Can Dündar Yazıları...

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve Che tarafından 15 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    15 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  1. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    OLGUNLUK
    ........20'li yaşlara kadar iyiylikle kötülüğün ülkesi, kalın sınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden.Sıkı dostları ve düşmanları oluyor insanın.Onları ölesiye seviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan.

    30'larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor.İyi sandıklarının hiyanetiyle taşıyor, sırtında dost işi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği şefkatle imdadına yetişiyor.

    Zaman katlanıp da 40'ına yaklaştığında insan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine karıştırıyor.İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin içindeki iyiliği de kaşfediyor ademoğlu.Anlıyor ki, iyi insan/kötü insan yok;
    insanın içinde iyilik ve kötülük var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin; kankardeşi.İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi.İyilik ve kötülükten örülmüş ibrişimiz kendisi.

    Bunu anlayınca şaşmıyorsun nefretin birden şehvete dönüşmesine; acı girdaplarının içinde hazzın raksetmesine.Tevazuyla gurur, haysiyetle onur el ele yürüyor.İnsan, şuur altındaki isyankarla sahtekarı, günahkarla tövbekarı birarada farkediyor.Benim, hükmeden ve boyun eğen, zulmeden ve acı çeken.Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim.Minneti nefrete, korkuyu cesarete, zaferi hezimete bulayan benim.
    Kundak bezime tıpatıp benziyor kefenim, hayatım muhteşem ve sefil, mağrur ve rezil, hayasız ve asil.

    İşte bu keşif kolaylaştırıyor yaşamı... Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlar da kanlı iç savaşlarına borçlu ilerlemesini...

    O zaman, iyileri kötülerden ayırmak gibi nafile bir uğraşı bırakıp -başta kendin olmak üzere- insanların içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun; kıymet bilmeyi ve -yine başta kendin olmak üzere- hekesi hoş görmeyi öğreniyorsun.

    Tükendikçe pahalanıyor zaman; günler azaldıkça uzuyor.Saçların gibi, seyrettikçe değerleniyor dostların.Günahları ve zaaflarıyla da övünüyor insanlar; sevapları ve zaferleri kadar.

    Önemli değil bir kaç kez yenildiğin; önemli olan, bir kaç yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin.

    Bu paramparça ruhlardan, çelişkili duygulardan, çatışmanın açtığı yaralardan mucizevi bir ahenk çıkıyor ortaya ki olgunluk diyorlar adına...

    CAN DÜNDAR....
     
  2. 15 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  3. deryagmur

    deryagmur Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    127
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Çok güzel bir yazı. Yine döktürmüş Can Dündar... :rolleyes: Ellerine sağlık canım. :KK66:
     
  4. 15 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  5. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Canım beğenmene sevindim.
    can Dündar yazılarını çok severim bulduklarımı sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
    sevgilerimle...
     
  6. 16 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  7. ecitah

    ecitah Guest

    can dündarın muhteşem bir yazısı daha önce okumuştum teşekkürler canım :KK66:
     
  8. 16 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  9. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    Can Dündar ın yazılar harika oluyor.
    ben bu adama bayılıyorum
    hayranıyım.
    buldukça yazılarını göndereceğim.
    sevgilerimle...
     
  10. 16 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  11. angelica

    angelica Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    164
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    EVLİLİK VE AŞK

    Pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları taralı,
    dişleri fırçalanmış adamı / kadını sevmek kolaydır.

    Aslında aşk, aynı insanı, sabahın körü uykudan uyandırdığındaki en
    Sinirli hali ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla
    kullanabilmek,diz yapmış pijamalarla kanapede yastıklara sarılıp sızmışken bile şevkatle okşayabilmektir.

    Buna katlanamayanlar zaten aşık değillerdir.

    Bu durumda evlilik hoşlandığın insana karşı olan duygularını öldürüyor
    diyebiliriz.

    Zira aşıksan, aynı havayı solumak bile zevk verir. Hep beraber olmak
    istersin. banyodan gelen su sesi bile onun evde olduğunun işaretidir ve
    huzur verir.

