Can dündar - evlilik

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve Akasha tarafından 14 Haziran 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    14 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Akasha
  1. Akasha

    Akasha BiR İmTiHaNdIr AşK... Üye

    Katılım:
    27 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    895
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    >Can Dündar yine üstatlığını konuşturmuş...alkisalkisalkis

    >Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim
    >için.. 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum ayni
    >zamanda da... Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belki de kuruma
    >inanmamaktan geçiyor.
    >Evliliği toplumun dayattığı şekilde yasamamaktan... Nedir bu dayatmalar?
    >Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin
    >lehine ya da en azından eşit olması bunların sadece ikisi...
    >Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmalı ki, kadına 'höt'
    >dediğinde oturmalı kadın... Ya da yumuşatıyorlar;
    >Efendim kadın erkekten önce çöktüğü için (hani doğum falan) küçük
    >olmalıymış yaşı...
    >Eğitimde de böyle.. Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş, evde kalmakmış
    >layığı....
    >EŞiM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne 'höt' dememe gerek kaldı 17 senede, ne de
    >benden önce çöktü...
    >Yıllar içinde ben yaşlandıkça o gençleşti,
    >'Ooo Can bey kapmışınız çıtırı' esprilerine muhatap dahi oldum.
    >ESiM 3 ÜNiVERSiTE BiTiRDı; ben bir taneyi 9 senede bitirdim..
    >Ne o bana bilmişlik tasladı, ne ben ona ezik baktım... Kulağa gelen müzik
    >tekse de, onu oluşturan notalar farklıdır der Halil Cibran...
    >Bunu unutmadık biz.
    >Ben konuşurken o dinledi, ben dinlerken o konuştu 17 sene.
    >O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o 'haklisin bir tanem...' dedik,
    >Öfke bitip fırtına durulduğunda 'ama bir de böyle düşün' de dedik fikrimizi
    >savunurken.
    >Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç için savaşan
    >neferlerdik bu hayatta...
    >Asla bilmedik ne kadar para kazandığımızı, ortak cüzdanımızdan gerektiği
    >kadar aldık.
    >Ne kadar çalarsa çalsın masanın üstünde telefon, kim bu saatte arayan
    >karsı cins diye sorgulamadık da ama...
    >Sevginin en büyük dostuydu bizim için 'güven'... Ve güvenin ardına
    >saklanmış bir 'saygı' vardı daima...
    >Ne kavgalar, ne badireler atlattık 17 senede...
    >Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi sütliman mı yaşayacaktık...
    >Bir gün öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamın dışında yattım
    >bir gece, misafir odasında...
    >Gece yarısı kapı açıldı esim;
    >'Ne yapıyorsun burada?' diye sordu kapının esiğinden, 'uyuyorum' dedim buz
    >gibi bir sesle... Gitti, gelmesi 1 dakikasını almıştı elinde yastıkla...
    >'kay yana' dedi daracık yatakta. 'ne yapıyorsun?' dediğimde 'benim yerim
    >senin yanın, sen gelmezsen ben gelirim' dedi...
    >Anladım ki o gece, en uzun kavgamız yatma saatine kadar sürecek...
    >Ve bence doğrusu da bu...
    >Kırsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin tutmadık birbirimize...
    >Toplum kurallarıyla oynasaydık bu oyunu belki de 41 inci çift olacaktık o
    >listede...
    >Ama oyunun kurallarını biz koyduk... Nede olsa bizim oyunumuzdu, oynanan...
    >Topluma kulaklarını tıkayarak hem de... Ne benim, ne de bizim
    >sözlerimizle...
    >Sadece gönlünüzden geçtiğince...
    >Dediği gibi Ataol Behramoglu'nun;
    >'...Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
    >Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göle, bütün evrene.
    >Karışırcasına. Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır. Ve
    >hayat, sunulmuş bir armağandır insana...

    CAN DÜNDAR
    ________________________________________
     
  2. 29 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Akasha
  3. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.