yüreğimizde... Ama bir şeyi unutma, benim gözüm ne de olsa toprakta bir ayağımda çukurda ve ben tükettim artık umutları bu dünyaya dair... Unutma, eden elbet bulur bir gün. Ama sen bulma, kıyamam sana... Bu dünyada yaşlanmakta var yavrum... Hep böyle kalmayacaksın! Sende unutacak, sende yaşlanacaksın. Mutluluklar dilerim sana.


    Not: 3 ay içinde canım memleketimin en gözde yerinde 17 yaşlı insanın cami avlusuna bırakıldığının haberini izleyince ağladım. Bir gün hepimiz yaşlanacağız! Elinizi vicdanınıza koyun bari de, bizi biz yapan değerleri avlularda bırakmayın. Sizlerde yaşlanacaksınız, bizlerde...

    (Alıntıdır)
     
  2. 6 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Saruboceq
  3. Saruboceq

    Saruboceq İki Kız Annesi :) Pro Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.405
    Beğenildi:
    102
    Ödül Puanları:
    198
    Biraz uzun ama okumaya değer..
    Sabah sabah mahvoldum ağlamaktan..
     
  4. 6 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Saruboceq
  5. HanimKelesimiGetir

    HanimKelesimiGetir TEK DİL TEK VATAN Pro Üye

    Katılım:
    20 Mart 2008
    Mesajlar:
    83.316
    Beğenildi:
    34.081
    Ödül Puanları:
    563
    Ah canım ya sabah sabah yapılır mı bu sonuna kadar okudum aslında çok ibret verici bir yaşam öyküsü.
    Biraz düşünülse bizlerde bir gün yaşlanacağız acaba ne olacağız diye düşünmemiz lazım ama bu şekilde değil tabiki.
    Bunu yapanların vicdan hesabı yaptıklarınıda zannetmiyorum bir oda bir tabak sıcak çorbanın bile lafını yapan çok insanlar var hayatta .
    Düşünseler o duruma kendileride gelecek bir gün hiç bir zaman genç kalmayacaklar.
    Rabbim kimseyi bu durumlara düşürmesin hiç çok zor..
     
  6. 6 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Saruboceq
  7. Laale

    Laale Aşikârdır Zat-ı Hak Pro Üye

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    19.362
    Beğenildi:
    21.628
    Ödül Puanları:
    363
    Hiç üzülmüyorum ben bu olayları duyunca..:dilcikar:
    Hem de hiç!
    Hiç kimse vicdansız olarak doğmamıştır..
    Az ya da çok her birimizde vicdan kırıntısı vardır..
    Ama o yüreği doldurmak karşımızdakinin elinde..
    Anne baba da olsa binbir türlü eziyet çektirmişse çocuğuna ben de olsam affetmem ayaklarım yere basınca. Büyükler sanmasın ki hep küçük kalacak evlatları. Bir gün karşısına dikilip "hayır şunları hatırla" denildiğinde hiç bir bahane geri getiremez geçmişi..guclubacismile
    Bu yüzden gerçekten doğru düzgün aile yaşantısı olup ana babasından sonsuz sevgi,ilgi ve hatta saygı gören evladın ebeveynlerini başında taşıcağına inanıyorum..:1hug:
    Ancak ailesini görmek dahi istemeyen evlatların da elbet vardır kendine göre bildiği..:1closedeyes:
    Bu dünya cennet değil,hiç kimse de melek değil!:nazar:
     
  8. 6 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Saruboceq
  9. esmer gxuxzeli

    esmer gxuxzeli Bismillahirrahmanirrahim" Üye

    Katılım:
    25 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    7.797
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    146
    ne kadar alıntı da olsa üzülecek bi durum
    emeklerinize sağlıkk
    ağladımmm ya ben senağlama
    bizler onlar olmasa bizlerde olmazdıkkk
    allahım sen bizleri o duruma sokma cami havlusuna çoçuklarımız bırakmasınn:):uhm:
    aminnn
     
  10. 6 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Saruboceq
  11. mefaze

    mefaze Mecnunakoşan Leylamisali Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    283
    Beğenildi:
    31
    Ödül Puanları:
    86
    Bir anne baba ne kadar kötü olsa da bunu haketmez, evladı ile arasında ne yaşanmış olursa olsun. Belki affetmesi çok güç hatta imkansız olaylar hasıla gelmiştir ama ebeveynlerimiz bu dünyaya gelişteki vasıtalarımızdır bizim.
    Sen istemediğin kadar affetme ama annenin hakkını ölsen ödeyemezsin. Babanın bedduası ise mutlak tutan dualardandır. Her şekilde ana baba hakkı çok önemlidir. Bunlardan haberdar olan bir insan bu tür davranışlar içine giremez bile zaten.
    Çok acı bu tür şeyleri duymak, okumak..
    Ne kadar tartışsak, birbirimizi anlayamasak ve onlara cidden kırılsam da Allah ömür verdiği sürece annem de babam da başımın tacıdır. Bunun tersini yapabileceğim günün yüzünü Allah bana göstermesin..
     
  12. 8 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Saruboceq
  13. Saruboceq

    Saruboceq İki Kız Annesi :) Pro Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.405
    Beğenildi:
    102
    Ödül Puanları:
    198
    Allah'ım hepimize hayırlı evlatlar versin nasip etsin ablacım..:Saruboceq:
    Annem derdi 2 yatak,3.gün kara toprak diye..mafoldumben
    Benim kızım da inşallah diliyorum Allahımdan benim yüreğime sahip olur..:Saruboceq:
    Gerçi elmadan da armut çıkacak değil ya..şakkıdı
     
  14. 10 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Saruboceq
  15. sakardeniz

    sakardeniz işten çıkan ev hanımı Üye

    Katılım:
    6 Ekim 2009
    Mesajlar:
    3.679
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    çok güzel bir yazı. çok etkilendim. teşekkürler. değerlerin peşinden gitmek gerekir. hep kendimiz,hep para,hep lüks için çatışır olmuşuz. halbuki bu değerler, bizleri doğuran,büyüten,emek verenlere sadece azıcık ilgi ve sevgi göstermektir karşılığı. onları ne bu dünyada,ne de öbür dünyada üzmeye hakkımız yok.
     
  16. 10 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Saruboceq
  17. berkesel

    berkesel berkem seni çok seviyorum Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2008
    Mesajlar:
    563
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    bir gün bizimde ne olacağımız meçhul.
     
  18. 10 Şubat 2010
    Konu Sahibi : Saruboceq
  19. Beren27

    Beren27 Özlemin dili olsaydı... Üye

    Katılım:
    11 Nisan 2009
    Mesajlar:
    828
    Beğenildi:
    327
    Ödül Puanları:
    113
    çok güzeldi,tşkler