    Ütülediğin gömleğin ona ne kadar çok yakışacağını düşünürsün.

    Pişirdiğin yemeği ne çok seveceğini hayal edersin.

    Bin tane ayakkabısı varken binbirinciye sahip olmaktan mutlu olacak
    diye,istediğin gömleği satın almaktan vazgeçersin.

    Zamanla almaktan çok, birşeyler vermekten mutluluk duyduğunu
    keşfedersin.

    Eğer kadın evlilikte ikinize yemek pişirecek, dolabı düzenleyip ütüyü
    yapacak bir anne olacak görülüyorsa, o kadının saçlarının hiç
    yağlanmadığı ve adamın geceleri terlemediği düşünülüyorsa, asla kavga edilmeyecek ve lavabo tamir edilirken dahi gülüşüp öpüşülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir evlilik değil, bir amerikan filmini yaşamaktır.

    Bu hayallerle yola çıkıldığında, damat ilk gece gelinin saçlarından
    onbinfirkete sökmeye çalıştığında, gelin ise damat firketeleri çıkaramayıp
    "s.....m böyle kuaförü" diye söylendiğinde zaten evlilik sandıkları şey
    çatırdamaya başlayacaktır.

    Evlilik; sadece aşk değildir.

    Evlilik; ev arkadaşlığı, kankalık, sırdaşlık, ortak hesaba sahip
    mudilik, ayrı kökenlerin birleşmesi, başı hatırlanmayan
    bir akrabalık ilişkisidir.

    Aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama zaten tek başına ayakta tutamaz.

    Aşıksanız ateşli sevişmeler yaşarsınız ama kış akşamları evde konyak
    İçip geyik yapamayabilirsiniz.

    Hala canınız sıkıldığında onu değil de annenizi arıyorsanız, yalan
    Olmuştur o evlilik.

    Aşk evlilikte gider gelir. halıya kola döktüğünde aşk biter, ama o,
    Halıyı temizleyebilirse gene aşık olunur.

    O aradaki sinir evresini aşabilenler ellinci yıla kadeh
    kaldıranlardır.

    Tahammül edemeyenler ise ikinci evlilikten sonra artık evliliğin yalan
    olduğuna inanacaklardır.

    Zafer, direnenlerin olur.

    CAN DÜNDAR...


    evlilik üzerine yazılmış en güzel yazılardan biri bence...
     
  12. 16 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  13. FindikKurdu

    FindikKurdu Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    137
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    "Evlilik; ev arkadaşlığı, kankalık, sırdaşlık, ortak hesaba sahip
    mudilik, ayrı kökenlerin birleşmesi, başı hatırlanmayan
    bir akrabalık ilişkisidir."

    Angelim cok keyifle okudum emegine saglık
     
  14. 16 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  15. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    canım çok güzel bir Can Dündar yazısı, üstüne söylenecek söz kalmıyor.
    paylaşımın için teşekkürler.
    sevgilerimle...
     
  16. 17 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  17. romance

    romance Guest

    Çok güzeldi.Teşekkürler Angelica...Can Dündar'ında beynine gönlüne ve ellerine sağlık.
     
  18. 17 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  19. deryagmur

    deryagmur Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    127
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Angelica bu Can Dündar'ın tüm yazıları süper... Daha varsa yine ekle... :KK66: Teşekkürler...
     
Benzer Konular: Dündar Yazıları
Forum Başlık Tarih
Alıntı Yazılar Evlilik mi düşünüyorsunuz? Bir okuyun derim...(Can Dündar) 27 Nisan 2014
Alıntı Yazılar Can Dündar'dan.. 22 Kasım 2010
Alıntı Yazılar Can dündar'dan ( oku lütfen ) 4 Haziran 2009
Alıntı Yazılar can dündar musalla taşı mutlaka bakmanızı tavsiye ederim 12 Ağustos 2008
Alıntı Yazılar Can Dündar Sümüklü Et 27 Şubat 2008