Canalıcıma...

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve Che tarafından 15 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    15 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  1. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    CANALICIMA,..

    Uykumdayken, kancıkçasına baskın verme!
    Gelince de saygısız konuklar gibi oturup,
    yerleşip, siftinip çöreklenme!
    Seni bir müzmin tedirginlik olarak derime
    yapışmış, canıma sıvışmış olarak kendimde
    duymayayım.
    Düşün ki ben seni, varlığımın bilincine vardığımdan
    beri beklemekteyim. Bunca zamandır beklenen
    bir konuğa yaraşır bir saygınlıkla gel!
    Sana olan saygımı yitirtme bana.
    Gürültü patırtılı gelme! Kimseler duymasın
    geldiğini. Bir sen bil, bir de ben bileyim yeter.
    Gelişin herkesleri ayağa kaldırmasın. Tam bana
    göre, bana uyan bir davranışla gel.
    Sessiz sessiz sürdürdüğüm, bunca yıllık yaşamıma
    yaraşacağı üzere suskun, susuk gel! Çünkü
    benim için geleceksin. beni almaya geleceksin,
    başkalarını tedirgin etmeye değil.
    Uykumda birden bastırma ki, bunca yıldan beri
    gelişini gözledim en gerçek ve en son konuğuma
    göstermem gereken saygıda bir eksikliğim
    olmasın. Saygı ile ayağa kalkıp seni buyur edeyim.
    Almak istediğini, sana onurla kendim sunarak
    vereyim. Bir yaşam boyu çektiklerimizi az
    bulup, bana bir de sen çektirmeye kalkma!
    Her ne çektimse hepsine güler yüzle katlandım,
    onları salt kendim bildim. Üzünçlerimi kendime
    sakladım, sevinçlerimi el ile bölüştüm. Sonum da
    böyle olsun isterim. Bilirim, güçlüsün. Kimselere
    eğilmemiş başım, senin önünde eğilebilir; ama bunu
    bana yaptırma! Bana yaşamımı yadsıtıp, sonunda beni
    kendimden utandırma! Senin amansızlığından
    böyle bir yiğitlik bekliyorum, bana önünde baş
    eğdirtme! Güler yüzle gel, gülümseyerek
    karşılayayım seni…

    Dimdik yaşadım, sen de beni dimdik kucakla, al
    götür. Pusu kurma, arkamdan vurma. Ayakta
    karşılaşalım soylucasına… Öyle çelebicesine gel ki
    seninle gitmek için istekleneyim. Senin gelişinle
    ikimizin birden gidişi bir olsun. Şimdi var, şimdi
    yok olalım. Bekleme beni, elini çabuk tut.
    Her şey biden bire olup bitsin.

    Sen öyle bir kesin gerçeksin ki, sana yalan da
    söylenemez. Bütün yaşamımda çağdaşlarımdan
    hiç birini kıskanmadığımı bilirsin; iyi yürekliliğimden
    değil, hiç birini kendimden büyük görmediğimden.
    Yine bilirsin, yaptıklarımla ya da yapmayı
    tasarlayıp yapmadıklarımla da böbürlenirim.
    Bana verdiğin mühlet içinde, tasarladıklarımı
    yapamadınsa, evet suç kimsenin değil
    benim… Bu ceza yeter bana; çünkü acısını
    duyanlar için cezaların en ağırıdır. Herkes gibi
    ben de seninle ilk ve son olarak yanlış bir kez
    karşılaşacağım. Bu karşılaşmamız, nerede ne zaman
    çok değişik istekler geçirdim içimden. Kahraman
    olmak istediğim dönemlerim oldu. Kahramanlık
    ilk savaşlarında ölmeyen, son savaşımda karşılaşmayı
    istedim bir zamanlar. Savaşın, yaşam boyu
    sürdüğünü, yaşadıkça sonu olmadığını bilmiyordum.
    Sonsuzca süren bu savaşımın öyle bir yerinde
    gel, öyle bir güzel gel ki, sana gülümseyerek
    elimi uzatıp merhaba! diyebileyim. Bir zamanlarda
    uzun uzun yaşayıp bitkiselliği dönüşmeyi, bitkisel
    yaşamımda gelişini bile bilmemeyi istedim.
    Şimdiyse ne kahramanlık gösterisinde, ne bitkisel
    Bitkinliğinde gelmeni isterim.
    Dilersen en beklemediğimi sandığın zaman gel.
    Beni hiç şaşırtmayacaksın, çünkü hep aklımdasın,
    beynimde bir kıymık gibi…
    Korkmadan bekliyorum gel!

    Nice yaşadımsa, seninle baş başa diş dişe
    dövüştüm. Birkaç kez yendiğim de yenildiğim
    de oldu. Canım ki en kutsal olan her şeyim
    benim, onu elbette bana yakıştığı gibi ayakta,
    saygı ile yiğitçe vermek isterim; teslim
    olmadan… Bir armağan gibi vermek canımı.
    Sen de, yeniğin kalemini -ki o kalem hep
    kılıçtı- teslim alırken iki elinle başının
    üstüne saygıyla kaldırarak al beni! Lekesiz
    arı-duru, yaşamı süresince hep kendi kendini
    arıtan bir cana saygılı ol, benim sana
    saygılı olduğum gibi. Kimselere demedim, sen
    de kendine of dedirtme bana. Ne kahramanlıkta,
    ne bitkisellikle, işte şimdi olduğum gibi bir
    sıra, elimde kalem; önümde kağıtla daktilom,
    böyle bir zamanda gel! istersen gece, istersen
    kışın gel; kapım da yüreğim de her zaman
    açık sana! Yeter ki kendi gözümde kendimi
    küçültme bana, kimseden su isteme. –üstelik
    benim savaşım seninkinden çok daha yüce idi.
    Çünkü sen, sonunda nasıl olsa utkunun senden
    yana olacağını biliyordun. Asya ben sonunda
    nasıl olsa yenik düşeceğimi biliyordum.
    Yenileceğimi bile, bile, ama hiç yenilmeyecekmişim
    gibi, beni yenecek olanın üstüne üstüne
    varmadın mı?
    Bir an olsun korktun mu, ya da kaçmayı
    düşündün mü? Birazcık daha yaşayabilmek için,
    birazcık daha iyi yaşayabilmek için, bunca
    güzelim bu yeryüzü uğruna bile, sana bir kapı
    ödün verdim mi? Yaşamayı hak etmeye
    çalıştığım gibi, ölümü de hak etmek istiyorum.
    Bu hakkı bana tanı! Çünkü bu sonsuz güzellikler
    açan güzelim dünyaya, ben de gücümce
    güzellikler katmaya çalıştım.
    Bir güzel ada, atlasta görünmeyecek denli küçük
    diye yok sayılabilir mi? Benim katkım da
    atlasta görünmeyecek denli küçük olsa da, var.
    Ne mi yaptım? Ortaçağ simyacıları taşı altına
    çeviremedi. Ama ben bir simyacıyım; göz yaşlarımı
    gülmeceye çevirerek dünyaya sundum.
    Saygıyla, gel bekliyorum.

    AZİZ NESİN (09.06.1974)



     
  2. 15 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  3. deryagmur

    deryagmur Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    127
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Çok güzel yaa... Bayıldım bu yazıya ya... Canım Aziz Nesin!.. :rolleyes:
     
  4. 15 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Che
  5. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    Aziz nesin in karına yazdığı mektuptur.
    ve ben bu mektubu çok severim.
    beğenmene çok sevindim canım...
    sevgilerimle...